close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 90. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kemâ enzelnâ ‘alâ-lmuktesimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Nitekim bölükbölük olanlara da indirmiştik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Tıpkı o (dinlerini) taksim edicilerin (kolay tarafını alıp zor kısmını bırakıverenlerin) üzerine indirdiğimiz (azapla sizi de uyarmaya geldim).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Nitekim bölük bölük olanlara, veya kendilerine indirilen kitabı parçalara ayırıp bir kısmına inanıp, bir kısmını reddedenlere de kitap indirmiştik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nitekim kutsal kitapların hükümleri arasında ayırım yapanlara, bir kısım hükümlerini dışlayarak ihtilaf çıkaranlara da sorumluluklarını tevdi eden kitap indirmiştik.
bk. et-Tefsîru’l-Kebir, 19/211-212.  
Ahmet Varol
swap_vert close
O (kitabı) parçalara ayıranlara indirdiğimiz gibi! [5]
5."Size de azap indirebiliriz."  
Ali Bulaç
swap_vert close
Parça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Tıpkı o Yahudi ve Hristiyanlara indirdiğimiz (azap) gibi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Nitekim (dinî emirleri kendine göre) bölenlerin başına (azap) indirdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Nitekim biz, bölücülere azabı indirmişizdir.”
Besim Atalay
swap_vert close
90,91. Nitekim, kitabı üleşenlerle; Kur'anı bölüşenlere azap indirdiğimiz gibi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nitekim kendi kitaplarını parçalara ayıran (bir kısmını geçerli bir kısmını geçersiz sayan Yahudi ve Hristiyan)lara indirdiğimiz gibi (vahyi sana biz indirdik)!
Cemil Said
swap_vert close
90, 91. Kur’ân’ın ba’zı aksâmını red idenleri, Kur’ân’ı kısımlara ayıranları tecziye ideceğiz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
90,91,92,93. Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Nitekim biz, bölüp parçalayanları cezalandırdık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nitekim biz, komplo kuranlara (azabı) indirmişizdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Aynı şekilde o bölücülerle de ilgileneceğiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(İnanmazsanız başınıza) tıpkı o taksimcilere (yahudi ve hıristiyanlara) indirdiğimiz azap gibi (bir azab inecektir).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Tıpkı indirdiğimiz gibi o taksimcilere
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey müşrikler!) Biz, (bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak veya içindeki âyet-i kerîmelerini tahrif ederek kitaplarını) kısımlara ayıran (yahûdî ve hıristiyan) lara (azap) gönderdiğimiz gibi (size de azap göndermeye kadiriz.)
Erhan Aktaş
swap_vert close
Muktesimlere¹ indirdiğimiz şey gibi.
1- Daha önce kitaplarının bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayarak, onu parça parça edenlere.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
90,91. Nitekim iş bölümü yapanlara, Kur'ânı parçalayanlara da (öyle azâb) indirmişdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nitekim, o taksîm edicilere (kendilerini sakındırdığın azâbı) indirmişizdir.(2)
(2)“Taksim ediciler”den murad: Hac ve panayır vakitlerinde sokakları taksîm ederek, insanları İslâm’dan men‘ etmeye çalışan Mekke müşrikleri veya Tevrât ve İncîl’i taksîm ederek işlerine gelmeyen âyetleri kabûl etmeyen yahudi ve hristiyanlardır. (Beyzâvî, c. 1, 535)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Nitekim biz bölüp parçalayanlara (kitap ehline mesajlarımızı) indirdiğimiz gibi (sana da o yüce Kur’an’ı indirdik).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Daha önceki ayrılıklara düşmüş olanlara indirdiğimiz kitaplar gibi,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Nasıl ki parçalara ayrılanlara da böyle uyarıcılar göndermiştik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Azaptan korkunuz. Nitekim buluşanlara [¹³] azap indirmiştik.
[13] Yahud ve Nasara ki Kitabın bazısına inanmışlar, bazısını inkâr etmişlerdi, yahut hac mevsiminde halkı imandan men etmek üzere Mekke yollarını aralarında paylaşan eşhastır. Veya andlaşanlar demektir, bunlar da Salih Aleyhisselâmın kavmidir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Nitekim Biz, (kendi kitaplarını) parçalara ayıranlara da (kitap) indirdiğimiz gibi,
Kadri Çelik
swap_vert close
Parça parça edenlere indirdiğimiz (azap) gibi (diğer Mekke putperestlerine de azap indiririz).
(Rivayette yer aldığına göre Kureyş kâfirlerinden bir grup, hac mevsiminde Mekke’nin giriş noktalarını tutarak gelen insanları Peygamber’e iman etmekten engellemeye çalışıyor, parçalar halinde yanlarında bulundurdukları Kur’an ayetlerini sihir, masal, düzmece şeyler olarak göstermeye çalışıyorlardı. Allah bu kimseleri tek tek helak etmiştir.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey insanlar! İşte size mesajımızı gönderdik, tıpkı daha önce kendilerine gönderilen kutsal Tevrat, Zebur ve İncil’i tahrif ederek düşman gruplara ayrılan o bölücülere indirdiğimiz gibi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Bölüşenler’e / Kısım Kısım Ayıranlar’a indirdiğimiz gibi!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! vaktiyle biz bu imkânları, bölücülere de sağlamıştık:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Buna rağmen inkârcılar uyarılarımıza inanmaz, ayetlerimize karşı tuzak kurarlarsa; Hicr, Eyke ve Lut halkını yaptıkları yüzünden cezalandırdığımız gibi, seni ve inkâr edenleri de cezalandırırız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Nitekim biz yalan yere yemin edenlere (azabı) indirmişizdir. [*]
Bu ayette mesaj, Hz. Salih’in kavmiyle ilişkilendirilmelidir. Nitekim Semûd kavmi Hz. Salih’e suikast düzenlemek için aralarında yemin etmişlerdi. Neml 27:49’da geçen [tekâsemû] fiiliyle bu ayette geçen [el-muktesimîne] kelimesi aynı kökten gelmekte ve “yemin etmek” şeklinde birbirine yakın anlamlarda kabul edilmektedir. Burada kastedilen anlam “bölüp parçalayanlar” ise mesaj bir sonraki ayetle ilişkili olmak üzere Kur’an hakkındaki bölünenleri hedef almaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
89,90. Ve tıpkı (kitaplarını işlerine geldiği gibi) kısımlara ayıranlara indirdiğimiz (uyarıcılar) gibi: “Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım.” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Bir ilahî kelâm bağışladık sana], ⁶⁶ tıpkı onu [sonradan] bölüp parçalayanlara indirdiğimiz gibi, ⁶⁷
66 Hem cümlenin oldukça kapalı (îcâz taşıyan) başlangıcına açıklık getirmek için, hem de ayetin, önceki ayetle ve daha geriye giderek 87. ayetle olan mantıkî bağlantısını belirginleştirmek için Zemahşerî’nin yaptığı açıklama bu yöndedir.67 Göründüğü kadarıyla bu ifade, “ilahî mesajın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar eden” Tevrat-İncil bağlılarına gönderme yapmaktadır (karş. 2:85) -yani, Tevrat ve İncil’in yalnız kendi heva ve heveslerine, yaygın toplumsal eğilimlere uyan ilkelerine uyup diğerlerini gözardı eden ve böylece dolaylı biçimde onların geçerliliğini inkar etmiş duruma düşen kimseler.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Tıpkı daha önce vahyi parça parça edenlere indirdiğimiz gibi. 17/105-106, 25/32, 41/43
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Vahyi sana Biz indirdik), tıpkı (onu önceden) paramparça edenlere[²⁰⁷⁴] indirdiğimiz gibi.
[2074] Parantez içi açıklamamız, bu âyetin 87. âyete zımnî bir atıfla bağlantılı olduğu görüşüne dayanmaktadır (Zemahşerî). “Paramparça edenlerden” kasıt kitap ehlidir (6:159 ve 2:85).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
90,91. (Nitekim) Biz, Kur'an'ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak suretiyle, onu taksim etmeye (bozmaya) yeltenenlere (kitap ehline) azap indirmiştik.
Osman Fırat
swap_vert close
Tıpkı o bölücülere indirdiğimiz gibi,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Nitekim (o azabı,) taksimcilerin üzerlerine indirmiştik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
90, 91. Tıpkı o bölüşenlerin, O Kur'ân'ı parça parça edenlerin başlarına indirdiğimiz felaket gibi.
Muktesimîn: bölüşenler, bölenler veya yemin edenler mânalarına gelir. İlk mânaya göre: Kur’ân’ı kısım kısım ayırarak bir kısmını kabul, öbür kısmını reddedenler mânasına gelir. Bunlar, birinci derecede, kendileri de kısım kısım bölünmüş olan Yahudi ve Hıristiyanlardır. Ayrıca, inkârlarını var güçleriyle yemin ederek pekiştirenler de kasdedilmiş olabilir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Siz bilirsiniz, inanmazsanız Allah'ın azabı başınıza inecektir.) Tıpkı o bölücülere (veya and içenlere) indirdiğimiz gibi (sizin başınıza da azab indiririz)!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
90,91- Sizi öyle bir 'azâbla korkudırım ki Kur'ân'ı uzuv uzuv idenler ve kısımlara ayıranlar üzerine onı göndeririz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Nitekim (dinlerini) bölüp ayıranlara da (cezayı) indireceğiz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bölücülere indirdiğimiz gibi...
Ümit Şimşek
swap_vert close
Nitekim, bölüşenlerin üzerine de azap indirmiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Aynı şekilde, o bölücülere/yemin edip duranlara da beyyineler indirmiştik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
90-91. nitekim indürdük üleşiciler üzere anlar kim ķıldılar ķur’ān’ı bölükler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Nite kim indürdük yolları bölük bölük idenler üstine.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Eynilə (Qur’anı) bölənlərə endirdiyimiz (əzab) kimi!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Such as We send down for those who make division,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(Of just such wrath) as We sent down on those who divided (Scripture into arbitrary parts),-(2013)
2013 The Commentators differ as to the precise significance of verses 90 and 91. Are the persons referred to in the two verses the same, or different? And who were they? I adopt the view, for which there is good authority, that the two classes of persons were different but similar. Verse 90,1 think, refers to the Jews and Christians, who took out of Scripture what suited them, and ignored or rejected the rest: 2:85 and 101. For verse 91 see next note.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَمَٓا
o şey gibi ki
اَنْزَلْنَا
indirdik
عَلَى الْمُقْتَسِم۪ينَۙ
parça parça edenlere
(Bu vahyi sana Biz indirdik, tıpkı onu önceden) Parça parça edenlere indirdiğimiz gibi.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مُقْتَسِمِين
Etken fiil-VIII
ق س م
Parça parça edenler