close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 106. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feemmâ-lleżîne şakû fefî-nnâri lehum fîhâ zefîrun veşehîk(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ama kutsuz olanlar, gerçekten de ateştedir, onların inliyerek nefes almaları da oradadır, biten bir inilti gibi nefes vermeleri de.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Küfür ve zulümleri yüzünden) Mutsuz olanlar ateştedirler, onlar için orada (kahırla ve acıyla inlemeleri ve öyle) bir nefes alıp vermeleri vardır (ki korkunç bir manzaradır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O gün mutsuz olanlar, dünyadayken yaptıklarından dolayı, ateşte yaşayacaklar ve orada ah çekip inleyeceklerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bedbaht olanlar, dünyada işledikleri kötülüklerden dolayı Cehennemdedirler. Onlar orada şiddetli iniltiler ve hırıltılar içindedirler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bedbaht olanlar ateştedirler. Onların orada korkunç çığlıkları ve inlemeleri vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Mutsuz olanlar ateştedirler, onlar için orada (kahırla ve acıyla) nefes alıp vermeler vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Muazzeb olanlar, ateştedirler ki, onlar için orada feci bir inilti ve soluma vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Mutsuz olanlar, ateş içindedirler, orada feryad-u figan ederler.(1)
(1) Veya sıkıntılarından zor nefes alıp verirler.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bedbaht olanlar ateştedir, orada olanların bir nefes alıp vermeleri vardır ki!
Besim Atalay
swap_vert close
Mutsuz olanlar, cehennemdedir, onlar göğüs geçirirler, onlaradır hıçkırık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
106-107. Mutsuz olanlar (dünyadayken yaptıklarından ötürü) ateşte (yaşayacak) ve orada ah çekip inleyeceklerdir. Rabbin aksini dilemedikçe, gökler ve yer yerinde durduğu sürece onlar orada kalacaklardır. Şüphesiz Rabbin dilediğini istediği gibi yapandır.
Bkz. 21/101“Rabbin aksini dilemedikçe” söylemi, cehennem sakinlerinin azabının belli bir zaman sonra Allah tarafından sonlandırılabileceği konusunda bir ümit olabilir. Bu konuda kesin bir şey söylemek asla doğru olmaz. Sadece Allah’ın engin ve sınırsız rahmetini düşünerek ihtimal dâhilinde yorum yapılabilir.  
Cemil Said
swap_vert close
Ateşe atılacak bedbahtlar haykıracaklar âh ve vâh idecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bedbaht olanlar cehennemdedirler. Onlar orada ah edip inlerler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Mutsuz olanlara gelince; cehennemdedirler. Onların orada şiddetli bir soluyuşları vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bedbaht olanlar ateştedirler, orada onlar her nefeste acıdan inleyip feryat ederler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bedbaht olanlar ateştedirler, orada onların (öyle feci)  nefes alıp vermeleri vardır ki.
Edip Yüksel
swap_vert close
Talihsizler ateştedir. Onlar orada sızlayıp inlerler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bedbaht olanlar ateştedirler. Onlar orada başka türlü soluyacak, başka türlü haykıracaklar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İmdi bedbaht olanlar ateştedirler, orada onlara öyle bir soluyuş ve hıçkırış vardır ki
Emrah Demiryent
swap_vert close
106-107. Şakî olanlar ateştedirler. Onlar orada her nefeste acıdan inleyip feryat ederler. (Âhiret âlemine ait) gökler ve yer durdukça, onlar cehennemde ebedî olarak kalacaklar. (Ancak) Rabbinin dilediği müstesnâ (cehennem azabına müstahak olmuş günahkâr mü’minler, cehennemde ebedî kalmaz, günahkâr mü’minler cezalarını çektikten sonra cennete girecektir) Şüphesiz Rabbin, dilediğini yapandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Mutsuz olanlar ateştedir. Onlar, orada hıçkırırlar, inleyip dururlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şakıy olanlara gelince: Onlar ateşdedirler ki orada (çok fecî) bir nefes alıb vermeleri vardır onların.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte şaki olanlara gelince, artık (o gün) ateştedirler; onlar için orada ızdırablı (ve çirkin bir sesle) nefes alma ve (çirkin bir hıçkırıkla) nefes verme vardır!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ama (dünyada işledikleri kötülüklerden dolayı) mutsuz olanlar, ateştedirler. Onlar için orada feci bir inilti ve soluma vardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şimdi başkaldıranlara (şakiler) gelince, onların ateşin içerisinde feryat edip bağırıp, çağırıp iç çekmekten başka yapacakları bir şey yok.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte o kimseler ki mutsuzdurlar, ateş içinde olacaklardır. İşte onlar için orada soluk alıp soluk verme vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bahtsız olanlar ateş içinde bulunurlar, orada yüksek sesle soluk alıp verirler, nâle ve feryat ederler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bedbaht olanlar ateştedirler. Bunlar zorlukla nefes alıp verirler/ah çekip inlerler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Azgın olanlar ise ateştedirler. Onlara onda ah-vah ve hırıltı sesleri (çıkarma) vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bedbaht olanlar, ateşte azap çekecekler. Orada, acı ve ıstıraptan, çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlayacaklar, cehennemin alevleri arasındaöyle bir iç çekip inleyecekler, öyle fecî bir şekilde nefes alıp verecekler ki...
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Her neyse mutsuzlaşmış olanlar Ateş’in içindedirler. Orada âh edip inlerler. Orada onlar için hırlama ve inilti vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sıkıntılı olanlar, alevlere dalarken, hıçkırıklar hırıltılar, çığlıklar ayyuka çıkacaktır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü kaybederek mutsuz kalacaklar ve sonları onları bedbaht edecek olan bir ateşe konulacaklardır. Onların orada bir soluk alıp verişleri vardır ki buna hiç bir can dayanmaz!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Azgın olanlar ateştedir; orada onların (öyle feci) bir nefes alıp vermeleri vardır ki!
Mehmet Türk
swap_vert close
Sefillere gelince, onlar cehennemdedirler. Onlar orada içlerini çekerek hıçkıra hıçkıra ağlayacaklardır.¹
1 “Zefir” nefes almak, “şehik” de nefes vermek demektir. Fakat asıl lügatta zefir, soluğu uzun uzadıya içeri çektikten sonra dışarı vermektir. Şehik de ağlarken hıçkırmaktır ki, bu da fazla acıdan kaynaklanır. Bundan başka bir de eşeğin anırmasının evveline “zefir”, sonuna “şehik “denilir ki, biri içeri doğru çekilerek, diğeri dışarı doğru verilerek ses çıkarmaktır. Buna göre âyetin bu bölümü için tevriye düşünülürse meâli: “…Onlar orada eşekler gibi anırarak bağrışacaklardır,” diye anlaşılabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bedbaht olanlar [dünyadayken yaptıklarından ötürü] ateşte [yaşayacak] ve orada ah çekip inleyecekler.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bedbaht olanlar ateşe girecekler ve orada inim inim inleyecekler. 22/22, 32/20, 35/37, 40/47...50
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Artık bedbaht olan kimselerin mekânı ateş olacaktır: onlar orada âh u figân edecekler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bedbaht olanlar (şirk ve günahta direnenler) cehennem ateşindedirler, onların derin derin soluyuşları ve hıçkırıkları vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Şakilere gelince; cehennemdedirler. Onların orada ah çekip inlemeleri vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İmdi şekavete düşmüş olanlar ateştedirler. Onlar için orada şiddetli bir soluyuş ve bir hıçkırık vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bedbahtlar cehenneme atılacaklar. Çektikleri azabın dehşetinden, devamlı surette hıçkırıp canları çıkasıya feryad edecekler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bahtsızlar ateştedirler. Onların orada (o bunaltıcı ateş içinde) bir soluk alıp verişleri vardır ki!...
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şakî olanlar cehennemde olurlar. Orada, onlar içün nâle ve enîn, hıçkırıklı ağlayışlar vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sıkıntılılar, ateş içindedir. Orada nefesleri hırıltılı ve derindendir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Şaki olanlar ateştedirler. Orada ah edip inlerler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bedbahtlar ateştedir; orada onlar anırırcasına soluk alıp verirler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bahtsızlığa düşenler ateş içindedir. Çok ıstıraplı bir soluyuş ve hıçkırışları vardır orada.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ammā ol kim bed baħt oldılar od içindedür. anlaruñ anuñ içinde nefesi ķatı çıķarmaķdur daħı nefesi girü döndürmekdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ammā şeḳāvet ehli cehennem içinde çoḳ āh iderler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bədbəxt olanlar od içərisində (Cəhənnəmdə) qalacaqlar. Onların orada ah-fəryad gözləyir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
As for those who will be wretched (on that day) they will be in the Fire; sighing and wailing will be their portion therein.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who are wretched shall be in the Fire: There will be for them therein (nothing but) the heaving of sighs and sobs:(1607)
1607 The first word, Zafir, translated "sighs", is applied to one part in the process of the braying of an ass, when he emits a deep breath (Cf. 25:12). The second, Shahiq, translated "sobs", is the other process in the braying of an ass, when he draws in a long breath. This suggestion of an animal proverbial for his folly implies that the wicked, in spite of their arrogance and insolence in this world below, will at last realise that they have been fools after all, throwing away their own chances whenever they got diem. In 67:7 the word Shahiq is applied to the tremendous roaring intake or devouring of Hell-fire.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاَمَّا
işte ama
الَّذ۪ينَ
o kimse-ler ki
شَقُوا
şaki oldular
فَفِي النَّارِ
artık ateştedirler
لَهُمْ
onlar için vardır
ف۪يهَا
orada
زَف۪يرٌ
bir nefes alma
وَشَه۪يقٌۙ
ve nefes verme
Şaki olanlar (o gün) ateştedirler, orada onların (çok feci) nefes alıp vermeleri vardır.
اَمَّا
Edat
اَمَّا
Fakat, ama, ancak, öyleyse
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
شَقِىَ
Fiil-I
ش ق و
Şaki oldu, meşakkat çekti, bedbaht oldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
زَفِير
İsim
ز ف ر
Nefes alıp vermek
شَهِيق
İsim
ش ه ق
Nefes verme, uğultu