close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 110. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad âteynâ mûsâ-lkitâbe faḣtulife fîh(i)(c) velevlâ kelimetun sebekat min rabbike lekudiye beynehum(c) ve-innehum lefî şekkin minhu murîb(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki biz Musa'ya da kitap vermiştik de onda ihtilafa düşmüşlerdi; Rabbinin taktir ettiği vaadi olmasaydı çoktan aralarında hükmedilir, iş bitmiş olurdu ve onlar, gerçekten de bu hususta şiddetli bir şüphe ve tereddüd içinde kalmışlardır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçekten Biz, Musa’ya kitabı verdik, (ama Yahudiler) onun hakkında anlaşmazlığa (ihtilafa) düşüp (yanlış yorumlara ve yozlaştırmalara başlamıştı.) Eğer Rabbinden bir söz geçmiş (va’ad edilmiş) olmasaydı, mutlaka aralarında hüküm verilmiş (ve cezaları kesilmiş) olacaktı. Gerçekten onlar (münafıklar ve kalbi marazlılar) bundan (Kur’an’dan) yana da kuşku verici bir tereddüt içindedirler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve gerçek şu ki, Biz Musa'ya da öz olarak aynı nitelikleri içeren bir kitap olan Tevrat'ı verdik. İnsanların bir kısmı, ona karşı kendi görüşleriyle karşı çıktılar. Eğer Rabbin tarafından, önceden takdir edilmiş bir karar olmasaydı, şüphesiz aralarında hemen hüküm verilmiş ve hak eden, cezasını bulmuş olurdu. Şüphesiz ki, Mekke'liler bu Kur'ân hakkında ciddi bir şüphe ve güvensizlik içindedirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun biz Mûsâ'ya kutsal kitabı vermiştik. Hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, Mûsâ'ya ve Tevrat'a itibar etmedikleri için, Tevrat'ta da ihtilâfa düşüldü. Eğer insanların sorumlu tutularak muhakeme edileceği, mükâfata nâil olanla cezaya müstehak olanların hükümlerinin kesinleşeceği ile ilgili, rahmeti gazabına baskın olan Rabbinin koyduğu-kurduğu, mühlet verilen bir düzen olmasaydı, onların aralarında âcilen yargı gerçekleştirilir, hüküm icra edilirdi. Hâlâ onlar, hak kitaba, Kuran'a karşı da sû-i zanlarının-art niyetlerinin beslediği şüpheler içindedirler.
bk. Kur’an-ı Kerim, 6/156; 10/19; 17/15; 20/129-130.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun Musa'ya Kitab'ı verdik de onda ayrılığa düşüldü. Eğer Rabbin tarafından önceden bir söz geçmiş olmasaydı aralarında hüküm verilmiş olurdu. Onlar bunun (Kur'an'ın) hakkında gocundurucu bir tereddüt içindedirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, Musa'ya kitabı verdik, onda anlaşmazlığa düşüldü. Eğer Rabbinden bir söz geçmiş (verilmiş) olmasaydı, mutlaka aralarında hüküm verilmiş olacaktı. Gerçekten onlar, bundan (Kur'an'dan) yana kuşku verici bir tereddüt içindedirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yemin olsun ki, biz Mûsa'ya Tevrat'ı verdik de onun hakkında (bazısı inanıp, bâzısı inanmamak suretiyle) ihtilâfa düşüldü. Eğer Rabbinden bir kelime (ilâhi bir takdîr) bulunup geçmiş olmasaydı, hemen aralarında hüküm verilmiş, cezaları görülmüştü. Gerçekten (Ey Rasûlüm) senin milletinin kâfirleri de Kur'ân dan kuşkulandırıcı bir şüphe içindedirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Biz Musa’ya kitabı verdik. Onun hakkında da ihtilaf ettiler. Eğer Rabbinden verilmiş bir söz olmasaydı, yargılanıp işleri bitecekti. O kâfirler, bu vahiy hakkında kuşku verici bir şüphe içindedirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz Mûsâ'ya Kitâb'ı vermiştik de onda ihtilafa düşüldü. Rabbinin önceden verilmiş bir sözü olmasaydı, aralarında hüküm verilirdi. Elbette onlar Kur'ân hakkında derin bir şüphe içindedirler.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz Musa'ya kitap verdik, orada ayrışıldı, Tanrından bir söz geçmemiş bulunsaydı, her işleri biterdi, onlar şüphede, ondan güman ederler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik de ona iman konusunda (insanlar) görüş ayrılığına düştüler. Eğer Rabbinin daha önce verilmiş kesin hükmü olmasaydı, o anlaşmazlığa düşenler hakkında çoktan hüküm verilirdi. Onlar hâlâ da (Kur'an) hakkında derin bir şüphe içindedirler.
Cemil Said
swap_vert close
Mûsâ’ya kitâb virdik bu kitâb üzerine ihtilâf itdiler eğer Allâh ’azâbını te’hîr itmeye idi ihtilâfları çabuk biter idi. Senin kavmindeki kâfirler de Kur’ân’dan şübhe idiyor.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, Musa'ya Kitap verdik; onda ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinin verilmiş bir sözü olmasaydı, aralarında çoktan hükmedilmiş olurdu. Doğrusu onlar, Kitap'ın Allah katından olduğunda şüphe ve endişe içindedirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, biz Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) vermiştik de onun hakkında ayrılığa düşülmüştü. Eğer daha önce Rabbinin bir sözü geçmemiş olsaydı, elbette aralarında hüküm verilirdi. Onlar da (müşrikler de) o Kur’an hakkında derin bir şüphe içindedirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gerçek şu ki biz Mûsâ’ya da kitabı vermiştik; onda da ihtilâfa düşüldü. Eğer rabbin tarafından daha önce verilmiş bir söz olmasaydı işleri bitirilirdi. Onlar kitap hakkında derin bir şüphe içindedirler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik; fakat onda ihtilaf edildi. Eğer Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, elbette onların arasında hüküm verilmişti (ve işleri de bitirilmişti).  Şüphesiz ki onlar (Mekkeliler)  de Kur'an hakkında derin bir şüphe içindedirler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Musa'ya kitabı verdik; ancak onda anlaşmazlığa düştüler. Rabbinin verilmiş bir sözü olmasaydı aralarında hüküm verilecekti. Onlar ondan kuşku içindedirler, kararsızdırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun ki, Musa'ya kitabı verdik, yine de onda ihtilafa düşüldü. Eğer Rabbinden daha önce verilmiş bir karar olmasa idi, elbette haklarında hüküm verilmiş bitmişti. Muhakkak ki onlar, bundan kuşkulu bir şüphe içindedirler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kasem olsun ki Musâya kitabı verdik de onda ıhtılâf edildi, rabbından bir kelime sebk etmiş olmasa idi elbette aralarında huküm verilmiş bitmişti, ve her halde onlar bundan kuşkulu bir şekk içindedirler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, biz Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrât’ı) verdik. (Fakat kavmi) O’nun hakkında ihtilâfa düştüler. (Kimi onu tasdik etti, kimi ise nefsine ve şeytana uyarak onu yalanladı.) Eğer Rabbin tarafından (azabın âhirete tehirine dair) önceden takdir edilmiş bir hüküm olmasaydı, elbette aralarında hüküm (çoktan) verilmiş olurdu. Şüphesiz ki onlar (müşrikler de) onun (Kur’ân’ın) hakkında derin bir şüphe içindedirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun! Mûsâ'ya Kitap'ı verdik de onda anlaşmazlığa düştüler. Rabb'in tarafından önceden takdir edilmiş bir karar olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlar¹ da bunun hakkında kuşku ve güvensizlik içindedirler.²
1- Yahudiler, Musa'ya verilen Kitap hakkında. 2- Müşrikler de tıpkı onlar gibi Kur'an hakkında kuşku ve güvensizlik duymaktadırlar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki biz Musâya o kitabı (Tevrâtı) verdik de onun hakkında da ihtilâf edildi. Eğer Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı elbette aralarında (şimdiye kadar) hüküm verilmiş bitmişdi bile. Hakıykat onlar (senin kavmin) bu (Kur'an) dan yana şiddetli bir tereddüd ve şübhe içindedirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki Mûsâ'ya Kitâb'ı (Tevrât'ı) verdik; fakat onda ihtilâfa düşüldü(bazısı îmân etti, bazısı etmedi). Fakat Rabbin tarafından (azâbın te'hîrine dâir) önceden söylenmiş bir söz olmasaydı, elbette aralarında hüküm (çoktan) verilmiş olurdu. Çünki doğrusu onlar (kavmindeki kâfirler), bundan (Kur'ân'dan), (kendilerine) kuşku veren ciddî bir şübhe içindedirler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve gerçekten, biz Musa’ya Tevrat’ı vermiştik de onun hakkında (bazısı inanıp, bazısı inanmamak suretiyle) ihtilafa düşülmüştü. Ve eğer Rabbinden bir söz (hesabın kıyamet gününde görüleceği) geçmemiş olsaydı onların aralarında mutlaka hüküm (dünyada) verilmiş olurdu. Oysa şüphesiz onlar (o senin zamanında kitap ehlinden yaşayanlardan inanmayanlar) ondan (hâlâ) koyu bir kuşku içindedirler. *
(*) 110. âyette kitap hakkında derin bir şüphe içinde oldukları bildirilenlerin Kur’an hakkında şüphe eden müşrikler olduğunu söyleyenler varsa da, âyetin bağlamı dikkate alındığında bunların Tevrat hakkında şüphe eden İsrâiloğulları yani Hz. Mûsâ’nın kavmi olduğu anlaşılır (krş. Şûrâ 42/14). Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 203-205)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Musa ya da bir kitap indirmiştik. Sonra kitabın içeriğinde ihtilafa düşüldü. Daha önce Rabbinden verilmiş bir söz olmasaydı, ihtilafa düşenler hakkında hemen azap hükmü verilirdi. Şurası bir gerçek ki onlar, kitap hakkında şüphe ve güvensizlik içinde idiler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
And olsun ki Biz Musa’ya Kitap’ı verdik. Bunun üzerine aralarında anlaşmazlık oldu. Eğer çalabın söz vermiş olmasaydı onların arası çoktan kesenkes yargılanmış olurdu. Onlar şimdi bile bu kitap için kuşkulandırıcı bir şüphe içinde bulunuyorlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz Musa/ya Kitap vermişiz. Bunun üzerine onda ihtilâf vâki oldu. Eğer Rabbin tarafından bir söz [²] geçmeseydi daha dünyada iken işleri biterdi. Halbuki onlar [³] kuvvetli bir şüphe içindedirler.
[2] Hesap ve cezalarının Kıyamet gününe tâlik olunduğuna dair hükm-ü ezeli.[3] Senin kavmin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Musa’ya Kitab’ı verdik fakat onda da ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden, önceden verilmiş bir söz/kelime olmasaydı, aralarında hüküm çoktan verilmiş olurdu. Muhakkak ki onlar kaygı verici [murîb] bir ikilem [şekk] içindedirler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz Musa'ya kitab verdik de derken onda ayrılığa düşüldü. Eğer Rabbinin verilmiş bir sözü olmasaydı, aralarında mutlaka hükmedilmiş olurdu. Gerçekten onlar, bundan (azaptan) yana kuşku verici bir şüphe içindedirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçek şu ki, bir zamanlar Mûsâ’ya Kitabı vermiştik, fakat Yahudiler, Tevrat adıyla anılan bu kitabı sonradan bozup değiştirmiş ve onda ayrılığa düşmüşlerdi. Eğer bu dünyanın imtihân yeri olduğuna ve her şeyin tam karşılığının âhirette verileceğine dâir Rabb’in tarafından ezelden ortaya konulmuş bir yasa olmasaydı, aralarında çoktan hüküm verilmiş ve kötüler derhal cezalandırılıp her türlü anlaşmazlık bitirilmiş olurdu. Fakat ilâhî hikmet, bu dünyanın bir mücâdele ve imtihân yurdu olmasını uygun gördü. Doğrusu onlar, Tevrat’a gerçek anlamda iman etmiyorlar, aksine, onun hakkında tutarsız, mantıksız ve karmakarışık şüpheler içinde bocalayıp duruyorlar. Nitekim Kıyamete kadar nice inkârcılar da, Kur’an hakkında benzer şüphe ve çelişkiler içinde olacaklardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun Kitab’ı Musa’ya verdik! Onda ihtilaf edildi. Senin rabbinden verilmiş bir kelime / söz olmasaydı, elbette, aralarında hükmedilirdi. Onlar da bundan kuşku verici şüphe içindedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Musa'ya Tevratı indirdik. Bu Kitap konusunda derin görüş ayrılıkları oluştu. Şayet Rabb'inin vaktiyle verilmiş sözü olmasaydı, onların işi çoktan bitmişti. Onlar hâla bu Kitap yüzünden içlerini kemiren bir şüphe içindedirler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Musa’ya kitabı verdik! Onlara katımızdan ilim gelince ayrılığa düştüler. Şeytana uyup ayetlerimiz üzerinde gereksiz tartışmalar yaparak ayrılığa düştüler. Cezanın belirli bir süreye kadar ertelenmesine dair söz vermemiş olsaydık; derhal aralarında hüküm verilirdi. Tıpkı Musa’nın kavmi gibi senin kavminde okunan ayetlerimizden kuşku duyuyorlar. Şüpheleri başlarına felaket olacaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki biz Musa’ya da Kitabı vermiştik fakat onda anlaşmazlığa düşülmüştü. Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, elbette aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz ki onlar (Mekkeliler) de ondan (Kur’an’dan) kuşkulandıran bir şüphe içindedir. [*]
Benzer mesaj: Fussilet 41:45.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun ki Biz, Mûsa’ya kitabı verdik, fakat bu kitap hakkında da görüş ayrılığına düşüldü. Eğer Rabbinin önceden verilmiş bir sözü¹ olmasaydı, onların hesabı (dünyada) görülürdü. Onlar (şimdi) bu (Kur’an)dan da çok ciddî bir şüphe içerisindeler.²
1 Cezâ ve mükâfatın âhirette olacağına dâir.2 Yani sûrenin başında 13. âyette geçtiği gibi “O (Kur’an’ı) kendisi uydurdu” diye, iftiraya başladılar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve gerçek şu ki, Biz Musa’ya da [öz olarak aynı ilkeleri içine alan bir] kitap verdik, insanların bir kısmı ona karşı (da) kendi görüşleriyle karşı çıktılar. ¹³⁸ Eğer Rabbin tarafından önceden takdir edilmiş bir karar olmasaydı, şüphesiz, aralarında [hemen, o safhada] yargı gerçekleştirilir (ve işleri bitirilir)di: ¹³⁹ çünkü, onlar da (sana karşı çıkan kimseler gibi) [kendilerini Allah’a çağıran] kişi hakkında ciddî bir şüphe ve güvensizlik göstermişlerdi. ¹⁴⁰
138 Lafzen, “onda (da) anlaşmazlığa/ayrılığa düşüldü”, ya da “onun hakkında (da) karşıt görüşler ortaya atıldı”: bu cümlenin anlamı şu ki: Muhammed (s)’in çağdaşlarının yaptığı gibi, Hz. Musa’nın tebliğ ettiği insanlardan bir kısmı kitabı kabul etti, bir kısmı da onun gösterdiği yolda yürümeyi reddetti.139 Lafzen, “aralarında elbette karar verilirdi/verilmiş olurdu”. -Yani, cezalandırılmalarının Kıyamet Günü’ne kadar erteleneceği konusunda Allah’ın takdiri (kelime, lafzen, “söz”) olmamış olsaydı bu toplumlar yok edici bir felaketle hemen cezalandırılırlardı (karş. 10:93’ün son cümlesi ve ilgili 114. not).140 Karş. 2:55 -“Ey Musa, doğrusu Allah’ı kendi gözümüzle görmedikçe sana asla inanmayacağız!”  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun ki biz Musa’ya da kitap vermiştik de onlar, onda da görüş ayrılığına düşmüşlerdi. Eğer daha önce Rabbin tarafından verilmiş bir kelime/söz olmasaydı, aralarında hüküm verilir ve işleri bitirilirdi. Onlar hala bundan da şüphe içindedirler. 6/91, 14/5, 35/45, 45/16-17
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu Biz Musa’ya da kitap vermiştik ve onda da ayrılığa düşmüşlerdi: Ne ki eğer Rabbin tarafından daha önceden bir yasaya bağlanmamış olsaydı, onların kendi aralarında (daha başından) hüküm verilip iş bitirilirdi.[¹⁸⁰⁶] Çünkü, (tıpkı Mekkeliler gibi) onlar da onun hakkında önce şüpheye düştüler, nihayet (şüphelerinden de) kuşku duydular.[¹⁸⁰⁷]
[1806] Benzer bir ibare için bkz: 10:19. [1807] Veya: “..şüphelerinden kuşku duyacak bir hâle geldiler.” Raybın “ya doğruysa” kaygısı içeren bir kuşku olduğuna dayanarak (Bkz: 9:110, not 140).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki Musa'ya Kitab'ı verdik, derken onda ayrılığa düşüldü. (Kimi iman etti, kimi de onu inkar etti. Senin kavmin arasında da Kur'an hakkında ayrılığa düşenler var) Eğer Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, elbette aralarında derhal hüküm verilmiş (işleri bitirilmiş) olurdu. Kuşkusuz onlar (Mekkeli müşrikler) bundan dolayı (Kur'an’dan dolayı) derin bir kuşku içindedirler. ("Kur'an'ı, Muhammed kendi uydurdu" diyenler bile, yaptıkları bu iftiraya kendileri de inanmıyorlar)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve şüphesiz biz Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) vermiştik de onun hakkında ayrılığa düşülmüştü. Eğer daha önce Rabbinin bir sözü geçmemiş olsaydı, elbette aralarında hüküm verilirdi. Ve kesinlikle Onlar onun (kitap) hakkında derin bir şüphe içindedirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve yemin olsun ki, Mûsa'ya kitabı verdik. Derken onda ihtilâf olundu. Eğer Rabbin tarafından bir kelime geçmiş olmasa idi elbette aralarında hükmolunurdu. Ve muhakkak ki, onlar ondan ızdıraba düşüren şiddetli bir şüphe içindedirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Mûsâ'ya Tevrat'ı verdik. Kur'ân hakkında senin halkının yaptığı gibi onun hakkında da ihtilâf edip kimi iman, kimi inkâr etti. Şayet Rabbinin, insanlara mühlet verme vaadi olmasaydı, elbette haklarında nihâi hüküm verilmiş, iş bitirilmiş olurdu. Bu gerçeğe rağmen, senin halkın hâlâ, Kur'ân'dan ve azaptan yana şiddetli bir tereddüt ve şüphe içindedir. [10, 19; 17, 15; 20, 129-130; 6, 156]
Meal, Nesefî’nin yaptığı isabetli ve güzel tefsire göre verilmiş, böylece konular arasında ilişki kurulmuştur.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun, Musa'ya Kitabı verdik, onda da ayrılığa düşüldü. Rabbin, (süre tanıyacağına) söz vermemiş olsaydı, derhal aralarında hüküm verilmiş, (hak eden, cezasını bulmuş) olurdu. Onlar, bu(Kur'a)n'dan kuşkulu bir şüphe içindedirler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz Mûsa'ya kitâb ıvirdik, kavmi o kitâbda ihtilâf iylediler. Eğer onların te'hîr-i 'azâbı hakkında hüküm sebk itmemiş olsa idi, onların aralarında hüküm olunur ve haklarında kazâ cârî olurdı. (Yâ Muhammed) Senin kavmin de Kur'ân'da şek iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Musa’ya o kitabı verdik; hemen ihtilafa düştüler. Rabbinin daha önceki sözü olmasaydı aralarında hüküm verilirdi. O kitaptan dolayı onlar, içlerini kemiren bir şüphe içindedirler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Musa'ya kitab vermiştik. Onda ihtilaf ettiler. Daha önce Rabbin tarafından verilmiş bir söz olmasaydı, aralarındaki ihtilaf halledilirdi. Onlar, hala ondan şek ve şüphe içindedirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz Musa'ya kitabı verdik; sonra onda anlaşmazlık çıktı. Eğer daha önce Rabbin tarafından verilmiş bir söz(19) olmasaydı, işleri çoktan bitirilirdi. Hâlâ da onlar kitap hakkında derin bir şüphe içindeler.
(19) İnsanlara mühlet verilmesi ve ödül ile cezanın kıyamet gününe bırakılmasına dair hüküm.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, Mûsa'ya Kitap'ı verdik de onda da ihtilafa düşüldü. Rabbinden bir kelime, önceden gelmiş olmasaydı, aralarında iş mutlaka bitirilirdi. Onlar bunun hakkında, kafaları karıştıran bir kuşku içindedirler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ virdük mūsā’ya kitāb’ı ya'nį tevrįt’i pes ŧartışıķ olındı anuñ içinde ya'nį yalan duttılar. daħı eger degülmişse bir söz kim ilerü geçdi çalabuñdan ḥükm olınayıdı [118b] aralarında. daħı bayıķ anlar gümān içindedür andan gümān bıraġıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz virdük Mūsāya Tevrātı. Kimi īmān getürdi, kimi kāfir oldı. Daḫıeger bir kelime sābıḳ olmasa‐y‐dı Tañrı Ta‘ālādan ḥükm olurdı aralarında.Daḫı anlar ḳıyāmet olmaġına inanmazlar, gümān iderler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz Musaya kitab (Tövrat) verdik və onun (Qur’anın) barəsində də ixtilaf düşdü (yəhudilərin bə’zisi isə inanmadı). Əgər Rəbbindən öncə bir söz (ilahi hökm, təqdir) olmasaydı (cəza qiyamətə saxlanılmasaydı), şübhəsiz ki, (hələ dünyada ikən) işləri bitmişdi. (Ya Rəsulum!) Həqiqətən, onlar (yəhudilər və ya Məkkə müşrikləri) onun (Qur’anın) barəsində də şəkk-şübhədədirlər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We verily gave unto Moses the Scripture, and there was strife thereupon; and had it not been for a Word that had already gone forth from thy Lord, the case would have been judged between them, and Lo! they are in grave doubt concerning it.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We certainly gave the Book to Moses, but differences arose therein: had it not been that a word had gone forth before from thy Lord, the matter would have been decided(1613) between them, but they are in suspicious doubt concerning it.(1614)
1613 Cf. 10:19 . Previous revelations are not to be denied or dishonoured because those who nominally go by them have corrupted and deprived them of spiritual value by their vain controversies and disputes. It was possible to settle such disputes under the flag, as it were, of the old Revelations, but Allah's Plan was to revive and rejuvenate His Message through Islam, amongst a newer and younger people, unhampered by the burden of age-old prejudices. 1614 Cf. 11:62. There is always in human affairs the conflict between the old and the new-the worn out system of our ancestors, and the fresh living spring of Allah's inspiration fitting in with new times and new surroundings. The advocates of the former look upon this latter not only with intellectual doubt but with moral suspicion, as did the People of the Book upon Islam, with its fresh outlook and vigorous realistic way of looking at things.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
ve and- olsun
اٰتَيْنَا
verdik
مُوسَى
Mûsâ'ya
الْكِتَابَ
kitabı
فَاخْتُلِفَ
fakat ihtilafa düşüldü
ف۪يهِۜ
onda
وَلَوْلَا
ve eğer olmasaydı
كَلِمَةٌ
bir söz
سَبَقَتْ
geçmiş
مِنْ رَبِّكَ
Rabbin tarafından
لَقُضِيَ
elbette hü-küm verilirdi
بَيْنَهُمْۜ
aralarında
وَاِنَّهُمْ
muhakkak ki onlar
لَف۪ي
elbette içindedirler
شَكٍّ
bir şüphe
مِنْهُ
ondan
مُر۪يبٍ
kuşku veren
Andolsun Biz Mûsâ'ya kitabı (Tevrât'ı) verdik; fakat onda ihtilafa düşüldü (bazısı iman etti, bazısı etmedi). Eğer Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir söz (hüküm) olmasaydı, elbette (ihtilafa düştükleri konuda) onların arasında (hemen) hüküm verilirdi. Muhakkak ki o (kâfir)ler de Kur'ân hakkında derin bir şüphe içindedirler.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
اِخْتَلَفَ
Fiil-VIII
خ ل ف
İhtilafa düştü, ayrılığa düştü
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
لَوْلَا
Tahdid edatı + Şart edatı
لَوْلَا
olmamış olsa, olmasa, keşke, eğer olmasaydı
كَلِمَة
İsim
ك ل م
Kelime, söz
سَبَقَ
Fiil-I
س ب ق
Öne geçti, kaçtı, gelip geçti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
قَضَى
Fiil-I
ق ض ي
Hükmetti, bitirdi, hüküm verdi, takdir etti, tamamladı, yerine getirdi, karar verdi
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
شَكّ
İsim
ش ك ك
Şüphe
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُرِيب
Etken fiil-IV
ر ي ب
Kuşku veren, şüpheci