Yine eğer ona sıkıntı ve darlık dokunduktan sonra bolluk ve genişlik tattıracak olursak, mutlaka, “o kötülükler (sıkıntılar) benden gitti, (bir daha gelmez)” diyecektir. Şüphesiz ki o, şımarık ve böbürlenen biridir. *
(*) Ayetin devamı göstermektedir ki, burada ve sonraki ayette geçen tür bildirici “insan” terimi, öncelikle ya Allah’ın varlığına kani olmayan ya da hakkı inkâr eğiliminde olan bilinemezci (agnostic)/vahye ilgisiz, umursamaz kimseleri îma etmektedir; bununla birlikte, terimin, daha geniş anlamıyla, Allah’a inandıkları halde dinî çaba ve duyarlık olarak zayıf olan ve dolayısıyla haricî şartların ve özellikle de çıkar ve statü hesaplarının tesiriyle kolayca sarsılıp yön değiştiren kimseleri de ifade ettiği söylenebilir. (M. Esed Meali Hûd-10. Ayet Açıklaması)