Kendi yalanlarını Allah’a yakıştıran kimselerden daha zalim kim olabilir? ³⁴ [Hesap Günü’nde] böyleleri Rablerinin huzuruna çıkarıldıklarında [kendilerine karşı] tanıklığa çağırılanlar ³⁵ (onlar için): “Rableri hakkında ³⁶ yalan söyleyen kimseler işte bunlardı!” diyecekler. Unutmayın, Allah’ın lâneti ³⁷ zalimlere yönelmiştir,
34 İnkarcıların, Kur’an’ı Muhammed (s)’in kendisinin uydurduğu, (karş. yukarıda 13. ayet ve ayrıca 10:17) ve sonra da onu şarlatanlıkla Allah’a yakıştırdığı yolundaki iddialarına karşı bir red, bir çürütme.35 Lafzen, “şahitler”; ilk müfessirlerden çoğu bununla, insanların yapıp-ettiklerini kaydeden meleklerin kasdedildiği görüşündeyken başkaları (Beğavî’nin kaydettiğine göre İbni ‘Abbâs) bununla, Hesap Günü’nde gönderildikleri toplum için şahitliğe çağırılacak olan peygamberlerin îma edildiğini söylemişlerdir. Bu sonraki görüş (Taberî ve Beğavî’nin kaydettiğine göre) konuyla ilgili açıklamasını 16:84’de “her ümmetten bir şahit çıkarırız” şeklinde, şahit olarak açıkça insanlardan söz eden ifadeye dayandıran Dehhâk tarafından da desteklenmiştir.36 Ya da: “Rablerine karşı”.37 Batı dillerinde çoğu zaman “beddua, kargış” karşılığı olarak yetersiz bir çeviriyle aktarılan la‘neh sözcüğü birincil anlamıyla ib‘âd (“uzaklaşma” “yabancılaşma” ya da “sürgün etme”) sözcüğüyle manevî planda eş anlamlıdır; bunun içindir ki, “iyi olan her şeyden uzak tutmak” manası ifade eder (Lisânu’l-‘Arab) ve Allah’a izafe edildiğinde de “günahkarın O’nun rahmetinden yoksun bırakılması” demektir (Menâr II, 50).