O halde, [hiç dünya hayatından ötesini umursamayan biriyle ²⁸] Rabbinin katından apaçık bir kanıta dayanan kimse bir tutulabilir mi? O kanıt ki, O’nun katından olan [bu] tanıklık belgesiyle ²⁹ ulaştırılmaktadır, hem de ondan önce [bir tanıklık belgesi], bir rehber ve rahmet olarak Musa’ya vahyedilen kitap da ortada iken. Onlar, [bu mesajı anlayan kimseler, işte yalnız onlar] o mesaja inanırlar; ³⁰ ama [düşmanlık için] örgütlenmiş ³¹ inkarcılarınsa [ahirette] varacakları yer ateştir. Bunun içindir ki, ³² bu [vahyin gerçekliğinden] asla bir şüphen olmasın: o elbette Rabbinden (gelen) bir ger-çektir, insanların çoğu ona inanmasa da. ³³
28 Bu ilave, Beğavî, Zemahşerî ve Râzî’nin yaptığı yoruma dayanmaktadır.29 Lafzen, “O’nun katından bir şahidin okuduğu” ya da “duyurduğu”. Zemahşerî, Râzî ve öteki bazı klasik müfessirlere göre bu ibare Kur’an’ı îma etmektedir; bizim “tanıklık belgesi” şeklindeki aktarımımız da bu yoruma dayanmaktadır. Bunun yerine, bazı müfessirlerin söylediği gibi bu terim Hz. Peygamber’e ya da o’na vahyi aktaran Cebrail’e işaret ediyor olsaydı, o zaman, tanık olarak tercüme edilmesi gerekecekti. Hangi yorum benimsenirse benimsensin, netice olarak ayetin dile getirdiği mesaj, hep aynıdır; çünkü, bu ayetle ilgili açıklamasında İbni Kesîr’in de belirttiği gibi, “Kur’an Cebrail tarafından Muhammed (s)’e ulaştırılmış, o da insanlara tebliğ etmiştir”.30 Zımnen, “böylece ahirette mutluluğa erişeceklerdir”. Bu pasajda kullanılan îcâz (kısa ve özlü ifade tarzı -elliptic) taşıdığı incelik açısından 10:103’dekiyle karşılaştırılabilir.31 Yani, ifade ettiği anlam ve amacı anlamaksızın Kur’an’ın mesajına peşinen muhalefet için örgütlenmiş gruplar. Ahzâb terimiyle işaret edilen muhalefet örgütlerini, bazı müfessirlerin yaptığı gibi, Hz. Peygamber’e karşı düşmanlıkları doğrultusunda bir araya gelen müşrik Araplarla sınırlı “tarihî” örneklerle özdeşleştirmek, hiç şüphesiz ki, bu ayetin anlam sahasını bir hayli daraltmak olur.32 Râzî, genel anlamda insana hitab eden bu cümlenin başındaki fe (“Bunun içindir ki”) bağlacının yukarıda 12-14. ayetlerle bağlantı sağladığını söylemiştir ki, sonraki ayetlerin anlam akışı da bunu doğrulamaktadır.33 Lafzen, “fakat” ya da “yine de ... inanmazlar.”