close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Em yekûlûne-fterâh(u)(s) kul fe/tû bi’aşri suverin miślihi mufterayâtin ved’û meni-steta’tum min dûni(A)llâhi in kuntum sâdikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yoksa kendi uyduruyor mu diyorlar? De ki: Hadi, gerçekseniz, Allah'tan başka gücünüz kime yetiyorsa, kimlere güveniyorsanız onları da çağırın da hep beraber, buna eşit on sure meydana getirin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yoksa (Senin için, Kur’an’ı) "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? (Onlara) De ki: "Siz bu iddia ve iftiranızda sadık, samimi ve gerçekçi iseniz, Allah’tan başka gücünüz yettiklerinden de kimi (yardıma) çağırırsanız çağırın (böylece), Onun gibi (Kur’an’a benzer; hepsinden vazgeçtik, hiç değilse) on sure uydurup meydana getirin (de görelim)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yoksa, Kur'ân'ı Peygamber mi uydurdu diyorlar? De ki: Haydi öyleyse Kur'ân'a benzetebilmek için uyduracağınız on sûre getirin; ve sözünüzde doğrulardan iseniz Allah'tan başka gücünüzün yettiği kimseleri de yardıma çağırabilirseniz çağırın.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yoksa: “Kur'ân'ı Peygamber uydurdu” mu, diyorlar. Sen de onlara: “Haydi siz de, onun sûrelerine benzer uydurulmuş on sûre getirin. Eğer iddianızda doğru iseniz, Allah'ın dışında, kulları durumundakilerden çağırabileceklerinizin hepsini çağırın.” de.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/23; 10/38.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Yoksa: "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer doğru sözlü iseniz onun surelerinin benzeri on tane uydurulmuş sure getirin ve Allah'tan başka çağırabileceklerinizi de çağırın."
Ali Bulaç
swap_vert close
Yoksa: 'Onu kendisi uydurdu' mu diyorlar? De ki: 'Haydi siz, yalan üzere uydurulmuş olarak onun benzeri on sûre getirin ve eğer doğruysanız, Allah'tan başka çağırabildiklerinizi çağırın.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yoksa, Kur'ân'ı kendisi uydurdu mu, diyor müşrikler? O halde şöyle de: “- Haydin onun gibi uydurma on sûre getirin ve bunun için, Allah'dan başka gücünüzün yettiğini de çağırın. Eğer doğru söylüyorsanız, bunu yaparsınız.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yoksa “o bunu uydurdu” mu diyorlar? De ki: Uyduruk da olsa, bunun benzerinden on sure getirip ortaya koyun. Allah’tan başka çağırabildiklerinizi de çağırın. Eğer (bu iddianızda) doğru iseniz…
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yoksa, “onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru iseniz, Allah'tan başka çağırabildiklerinizi yardıma çağırın da onun gibi uydurulmuş on sûre getirin.”
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar: «Onu uydurdu mu?» diyorlar, diyesin ki: «sözünüzde gerçekseniz, Allahtan başka, gücünüz yettiğini çağırınız da onun gibi, on sürelik uydurmalar getirsinler»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yoksa Kur'an'ı kendisi uydurdu mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru sözlü iseniz, Allah'tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın ve siz de onun gibi uydurma on sure getirin.” 
Bkz. 2/23, 10/38, 17/88Burada inkârcılardan, Kur’an’daki ilahi metinler ayarında on sûreye denk gelebilecek bir eser ortaya koymaları isteniyor. Onlar bunu yapamayınca, Bakara 2/23 ve Yunus 10/38. âyetlerinde olduğu gibi belagat ve tesirde onun ayarında herhangi bir sûre getirmeleri isteniyor. Üstelik getirecekleri bu çalışmanın illa da hakikat ifade eden bir eser olması gerekmiyor, uydurma bir çalışma da olabilir yeter ki belagat ve fesahat bakımından eşit durumda olabilsin.Kur’an’ı Muhammed uyduruyorsa, onu susturmak için bundan daha büyük fırsat mı olur? Sizler güzel edebiyat yapan, şiirler yazan söz ustaları değil misiniz? İşte size fırsat! Onun uydurduğunu iddia ettiğiniz herhangi bir sûre gibi bir ya da birkaç sûre yazacaksınız, olup bitecek.  
Cemil Said
swap_vert close
Kur’ân senin eserindir diyu iftirâ mı idiyorlar ânlara di ki: "Eğer sâdık iseniz Allâh’dan mâ’adâ kimi ister iseniz mu’âvenetinize çağırınız Kur’ân’ın on sûresinin mislini meydâna getiriniz."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Senin için: "Onu uydurdu" diyorlar, öyle mi? De ki: "Öyleyse onun surelerine benzer uydurma on sure meydana getirin, iddianızda samimi iseniz, Allah'tan başka çağırabileceklerinizi de çağırın."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yoksa “onu (Kur’an’ı) uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Allah’tan başka gücünüzün yettiklerini de (yardıma) çağırıp, siz de onun gibi uydurma on sûre getirin.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yoksa “Kur’an’ı kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru söylüyorsanız Allah’tan başka çağırabildiğiniz herkesi yardıma çağırın da, siz de onun gibi uydurulmuş on sûre getirin!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yoksa, «Onu (Kur'an'ı)  kendisi uydurdu» mu diyorlar? De ki: Eğer doğru iseniz Allah'tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma)  çağırın da siz de onun gibi uydurulmuş on sûre getirin.  
 Bu meydan okumanın Arapçayı en güzel bir şekilde kullananlara yöneltilmesi dikkat çekicidir. Daha sonra inen âyet-i kerimelerle bu miktar üç âyete kadar indirilmesine rağmen onlar buna da cesaret edememişler ve kılıçla karşılık vermek zorunda kalmışlardır. Bu sonuç Kur’an’ın Allah kelâmı olduğunun büyük bir delilidir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Onu (Kuran'ı) o uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Haydi ona benzer, uydurulmuş on sure getirin. ALLAH'tan başka tüm dostlarınızı da çağırın, doğru sözlülerseniz!"
Kuran'ın matematiksel sistemi taklid edilemez.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yoksa "onu kendi uydurdu" mu diyorlar? O halde sen de onlara de ki: "Haydi siz de onun gibi uydurulmuş on sûre getirin. Allah'dan başka çağırabileceğiniz kim varsa onları da yardıma çağırın. Eğer doğru söylüyorsanız" (bunu yaparsınız).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yoksa, onu kendi uydurdu mu diyorlar? Öyle ise de; haydin onun gibi uydurma on sûre getirin, Allahdan başka gücünüzün yettiğini de çağırın, eğer doğru söylüyorsanız bunu yaparsınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
*Yoksa “Onu (Kur’ân’ı, Muhammed kendisi) uydurdu mu” diyorlar? (Resûlüm! O müşriklere) De ki: “Eğer sözünüzde (iddiânızda) sadık iseniz, Allah’tan gayrı (yardıma) çağırabileceğiniz kim varsa çağırın da onun benzeri on sûre (meydana) getirin.
* “Yoksa “Onu (Kur’ân’ı, Muhammed kendisi) uydurdu mu” diyorlar?”; Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Rabbimizin, sormuş olduğu bu soru, esasında kâfirleri azarlama ve kınama ifadesidir. * “Eğer sözünüzde (iddiânızda) sadık iseniz, Allah’tan gayrı (yardıma) çağırabileceğiniz kim varsa çağırın da onun benzeri on sûre (meydana) getirin.”; Bu âyet-i kerîme, bâtıl iddiâları hususunda kâfirleri âciz bırakmak ve susturmak için bir meydan okumadır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yoksa “Onu uydurdu.” mu diyorlar? De ki: “Eğer, doğru söylüyorsanız haydi ona benzer on sure getirin. Allah'tan başka çağırabileceklerinizi de çağırın.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yoksa onu (Kur'ânı) kendisi mi uydurdu diyorlar? De ki: «O halde haydi siz de onun gibi on sûre getirin düzme ve uydurma olarak. Allahdan başka kime gücünüz yetiyorsa (kime güveniyorsanız) onları da (yardıma) çağırın, eğer (iddianızda) doğrucular iseniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yoksa: “Onu (o Kur'ân'ı, kendisi) uydurdu” mu diyorlar? (Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, o takdirde onun benzeriuydurulmuş on sûre getirin! (Yardım için) Allah'dan başka gücünüzün yettiklerini de çağırın!”(1)
(1)“(Âyet-i kerîme diyor:) ‘Kur’ân’ın mecmûuna (tamâmına) olmasın da, yalnız on sûresinin nazîrini(benzerini) getiriniz! Haydi on sûresine mukābil (karşılık) hakīkī doğru olarak bir nazîre getiremiyorsunuz; haydi hikâyelerden, asılsız kıssalardan terkîb ediniz! Yalnız nazmına ve belâğatına (ifâdesindeki güzelliğe)nazîre olsun getiriniz! (...) Yoksa din, can, mal, ıyâlleriniz (âileleriniz), dünyada da âhirette de tehlikeye düşecektir!’ (...) İşte hiçbir âkıl (akıl sâhibi), husûsan o zamanda Cezîretü’l-Arab’daki (Arab yarımadasındaki) adamlar, husûsan Kureyşîler gibi zekî adamlar, bir tek edîbleri (edebiyatçıları), Kur’ân’ın bir tek sûresine nazîre yapıp, Kur’ân’ın hücûmundan kurtulmasını te’mîn ederek, kısa ve kolay yolu terk edip, can, mal, ıyâlini tehlikeye atıp, en müşkilâtlı yola sülûk eder (gider) mi? Elhâsıl, meşhur Câhız’ın dediği gibi: ‘Muâraza-i bil-hurûf (harflerle karşı koyma) mümkün olmadı, muhârebe-i bi’s-suyûfa (kılıçla savaşmaya) mecbûr oldular!’ ” (Zülfikār, 19. Mektûb, 85-86)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Aslında onlar, (senin için) “Onu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu” diyorlar. De ki: “Öyleyse, eğer doğrulardan iseniz, uydurma olarak da olsa, benzeri on sûre haydi siz getirin, Allah’tan başka gücünüzün yettiği (uzman) kişileri de (yardımınıza) çağırın.”*
(*) Ayetteki (أم), soru edatı değil, (بل)’’ bel’’ veya tekid edatı olan (قد) ‘’kad’’ anlamındadır. Yani cümlenin anlamını olumlu yapıp pekiştiriyor. (أم) بمعني (بل) فهي منقطعة (زهرة التفاسير -) ، عن ابن جريح: ( أم يقولون افتراه) ، قد قالوه (الطبري)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O’nu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu diyorlar ise, onlara deki “Uydurulmuş bu Kur’an ın benzeri on sure meydana getirin ve eğer doğru söylüyorsanız, Allah’dan başka, o’nun benzerini uydurmak için gücünüzün yettikleri kim varsa çağırın.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yoksa Kur’an onun kendi uydurması mı diyorlar? Onlara de ki: "eğer doğru sözlü kimselerseniz, haydi Allah’tan başka gücünüz yetenleri çağırın da bunun gibi uydurma on sure meydana getirisinler."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yoksa onu uydurdu mu derler [¹]. Onlara de ki: dâvanızda gerçek iseniz onun gibi on sûre uydurup getirin, Allah/tan başka gücünüz yetenleri de çağırın.
[1] Böyle derler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yoksa “Onu uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Öyleyse siz de onun benzeri on uydurulmuş sûre getiriniz ve eğer doğru söyleyenlerden iseniz, Allah’ın dışında gücünüzün yettiklerini de çağırınız!”
Kadri Çelik
swap_vert close
Yoksa: “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Öyleyse siz de yalan üzere uydurulmuş benzeri on sure getirsenize ve eğer doğru sözlüler iseniz Allah'tan başka gücünüzün yettiğini de çağırın!”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yoksa inkâr edenler, “Kur’an’ı Muhammed uydurdu!” mu diyorlar? O zaman onlara de ki: “Eğer benim gibi okuma yazması bile olmayan bir kişi; böyle muhteşem sûreler ‘uydurabiliyor’ ise, o hâlde; Haydi, siz de ifâde güzelliğinde, ortaya koyduğu mükemmel hayat tarzında Kur’an’la boy ölçüşebilecek bir kitap, veya en azından Kur’an sûreleri ayarında on tane uydurulmuş sûre meydana getirin bakalım! Eğer Kur’an’ı Muhammed uydurduysa, onu susturmak için bundan daha iyi bir fırsat olabilir mi? Öyle ya, İslâm’ı yok etmek için bunca zahmet çekmeye, malınızı mülkünüzü, çoluk çocuğunuzu bu uğurda fedâ etmeye ne gerek vardı? Onun ‘uydurduğu!’ sûreler gibi birkaç sûre yazarsınız, olur biter. Zira hepiniz güzel söz söyleme sanatını iyi bilen edebiyat ustalarısınız. ‘Yok buna tek başımıza güç yetiremeyiz’ diyorsanız, o zaman Allah’tan başka yardıma çağırabileceğiniz kim varsa, becerisine güvendiğiniz bütün şâirlerinizi, edebiyatçılarınızı, filozoflarınızı, ilim ve fikir adamlarınızı çağırın! Çağırın da, hepiniz el ele vererek güzellik ve doğrulukta Kur’an’la boy ölçüşebilecek on sûre, hadi ondan da vazgeçtik, hiç değilse bir tek sûre yazın; tabii eğer bu iddianızda samîmî iseniz...
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yoksa “Onu uydurdu!” mu diyorlar? De ki: “Eğer sadık / doğru söyleyen iseniz, hadi, uydurulmuş, onun benzeri on sûre getirin! Allah’tan başka çağırabileceğiniz kimseleri de çağırın!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Kuran’ı kendisi uydurdu " diyorlarsa, " siz de uydurup, benzeri on sure getirin. Ciddi iseniz, Allah'tan başka çağırabildiğinizi yardıma çağırın " de.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yoksa "Bize ayet olarak okuduğu şeyleri uydurdu!" mu diyorlar? De ki; "Öyleyse siz de uydurun bakalım; yapabilecek misiniz? Haydi! Ayetlerin benzeri on tane sure uydurup getirin! Eğer iddianızda doğru iseniz, Allah’tan başka yardıma çağıracaklarınız varsa çağırın! Çağırdıklarınızla birlikte uyduracağınız sureyi uydurun!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yoksa “Onu (Muhammed) uydurdu” [*] mu diyorlar? De ki: “Doğruysanız Allah’tan başka, gücünüzün yettiklerini çağırın da onun benzeri uydurulmuş on sure getirin!” [*]
Hz. Muhammed’e “müfteri” suçlamasıyla ilgili benzer mesajlar: Yûnus 10:38; Nahl 16:101; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4; Secde 32:3; Sebe’ 34:8; Şûrâ 42:24; Ahkâf 46:8.,Bu ayet [tehaddî] denen “meydan okuma” ayetlerinin üçüncüsüdür. Bütün Kur’an’la ilgili herhangi bir meydan okuma olmamıştır. Meydan okuma ayetleri sırasına göre (yaklaşık 60-70 surelik meydan okuma için) İsrâ 17:88, Tûr 52:34; (on surelik için) Hûd 11:13; (tek sürelik için ise) Yûnus 10:38 ve Bakara 2:23-24’tedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yahut: “O (Kur’an’ı) kendisi uydurdu”mu diyorlar? (Ey Muhammed! Onlara); “eğer doğru söylüyorsanız haydi siz, Allah’tan başka çağırabileceğiniz kim varsa (hepsini yardıma) çağırarak, onun benzeri on sûre uydurup getirin (bakalım).”¹ de.
1 Bu, çok önemli bir meydan okumadır. Zîrâ Allah’tan başka hiçbir düşünce ve sistem, bu kadar net bir şekilde kendi sistemini tartışmaya açamaz, hattâ açma cesaretinde bile bulunamaz. Bu da Kur’an’ın tam bir hikmet olduğunun ispatıdır. Bu meydan okumaya o günkü ve bugünkü kâfirlerden, tarih boyunca bir cevap gelmemiştir ve gelemeyecektir. Hattâ bu meydan okuma Kur’an’ın tümünden, bir âyete kadar indirilmesine rağmen. Bk. (Bakara: 23, Yûnus: 38, İsrâ: 88, Tûr: 34)  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve bunun içindir ki: “Onu [Kur’an’ı] [Muhammed’in kendisi] uydurdu!” ²³ diyorlarsa, [onlara] de ki: “Madem öyle, doğru sözlü kimselerdenseniz, ²⁴ o zaman, onunkilerle aynı değerde insan zihninden çıkma on sure getirin (de görelim); hem [bu iş için] Allah’tan başka kimi [yardıma] çağırabilirseniz çağırın.
23 Cümlenin başındaki em edatını “ve” olarak çevirmem konusunda bkz. 10. sure 61. not.24 Yani, Kur’an gibi ilahî bir kitap bir insan tarafından uydurulabilirse. Karş. 2:23, 10:37-38 ve 17:88 ve ayrıca ilgili notlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yoksa: – Bu Kuran’ı kendisi uydurdu mu diyorlar? De ki: – Eğer iddianızda samimi iseniz Allah ile aranıza koyduğunuz herkesi yardıma çağırın da uydurulmuş on sure de siz getirin bakalım. 10/38, 17/88, 46/8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yoksa “onu o uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Madem öyle, eğer dürüstseniz haydi Allah dışında gücünüzün yetip elinizin erdiği herkesi yardıma çağırın; siz de onun seviyesinde ‘uydurulmuş’ (!)[¹⁷⁰²] on sûre getirin de (görelim)![¹⁷⁰³]
[1702] İnkârcı muhataplara nükteli bir meydan okuma. Parantezli ünlem, kelimede içkin olan ince ironiye işaret eder. [1703] Bakara 24 ve Yûnus 38’de bu meydan okuma mutlak olarak herhangi bir sûre içindir. Buradaysa “on sûre getirin” şeklinde yer almaktadır. Bu, bazı müfessirleri Yûnus sûresinin Hûd’dan sonra indiği sonucuna götürmüştür (İbn Atıyye). Menâr sahibi bu meydan okuyuşun kıssalar için geçerli olduğunu söyler.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yoksa onlar: "Kur'an'ı kendisi uydurdu" mu diyorlar? (Ey Muhammed) De ki: "Eğer iddianızda sadık kimseler iseniz (Kur'an surelerine) benzer on sure getirin. Allah'tan başka güvendiğiniz kim varsa onları da yardımınıza çağırın.
Osman Fırat
swap_vert close
Yoksa "O’nu (Kur’an’ı) uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Öyleyse siz de onun misli on uydurulmuş sûre getirin; eğer doğru iseniz. Ve eğer gücünüz kime yetiyorsa, Allah’tan başka, çağırabildiklerinizi de (yardıma) çağırın!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yoksa, «O'nu kendisi uydurdu?» mu diyorlar? De ki: «Onun mislinden on sûre uydurmalar olarak getiriniz, Allah Teâlâ'dan başka gücünüz yettiği kimseleri de davet ediniz, eğer sâdık kimseler oldunuz ise.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yoksa “Kur'ân'ı kendisi uydurmuş. ” mu diyorlar. De ki: “İddianızda tutarlı iseniz, haydi belagatte onunkine benzer on sûre getirin, isterse kendi uydurmanız olsun ve Allah'tan başka çağırabileceğiniz herkesi de yardımınıza çağırın! [2, 23; 10, 38]
Kur’ân, önce Kur’ân ayarında bir söz, bir eser ortaya koymalarını isteyerek insanlara, meydan okudu. Onlar, bunu yapamayınca, belagat ve tesirde onun ayarında, bari on sûre miktarında bir nazire istedi (10,38-39). Sonra bu ayette “Söylenen şeylerin gerçek olması da şart değil, uydurma, rast gele şeyler dahi söyleyebilirsiniz!” diye serbestlik tanıdı. Bunu da yapamadılar. Bu hem arap ediplerinin en mahir oldukları alandaki aczlerini, hem de putlarının aczlerini ortaya koymuş oluyor, böylece Kur’ân’ın Allah kelamı olduğu kesinleşiyordu.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yoksa, "O'nu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Öyleyse siz de onun benzeri on uydurulmuş sure getirin; eğer doğru iseniz Allah'tan başka, çağırabildiklerinizi de (yardıma) çağırın (da bunu yapın)!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ya onlar, "Bunı (Kur'ân'ı) Muhammed uydurub Allâh'a iftirâ idiyor" mı dirler? Di ki: "Eğer bu sözlerinizde sâdık iseniz, Allâh'dan gayrı kâdir oldığınız kimseleri da'vet iderek bunun gibi, uydurma olsun, on sûre getiriniz"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yoksa onu (Kur’an’ı), o uydurdu mu diyorlar? Onlara de ki “İddianızda samimi iseniz, Allah ile aranıza koyduklarınızdan[*] çağırabileceğiniz herkesi çağırın da bunun dengi on sure uydurup getirin bakalım.”
[*] Dûn, sözlükte, üstün zıddı, en üst mertebeden beri, ondan aşağıca, yakın, önce ve başka anlamlarına gelir. Açıklamalar böl. "Dûn = Allah'a Karşı Aracılık" başlıklı yazıya bkz.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Yoksa:-Onu kendisi uydurdu mu diyorlar? De ki: -Ona benzer uydurulmuş on sûre getirin. Eğer doğru iseniz Allah'tan başka gücünüzün yettiği kimseleri de çağırın!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yoksa “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: O zaman, Allah'tan başka kimi yardıma çağırabiliyorsanız çağırın ve uydurma şeylerle dolu da olsa, ona benzer on tane sûre getirin—iddianızda doğru iseniz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yoksa, "Onu uydurdu" mu diyorlar! De ki: "Öyleyse hadi, onun benzeri, uydurma on sure de siz getirin; eğer doğru sözlüler iseniz, Allah'tan başka çağırabildiklerinizi de çağırın."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
belki eydürler “yalan baġladı anı.” eyit “getürüñ on sūretler ancılayın yalan baġlanmış daħı oķıñ anı kim gücüñüz yitti Tañrı’dan ayruķ eger olasız girçekler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eydürler mi ki: Öz yanından yalan söyledi Ḳur’ānı. Eyit: Pes siz daḫı getü‐rüñüz anuñ gibi on sūre yalan‐ıla düzülmiş. Daḫı ḳıġıruñuz size yardım eylemege kime gücüñüz yitişse insden ve cinden Tañrı Ta‘ālādanözge, eger siz girçek iseñüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yoxsa (müşriklər): “Onu (Qur’anı) özündən uydurdu!” - deyirlər. (Onlara) de: “Əgər doğru deyirsinizsə, onun kimi özünüzdən on surə uydurub gətirin və (bu işdə) Allahdan başqa, kimi bacarırsınızsa, onu da köməyə çağırın.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Or they say: He hath invented it. Say: Then bring ten surahs, the like thereof, invented, and call on everyone ye can beside Allah, if ye are truthful!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Or they may say, "He forged it," Say, "Bring ye then ten suras forged, like unto it, and call (to your aid) whomsoever ye can, other than Allah.- If ye speak the truth!(1510)
1510 Cf. 2:23 , 10:38 , 17:88, and 52:33-34.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَمْ
yok- sa
يَقُولُونَ
diyorlar mı
افْتَرٰيهُۜ
onu uy- durdu
قُلْ
de ki
فَاْتُوا
öyleyse getirin
بِعَشْرِ
on
سُوَرٍ
sûre
مِثْلِه۪
onun benzeri
مُفْتَرَيَاتٍ
uydurulmuş
وَادْعُوا
ve çağırın
مَنِ
o kim-seleri ki
اسْتَطَعْتُمْ
gücünüz yetti
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِ
Allah'
tan
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
صَادِق۪ينَ
doğru kimseler
Yoksa, "onu (Kur'ân'ı Muhammed) uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer (iddianızda) doğru kimseler iseniz, Allah'tan başka (yardım için) gücünüzün yettiklerini çağırın ve (hep beraber) onun benzeri uydurulmuş on sûre getirin!"
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِفْتَرٰى
Fiil-VIII
ف ر ي
Uydurdu, iftira etti
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
عَشْر
İsim
ع ش ر
On
سُورَة
İsim
س و ر
Sûre
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
مُفْتَرَيَات
Edilgen fiil-VIII
ف ر ي
Uydurulmuş
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اِسْتَطَاعَ
Fiil-X
ط و ع
Gücü yetti, güç yetirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
صَادِق
Etken fiil
ص د ق
Doğru söyleyen, sadakat gösteren, sadık