close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 15. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Men kâne yurîdu-lhayâte-ddunyâ vezînetehâ nuveffi ileyhim a’mâlehum fîhâ vehum fîhâ lâ yubḣasûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kim dünya yaşayışını ve ziynetini dilerse bu çeşit kişilerin yaptıklarının karşılığını tam olarak öderiz ve onlar, bu hususta hiçbir zarara uğramazlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Her kim (sadece) dünya hayatını ve onun çekiciliğini (zevkli ve ziynetli nimetlerini) isterse, onlara yapıp ettiklerini (amellerini ve ücretlerini) orada (dünyada) tastamam öderiz ve onlar bunda hiçbir eksikliğe uğratılmayacaklardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Dünya hayatını, onun şaşırtıcı saptırıcı süs ve nimetlerini isteyenlere gelince, onlara bu dünyada yapıp ettiklerinin karşılığını tam olarak ödeyeceğiz ve onlar orada hak ettiklerinden asla yoksun bırakılmayacaklardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kimler dünya hayatını ve dünyanın depdebesini, zenginlik ve itibarını istemekte ısrar ederlerse, dünyadaki amellerinin karşılıklarını onlara tam olarak öderiz. Orada onlar hiçbir zarara uğratılmazlar, amellerinin değeri düşürülmez, mükâfatları eksik ödenmez.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/201; 17/18-21; 42/20.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Kimler dünya hayatını ve süsünü isterse onlara orada yaptıklarının karşılıklarını tam veririz. Orada onlara bir noksanlık yapılmaz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kim dünya hayatını ve onun çekiciliğini isterse, onlara yapıp ettiklerini onda tastamam öderiz ve onlar bunda hiç bir eksikliğe uğratılmazlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kim dünya hayatını ve onun gösterişli zevklerini isterse, biz onlara, amellerinin karşlığını tamamen öderiz (sıhhat, zenginlik ve zevkle yaşarlar). Bu hususta, onlara noksanlık yapılmaz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte kim dünya hayatını ve süsünü istiyorsa, onların yaptıklarının hepsini dünyada onlara veririz. Onlar dünyada hiçbir haksızlığa uğramazlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kim, yalnızca dünya hayatını ve süsünü isterse, işlerinin karşılığını onlara orada tam olarak veririz ve onlar orada hiçbir zarara uğratılmazlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Dünya dirliğini, dünya süsünü kim isterse, veririz onlara biz işlerini, hiç de eksik verilmez
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kim (sadece) dünya hayatını ve lüksünü ararsa, yaptıklarının karşılığını orada tam öderiz ve onlar orada hiçbir eksikliğe uğratılmazlar.
Bkz. 17/18, 42/20Sadece dünyaya ve dünyalıklara odaklanmış ve âhiret hayatı diye bir derdi olmayan kimseler, çabalarının karşılığında dünyanın malını, zenginliğini, makamını, şöhretini, gösterişini alacaklar. Zira Allah, kullarının istediklerinin karşılığını çalıştıklarından aşağı olmamak üzere verendir. Ancak bu, onların her istediklerinin tamamını alacakları anlamına gelmez. “Kim geçici dünyanın mutluluğunu isterse dilediğimiz kimselere orada dilediğimiz kadar geçici nimet veririz.” (İsra 17/18), “…Kim dünya kazancını isterse, ona istediğinden veririz, fakat (sadece dünyayı isteyenin) ahirette hiçbir payı yoktur.” (Şura 43/20)  
Cemil Said
swap_vert close
Yalnız dünyâ hayâtına merbût olanlar, dünyâ zînetlerini arzu idenler ’amellerinin karşılığını tamâmen ve noksansız göreceklerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Dünya hayatını ve güzelliklerini isteyenlere, orada işlediklerinin karşılığını tastamam veririz; onlar orada bir eksikliğe de uğratılmazlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kim yalnız dünya hayatını ve onun zinetini isterse, biz onlara yaptıklarının karşılığını orada tastamam öderiz. Orada onlar bir eksikliğe uğratılmazlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kim dünya hayatı ve onun ziynetini istiyorsa, orada onlara işlerinin karşılığını eksiksiz veririz; orada onlar hiçbir zarara uğratılmazlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kim, (yalnız)  dünya hayatını ve zinetini istemekte ise, işlerinin karşılığını orada onlara tam olarak veririz ve orada onlar hiçbir zarara uğratılmazlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kim dünya hayatını ve lüksünü ararsa, yaptıklarının karşılığını orada tam öderiz ve onlar orada hiç bir eksikliğe uğratılmazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Her kim dünya hayatını ve güzelliklerini isterse biz onlara amellerinin karşılığını orada tamamen öderiz. Bu hususta kendilerine bir densizlik yapılmaz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Her kim Dünya hayatı ve ziynetini murad ederse biz, onlara amellerini Dünyada tamamen öderiz, ve bu babda kendilerine densizlik yapılmaz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kimler dünya hayatını ve onun ziynetini (ihtişamını) isterse, amellerinin karşılığını orada kendilerine tam olarak veririz. Bu hususta, onlara noksanlık da yapılmaz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kim sadece dünya hayatını ve onun ziynetini¹ isterse, onlara yaptıklarının karşılığını eksiksiz veririz. Bu hususta onlara hiçbir haksızlık yapılmaz.
1- Malını, zenginliğini, makamını, şöhretini, gösterişini.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kim (yalınız) dünyâ hayaatını ve onun zînet (ve ihtişam) ını arzu ederse onların yapdıklarının (çalışdıklarının) karşılığını burada tamamen öderiz. Onlar bu hususda bir eksikliğe de uğratılmazlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kim dünya hayâtını ve ziynetini isterse, onlara orada (dünyada) amellerinin karşılığını tam olarak veririz ve onlara orada bir eksiklik yapılmaz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Kim (ahirete inanmadığı için yalnız) dünya hayatını ve onun (göz kamaştırıcı zenginlik ve) güzelliklerini arzu eder (ve bütün gücünü ve yeteneğini onu kazanmak için kullanır) ise, çalışmalarının karşılığını orada (dünyada) onlara tam olarak veririz ve bu konuda onlar hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. *
(*) Aşağıdaki tefsir metninden de anlaşıldığı gibi ‘’Kim yalnız dünya hayatını ve onun güzelliklerini arzu ediyorsa…’’şeklindedir. Yani bu değil ki, dünya hayatını istemek ve onun için çalışmak insanı ahiret sevap ve kazancından yoksun bırakır, böyle bir şey asla yoktur. Bu nedenle insan birini diğeri için terk etmeyecek, her iki dünya için de çalışıp çabalayacak ve böylece her ikisinden de nasibini alacaktır. Yani Sadece dünyaya ve dünyalıklara odaklanmış ve âhiret hayatı diye bir derdi olmayan kimseler, çabalarının karşılığında dünyanın malını, zenginliğini, makamını, şöhretini, gösterişini alacaklar. Ama ahirete inanmayıp, onun için bir şey yapmayanın orada kazancı olmaz. وفعل الشرط في المقام الخطابي يفيد اقتصار الفاعل على ذلك الفعل ، فالمعنى من كان يريد الحياة الدنيا فقط بقرينة قوله : { أولئك الذين ليس لَهمْ في الآخرة إلاّ النّار } إذ حصر أمرهم في استحقاق النار وهو معنى الخلود . ونظير هذه الآية { من كان يريد العاجلة عجّلنا له فيها ما نشاء لمن نريد ثم جعلنا له جهنم يصلاها مذموماً مدحوراً ومن أراد الآخرة وسعى لها سعيها وهو مؤمن فأولئك كان سعيهم مشكوراً } [ الإسراء : 18 ، 19 ]. فالمعنى من كان لا يطلب إلاّ منافع الحياة وزينتها . وهذا لا يصدر إلاّ عن الكافرين لأنّ المؤمن لا يخلو من إرادة خير الآخرة وما آمن إلاّ لذلك ، فموْرد هذه الآيات ونظائرها في حال الكافرين الذين لا يؤمنون بالآخرة (التحرير والتنوير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kim dünya hayatını ve onun süsünü isterse, bizde dünyadaki çalışmasının karşılığını o’na öderiz ve dünyada onların çalışmalarının karşılığı eksiltilmez.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Herkim bu dünya yaşayışını, onun gösterişini dileyecek olursa dünyada yaptıklarının karşılığını ona veririz. Artık burada hiç bir eksikleri kalmaz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kim dünya diriliğini, onun ziynet ve debdebesini isterse onlara dünyada amellerini tamamıyle veririz [²]. Onlar burada noksan görmezler [³].
[2] Sadaka, akrabayı gözetmek gibi amellerine mukabil rızkları genişletiriz, bedenlerini sağ ve selâmette tutarız.[3] Dünyada mükâfatlarını tamamen alırlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kimler dünya hayatını ve ziynetini/zenginliklerini isterse, Biz onlara yaptıklarının karşılığını orada/dünyada tastamam veririz. Ve onlar orada hiçbir eksikliğe uğratılmazlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kim dünya hayatını ve süsünü isterse, onda yapıp ettiklerini tastamam öderiz ve onlar bunda hiç bir eksikliğe de uğratılmazlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kim bu dünya hayatını ve onun göz kamaştırıcı zenginlik ve güzelliklerini arzu eder ve bütün gücünü ve yeteneğini onu kazanmak için kullanır ise, çalışmalarının karşılığını bu dünyada onlara tam olarak veririz ve bu konuda kendilerine hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Âhiret hayatını hesaba katmaksızın, yalnızca dünya nimetlerini elde etmek için çalışanlar, çabalarının meyvesini bu dünyada alacaklar. Basit menfaatlerini kendilerine ilâh edinen bu insanlar, kendi halklarını maddî yönden refaha kavuştursalar bile, Kur’an’ın ortaya koyduğu evrensel bilince sahip olmadıklarından, insanlığa asla huzur ve mutluluk getiremeyecekler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kim Dünya Hayatı’nı ve süsünü istiyorduysa, onlara amellerini orada öderiz. Bu konuda onlara (değer bakımından) eksiltme de yapılmaz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Dünya hayatı ve refahını isteyen herkese biz, emeğinin karşılığını kesinti yapmadan veririz
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kimler dünyanın hayatını, süsünü, zenginliğini, şatafatını isterse; onlara dünyada yaptıklarının karşılığını veririz. Üstelik onlar hiçbir eksikliğe uğratılmaz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kim dünya hayatını ve süsünü isterse, işlerinin karşılığını orada onlara tam olarak veririz ve orada onlar hiçbir zarara uğratılmazlar.
Mehmet Türk
swap_vert close
Kim, sadece dünya hayatını ve onun güzelliklerini isterse onlara yaptıklarını(n karşılığını,) dünyada tam olarak veririz.¹
1 Zîrâ Allah olmanın şânı, kullarının istediklerinin karşılığını çalıştıklarından aşağı olmamak üzere vermektir. Onun için; gayesi sırf dünya olanların yaptıklarının karşılığı bu dünyada fazlasıyla verilir. Bunu; “onların hepsinin bütün arzuları yerine getirilir” şeklinde anlamamalıdır. Bk. (İsra: 18, Şura: 20)  
Muhammed Esed
swap_vert close
DÜNYA HAYATINI ve onun görkemini, zenginliğini isteyenlere gelince, onlara bu [hayatta] yapıp-ettiklerinin karşılığını tam olarak ödeyeceğiz ve onlar orada hak ettiklerinden asla yoksun bırakılmayacaklar:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kim bu dünya hayatını ve onun ziynetini isterse, burada onların yaptıklarının karşılığını tastamam veririz de onlar orada hiçbir haksızlığa uğratılmazlar. 17/18- 19, 42/20, 75/20-21
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
HER KİM dünya hayatını ve onun güzelliklerini isterse, orada yaptıklarının karşılığını tastamam veririz; üstelik onlar orada, (niyet ve amaçlarına bakılarak) değerlendirmeye tâbi tutulmazlar.[¹⁷⁰⁴]
[1704] Lafzen: “değerleri düşürülmez”. “Fiyat düşürdü, ucuzlattı” anlamına gelen behase fiilinden. Açılımı “Eğer niyet ve amacına bakılarak dünyada yaptıklarına değer biçilecek olsaydı, bu çok düşük bir değer olurdu” şeklinde olur (Krş: Menâr).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kim yalnız dünya hayatını ve onun süsü ve sefasını arzu ederse, amellerinin karşılığını dünyada tam olarak öderiz, onlar bu hususta hiçbir haksızlığa uğratılmazlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Kimler dünyâ hayâtını ve onun süsünü isterse onlara oradaki (dünyada ki) amellerin karşılığını tam veririz ve onlar orada hiçbir eksikliğe uğratılmazlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Her kim dünya hayatını ve onun ziynetini dilerse onlara da dünya amellerini tamamen öderiz ve onlar orada bir eksikliğe uğratılmazlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kim dünya hayatını ve dünyanın zinet ve şatafatını isterse, Biz orada onların işlerinin karşılığını kendilerine tam tamına öderiz ve onlara dünyada asla haksızlık yapılmaz. [17, 18-21; 42, 20; 2, 201]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kimler dünya hayatını ve süsünü isterse onlara oradaki amellerin(in karşılığın)ı tam veririz ve onlar orada hiçbir eksikliğe uğratılmazlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Hasenâtı ile dünyânın hayâtını ve zînetini isteyenlere dünyâdaki 'amellerinin mukâbilini viririz ve onlara, bundan bir şey eksik idilmez.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dünya hayatını ve süsünü isteyenlere yaptıkları işlerin karşılığını burada tamı tamına veririz. Burada onlardan bir kesinti yapılmaz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Dünya hayatını ve onun süslerini isteyenlere, orada yaptıklarının karşılığını hiç eksiksiz öderiz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Dünya hayatını ve onun gösterişini isteyenlere, hiçbir şeyi eksik bırakmadan, yaptıklarının karşılığını dünyada öderiz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Her kim iğreti hayatı ve onun süsünü isterse böylelerinin yapıp ettiklerinin karşılığını kendilerine bu hayatta tam olarak veririz. Onlar dünyada hiçbir eksiltmeye uğratılmazlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
[112b] her kim ola dileye yaķın dirliġi daħı bezeġini anuñ tamām de gürevüz anlara 'amellerini anuñ içinde daħı anlar anuñ içinde eksük virinilmeyeler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Kim ki dünyā dirligin istese, daḫı dünyā zīnetin istese, tamām virürüzanlara dünyāda yürekleri istegeni. Daḫı anlar dünyāda ziyān görmezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Kim (axirətdən vaz keçib) dünyanı və onun bərbəzəyini istəyirsə, Biz ona əməllərinin əvəzini (sağlamlıq, sərvət, övlad, gözəl yaşayış) elə orada (dünyada) verərik. Onların dünyadakı mükafatları əsla azaldılmaz. (Dünyada yaxşı işlər görüb e’tiqadı olmayan şəxsə axirətdə dünyəvi əməlləri heç bir fayda verməz. Çünki Allah ona dünyadakı yaxşı əməllərinin əvəzini elə dünyanın özündə verər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Whoso desireth the life of the world and its pomp, We shall repay them their deeds herein, and therein they will not be wronged.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who desire the life of the present and its glitter,- to them we shall pay (the price of) their deeds therein,- without diminution.(1511)
1511 If worldly men desire the glitter of this world, they shall have it in full measure, but it is false glitter, and it involves the negation of that spiritual life which comes from the guidance of the inner light and from the revelation of Allah, as described in verse 17 below.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَنْ
kim
كَانَ
ise
يُر۪يدُ
istiyor
الْحَيٰوةَ
hayatını
الدُّنْيَا
dünya
وَز۪ينَتَهَا
ve ziynetini
نُوَفِّ
tam veririz
اِلَيْهِمْ
onlara
اَعْمَالَهُمْ
amellerini
ف۪يهَا
orada
وَهُمْ
ve onlar
ف۪يهَا
orada
لَا يُبْخَسُونَ
eksikliğe uğratılmazlar
Kim dünya hayatını ve ziynetini isterse, onlara orada (dünyada) amellerinin karşılığını tam olarak veririz ve onlar orada bir eksikliğe uğratılmazlar.
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
حَيَاة
İsim
ح ي ي
Hayat
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
زِينَة
İsim
ز ي ن
Ziynet, süs, ihtişam
وَفّٰى
Fiil-II
و ف ي
Tastamam verdi, tastamam ödedi, vefa gösterdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
عَمَل
İsim
ع م ل
Amel, iş
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
بَخَسَ
Fiil-I
ب خ س
Eksiltti, eksik verdi