close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 118. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velev şâe rabbuke lece’ale-nnâse ummeten vâhide(ten)(c) velâ yezâlûne muḣtelifîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Rabbin dileseydi insanları bir tek ümmet haline getirirdi, fakat onlar, aykırılığa düşmekten bir türlü kurtulamazlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şayet Rabbin dileseydi, insanları elbette (aynı din ve düşüncede) tek bir ümmet kılardı. Oysa onlar, (hâlâ anlaşmazlık ve ayrılık çıkarmakta) ihtilaf edip durmaktadırlar. (Bu bir imtihan sırrı ve cilvesidir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hem Rabbin dileseydi, bütün insanlığı Allah'a inanan tek bir ümmet yapardı. Fakat O, doğru yolu göstererek insanları seçecekleri yollarda özgür bıraktı. Ve böylece insanlar farklı görüşlerin peşinde koşmaya devam edecekler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer Rabbinin sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, insanları aynı inanç ve düşünceyi paylaşan bir tek millet yapardı. Hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahip oldukları, sana ve Kur'ân'a itibar etmedikleri için hâlâ farklı düşünmeye ve kasıtlı ihtilâf çıkarmaya, çarpıtmaya devam ediyorlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Rabbin dileseydi insanları bir tek ümmet yapardı. Ama onlar ihtilaf edip durmaktadırlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer Rabbin dileseydi, insanları elbette tek bir ümmet kılardı. Oysa, onlar, anlaşmazlığı sürdürmektedirler:
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer Rabbin dileseydi, bütün insanları tek bir dine bağlı kılardı. Halbuki onlar çeşitli dinlere uyarak ihtilâf edip duracaklardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
118, 119. Şayet Rabbin dileseydi, bütün insanları bir tek ümmet (toplum) yapardı. Fakat Rabbinin rahmet ettikleri hariç, onlar ihtilaf edip durmaktadırlar. Allah da onları bu ihtilaf için yaratmıştır. (Yani) Rabbinin; “Ben Cehennemi tümüyle, cinlerden ve insanlardan dolduracağım” sözü gerçekleşmiştir.”(*)
(*) Diyalektik ve zıtlar kâinat yapısının iki temel unsurudurlar. Allah kâinatı o iki temel üzere yaratmıştır. Yani Allah bir zıddın varlığını başka bir zıt ile gösteriyor. O zıtları birbiriyle çarpıştırarak kâinata hareket veriyor. Ve o hareketler kâinatı gelişmeye doğru götürüyor. Nihayet iyilikler ve iyiler Cennete, kötülükler ve kötüler Cehenneme dolacaktır.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Rabbin dileseydi bütün insanları tek bir millet yapardı. Fakat onlar ihtilaf etmeye devam ediyorlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Eğer Tanrın dileseydi, insanları bir tek ümmet yapardı, ayrışmazlardı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
118-119. Rabbin dileseydi bütün insanları tek bir millet yapardı (O, yollarını seçmek konusunda kendilerini özgür bıraktı). Onlar (hak ile batıl konusunda) birbirleriyle tartışmaya devam etmektedir. Yalnız Rabbinin rahmetini kazananlar bunun dışındadır. Zaten (Allah) onları bunun için (irade hürriyetiyle) yaratmıştır. Rabbinin: “Andolsun ki; Cehennemi, insanlardan ve cinlerden (isyan edenlerle) dolduracağım” sözü gerçekleşecektir.
Bkz. 32/13, 51/56Allah’ın; “Cehennemi, insanlardan ve cinlerden dolduracağım” sözü, kendilerine Allah’ın teklif ettiği yol gösterici mesajı reddeden insanlar ve görünmeyen varlıklar için telaffuz edilmiştir.Herkes, Allah'ın hidayet nimetine nail olacak fıtratta yaratılmıştır. Ancak imana karşı küfrü tercih edenler, iyi olmak yerine kötü olmayı yeğleyenler, doğru yoldan gitmek yerine yanlış yolu seçenler, yeryüzünde fesat çıkaranlar, toplumun ve doğanın yapısını bozanlar yaptıklarının bedelini azapla ödeyeceklerdir.  
Cemil Said
swap_vert close
118, 119. Rabbin isteseydi bütün insânları bir ümmet yapar idi lâkin ancak rahmetine mazhar olanlar îmânda ittihâd iderler diğerleri ihtilâf iylerler. Çünki öyle halk olunmuşlardır. Rabbin sözi yerine gelecekdir cehennem ’âsî, cin ve insânlar ile dolacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
118,119. Eğer Rabbin dileseydi insanları tek bir ümmet kılardı. Fakat, Rabbinin merhamet ettikleri bir yana, hala ayrılıktadırlar, esasen onları bunun için yaratmıştır. Rabbinin "And olsun ki cehennemi hep insan ve cin ile dolduracağım" sözü yerine gelmiştir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
118,119. Rabbin dileseydi, insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları bunun için yarattı. Rabbinin, “Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım” sözü kesinleşti.[280]
Allah, peygamberler aracılığıyla insanlara doğruyu ve yanlışı gösterdikten sonra kendilerine verdiği hür iradenin bir gereği olarak onları tutacakları yolu seçmekte özgür bırakmış, mutlaka razı olduğu yolu seçmeye zorlamamıştır. Onlara yanlışı seçme hakkı tanımamış olsaydı, insanları tek ümmet yapmış olurdu. Böyle yapmayarak onları doğru veya eğriyi seçmekte serbest bırakmıştır. Aksi takdirde seçimlerinden dolayı sorumlu tutulmalarının bir anlamı olmazdı. Bunun sonucu olarak bazıları nefislerinin heva ve hevesine uyup yanlışları seçmişler ve böylece ihtilaflar ortaya çıkmıştır. İhtilaflar çıkmaya da devam edecektir. Âyet-i kerimede bu gerçek vurgulanmakta, Allah’ın gösterdiği yolu seçenlerin O’nun rahmetini elde etmiş olacakları belirtilmekte ve aslında bütün insanların özgür iradelerini kullanarak bu rahmeti elde etsinler diye yaratıldığı yahut da kendi seçimlerine göre hangi yolu tercih etmişlerse, o yola gitmek üzere yaratıldıkları ancak birçoklarının yanlışları tercih ederek Allah’ın rahmetinden uzak kaldığı, böyleleri için de cehennemin kaçınılmaz bir varış yeri olarak kararlaştırıldığı ifade edilmektedir. Ayrıca bakınız: İnsan sûresi, âyet, 3.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
118-119. Rabbin dileseydi insanları elbette tek bir ümmet yapardı. Fakat onlar hep ihtilâf içinde olacaklardır, rabbinin esirgedikleri müstesna; zaten O insanları buna uygun yaratmıştır. Böylece rabbinin, “Andolsun ki cehennemi hem insanlar hem cinlerle dolduracağım” sözü yerini bulmuş oldu.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Rabbin dileseydi bütün insanları bir tek millet yapardı. (Fakat) onlar ihtilafa düşmeye devam edecekler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Rabbin dileseydi halkı tek bir toplum yapardı. Fakat onlar sürekli olarak (gerçeği) tartışıp duracaklar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer Rabbin dileseydi elbette bütün insanları tek bir ümmet yapardı. Halbuki yine de ihtilaf edip duracaklardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem rabbın dileseydi elbet bütün o nası bir tek ümmet yapardı, halbuki ıhtilâf edip duracaklardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şâyet Rabbin dileseydi, insanları (zorla İslâm dinini kabul ettirerek, hidâyete ermiş) tek bir ümmet yapardı. (Velâkin Allah, imtihân gereği, insanların hak-bâtıl tercihlerinde, cüz’î irâdelerine müdahalede bulunmaz. Onlara peygamberler gönderdi. Hakkı, bâtılı bildirdi) ve onlar (hak-bâtıl tercihlerinde, hâlâ) ihtilafa düşmeye devam etmektedirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Rabb'in dileseydi¹, bütün insanları tek bir ümmet yapardı. İhtilaf edenler² olarak sürüp gitmezlerdi.
1- İnsanlara seçme hakkı vermeyerek, herkesi inanmak mecburiyetinde bırakarak. 2- İmana karşı küfrü tercih edenler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer Rabbin dileseydi bütün insanları muhakkak ki bir tek ümmet yapardı. Onlar ihtilâf edici bir halde (işte böylece) devam edib gideceklerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Eğer Rabbin dileseydi, insanları elbette (İslâm üzere) bir tek ümmet yapardı; fakat (onlar) ihtilâf eden kimseler olarak, (böyle) devâm edip duracaklardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer Rabbin dilemiş olsaydı, (insanları zorla mü’min yapar ve) bütün insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet hâline getirebilirdi. (Fakat O, iradelerine müdahale etmeden doğru yolu göstererek insanları seçecekleri yollarda özgür bıraktı.) Ve böylece insanlar farklı görüşlerin peşinde koşmaya devam ediyorlar. *
(*) Yüce Allah dileseydi insanlara irade ve seçme hakkını vermeyerek, herkesi inanmak mecburiyetinde bırakabilirdi. Ama o, mesajlarını tebliğ etmekle görevlendirdiği elçiler aracılığıyla insanlara doğruyu ve yanlışı gösterdikten sonra kendilerine verdiği hür iradenin bir gereği olarak onları tutacakları yolu seçmekte özgür bırakmış, mutlaka razı olduğu yolu seçmeye zorlamamıştır...  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Rabbin dileseydi, yeryüzünde farklı inançlarda olan tüm insanları, tek inançlı bir toplum (ümmet) haline getirirdi. Ancak insanlar farklı görüşte olamaya devam ediyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer senin çalabın dileseydi bütün insanları ne olursa olsun bir tek topluluk olarak var ederdi. Ancak yine de insanlar arsındaki anlaşmazlık eksik olmazdı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Rabbin dileseydi nâs/ı bir tek ümmet kılardı. Fakat yapmadı da onlar daima ihtilâf edip durdular.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Eğer Rabbin dileseydi bütün insanları (aynı inanca bağlı) tek bir topluluk [ummet] yapardı. Onlar farklı inançları benimsemeye/ihtilafa devam etmektedirler.⁴⁰
40 Krş. Nahl, 16/9.93. İlahi irade, bütün inananların tek bir inanç etrafında toplanmasını irade etmemiştir. Böyle bir irade zaten yaratılışa zıt olurdu ve insanlara özgür irade ve seçme hakkı tanımamış olurdu. İnsanların zihinsel gelişimleri dururdu. Yaratıcı ve temyiz edici zekâdan mahrum olurlardı. Belki melek gibi olurlardı ama üstün ve ayırıcı nitelikleri olmazdı. İnsanlar elbette araştıracak, okuyacak, düşünecek, ihtilaf ve itiraz edecek ve ona göre davranışlar sergileyecek, deneyecek, yanılacak ve sonunda kendi özgür seçimiyle ve amelleriyle kendi yerini tayin edecektir. Yoksa sorumlu olmasının bir anlamı kalmaz.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer Rabbin dileseydi insanları tek bir ümmet kılardı. (Fakat) Onlar ihtilafa düşmeye devam edecekler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Rabb’in dileseydi, kâfirleri zorla Müslüman yapar ve bütün insanları aynı inanç ve ilkeler etrafında birleşen tektip bir toplum hâline getirebilirdi. Fakat imtihân hikmeti gereğince, diledikleri inanç ve hayat tarzını özgürce seçmelerine izin verdi. Bu yüzdendir ki, insanların çoğu İslâm’dan yüz çevirip farklı görüşlere ayrılmaya devam edeceklerdir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şayet senin rabbin dileseydi, elbette, İnsanlar’ı tek bir ümmet yapardı. Oysa ihtilaf edenlerden / çekişenlerden geri durmazlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi, bütün insanlığı tek düze yaratabilirdi, Yapmadığına göre kavgalar sürüp gidecek demektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey Resulüm! Şüphesiz Rabbin dileseydi insanları bir tek topluluk yapardı. Onlar tek bir topluluk olarak Rabbine inanır, Rabbinin yoluna girerler, Rabbinin yasalarına uyarak yaşarlardı. Allah’ın yasalarından başka yasalara uyamazlardı. Rabbin böyle bir baskı kurmadı. İnsanlara akıl, muhakeme, idrak verdi. İnsanları yaptıklarıyla imtihan edeceğini söyledi. Onlar ne yaptılar? Akıl edip doğruyu yapacaklarına sürekli ihtilaf ettiler. Aralarına kini, intikamı, kanı soktular. Rabbinse önceden vermiş olduğu sözden dolayı onları inanmaları için zorlamadı. İnkâr etmeleri için de zorlamadı. İnkârcılar tehdit edildikleri azabı acele istediler. Ama Rabbiniz acele istenen azabı hemen göndermedi. Çünkü Rabbiniz Rahman ve Rahimdir. Esirgeyici Bağışlayandır. Bu nedenle inkârcılara zaman tanıdı. Çeşitli bilgilerle delillerle düşündürmeyi seçti. İstedik ki insanlar akıl edip düşünsünler. Hatalarını görüp pişman olsunlar. Tövbe ederek doğruya gelsinler. Bütün bunlara rağmen inkârcılar inkârlarında direttiler. İnkârlarıyla yapmadıkları kalmadı. Bilmiyorlar mı? Yeryüzünde olanların hepsi Rabbin katında bilinmektedir. Rabbin zamanı gelince inkâr edenlerin cezasını mutlaka verir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rabbin dileseydi bütün insanları tek bir ümmet yapardı. (Fakat) onlar anlaşmazlığa düşmeye devam ederler.
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer Rabbin dileseydi, kesinlikle insanları tek bir ümmet kılardı.¹ (Buna rağmen) onlar, anlaşmazlığı hâlâ sürdürüp duruyorlar.
1 Demek ki, Allah hepsinin bir ümmet olmasını dilememiş, insanların geneline tevhidi emretmekle beraber ihtilâfa imkân bırakmış, onlar da çeşitli zevkler ve iradelerle Hakk’a muhalefet edip duruyorlar. Eğer Allah hepsinin bir ümmet olmasını dileseydi o zaman irade ortadan kalkardı.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Hem, Rabbin dileseydi, bütün insanlığı bir tek ümmet yapardı; fakat [O, yollarını seçmekte kendilerini özgür bıraktı diye] hâlâ farklı görüşler benimsemekteler; ¹⁵⁰
150 Yani, her konuda, hatta Allah tarafından vahyedilen değişmez gerçekler konusunda bile. Ümmeten vâhideten (bir tek topluluk) terimi ve onun değişik anlam boyutları hakkında bir açıklama için bkz. 2. sure, 197 ve 198. notlar; 2:253’ün ikinci kısmı ve ilgili 245. not; ve 5:48’in ikinci kısmıyla ilgili 66 ve 67. notlar. Burada böylece, Kur’an bir kere daha işaret etmektedir ki, insanların birbirleriyle hep görüş ayrılıkları içinde olmaları, farklı düşüncelerin peşinden gitmeleri bir rastlantı değil, tersine Allah’ın ilim ve iradesinin bir ürünü olan insan varlığının temel unsurlarından birinin tezahürüdür. Eğer Allah bütün insanların aynı inanca bağlı olmasını irade etseydi -ki bu onun için asla zor olmazdı- o zaman zihinsel gelişme tamamen dururdu ve “ve insanların hepsi yaratılışlarının zoruyla hakka inanıp Allah’a itaat ederek manevî hayatları itibariyle belki melekler gibi olurlardı ama tür olarak sahip oldukları üstün ve ayırıcı niteliklerinden yoksun düşüp toplumsal hayatları itibariyle karıncalara ya da arılara benzeyip çıkarlardı (Menâr XII, 193) -Bu, insanın, ona doğruyla eğri arasında seçim yapma ve böylece hayatına onu diğer bütün canlılardan ayıran, ahlakî bir anlam, manevî boyut kazandırma imkanını veren, izafî de olsa, serbest irade ve seçme özgürlüğünden yoksun bırakılması olurdu.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zaten Rabbin isteseydi, tüm insanlığı tek bir ümmet yapardı. Bu yüzden insanlar farklı farklı inançları benimsiyorlar. 10/99, 13/31, 3/103, 6/159, 30/32
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zaten, eğer Rabbin tercih etseydi insanlığın tamamını tek bir ümmet yapıverirdi. (O bunu tercih etmediği içindir ki) onlar, farklı görüşler benimseye gelmişlerdir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer Rabbin dileseydi, bütün insanları elbette bir tek ümmet yapardı! (Hepsini de İslam çatısı altında toplardı, fakat o iman cebrî -zorlama- bir iman olurdu, bunun için Allah Teala onlara vermiş olduğu hür irade çerçevesinde sorumlu tutmuş ve iman etme ile ayrılığa düşme hususunda serbest bırakmıştır) Onlar ayrılığa düşmekte devam edeceklerdir!
Osman Fırat
swap_vert close
Rabbin dileseydi ihtilafları bitmeyen insanlığı bir tek ümmet yapardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer Rabbin dilese idi, elbette bütün nâsı bir tek ümmet kılardı. Fakat onlar ihtilâf eder kimseler olmaktan geri durmayacaklardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
118, 119. Eğer Rabbin dileseydi bütün insanları hakta ittifak eden bir tek ümmet yapardı. Fakat O bunu irade etmediğinden ittifak etmemişlerdir ve işte böylece ihtilaf eder vaziyette devam edeceklerdir. Ancak Rabbinin lütfederek hakta birleşmeyi nasib ettiği kimseler bunun dışındadır. Esasen O, insanları bunun için yaratmıştır. Böylece, Rabbinin “Ben cehennemi, bütün cin ve insanlardan müstehak olanlarla dolduracağım. ” sözü gerçekleşecektir. [11, 99; 32, 13; 51, 56]
“ve li zâlike halekahum” cümlesi şu iki tefsire elverişlidir. Birincisi: Allah Teâlâ farklı olmalarını dilemiştir, onları neticede ihtilafa düşmüş olacakları bir şekilde var etmiştir. (Buna göre lâm, âkıbet ifade eder). İkincisi: Zamiri, en yakın mezkûrla irtibatlandırıp, Allah onları bu merhametine nail kılmak gayesiyle yaratmıştır. Bu âyet, mukadder bir soruya cevaptır. Hemen önceki kısımla ilgili olarak insan: “Neden yeterli sayıda salih insanlar yaratılmıyor?” gibi sorular soracak olursa Allah, hikmeti ile insanlara tercih hakkı verip sonuçlarına katlanma imkânını verdiğini bildirmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rabbin dileseydi, insanları bir tek ümmet yapardı. Ama ihtilaf edip durmaktadırlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer rabbin dilemiş olsa nâsı ümmet-i vâhide kılardı. Halbuki nâs muhtelifdirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eğer Rabbin insanları tek bir ümmet (toplum) yapmayı tercih etseydi yapardı.Ama onlar birbirlerine, sürekli muhalif olacaklardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer Rabbin dileseydi, insanları tek bir toplum kılardı. Fakat onlar bir türlü ihtilaftan kurtulamazlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Rabbin dileseydi insanları tek bir ümmet yapardı; fakat onların anlaşmazlıkları son bulmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer Rabbin dileseydi insanları elbette ki bir tek ümmet yapardı. Ama birbirleriyle çekişmeye devam edeceklerdir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger dilesedi çalabuñ ķıla-y-ıdı ādemįleri bir bölük daħı hemįşe olalar ŧartışıcılar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eger Tañrı Ta‘ālā dilese‐y‐di ḫalḳı bir ümmet ḳılurdı İslām dīniüstine. Daḫı dāyim ḫalḳ muḫtelif olurlar ḳıyāmet[e] degin.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər Rəbbin, istəsəydi bütün insanları (eyni dində olan) tək bir ümmət edərdi. Onlar (yəhudi, xaçpərəst, atəşpərəst və i. a. olmaqla dinləri barəsində) hələ də ixtilafdadırlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if thy Lord had willed, He verily would have made mankind one nation, yet they cease not differing,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If thy Lord had so willed, He could have made mankind(1622) one people: but they will not cease to dispute.
1622 Cf. 10:19 . All mankind might have been one. But in Allah's Plan man was to have a certain measure of free will, and this made differences inevitable. This would not have mattered if all had honestly sought Allah. But selfishness and moral wrong came in, and people's disputations became mixed up with hatred, jealousy, and sin, except in the case of those who accepted Allah's grace, which saved them. The object of their creation was to raise them up spiritually by Allah's grace. But if they will choose the path of evil and fall into sin, Allah's decree must be fulfilled, and His justice will take its course. In the course of that justice Hell will be filled with men and spirits, such is the number of those who go astray.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْ شَٓاءَ
ve eğer dileseydi
رَبُّكَ
Rabbin
لَجَعَلَ
elbette kılardı
النَّاسَ
insanları
اُمَّةً
bir ümmet
وَاحِدَةً
tek
وَلَا يَزَالُونَ
ama geri dur- mazlardı
مُخْتَلِف۪ينَۙ
ihtilaf edenler olmaktan
Eğer Rabbin dileseydi (bütün) insanları bir tek ümmet yapardı; ama onlar (yine de) ihtilaf etmekten geri durmazlardı.
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
اُمَّة
İsim
ا م م
Ümmet, topluluk
وَاحِدَة
İsim
و ح د
Bir, tek
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
زَالَ
Fiil-I
ز ي ل
Geri durdu, yok oldu, devam etti
مُخْتَلِف
Etken fiil-VIII
خ ل ف
Muhtelif, ihtilaf eden, çeşit çeşit, türlü