close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 100. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Żâlike min enbâ-i-lkurâ nekussuhu ‘aleyk(e)(s) minhâ kâ-imun vehasîd(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bunlar, maceralarını sana hikaye ettiğimiz şehirlere ait haberler; o şehirlerden harabeleri hala duranlar var, biçilmiş ekin gibi yerle bir olanlar, eseri bile kalmayanlar var.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Bunlar, Sana (doğru bilgi ve ibretlik kıssa olarak) aktardıklarımız; (geçmişteki nesillerin ve) ülkelerin haberleridir. Onlardan kimi ayakta kalmış, (hâlâ tarihi eser kalıntıları devam etmektedir, kimi de) biçilmiş ekin (gibi yerle bir edilmiş, izleri silinmiş)dir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber! İşte bütün bunlar, toplumları helak olmuş memleketlerin haberlerindendir. Biz onları sana ders ve ibret olsun diye anlatıyoruz. Bu kasabaların bazılarının izleri hâlâ yerinde duruyor, bazıları ise biçilmiş ekin gibi yok olup gitmiştir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte bunlar, insanlığa ders olsun diye sana anlattığımız, helâk olmuş memleketlerin başlarına gelen felâket haberlerinden bazılarıdır. Onlardan ayakta kalanlar, kalıntıları olanlar var, orakla köklerinden biçilmiş otlar misali çer-çöp haline gelenler, soyları kuruyanlar var.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bu sana anlattıklarımız, o şehirlerin haberlerindendir. Onlardan bazıları ayakta durmakta bazıları ise tamamen silinmiştir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bunlar, sana doğru haber (kıssa) olarak aktardığımız (geçmişteki) nesillerin haberleridir. Onlardan kimi ayakta kalmış, (hâlâ izleri var, kimi de) biçilmiş ekin (gibi yerlebir edilmiş, kalıntısı silinmiş) dir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte bu, helâk olmuş memleketlerin haberlerindendir ki, onu sana anlatıyoruz. O memleketlerin bâzısının izi kalmıştır, bâzısı da ekin gibi biçilmiş yok olmuştur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bunlar köy ve kasabaların haberleridir. Onları sana anlatıyoruz. Onların bazıları ayaktadır, bazıları da biçilmiş gibi yerle bir edilmiştir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte bu, memleketlerin haberlerindendir. Biz onu sana anlatıyoruz; bugüne kadar izleri kalan da vardır, biçilmiş ekin gibi yok olan da.
Besim Atalay
swap_vert close
İşte sana, anlatmış olduğumuz birtakım şehirlerin haberleri, bu şehirlerin kimi ayaktadır, kimi yıkılmış
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Resul!) İşte bu sana anlattığımız (geçmişte helak edilmiş) kasaba halklarının (ibret verici) haberlerinden bazılarıdır. Onların bıraktıkları eserlerden ayakta kalan da var, yok olup giden de vardır.
Kur’an’daki kıssalar; genelde ahlakî ilkeleri daha etkin ve yaşanılabilir bir biçimde açıklığa kavuşturmak ve Allah’ın mesajına insanların gösterdiği değişik tepkileri ortaya koyarak Hakkın anlaşılmasını yansıtmak içindir. Mademki Kur’an bir hidayet mesajıdır o halde, hidayete götüren enstrümanların mutlaka emir şeklinde olması gerekmez. Peygamber kıssalarında olduğu gibi farklı versiyonlarla da mesaj verilebilir.  
Cemil Said
swap_vert close
İşte sana nakl itdiğimiz karyelerin hikâyesi budur. Bu karyelerin ba’zıları henüz kâim ve mahsûldârdır, diğerleri mahv olmuşdur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bu sana anlattıklarımız, kasabaların başından geçenlerdir. Onların bir kısmı hala duruyor, bir kısmı ise silinip gitmiştir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Bunlar o memleketlerin haberlerinden bazılarıdır. Onları sana anlatıyoruz. Onlardan ayakta duranlar da var, yıkılıp gidenler de.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte sana anlatmakta olduğumuz eski beldelerin haberleri böyle. Kiminin izleri hâlâ ayakta, kimi de biçilip yere serilmiş.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Ey Muhammed!)  İşte bu, (halkı helâk olmuş)  memleketlerin haberlerindendir. Biz onu sana anlatıyoruz; onlardan (bugüne kadar izleri)  kalan da vardır, biçilmiş ekin (gibi yok olan)  da vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sana bu aktardıklarımız, o kentlerin haberlerindendir. Onlardan kimi hala ayakta, kimi de biçilmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte bu helâk olmuş memleketlerin önemli haberlerindendir. Sana onu kıssa olarak anlatıyoruz. Onlardan yerinde duranlar da var, biçilenler (yok olup gidenler) de.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İşte bu, medeniyetlerin mühim haberlerinden, sana onu kıssa olarak naklediyoruz: Onlardan duran var, biçilen var
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) İşte bu sana anlattığımız (geçmişte helâk edilmiş) memleketlerin (ibret verici) haberlerinden bazılarıdır. Onlardan, (kalıntıları hâlâ) ayakta olan da vardır, biçilmiş (ekin gibi yok) olan da!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bunlar, o kentlere ait sana bildirdiğimiz haberlerdir. O kentlerden, yerinde duran da var, biçilmiş ekin gibi olan da.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sana kıssa olarak bildirmekde olduğumuz bu (haberler, helak olmuş) memleketlerin haberlerindendir ki onların kimi (nin izleri) ayakda kalmış, (kimi de) biçilmiş ekin (gibi yok olmuşdur).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) Bunlar (helâk edilen) şehirlerin haberlerindendir ki, onu sana anlatıyoruz; onlardan (hâlâ) ayakta olan da vardır, biçilmiş (ekin gibi yok) olan da!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) İşte bütün bunlar, (zulüm ve azgınlıkları sebebiyle toplumları helâk olmuş) şehirlerin haberlerindendir. Biz onları sana (herkese ders ve ibret olsun diye) anlatıyoruz. Bunlardan bazılarının izleri hâlâ yerinde duruyor, bazıları ise biçilmiş ekin gibi yok olup gitmiştir. *
(*) Kur’an’ı Kerimdeki kıssalar; genelde ahlakî ilkeleri daha etkin ve yaşanılabilir bir biçimde açıklığa kavuşturmak ve yüce Allah’ın mesajına insanların gösterdiği değişik tepkileri ortaya koyarak gerçeğin anlaşılmasını yansıtmak içindir. Mademki Kur’an’ı Kerim bir rehber ve hidayet mesajıdır o halde, hidayete götüren enstrümanların mutlaka emir şeklinde olması gerekmez. Peygamber kıssalarında olduğu gibi farklı versiyonlarla da mesaj verilebilir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bu, sana bir kısmını anlattığımız kasabanın haberlerindendir. Onlar ayakta idiler, sonra (biçilmiş ekinler gibi) yerle bir oldular.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bütün bu sana anlattıklarımız o kentlerin olaylarıdır ki içlerinde ayakta duranlar da vardır, biçilmiş ekinler gibi yok olanlar da vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bu kıssa helâk olan kıssalara ait kıssalardır, onu sana hikâye ediyoruz. O kasabalardan bir kısmı kalmış, bir kısmı da biçilmiş ekin gibi yok olmuştur.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Bütün bunlar o beldelerin haberlerinden bazılarıdır. Onları sana anlatıyoruz. Onlardan ayakta duranlar da var, hasadı yapılmış/işi bitirilmiş olanlar da var.
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte bunlar, sana anlattığımız şehirlerin haberlerindendir. Onlardan kalan da var, biçilmiş ekine dönen de var.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey hak yolunun yolcusu! İşte bu sana anlattıklarımız, geçmişte helâk edilmiş ülkelerin başından geçen ibret verici olaylardan sadece bir kısmıdır. Bunlardan kiminin kalıntıları hâlâ ayakta duruyor, kimiyse kökünden biçilerek tamamen yok olup gitmiş! Bu âkıbet, onların kendi tercihleriydi. Nitekim:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bu, sana anlattığımız, bir kısmı ayakta, bir kısmı da yıkılmış Şehirler’in uyarıcı haberlerindendir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Sana, kimi harabe, kimi yerle bir olmuş kentlerden öyküler sunduk.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İşte bunlar yok edilmiş memleketlerin haberlerindendir. Biz onların hayatlarından sana anlatıyoruz. Onların yaşamlarından bugüne kadar gelen izler vardır. Ancak izleri kaybolup gitmişler de vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte bu, (halkı helak olmuş) şehirlerin haberlerindendir. Biz onu sana anlatıyoruz. Onlardan (izleri) kalan da vardır; biçilmiş (ekin gibi yok olan) da.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Sana bu anlattıklarımız; kimi ayakta kalmış, kimi de yok olup gitmiş (geçmiş) medeniyetlerin haberleridir.
Muhammed Esed
swap_vert close
[İNSANLIĞA BİR ders olsun diye] ¹³¹ bu sana anlattıklarımız ¹³² [gelip gitmiş] kasaba [halk]ları[nı]n başından geçenlerdir ki, bu [kasaba]ların bazıları hâlâ yerinde duruyor, bazılarıysa biçilmiş tarlalar gibi [silinip gitmişler]:
131 Lafzen, “Bu şehirlerin/kasabaların haberlerindendir ki, sana anlatıyoruz”. 3:44, 11:49 ve 12:102’de de kullanılan bu ifade tarzı, ilgili kıssaların tamamının değil, sadece belli yanlarının, belli bir açıdan anlatıldığını (karş. aşağıda 120. ayet) göstermektedir: asıl amaç, Kur’an’da hep gözetildiği üzere, ahlakî ilke ya da ilkeleri açıklığa kavuşturmak ve Allah’ın, gerek peygamberleri aracılığıyla doğrudan, gerekse yarattığı âlemdeki müşahede edilebilir olay ve olgular aracılığıyla dolaylı olarak ulaştırdığı doğru-yol bilgi ve rehberliğine insanların gösterdiği değişik tepkileri yansıtmaktır. (Bkz. bu konuda, bu surenin 49. ayetiyle ilgili 73. notun ikinci kısmı.)132 Bkz. bundan önceki not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sana bu kıssasını anlattıklarımız helak olmuş o memleketlerin acı hikâyelerinden bazılarıdır, hala onlardan (kalıntıları) ayakta duran da vardır, biçilmiş ekin gibi yerinde yeller esen de/kökü kazınmış olan da vardır. 7/101, 11/120, 20/99
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
BÜTÜN bu kıssasını sana anlattıklarımız, (bilinen) kentlerin (acı) hikâyelerinden bir kısmıdır: onlardan (geriye) kalıntı bırakan da var, hasat edilmiş tarlalar gibi yerinde yeller esen de…
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) İşte bunlar (bu haberler halkı helak olmuş) beldelerin haberlerindendir ki onları biz sana anlatıyoruz, onlardan (izleri bu güne kadar) kalan da var, biçilmiş ekin gibi yok olan da var!
Osman Fırat
swap_vert close
(Ey Muhammed), bu sana anlattıklarımız, o kentlerin haberlerindendir. Onlardan kimi hâlâ ayakta, kimi de (ekin gibi) yıkılıp biçilmiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İşte bu, karyelerin haberlerindendir. Onu sana hikaye ediyoruz. Onlardan bâki olan da vardır, biçilmiş olan da.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte sana bildirdiğimiz bu haberler, helâk olmuş diyarların haberleri. Onların kiminin izleri hâlâ dururken, kimi biçilmiş ekin gibi yok olmuştur.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Ey Muhammed), bu sana anlattıklarımız, o kentlerin haberlerinden(başlarına gelen olaylardan)dır. Onlardan kimi hala ayakta, kimi de biçilmiştir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bunlar geçmiş akvâma 'âid kıssalardır ki sana nakl ideriz. Helâk iylediğimiz karyelerden âsârı bâkî olanlar vardır ve ba'zıları da biçilmiş ekin gibi mahv olmuşlardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu anlattıklarımız, o kentlerin haberlerindendir; onlardan hala ayakta duranlar da vardır, yıkılıp gitmiş olanlar da.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bu sana anlattıklarımız, yerleşim yerlerinin haberleridir ki onlardan bir kısmı hala sağlamdır; bir kısmının da kökü kazınmıştır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İşte bunlar o beldelerin haberlerindendir ki, sana anlatıyoruz. Onlardan kalıntısı duran da var, kökten biçilen de.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte bunlar o kentlerin/medeniyetlerin haberlerinden bir kısmı, anlatıyoruz sana. Kimi hâlâ ayakta onların, kimi kökünden biçilip gitmiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şol köyler ħaberlerindendür ḥikāyet eylerüz anı saña. anlardan dururdur ya'nį dįvarları daħı biçilmişdür ya'nį eseri ķalmamış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bu ḫaber iḳlīmler ḫaberlerindendür. Ḫaber virür‐biz anları saña. Ol şehrle‐rüñ niçesi durur ve niçesi ḫarāb olupdurur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bu, (məhv omuş) məmləkətlərin xəbərlərindəndir ki, sənə söylədik. Onların bə’zisindən əsər-əlamət qalmış, bə’zisi isə yerlə yeksan olmuşdur.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
That is (something) of the tidings of the townships' (which were destroyed of old). We relate it unto thee (Muhammad). Some of them are standing and some (already) reaped.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
These are some of the stories of communities which We relate unto thee: of them some are standing,(1601) and some have been mown down (by the sickle of time).(1602)
1601 Some are standing, like corn, which is ready to be reaped. Among the communities which remained was, and is, Egypt , although the Pharaoh and his wicked people have been swept away. The simile of standing corn also suggests that at no time can any town or community expect permanency, except in the Law of the Lord. 1602 Nations grow and ripen and are mown down. If they disobeyed Allah, their end is evil; if they were true and godly, their harvest was good.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ذٰلِكَ
işte bu
مِنْ اَنْـبَٓاءِ
haberlerindendir
الْقُرٰى
memle-ketlerin
نَقُصُّهُ
onu anla- tıyoruz
عَلَيْكَ
sana
مِنْهَا
onlardan vardır
قَٓائِمٌ
ayakta olan
وَحَص۪يدٌ
ve biçilmiş olan
(Resulüm!) İşte bu, (halkı helâk olmuş) memleketlerin haberlerindendir. Biz onu sana anlatıyoruz, onlardan (bugün de yıkıntıları hâlâ) ayakta olan vardır, biçilmiş (ekin gibi yok) olan da.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَبَأ
İsim
ن ب ا
Haber
قَرْيَة
İsim
ق ر ي
Her türlü yerleşim yeri (memleket, kasaba, şehir, ülke, köy, belde)
قَصَّ
Fiil-I
ق ص ص
Anlattı, takip etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَٓائِم
Etken fiil
ق و م
Kâim (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kıyamda tutan demektir), kaim, ayakta olan, kıyamda duran, dosdoğru yapan
حَصِيد
İsim
ح ص د
Biçilen