close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İllâ-lleżîne saberû ve’amilû-ssâlihâti ulâ-ike lehum maġfiratun veecrun kebîr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ancak sabredenler ve iyi işlerde bulunanlar müstesnadır. Öyle kişilerdir onlar ki onların hakkıdır yarlıganmak ve büyük bir ecir ve mükafat.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak (hem nimetlere hem de musibetlere karşı) sabredenler ve (Hakka bağlı, halka yararlı) salih ameller işleyenler hariç... İşte bağışlanma ve büyük ecire ulaşma bunlarındır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ancak güçlüklere göğüs geren ve güzel, yararlı işlerde bulunanlar böyle değildirler. İşte onlara bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ancak sabrederek mücadeleye devam edenler, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler, işte onlar için, koruma kalkanı, bağışlanma ve büyük mükâfatlar vardır.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/25; 36/11; 103/1-3.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak sabredip salih ameller işleyenler böyle değildirler. İşte onlara bağışlanma ve büyük ecir vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sabredenler ve salih amellerde bulunanlar başka. İşte bağışlanma ve büyük ecir bunlarındır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ancak her iki halde de sabredip sâlih amelleri işliyenler müstesnadır. İşte, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir sevap vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yalnız; sabredenler, uygun ve yararlı işler yapanlar hariç. (Bunlar böyle nankör olamazlar.) İşte onlara bağışlanma ve büyük bir ecir vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ancak sabredip güzel iş yapanlar böyle değildir. İşte onlar için, bir bağışlama ve büyük bir ödül vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Sabrederek, yararlı iş görenler, böyle değillerdir, onlar için bağış var, hem de büyük sevap var
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ancak sabreden ve güzel işler yapanlar bundan müstesnadır. İşte onlar için hem bir bağışlanma ve hem de büyük bir ödül vardır.
Cemil Said
swap_vert close
Sabır idenler ve a’mâl-i sâlihada bulunanlar mağfirete ve büyük mükâfâta nâil olacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bunların dışında, sabredip iyi işler işleyen kimseler, işte onlara mağfiret ve büyük ecir vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ancak sabredip salih amel işleyenler böyle değildir. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ancak sabredip, dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar böyle değildir. İşte onlar için bir bağış ve büyük bir mükâfat vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ancak (musibetlere)  sabredip güzel iş yapanlar böyle değildir. İşte onlar için bir bağış ve bir büyük mükâfat vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sabredenler ve erdemli işler yapanlar için ise bir bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ancak (her iki halde de) sabır gösterip iyi ameller işleyenler müstesnadır. İşte onlara bir mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ancak her iki halde sabredib salih salih ameller işliyenler başka, işte onlar için bir mağrifet ve büyük bir ecir var
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ancak (musibetlere) sabredip sâlih ameller işleyenler böyle değildirler. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir ecir vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ancak sabredenler ve sâlihâtı yapanlar hariç. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Derdlere, sıkıntılara) göğüs gerib de güzel güzel amel (ve hareketler) de bulunanlar böyle değil. (Günâhlarını) yarlığamak ve büyük mükâfat işte bunlar, bunlar içindir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ancak sabredip, sâlih ameller işleyenler müstesnâ. İşte onlar için bir bağışlanma ve(pek) büyük bir mükâfât vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ancak güçlüklere göğüs gerip iyi (yararlı) işler yapmış olanlar böyle değildirler. İşte onlara (ahiret gününde) bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır. *
(*) Yani insan kendisini yaratan kudret tarafından bazan varlık ve huzurla bazan yokluk ve sıkıntıyla imtihan edilmektedir. İnsanın her iki halde de Cenâb-ı Allah’ın hikmet ve iradesinin tecelli ettiğini, darlığın, bolluğun, hatta hayatın ve ölümün birer imtihan vesilesi olduğunu düşünüp darlığa sabretmesi, bolluğa şükretmesi gerekir. Şükür nimetin artmasına, nankörlük ise azalmasına sebep olur. Nitekim 11. âyette sıkıntılı hallerde ümitsizliğe kapılmayıp sabreden, bollukta ise şımarmayıp şükreden, yani nimetin hakkını verip amel işleyenlerin bağışlanacakları ve kendilerine büyük bir mükâfat verileceği bildirilmiştir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ancak (bu denemeler karşısında) sabır gösterenler ve doğru işler yapmaya devam edenler için, (Rablerinden) bağışlanma ve büyük mükafaatlar var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yalnız o kimseler ki katlandılar, iyilik işlediler, onlar başka. İşte onlar için yarlıgama, büyük karşılık vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sabredip iyi amel işleyenler başka. İşte onlar için yarlıganmak, büyük bir mükâfat vardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ancak sabredip/göğüs gerip iyi ve yararlı işler [sâlihât] yapanlar böyle değildirler. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sabredenler ve salih amellerde bulunanlar müstesna. İşte, bağışlanma ve yüce ecir bunlarındır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ancak sıkıntılı anlarda ümitsizliğe düşmeyen, nîmetlerden dolayı da şımarıp kibre kapılmayan, yani her iki durumda da sabretmesini bilen ve Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla güzel ve yararlı iş yapan kimseler elbette böyle değildir. İşte onlar için, Rab’leri tarafından bir bağışlanma ve muhteşem bir ödül vardır!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ancak sabretmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) olanlar başka! İşte onlar için büyük bir ödül ve bağışlanma vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sabredip yararlı faaliyette bulunanlar ise, Hem aftan istifade edecekler hem de büyük bir ödül sahibi olacaklardır ...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ancak doğruluk üzerinde azimli kararlı olan, sürekli iyi işler yapanlar böyle değildir. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ancak sabredip güzel işler yapanlar başka. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Sabreden ve (inandığı) iyi işleri yaşayanlar bunun dışındadır. Gerçek af ve en büyük mükâfat da bunlarındır.
Muhammed Esed
swap_vert close
[İnsanların çoğu böyledir; pek tabii] güçlüklere göğüs geren, dürüst ve erdemli davranan kimseler bunun dışında; işte bu sonrakiler ki, onları günahlarından ötürü arınma, bağışlanma ve büyük bir mükafat beklemektedir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yalnız sıkıntı ve darlıklara sabreden ve güzel işler yapanlar böyle şımarmazlar. İşte onlar için ilahi bir bağış ve muhteşem bir ödül vardır. 2/153- 155, 39/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ancak sabreden, ve ıslah edici iyilikler yapan kimseler (bu tavrı takınmazlar): İşte onlar için, ilâhî bir bağış ve muhteşem bir karşılık vardır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ancak (dertlere, sıkıntılara) sabredip salih ameller işleyenler elbet böyle değildir, onlar için bağışlanma ve büyük mükafat vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak sabredip salih amel işleyenler müstesnadır.. İşte onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sabredenler ve sâlih amellerde bulunanlar ise müstesna. İşte onlar var ya. Onlar için mağfiret ve pek büyük bir mükâfaat vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ancak her iki halde de sabredip makbul ve güzel işler yapanlar başka! İşte onlar için pek geniş bir mağfiret ve pek büyük bir mükâfat vardır. [103, 1-3; 36, 11; 2, 25]
Bu son bölümün, daha önce 7. âyette geçen imtihan konusu ile sıkı sıkıya ilgisi vardır. Zira gerek nimetlerin verilmesi, gerek dertlerin verilmesi, imtihan mevsimlerinden birer mevsimdir ve o âyette mücmel olan imtihanın tafsilatı kabilindendir. Mümine düşen, her iki halde de itidal ve istikametten ayrılmamaktır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ancak sabredip iyi işler yapanlar böyle değildir. İşte onlar için mağfiret ve büyük mükafat vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sabır idüb sâlih amel işleyenlere mağfiret ve büyük ecir ve mükâfât vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ama sabırlı olanlar ve iyi işler yapanlar böyle değillerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sabreden ve doğru hareket eden kimseler böyle değildir. İşte onlara, bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ancak sabreden ve güzel işler yapanlar bundan müstesnadır. İşte onlar için bir bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sabredip hayra ve barışa yönelik amel sergileyenler böyle yapmazlar. Bunlar kendileri için bir yarlıgama ve büyük bir ödül öngörülen kişilerdir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
illā anlar kim śabr eylediler daħı işlediler eyü işler şunları anlaruñdur yarlıġamaķ daħı müzd ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İllā ol kişiler ki ṣabr iderler zaḥmete, daḫı ol kişiler ki ‘amel‐i ṣāliḥ işlerlerve şükr iderler sābıḳ ve lāḥiḳ ni‘metlere. Anlaruñ barça yazuḳları baġışlanur,daḫı anlara ulu ecr vardur ki özi cennetdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Səbr edənlər və yaxşı işlər görənlər müstəsnadır. Məhz onları (günahlardan) bağışlanma və böyük bir mükafat gözləyir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Save those who persevere and do good works. Theirs will be forgiveness and a great reward.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Not so do those who show patience and constancy, and work(1508) righteousness; for them is forgiveness (of sins) and a great reward.
1508 Their attitude is the right one: to take ill fortune with fortitude and good fortune with humility, and in either case go on persevering in good deeds to their fellow creatures.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلَّا
an- cak
الَّذ۪ينَ
o kim-seler ki
صَبَرُوا
sabrettiler
وَعَمِلُوا
ve işlediler
الصَّالِحَاتِۜ
sâlih ameller
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
لَهُمْ
onlar için vardır
مَغْفِرَةٌ
bir
mağfiret
وَاَجْرٌ
ve bir mükâfat
كَب۪يرٌ
pek büyük
Ancak sabredip sâlih ameller işleyenler müstesna. İşte, onlar için bir mağfiret ve pek büyük bir mükâfat vardır.
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
صَبَرَ
Fiil-I
ص ب ر
Sabretti, sebât etti
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
صَالِحَات
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih ameller, sâliha kadınlar
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
مَغْفِرَة
İsim
غ ف ر
Mağfiret etmek
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
كَبِير
İsim
ك ب ر
Kebîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), pek büyük