close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 91. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżîne ce’alû-lkur-âne ‘idîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle kişilerdi onlar ki Kuran'ı parçaparça ettiler; bir kısmına inandılar da bir kısmına inanmadılar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar ki Kur’an’ı parça parça edip bölümlere ayırmışlar (işlerine gelen kısmını alıp, diğer hükümlerini önemsiz ve gereksiz saymışlar, böylece sapıtıp azıtmışlar)dı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte onlar, Kur'ân'ı parça parça ettiler de, bir kısmına inanıp, bir kısmına inanmadılar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu anlayışın takipçileri, Kur’ân'ın tutarsız, çelişkili anlamlar yığını olduğunu, kutsal kitaplara uygun ve aykırı kısımlarının bulunduğunu ortaya koymaya çalıştılar.
bk. et-Tefsîru’l-kebir, 19/212.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar ki, Kur'an'ı kısım kısım yaptılar. [6]
6.Bazılarına inanıp bazılarına inanmadıklarını söylediler.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ki onlar Kur'anı parça-parça kıldılar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar, o kimselerdir ki, kitablarını kısım kısım yapmışlardı (bir kısmına inanıyor, diğer bir kısmına inanmıyorlardı.)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O bölücüler ki, Kur’anı parça parça ettiler. (İşlerine gelen kısmı alıp, gelmeyeni bıraktılar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar, Kur'ân'ı bölüp ayıranlardır.
Besim Atalay
swap_vert close
90,91. Nitekim, kitabı üleşenlerle; Kur'anı bölüşenlere azap indirdiğimiz gibi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar ki, (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr ederek) Kur'an'ın ayetleri arasında da ayırım gözettiler.
Cemil Said
swap_vert close
90, 91. Kur’ân’ın ba’zı aksâmını red idenleri, Kur’ân’ı kısımlara ayıranları tecziye ideceğiz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
90,91,92,93. Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ki onlar, (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr ederek) Kur’an’ı da parça parça edenlerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kur’an’ı parçalara ayıranlar yok mu;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar, Kur'an'ı tutarsız parçalar olarak nitelendirenlere gelince,
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar ki Kuran'ı parçalara ayırdılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar, Kur'ân'ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayarak onu kısım kısım böldüler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O, Kur'anı kısım kısım tefrık edenlere
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O ehl-i kitap) ki onlar, (işlerine geldiği zaman Kur’ân’ın bir kısmı haktır, işlerine gelmediği zaman da Kur’ân bâtıldır diyerek, inanıp inanmama yönüyle) Kur’ân’ı da kısım kısım ayırdılar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar şimdi de Kur'an'ı parça parça yaptılar.¹
1- Yalan, sihir, kâhinlik, eskilerin masalları, şiir olarak niteleyerek.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
90,91. Nitekim iş bölümü yapanlara, Kur'ânı parçalayanlara da (öyle azâb) indirmişdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlar ki, Kur'ân'ı kısım kısım ayırdılar (bir kısmına hak, bir kısmına bâtıl dediler).
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar (o kitap ehli) ki, Kur’ân’ı kısım kısım ayırdılar (ellerindeki muharref Tevrat’a ve İncil’e uygun olan ayetlere hak, uygun olmayanlara da batıl dediler).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar Kur’an’ı birbirinden kopuk tutarsız parçalara ayırdılar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kur’an’ı parçalara ayıran o kimselere.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar Kur/an/ı parçalara ayırmışlardı [¹].
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar şimdi Kur’an’ı da parça parça etmektedirler.²⁶
26 Krş. Bakara, 2/85; Mâide, 5/41; En’âm, 6/91; Mü’minûn, 23/53  
Kadri Çelik
swap_vert close
O kimseler ki Kur'an'ı parça parça kıldılar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar ki, şimdi de Kur’an’ı —bir kısmını kabul, bir kısmını reddederek— paramparça ediyorlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlar ki Kur’ân’ı parça parça yaptılar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yani Kuran’ı, iyi kötü diye bölümleyenlere.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlardan bazıları anlamadan dinlemeden, Kur’an’ın tutarsız parçalardan oluştuğunu, birbirine çelişkili ayetler olduğunu iddia ediyorlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
91,92,93. Rabbine yemin olsun: Yaptıklarından dolayı mutlaka Kur’an’ı bölüp ayıranların hepsini sorguya çekeceğiz. [*]
Bu ayetlerde Kur’an mesajıyla doğru bir şekilde iletişim kurmayıp onu çeşitli anlayışlara bölenler, böylece toplumu bölüp parçalayanların bu yaptıklarının hesabını verecekleri bildirilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O Kur’an’ı (işlerine geldiği şekilde) kısımlara ayıranlara gelince,
Muhammed Esed
swap_vert close
işte onlar, [şimdi] Kur’an’ı da tutarsız, insicamsız bir anlam [demeti] ⁶⁸ olarak göstermek istiyorlar!
68 Tâcu’l-‘Arûs’a göre (‘adihe ve ‘adave maddesi) ‘ıdîn (d: dâd) sözcüğünün yukarıdaki anlam örgüsü içindeki karşılığı bu yöndedir: bu, aynı zamanda Taberî ve Râzî’nin yaptığı açıklamalara da uygundur (özellikle sonrakinin ayet hakkındaki yorumunun son paragrafı). Sadece dilbilim açısından olsa dahî aynı derecede kabul edilebilir diğer bir açıklama: “Kur’an’ı kısımlara/parçalara ayıranlar ...” şeklindedir; yani, Yahudi ve Hristiyanlar’ın yaptığı gibi bir kısmını doğrulayıp geri kalanına Muhammed (s)’in kendi uydurması olarak bakanlar. Ne var ki, Taberî’nin de işaret ettiği gibi, Kur’an’ın ilahî menşeine inanmayanların onun bir kısmının sıhhatine kanaat getirmeleri muhaldir. Dolayısıyla, bizce ilk açıklama daha tercihe şayan gözükmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar ki, vahyi/Kuran’ı birbirinden kopuk mesajlar olarak kabul eden kimselerdir. 2/85, 6/91, 13/36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar ki, (şimdi de) Kur’an’ı birbirinden kopuk sözler demeti olarak tasavvur ediyorlar.[²⁰⁷⁵]
[2075] ‘İdîn, “koparılıp ayrılmış, birbiriyle irtibatı kalmamış parçalar” anlamına. Vahyin inkârcı muhataplarının Kur’an’da birbiriyle alâkasız bir sürü şey olduğu, onun muhtevasının “sihir, yalan, hikâye, şiir” gibi birbiriyle bağlantısız ve tutarsız şeylerden oluştuğu iftirasına atıf (Mukâtil; Ferrâ; Taberî). Allah’ın gör dediği yerden bakmayanlar, vahyin maksadını kavrayamazlar. Ona hidayet rehberi olan bir hayat kitabı değil de giriş-gelişme-sonuç bölümleri olan bir kompozisyon gibi bakanların derin yanılgısına işaret. Özetle Kur’an, hayat ve insan kadar sade, hayat ve insan gibi mucize, hayat ve insan kadar karmaşıktır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
90,91. (Nitekim) Biz, Kur'an'ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak suretiyle, onu taksim etmeye (bozmaya) yeltenenlere (kitap ehline) azap indirmiştik.
Osman Fırat
swap_vert close
Ki onlar, Kur’ân’ı parça bölük ettiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O kimseler (in üzerine ki, Kur'an'ı) taksime uğratmak istemişlerdi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
90, 91. Tıpkı o bölüşenlerin, O Kur'ân'ı parça parça edenlerin başlarına indirdiğimiz felaket gibi.
Muktesimîn: bölüşenler, bölenler veya yemin edenler mânalarına gelir. İlk mânaya göre: Kur’ân’ı kısım kısım ayırarak bir kısmını kabul, öbür kısmını reddedenler mânasına gelir. Bunlar, birinci derecede, kendileri de kısım kısım bölünmüş olan Yahudi ve Hıristiyanlardır. Ayrıca, inkârlarını var güçleriyle yemin ederek pekiştirenler de kasdedilmiş olabilir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar ki Kur'an'ı bölük bölük ettiler.
Kur'an'ın bir kısmına şi'ir, bir kısmına büyü ve kehanet, bir kısmına eskilerin masalları dediler.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
90,91- Sizi öyle bir 'azâbla korkudırım ki Kur'ân'ı uzuv uzuv idenler ve kısımlara ayıranlar üzerine onı göndeririz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu Kur’ân’ı parça parça edenlere.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, Kur'an'ı parçalayan kimselerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar Kur'ân'ı parça parça edenlerdir.(13)
(13) Kur’ân’ı veya semavî kitapları bölüştürerek o kitaplardan veya kitabın âyetlerinden bir kısmını kabul, bir kısmını da reddedenler.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar ki Kur'an'ı parça parça/bölük bölük/falcılık aracı yaptılar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
90-91. nitekim indürdük üleşiciler üzere anlar kim ķıldılar ķur’ān’ı bölükler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar kim Ḳur’āna şi‘r ve siḥrdür, dirler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslər ki, Qur’anı (müxtəlif) hissələrə böldülər! (Yəhudilər və xaçpərəstlər, yaxud müşriklər Qur’anın bir qisminə inanıb, digər qismini inkar edirdilər. Onların bə’zisi Qur’anı şe’r, bə’zisi sehr, bə’zisi isə kahinlik əsəri adlandırırdı).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those who break the Qur’an into parts.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(So also on such) as have made Qur´an into shreds (as they please).(2014)
2014 The Makkan Pagans, in the early days of Islam, in order to dishonour and ridicule the Qur'an, divided what was so far revealed, into bits, and apportioned them to people coming on pilgrimage to Makkah by different routes, slandering and abusing the Prophet of Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ينَ
o kimse-ler ki
جَعَلُوا
kıldılar
الْقُرْاٰنَ
Kur'ân'ı
عِض۪ينَ
parça parça
(Onların ahlakında olan birtakım) Kimseler de (şimdi) Kur'ân'ı parça parça ayırdılar (ve ayırıyorlar).
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
قُرْءَان
İsim
ق ر ا
Kur'ân, okuma, okunuş
عِضِين
İsim
ع ض و
Parça parça