close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 104. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ nu-aḣḣiruhu illâ li-ecelin ma’dûd(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve biz o günün gelip çatmasını, ancak sayılı bir müddet için geciktiririz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz onu (ahiret ve hesap gününü) sayılı bir sürenin (ecelin) dışında ertelemeyiz. (Zira her şeyin vakti ezelde tayin ve takdir edilmiştir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O günü, ancak bizim bildiğimiz bir vakte kadar geciktiririz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz o günü geciktirmeyiz, yalnızca belirlenmiş vaktinin, saatinin dolmasını bekleriz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz onu sadece belli bir süreye kadar geciktiririz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz onu sayılı bir sürenin (ecelin) dışında ertelemeyiz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz, o kıyamet gününü ancak sayılı bir müddet için geriye bırakıyoruz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz onu ancak, sayılı bir güne kadar geciktiriyoruz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz kıyamet gününü sadece sayılı bir müddete kadar bekletiriz.
Besim Atalay
swap_vert close
Onu ancak biz, sayılı bir vakitçin geciktiririz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve biz o (kıyamet) günün(ün) gelip çatmasını, ancak (insanların imtihanı ve tekâmülü için için) sayılı bir müddete kadar erteliyoruz.
Yani dünyanın ömrünün sonsuz ve sınırsız olarak devam edeceğini sanmayın! Onun ömrü de sizin ömrünüz gibi sınırlı ve sayılıdır. Ancak nasıl ki sizin için takdir edilen ömrün dolmasını bekliyorsak, dünya için takdir edilen ömrün de dolmasını bekliyoruz.  
Cemil Said
swap_vert close
O güni bir vakt-i mu’ayyene kadar te’hîr idiyoruz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Biz, o günü, ancak belli bir süreye kadar geciktiririz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz onu ancak belirli bir zamana kadar erteliyoruz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Biz o günü sadece belli bir süreye kadar erteleriz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz onu (kıyamet gününü)  sadece sayılı bir müddete kadar bekletiriz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu ancak sayılı bir süre için erteliyoruz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz onu sadece belli bir süreye kadar geciktiriyoruz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve biz onu ancak sayılı bir ecel için te'hir ediyoruz.
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz onu (tarafımızdan takdir edilmiş olan) sayılı bir süreye kadar bekletiyoruz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onu geciktirmemiz belli bir süreye kadardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz onu (kıyaamet gününü) ancak sayılı bir müddet için gecikdiririz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat onu (o günü), ancak sayılı bir müddet için te'hîr ediyoruz.(1)
(1)“Bir gün gelecek ki,*اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ [Güneş, dürüldüğünde!] وَاِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْ [Ve yıldızlar, döküldüğünde!] وَاِذَا الْجِباَلُ سُيِّرَاتْ [Ve dağlar, yürütüldüğünde!] اِذَا السَّمَاءُ انْفَطَرَتْ [Gök yarıldığında!] وَاِذَا الْكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْ [Yıldızlar saçıldığında!] وَاِذَا الْبِحاَرِ فُجِّرَتْ [Denizler (birbirine)katıldığında!] ma‘nâları ve sırları Kadîr-i ezelînin izniyle tezâhür edip (ortaya çıkıp) o dünya olan büyük insan, sekerâta (can çekişmeye) başlayıp acîb bir hırıltı ile ve müdhiş bir savt (ses) ile fezâyı (gök boşluğunu) çınlatıp dolduracak, bağırıp ölecek, sonra emr-i İlâhî (Allah’ın emri) ile dirilecektir.” (Sözler, 29. Söz, 206)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Oysa biz onu (o ahiret ve hesap gününü), ancak (insanların imtihanı ve tekâmülü için belirlenmiş) sayılı bir müddete kadar geciktiriyoruz.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O kıyamet gününü, belirlenmiş bir zamana kadar erteleriz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz bu kıyamet gününü ancak sayılı bir süreye kadar geciktiririz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz, o günü ancak sayılı bir zamana kadar tehir ederiz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz onu sayılı bir süre için erteliyoruz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz, o günü, ancak sayılı bir süreye kadar geciktiririz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Biz onu, ancak kıyâmet denilen belirli ve sayılı bir süreye kadar erteliyoruz. Sanmayın ki, dünyanın ömrü sonsuz ve sınırsız olarak devam edip gidecek.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onu ancak sayılı bir süre için erteliyoruz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kıyameti, vadesi dolana kadar erteleriz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz o günü sayılı bir süre erteleriz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz onu (kıyamet gününü) sadece (belirlenmiş) sayılı bir süre için ertelemekteyiz. [*]
Burada azabın nereye, hangi zamana ve mekâna ertelendiği gündeme getirilmektedir. Benzer mesajlar: İbrâhîm 14:42; Mürselât 77:11-13.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ancak Biz onu, sadece belirli bir süreye kadar erteliyoruz.¹
1 Kısa bir süre sonra kıyamet günü, mutlak görülecektir. Bizim bu ertelememiz, ebedî olmayacaktır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve o Gün’ü Biz, belli bir sürenin dışında artık ertelemeyeceğiz. ¹³³
133 Lafzen, “[Tarafımızdan] sayılı bir sürenin dışında ...”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz, o günü sadece sayısı belli bir süreye kadar erteleriz. 14/42...44, 18/57- 58, 35/45
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve o günü Biz, ancak sayısı (Bize malum) bir süreye kadar erteleriz.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Biz onu (kıyamet gününü) belli bir süreye kadar erteleriz!
(Dünyanın ömrü sonsuz ve sınırsız olarak devam etmeyecektir, bir gün son bulacak, ahiret gelip çatacaktır. Kıyamet gününün zamanını ise ancak Allah bilir, insanlar tarafından bilinmemesinin hikmeti, o güne iman edip, ona göre sâlih ameller yapmaya çalışanlar ile o günü inkar edip, şirk ve küfürde direnenlerin bir-birinden ayırd edilmesini sağlamak içindir)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ve bizim onu (toplanma hesap erme gününü) ertelememiz sadece sayılı bir süre içindir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Biz onu ancak sayılı bir müddet için tehire bırakmış oluruz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz o günü ancak belirli bir müddete kadar erteleriz.
Dünyanın ömrü sınırsız ve sonsuz olarak devam edip gitmeyecektir. O aslında, günleri sayılı az bir süredir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz onu, sadece sayılı bir süre için erteliyoruz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz kıyâmet güni ancak sayılı günlerden 'ibâret bir müddet içün (kısa bir zamân içün) te'hîr itdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Biz onu, süresi belirli olduğu için öne almıyoruz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Biz, o günü belli bir süreye kadar erteleriz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O günü belirlenmiş vakitten geriye bırakmayız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz onu, sadece belirli bir süre için erteliyoruz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı girü ķamazuz anı illā bir zamān içün śaġişlanmış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳıyāmeti te’ḫīr eylemez‐biz illā bir ṣayılmış vaḳta degin.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz onu yalnız müəyyən bir müddət üçün tə’xirə salmışıq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We defer it only as a term already reckoned.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nor shall We delay it but for a term appointed.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا نُؤَخِّرُهُٓ
ve onu ertelemiyoruz
اِلَّا
an- cak
لِاَجَلٍ
bir müd-det için
مَعْدُودٍۜ
sayılı
Biz o (kıyamet günü)nü ancak sayılı bir müddete kadar erteliyoruz.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَخَّرَ
Fiil-II
ا خ ر
Erteledi, tehir etti, geri bıraktı, geciktirdi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَجَل
İsim
ا ج ل
Ecel, bekleme müddeti, belirli bir süre, bir vakit, vade, müddet (bir şey için belirlenmiş, tayin edilmiş bir vakit)
مَعْدُود
Edilgen fiil
ع د د
Sayılı