ARTIK, şu adamların (neye) kulluk ettiklerinden hiçbir kuşkun olmasın:[¹⁸⁰⁴] onlar, önceki atalarının kulluk ettiklerinden başkasına kulluk etmiyorlar. Şu var ki Biz, onların payına düşeni hiç eksiksiz ödeyeceğiz.[¹⁸⁰⁵]
[1804] Muhtemelen bu ibare, kendilerine “Siz Allah yerine putlara tapıyorsunuz” denilince, onların yaptığı “Biz bunlara sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!” (Krş: 39:3) savunmasını geçersiz kılmayı amaçlamaktadır. Yani onlar Allah’ı baş tanrı addedip tüm putları O’na ulaşma aracı kıldıklarını söyleyerek kendilerini savunsalar da, bu tavrın, onların Allah adına aracı tayin yetkisini kendilerinde görmek, dolayısıyla da “tanrısı olarak keyfi kanaatini benimseyen” (45:23) anlamına geldiği açıktır. Çünkü böyle bir davranış, “tanrı atama yetkisini” kendilerinde vehmettiklerinin göstergesidir. Bu vehim, onların tüm savunmalarını boşa çıkarmaktadır.
[1805] Bu ifade, İbn Abbas tarafından kinaye yoluyla tehdit olarak algılanmamıştır. Yani, onlar Allah’a ait olanı O’nun dışındaki ve aşağı değerde varlıklara yakıştırmak sûretiyle Allah’ın hakkına tecavüze yeltenseler de, Allah onların haklarını tastamam verecek. Onlar Rablerinin hukukunu gözetmeseler de, Rableri onların hukukunu gözetecektir. Ne ki sonuçta kula, eşyaya ve benliğe kul olma yönündeki yanlış tercihleri akıbetlerini belirleyecektir. Dünyevî haz uğruna gösterdikleri tüm çabaların karşılığı yine bu dünyada verildiğinden, âhirette onların hiç bir payı kalmayacaktır (Krş: Âyet 15-16).