close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 109. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felâ teku fî miryetin mimmâ ya’budu hâulâ-(i)(c) mâ ya’budûne illâ kemâ ya’budu âbâuhum min kabl(u)(c) ve-innâ lemuveffûhum nasîbehum ġayra menkûs(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Artık bunların taptıkları şeylerin boşluğunda bir şüphen olmasın; önceden ataları nasıl tapıyorsa onlar da tıpkı o çeşit tapıyorlar ve biz de onların nasibini eksiksiz olarak vereceğiz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Artık şunların tapınmakta oldukları şeylerin (bâtıl oldukları) hususunda (ve bu şeytani şahısların ve tağutların yıkılacağı konusunda), sakın kuşkuda olma. Daha önceleri, ataları nasıl (şuursuzca) tapıyor idiyseler, bunlar da ancak böyle tapıyorlar. Şüphesiz Biz, onların (dünyalık yaşam fırsatını ve sonunda azap) paylarını eksiltmeksizin onlara ödeyeceğiz. (Çünkü sonunda herkes hak ettiğine erişecektir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber! Artık bunların taptıkları şeylerin, kendilerini felakete sürükleyeceğinden hiç kuşkun olmasın. Onların ahmakça tapınıp durdukları şeyler, atalarının da vaktiyle tapındığı şeylerdir. Biz de onların cezalarını eksiksiz vereceğiz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların tapmaya devam ettikleri şeylerin bâtıl olduğundan şüphen olmasın. Onlar, daha önce atalarının taptığına benzer şeylere tapıyorlar. Biz onların, hak ettikleri cezalarını kendilerine eksiksiz uygulayacağız.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şunların taptıkları(nın batıl olduğu) üzerinde hiç bir tereddüdün olmasın. Onlar ancak, daha önce babalarının taptıkları gibi tapıyorlar. Şüphesiz biz onların paylarını da eksiksiz vereceğiz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Artık onların tapmakta oldukları şeyler konusunda, sakın kuşkuda olma. Daha önceleri, ataları nasıl tapıyor idiyseler, onlar da ancak böyle tapıyorlar. Şüphesiz biz paylarını eksiltmeksizin onlara ödeyecek olanlarız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O halde, şu müşriklerin ibadet ettikleri putların dalâlet olduğunda sakın şüphe etme. Onlar, ancak babalarının önceden ibadet ettikleri gibi ibadet ediyorlar. Biz de onların azabdan olan nasiplerini muhakkak noksansız vereceğiz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bunların taptığı şeylerin batıllığı hakkında hiçbir şüphen olmasın. Daha önce babaları nasıl tapıyor idiyse, onlar da öyle tapıyorlar. Biz onların (azaptan) nasiplerini hiç eksiltmeden vereceğiz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Artık, onların taptıkları putlardan dolayı herhangi bir şüpheniz olmasın. Onlar da, daha önce babalarının taptığı gibi putlara tapıyorlar. Biz onların nasiplerini kesinlikle eksiksiz ödeyeceğiz.[218]
[218] Ataları taklit hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 319-323.  
Besim Atalay
swap_vert close
Şüphe etme, bunların tapındığı şeylere, bunlar atalarının taptıkları gibi tapınmaktalar, onların payını biz, eksiksiz vereceğiz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Resul!) Onların taptıkları şeylerin batıl olduğu konusunda şüpheye düşme! Onlar sadece, daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Şüphesiz biz (azaptan) paylarını ne düşüyorsa onu eksiksiz olarak (kendilerine) tastamam vereceğiz.
Cemil Said
swap_vert close
Müşriklerin neye tapdıklarına dâir şübhen olmasun ânlar evvelce âbâ ve ecdâdlarının tapdıklarına tapıyorlar ânların nasîblerini eksiksiz vireceğiz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bu putperestlerin taptıklarının batıl olduğunda şüphen olmasın; daha önce babalarının tapmış oldukları gibi onlar da taparlar. Onlara paylarını şüphesiz eksiksiz olarak ödeyeceğiz.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Şunların taptıkları şeylerin batıl olduğu konusunda şüpheye düşme. Onlar sadece, daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Şüphesiz biz onlara (azaptan) paylarını eksiksiz olarak tastamam vereceğiz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O halde onların taptıklarının boş şeyler olduğundan şüphen olmasın; onlar daha önce babalarının tapındığı gibi tapınmaktan başka bir şey yapmıyorlar. Biz onların hak ettiklerini elbette eksiksiz olarak vereceğiz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O halde onların tapmakta oldukları şeylerden (bu şeylerin onları azaba götürdüğünden)  şüphen olmasın. Çünkü onlar ancak daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Biz onların (azaptan)  nasiplerini mutlaka eksiksiz olarak vereceğiz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Şunların taptıklarından hiç bir kuşkun olmasın. Aynen daha önceki atalarının taptığı gibi tapıyorlar. Onların nasiplerini eksiksiz olarak kendilerine ödeyeceğiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O halde sakın şunların ibadet edişlerinden şüpheye düşme. Daha önce ataları nasıl ibadet ediyor idiyseler bunlar da öyle ibadet ediyorlar. Biz de kendilerine nasiplerini elbette eksiksiz olarak öderiz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O halde sakın şunların ıbadet edişlerinden şüpheye düşme başka değil atalarının ıbadeti gibi ıbadet ediyorlar, biz de elbet kendilerine tamamile nasîblerini veririz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! Müşrikler hakkında şüphe edenlere de ki: “Rabbim şöyle buyuruyor:) Onların tapmakta oldukları (bâtıl) şeylerden (dolayı kendilerine azâb edileceği hususunda) hiçbir şüphe içinde olma (yın)! Daha önce ataları (putlara) nasıl tapıyorlarsa, bunlar da onları (körü körüne) taklid ederek öylece (putlara) tapıyorlar. Biz de elbette onlara (azaptan) nasiplerini noksansız vereceğiz!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onların kulluk ettikleri hakkında¹ hiç kuşkun olmasın. Daha önce atalarının kulluk ettikleri gibi kulluk ediyorlar. Elbette paylarına düşeni eksiksiz olarak vereceğiz.
1- Müşriklerin, ilahlarına kulluk ettikleri hakkında.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Artık onların tapmakda oldukları şeyler (in kendilerini ne feci akıbetlere sürükleyeceğin) den şübhe içinde olma. Onlar, daha evvelden ataları nasıl tapıyorlar idiyse (başka suretle değil) tıbkı onun gibi tapıyorlar. Biz de elbet nasıyblerini (cezalarını) eksiksiz vericiyiz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Habîbim!) O hâlde şunların tapmakta oldukları şeylerden (dolayı kendilerine azâb edileceği husûsunda) hiçbir şübhe içinde olma! (Onlar da) ancak daha önce atalarının tapageldiği gibi tapıyorlar. Şübhesiz biz de onlara, (azabdan) nasiblerini elbette eksiksiz vericiyiz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey Resulüm!) O hâlde sen, onların tapmakta oldukları şeylerden (bu şeylerin onları felakete sürükleyeceği hususunda) şüphe içinde olma. Onlar ancak daha önce atalarının taptığı gibi (putlara) tapıyorlar. Biz de onların (azaptan) nasiplerini (hak ettikleri cezaları) mutlaka eksiksiz olarak vereceğiz.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların, daha önceki atalarının kulluk ettikleri şunlara (putlara) kulluk ettiklerinden asla şüphen olmasın. Bizde bu davranışlarından dolayı onlara paylarına düşeni, elbette eksiltmeksizin verenleriz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Artık onların taptıklarının ne olduğu üzerinde işkillenip durma. Bundan önce babaları nasıl tapıyorlar idiyse onlar da ancak öyle tapıyorlar. Biz onların paylarını besbelli, eksiksiz olarak veririz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Artık bunların taptıkları şeyin bâtıl olduğunda şüpheye düşme. Babaları bundan evvel nasıl tapınışlarsa onlar da ancak öyle tapıyorlar. Biz onların nasiplerini [¹] noksansız vereceğiz.
[1] Azaplarını.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Şunların taptıkları şeyler hakkında sakın bir kuşku/tereddüt [mirye] içinde olmayasın! Onlar daha önce babalarının taptığı gibi tapmaktan başka bir şey yapmıyorlar. Muhakkak ki Biz de onların (azaptan) nasiplerini eksiksiz vereceğiz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Artık onların tapmakta oldukları şeyler konusunda, sakın kuşkuda olma. Onlar sadece önceden babalarının taptıkları gibi tapıyorlar. Kuşkusuz biz, paylarını eksiltmeksizin onlara ödeyecek olanlarız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O hâlde, ey hak yolunun yolcusu! Allah’tan başka güçler önünde boyun eğen şuinsanların taptıkları o sahte ilâhların, onları en korkunç âkıbetle yüz yüze getireceği konusunda asla şüphen olmasın! Onların sağlam ve geçerli delillere dayanarak inkâr yolunu seçtiklerini sanma!Çünkü onlar, geçmiş atalarının inanç ve ibâdetlerini körü körüne ve ahmakça taklit etmekten başka bir şey yapmıyorlar. İşte bu yüzden Biz, cehennem azâbından paylarına ne düşüyorsa, onlara eksiksiz olarak vereceğiz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bunların kulluk ettiğinden kuşku içinde olma! Kulluk etmiyorlar, ancak önceden babalarının kulluk ettiği gibi kulluk ediyorlar. Elbette, biz de onlara paylarını eksiksiz vereceğiz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Onların tapındıkları putlar hakkında tartışmaya bile girme. Onlar sadece ataları gibi ibadet ediyorlar. Biz onlara, dünyadaki nasiplerini hiç kesinti yapmadan vereceğiz...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Rabbinin katında tek gerçek var. İnkâr edenlerin taptıkları onları felakete sürükler. Bundan hiç kuşkun olmasın! Bilseler onlar atalarının taptığı gibi kendi yalanlarına tapıyorlar. İnsanların çıkardığı yasalara uyarak yaşıyorlar. Biz yolumuzdan ayrılan inkârcıların hepsine cezasını eksiksiz vereceğiz! Sanmasınlar ki ataları kurtuldu da kendileri cezadan kurtulacak! İnkâr ederek yasalarımıza uymayanların tamamı cezalandırılacaktır. İnsanların yasalarına uyarak onları ilah edinenleri, Allah’a ortak-eş tutarak insanlara tapanların tamamı cezalandırılacaktır. Ayetlerimize aldırmayıp kendi çıkarlarına göre din (yol) uyduranların tamamı cezalandırılacaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onların tapmakta oldukları şeylerle ilgili şüphen olmasın! Onlar daha önce babalarının taptığından başka bir şekilde tapmıyorlar. Biz onların (azaptan) paylarını mutlaka eksiksiz olarak vereceğiz.
Mehmet Türk
swap_vert close
Onların taptıkları şeyler(in boş şeyler olduğu) hakkında, hiç şüphen olmasın. Çünkü onlar da daha önceki ataları nasıl ibâdet ediyorsa aynen öyle ibâdet ediyorlar. Şüphesiz Biz onlara hak ettiklerinin karşılığını, kesinlikle eksiksiz olarak vereceğiz.¹
1 Yani, onların hakkını da avucuna vereceğiz. Böylece belâlarını bulacaklar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
BUNUN İÇİNDİR Kİ, [ey Peygamber], o [eğri yolda olan] insanların tapınıp durdukları şeylerin ne idüğü hakkında en küçük bir şüphen olmasın: ¹³⁶ onların [ahmakça] tapınıp durduğu şeyler, atalarının da vaktiyle tapındığı şeylerdir. Onlara [iyi ya da kötü, her ne ki kazanmışlarsa] paylarına düşeni elbette eksiksiz vereceğiz. ¹³⁷
136 Yani, “onların inançlarının akla, sağduyuya dayandığını sanma”: Öncelikle, geçen pasajlarda anlatılan inkarcı toplumlar gibi, kendi eski inançlarıyla uyuşmuyor gerekçesiyle Allah’ın mesajına karşı çıkan müşrik Araplara ve genel olarak da, kelimenin en geniş anlamıyla, atalarından devraldığı sahte değerlere bağlı kalan ve bunun sonucu olarak sahte ya da gayritabii ahlakî standartlara uyan toplumlara ilişkin bir atıf. İnkarcı toplumları karakterize eden bu tutum -bu ayetin son cümlesinde işaret edildiği gibi- ya bu dünyada, ya ahirette, ya da her ikisinde birden kaçınılmaz olarak beraberinde acıyı, azabı ge-tirmektedir.137 Lafzen, “Paylarını tam olarak, eksiltmeden ödeyeceğiz”. Bu cümle hakkında yapılmış bir açıklama için bkz. bu surenin 15-16. ayetlerine dair 27. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Artık şu adamların neye ibadet ettiklerinden hiç şüphen olmasın, zira onlar, daha önce babalarının ibadet ettikleri gibi ibadet ediyorlar. Hiç şüphe yok ki biz onların payına düşeni eksiksiz ödeyeceğiz. 2/170-171, 37/69-70
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ARTIK, şu adamların (neye) kulluk ettiklerinden hiçbir kuşkun olmasın:[¹⁸⁰⁴] onlar, önceki atalarının kulluk ettiklerinden başkasına kulluk etmiyorlar. Şu var ki Biz, onların payına düşeni hiç eksiksiz ödeyeceğiz.[¹⁸⁰⁵]
[1804] Muhtemelen bu ibare, kendilerine “Siz Allah yerine putlara tapıyorsunuz” denilince, onların yaptığı “Biz bunlara sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!” (Krş: 39:3) savunmasını geçersiz kılmayı amaçlamaktadır. Yani onlar Allah’ı baş tanrı addedip tüm putları O’na ulaşma aracı kıldıklarını söyleyerek kendilerini savunsalar da, bu tavrın, onların Allah adına aracı tayin yetkisini kendilerinde görmek, dolayısıyla da “tanrısı olarak keyfi kanaatini benimseyen” (45:23) anlamına geldiği açıktır. Çünkü böyle bir davranış, “tanrı atama yetkisini” kendilerinde vehmettiklerinin göstergesidir. Bu vehim, onların tüm savunmalarını boşa çıkarmaktadır. [1805] Bu ifade, İbn Abbas tarafından kinaye yoluyla tehdit olarak algılanmamıştır. Yani, onlar Allah’a ait olanı O’nun dışındaki ve aşağı değerde varlıklara yakıştırmak sûretiyle Allah’ın hakkına tecavüze yeltenseler de, Allah onların haklarını tastamam verecek. Onlar Rablerinin hukukunu gözetmeseler de, Rableri onların hukukunu gözetecektir. Ne ki sonuçta kula, eşyaya ve benliğe kul olma yönündeki yanlış tercihleri akıbetlerini belirleyecektir. Dünyevî haz uğruna gösterdikleri tüm çabaların karşılığı yine bu dünyada verildiğinden, âhirette onların hiç bir payı kalmayacaktır (Krş: Âyet 15-16).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Müşriklerin (Rablerine ortak koşarak) putlara tapmalarından ötürü cezaya çarptırılacağından hiç kuşkun olmasın, onlar daha evvel ataları nasıl tapmıyor idiyse, aynı şekilde boş yere tapmıyorlar. Şüphe yok ki biz onlara, nasiplerini eksiksiz ödeyeceğiz. (Hak ettikleri cezayı mutlaka vereceğiz.)
Osman Fırat
swap_vert close
Şunların taptıkları şeylerin Onların atalarının önceden taptığı gibi taptığı şeyler olduğundan şüphen olmasın.. Biz onların da (ceza) paylarını eksiksiz vereceğiz!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık onların taptıkları şeyden bir şüphede bulunma. Onlar ibadette bulunmazlar, ancak evvelce babalarının taptıkları gibi tapınmakta bulunurlar. Ve Biz de şüphe yok ki, onlara nâsiplerini eksik olmaksızın ödeyeceğiz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Artık o müşriklerin taptıkları şeylerin kendilerini ne feci âkıbete sürükleyeceğinden hiç şüphen olmasın. Daha önce ataları nasıl tapınıyor idiyse bunlar da onları taklid ederek öylece tapınıyorlar. Biz de elbet müstehakları ne ise, eksiksiz tam tamına vereceğiz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Şunların taptıkları şeyler(in, yararsızlığın)dan hiç kuşkun olmasın. Onlar da önceden atalarının taptığı gibi tapıyorlar. Biz onların da paylarını eksiksiz vereceğiz!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Küffârın 'ibâdet iyledikleri şeylerin dalâlet oldığında şek itme. Onlar, babalarının evvelce 'ibâdet iyledikleri gibi 'ibâdet iderler ve onlara nasîblerini, noksan idilmeksizin virirriz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Taptıkları şeylerden dolayı onlarla tartışma[*]. Daha önce ataları nasıl ibadet etmişse bunlar da tıpkı o ibadeti yapıyorlar. Biz onların paylarını eksiltmeden tam veririz.
[*] والمِرْيَةُ بالكسر والضم: الشَّكُّ، والجَدَلُ. (القاموس المحيط)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Öyleyse sakın onların taptığı şeylerden kuşkun olmasın ki onlar, daha önce babalarının tapındığı gibi tapınıyorlar. Biz, onlara nasiblerini hiç eksiksiz ödeyeceğiz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Şunların taptıkları şey hakkında bir kuşkun olmasın. Bundan önce ataları nasıl tapıyor idiyse, bunlar da ancak öyle tapıyorlar. Biz ise onların nasiplerini hiç eksiksiz vereceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şunların kulluk etmekte oldukları şeyler yüzünden bir kuşku içine girme. Daha önce atalarının kulluk ettikleri gibi kulluk ediyorlar, hepsi bu. Biz onların da nasiplerini hiç eksiltmeden elbette vereceğiz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes olma şek içinde andan kim ŧapar şunlar ŧapmazlar illā nite kim ŧapar- ıdı ataları ilerüden. daħı bayıķ biz tamām degüricivüz anlara ülülerini eksinilmemiş.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes gümān içinde olma ol ma‘būdların[a] ki putlar[dur] ṭaparlar, ‘ibādeteylemezler illā ataları ‘ibādet eyledügi gibi. Anlardan burun daḫı biz anlaratamām virürüz naṣīblerini ‘aẕābdan eksük.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Elə isə bunların (bütpərəstlərin) tapındıqlarının (bütlərin) batil olmasına şübhə etmə. Onlar ancaq atalarının əvvəlcə ibadət etdikləri kimi (kor-koranə) ibadət edirlər. Biz onların qismətini əskiltmədən (tamam-kamal) verəcəyik!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So be not thou in doubt concerning that which these (folk) worship. They worship only as their fathers worshipped aforetime. Lo! We shall pay them their whole due unabated.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Be not then in doubt as to what these men worship. They worship nothing(1611) but what their fathers worshipped before (them): but verily We shall pay them back (in full) their portion(1612) without (the least) abatement.
1611 Their worship is not based on any spiritual attitude of mind. They merely follow the ways of their fathers. 1612 Allah will take fully into account all their motives in such mummery as they call worship, and they will have their full spiritual consequences in the future.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَا تَكُ
o hâlde olma
ف۪ي
için- de
مِرْيَةٍ
bir şüphe
مِمَّا
o şeyler- den ki
يَعْبُدُ
âbd olu-yorlar
هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ
şunlar
مَا يَعْبُدُونَ
tapmıyorlar
اِلَّا
an- cak
كَمَا
o şey gibi ki
يَعْبُدُ
tapıyordu
اٰبَٓاؤُ۬هُمْ
babaları
مِنْ قَبْلُۜ
önceden
وَاِنَّا
ve şüphe-siz Biz
لَمُوَفُّوهُمْ
elbet onlara tam vericiyiz
نَص۪يبَهُمْ
nasiplerini
غَيْرَ
değil
مَنْقُوصٍ۟
noksan
(Resulüm!) O hâlde sen onların âbd ol(up kulluk et)tikleri şeylerden (dolayı kendilerine azap edileceği hususunda) hiçbir şüphe içinde olma! Onlar ancak daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Şüphesiz Biz de onların (azaptan) nasiplerini mutlaka (kıyamet gününde) eksiksiz olarak vereceğiz.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مِرْيَة
İsim
م ر ي
Şüphe
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
اٰبَاء
İsim
ا ب و
Ataları, babaları
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مُوَفِّى
Etken fiil-II
و ف ي
Tam verici
نَصِيب
İsim
ن ص ب
Nasip, pay, parça
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
مَنْقُوص
Edilgen fiil
ن ق ص
Noksan