close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 88. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lâ temuddenne ‘ayneyke ilâ mâ metta’nâ bihi ezvâcen minhum velâ tahzen ‘aleyhim vaḣfid cenâhake lilmu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlara verdiğimiz mala, evlada göz dikme, onlar için tasalanıp gam yeme, inananlara karşı kanadını indir, onları koru, onlara karşı mütevazı ol.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Öyle ise) Onlardan (inkârcılardan ve münafıklardan) bazılarını yararlandırdığımız "Ezvaç"a (şehvet, servet ve şöhret gibi; herkesin imrendiği ve özendiği gösterişli, benzeyişli ve iştah çekici eşlere, nimetlere, dünyalık makam ve menfaat gibi geçici şeylere) sakın gözünü dikme, onlardan dolayı hüzne kapılıp üzülme, mü’minler için de (şefkat) kanatlarını ger (ve kutlu sonu bekleyiver.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O halde Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden bir takım kimselere, verdiğimiz dünyevî zenginliklerden yana gözünü çevirme ve sana inanmıyorlar diye, onlar için üzülme; fakat mü'minlere kol kanat ger, onları koru.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sakın, kâfirlerden birkaç çiftini, bir takımını faydalandırdığımız dünya malına tamah etme, göz dikme. İman etmiyorlar diye üzülme. Mü'minlere kolkanat ger.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 9/128; 20/131; 26/215.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlardan bazılarını yararlandırdığımız şeylere gözlerini dikme, onlara karşı üzülme ve (şefkat) kanatlarını mü'minlerin üzerlerine ger.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sakın onlardan bazılarını yararlandırdığımız şeylere gözünü dikme, onlara karşı hüzne kapılma, mü'minler için de (şefkat) kanatlarını ger.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sakın o kâfirlerden bir takımlarına verip de kendilerini zevklendirdiğimiz şeye (mal ve servete) gözlerini uzatıp rağbetle bakma; ve onların iman etmeyişlerine üzülme de müminlere kanadını indir, (onlara tevazu göster, kendilerini himayene al).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlardan yaşattırdığımız bazı gruplara gözünü dikip imrenme, (Müslüman olmadılar diye de) üzülme, yalnızca müminler için kanadını ger.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sakın onlardan bazı sınıflara verdiğimiz dünya nimetine göz dikme, onlardan dolayı üzülme ve müminlere alçak gönüllü ol!
Besim Atalay
swap_vert close
Onlardan bir bölüğe verdiğimiz nesnelere göz koymayasın; onları kayırmıyasın, inanmış olanlara kanadını yayasın
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnkârcılardan bazılarına verdiğimiz (dünyalık) zenginliklere gözün kalmasın! Ve (inanmıyorlar diye) onlar için üzülme! İnananlara kol kanat ger (onlara karşı mütevazı ol, kendilerini himayene al).
Cemil Said
swap_vert close
Ba’zı kâfirlere virdiğimiz ni’metlere ’atf-ı nazar itme ve bunun içün mahzûn olma mü’minlere hüsn-ü mu’âmele it.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kafirler içinde bazı kimselere verdiğimiz kat kat servete gözünü dikme, onlara üzülme; inananları kanatların altına al.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kâfirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü’minlere (şefkat) kanadını indir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sakın ola ki, onlardan bazı gruplara verdiğimiz geçici dünya nimetine göz dikmeyesin! Onlardan yana üzülme, müminlere karşı da alçakgönüllü ol!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sakın onlardan bazı sınıflara verdiğimiz dünya malına göz dikme, onlardan dolayı üzülme ve müminlere alçak gönüllü ol.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlardan (elçilerden) bazılarına verdiklerimizi kıskanma ve onlardan (inkarcılardan) ötürü de üzülme. İnananlara kanatlarını indir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sakın o kâfirlerden birtakımlarına verip de kendilerini zevklendirdiğimiz şeye (mal ve servete) heveslenip göz dikeyim deme. Onlardan dolayı üzülme. Müminlere merhamet kanatlarını indir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sakın o kâfirlerden bir takımlarını zevkıyap ettiğimiz şeylere göz atma ve onlara karşı mahzun olma da mü'minlere kanadını indir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey mü’min kişi!) Sakın onlardan (kâfirlerden) bazılarını yararlandırdığımız şeylere (dünyalık nimetlere) gözünü dikme. (Resûlüm, sen de) onlardan (kâfirlerden) dolayı (müslüman olmuyorlar, diye) hüzne kapılıp üzülme ve (şefkat) kanatlarını mü’minlerin üzerine ger (meye devam et).
Rivayete göre, Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] efendimiz ashabıyla, Beni Kurayza ve Beni Nadir yahûdîlerine ait yedi kafileye rastladı. Bu kervanlarda değerli kumaşlar, kokular ve mücevherler vardı. Bazı Müslümanlar bu kervanlardaki malları görünce: “Bu değerli mallar bizim olsaydı, bunlarla kuvvetlenirdik ve Allah yolunda da infak ederdik” dediler. Bunun üzerine Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] efendimiz: “Yemin olsun ki size yedi âyet verildi. Bu yedi âyet, bu yedi kafileden daha hayırlıdır” buyurdular.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlardan bazılarına, kat kat vererek, kendilerini yararlandırdığımız şeylere imrenme. Onlar için üzülme.¹ Sen, mü'minlere kol kanat ger.
1- İnanmıyorlar diye.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sakın (o kâfirlerden) bir takımlarını faidelendirdiğimiz şeylere (servete ve sâireye) iki gözünü dikib uzatma. Onların karşısında tasalanma. Mü'minler için de (şefkat) kanadını indir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sakın onlardan (o kâfirlerden) birtakım sınıfları faydalandırdığımız şeylere (mal ve servete) gözlerini dikme! Hem (îmân etmiyorlar diye) onlara üzülme ve mü'minlere(tevâzû') kanadını indir!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey Resul!) Sakın onlardan bazı sınıflara verdiğimiz dünya nimetine göz dikme ve (seni umursamıyorlar diye) onlar için üzülme; fakat mü’minlere kol kanat ger, alçak gönüllü ol!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gözlerini onlar için çiftler halinde verdiğimiz geçimliklere çevirme ve bundan dolayı (nimetin şükrünü yapmıyorlar diye) üzülme. Sen yalnızca inananlara kol kanat ger.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O tanımazlardan bir takımlarını gönendirmiş olduğumuz nesnelere sakın gözünün dikme, sakın bunun için kaygılanma. İnananların üzerine de kanadını ger.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlardan bazı sınıfa verdiğimiz servete gözlerini dikme, onlara mahzun da olma [¹¹], mü/minlere kanadını alçak tut [¹²].
[11] Veya dostlarının elinde bir şey bulunmadığına mahzun olma.[12] Kâfirin servetine rağbet etme, küfürlerinden dolayı mahzun olma, mü'minlere tevazu göster, onları kanadının altına al.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Bu sebeple) senin, onların bir kısmını çifter çifter/kat kat faydalandırdığımız şeylerde gözün kalmasın! Onlar için de üzülme. Sen inananlara kanatlarını ger/onları koru.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sakın onlardan bazılarını yararlandırdığımız şeylere gözünü dikme, onlara karşı hüzne kapılma ve müminler için de (şefkat) kanatlarını ger.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sakın onlardan bazılarına geçici olarak verdiğimiz dünya malına gözünü dikip Allah’ın kitabını terk etme ve size karşı üstünlük taslıyorlar diye onlardan dolayı da üzülme; onların hor ve hakir gördüğü müminlere, tam bir alçakgönüllülük ve şefkatle kol kanat germeye devam et!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlardan eşler halinde geçindirdiklerimize gözlerini dikme! Onlara üzülme! Müminler’e kol-kanadını ger!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bazı ailelere çifte çifte sunduğumuz imkanlara bakıp bakıp üzülme. Sen sadece inananlara kol kanat olacaksın.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sakın bazılarına verdiğimiz dünya malına göz dikme! İnananlar arasında fakirler varken onların zengin olması seni üzmesin! İnananlara alçak gönüllü ol. Onlara sahip çık! Dünya malı geçicidir. Rabbin sana ebedi olanı müjdeliyor.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sakın onlardan bazı çiftlere verdiğimiz şeye gözlerini dikme! [*] Onlardan dolayı üzülme ve müminlere kanadını indir (alçak gönüllü ol)! [*]
Benzer mesaj: Tâhâ 20:131.,Benzer mesaj: Şu‘arâ 26:215.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sakın o (kâfirlerden) bazılarına bol bol verdiğimiz dünya nîmetlerine gözünü dikme ve bundan dolayı da üzülme. Sen sadece Mü’minlere, (şefkat) kanadını ger.
Muhammed Esed
swap_vert close
[O halde, hakkı inkar eden] birtakım kimselere ⁶³ verdiğimiz dünyevî zenginliklerden yana gözünü çevirme. Ve [seni umursamıyorlar diye] onlar için üzülme; fakat müminlere kol kanat ger, ⁶⁴
63 Filolojik otoriteler, ezvâc çoğul isminin burada “birtakım” insanlar, “bazı” kimseler anlamına olup, bazı çağdaş Kur’an mütercimlerinin zannettiği gibi “çiftler” demek olmadığında görüş birliği içindedirler.64 Lafzen, “müminler için kanatlarını indir”: şefkat ve alçak gönüllüğü dile getiren mecazî bir deyim (bkz. 17:24 ve ilgili 28. not.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Öyleyse, onlardan kimilerine verdiğimiz geçici dünya nimetlerine imrenme! Onlar iman etmiyorlar diye tasalanma; ancak müminler için şefkat kanatlarını ger, onları koru! 18/28, 20/131, 6/33
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Öyleyse) onlardan kimilerine verdiğimiz geçici lezzetlere iltifat etme![²⁰⁷³] Üstelik onlar için üzülme de… Ancak mü’minlere kol kanat ger
[2073] Lafzen: “gözlerini dikme” (Krş: 20:131-132).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onların bir kısmına verdiğimiz dünyalıklara sakın imrenme! (Bunlar ne kadar zevkli ve faydalı görünürse görünsün sana verdiğimiz eşsiz nimetin yanında hiçbir değeri yoktur.) Onlar için -aynı zamanda- üzülme, (Hak davetini kabul etmedikleri için uğrayacakları azabı düşünüp de tasalanma, çünkü onlar o cezayı hak etmişlerdir) müminlerin üzerine ise şefkat kanatlarını indir.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlardan bazı çiftleri fayda!andırdığımız dünyâlığa sakın gözlerini dikme ve (iman etmedikleri için) onlara üzülme. Mü’minlere de (şefkat) kanadını indir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sakın onlardan bazı sınıfları faidelendirmiş olduğumuz şeylere iki gözünü uzatma ve onlara karşı mahzun olma ve mü'minler için kanatlarını indir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sakın o kâfirlerden bir kısmına geçici bir zevk olarak verdiğimiz dünya nimetlerine göz dikme! Onların iman etmemelerinden ötürü üzülme ve müminlere kol kanat ger, onları şefkatle koru. [20, 131; 26, 215; 9, 128] {KM, Çıkış 18, 15-16}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlardan bazı çiftlere (sınıflara) verdiğimiz dünyalığa gözlerini dikme ve (sana inanmadıkları için) onlara üzülme. Mü'minlere kanadını indir, (onlara karşı mütevazi, şefkatli davran).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Küffârdan ba'zılarını evlâd ve 'ıyâlden istifâde itidirdiğimize göz koyma ve mü'minlerin yoksuzluklarına da mahzûn olma, onları kanadın sâyesine al.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlardan kimine verdiğimiz kat kat nimetlere gözlerini dikme ve onlara karşı üzülme. Sen inanıp güvenenlere kol kanat ol.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlardan bir kısmını faydalandırdığımız şeylere sakın gözünü dikme! Onlar için üzülme, müminler için şefkat kanatlarını indir!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlardan üç beş tanesini nasiplendirdiğimiz şeye gözünü dikme ve onlar için tasalanma. Yalnız sen mü'minlere kanat ger.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sakın, onlardan bazı çiftlere verdiğimiz nimet ve zevklere gözlerini dikme. Onlar için tasalanma da. Müminler için kanadını indir sen!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ŧartma iki gözüni aña kim gönendürdük anuñ-ile dürlüler anlardan daħı ķayġurma anlaruñ üzere. daħı yumşaķ cenāhını ya'nį yaña iki ya'nį anlara aşaķlıķ eyle.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Gözüñi uzatma raġbet‐ile ol ‘avratlara ki gönendür anlar bile anları.Daḫı anlar īmān getürmedüklerine ḳayurma. Daḫı tevāżu‘ eyle mü’minlere.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Kafirlərin) bə’zi zümrələrinə verdiyimizə (fani dünya malına) rəğbət gözü ilə baxma (və ya gözünü dikmə, çünki bunların arxasınca küfr edənləri dəhşətli bir əzab gözləyir), onlardan (onlar iman gətirmədiklərindən) ötrü kədərlənmə (yaxud onlara verdiyimiz sərvətə görə qəmgin olma, axirətdə səni daha böyük ne’mətlər gözləyir), mö’minləri qanadın altına al (iman gətirənlərə qarşı təvazökar olub yumşaq davran və onları himayə et!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Strain not thine eyes toward that which We cause some wedded pairs among them to enjoy, and be not grieved on their account, and lower thy wing (in tenderness) for the believers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Strain not thine eyes. (Wistfully) at what We have bestowed on some(2009) of them, nor grieve over them:(2010) but lower thy wing (in gentleness)(2011) to the believers.
2009 It may be that other people have worldly goods which worldly men envy. Do they necessarily bring happiness? Even the temporary pleasure that they may give is not unmixed with spiritual poisons, and even so, will not last. The man of God looks with wistful eyes at other things-the favour and countenance of Allah. 2010 The Prophet of Allah, in his human love and sympathy, may grieve over certain classes of people who are puffed up with false notions and callous to the Message of Allah. But he should not make himself unhappy. There is no flaw in Allah's Plan, and it must prevail. This was addressed in the first instance to Al Mustafa, but in a minor degree, it applies to all righteous men. (R). 2011 The metaphor is from a bird who lowers her wing in tender solicitude for her little ones. Cf. 1 7:24, where it is applied to "lowering the wing" to aged parents.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَا تَمُدَّنَّ
sakın dikme
عَيْنَيْكَ
gözlerini
اِلٰى
o şey- lere ki
مَا مَتَّعْنَا
faydalandırdık
بِه۪ٓ
kendi- siyle
اَزْوَاجاً
birtakım zümreleri
مِنْهُمْ
onlardan
وَلَا تَحْزَنْ
ve üzülme
عَلَيْهِمْ
onlara
وَاخْفِضْ
ve indir
جَنَاحَكَ
kanadını
لِلْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minlere
Sakın o (kâfir)lerden bazı zümreleri faydalandırdığımız şeylere (mal ve servete) gözlerini dikme, onlar(ın yaptıkların)dan dolayı üzülme ve mü'minlere (rahmet) kanadını ger!
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
مَدَّ
Fiil-I
م د د
Mühlet verdi, sürükledi, uzattı, yaydı, (gözünü) dikti, yardım etti
عَيْن
İsim
ع ي ن
Pınar, göz, nezaret, içecek kaynağı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
مَتَّعَ
Fiil-II
م ت ع
Faydalandırdı, mut'a verdi, nimet verdi, yararlandırdı, istifade ettirdi, geçindirdi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
زَوْج
İsim
ز و ج
Eş, koca, zevce, çift
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
حَزِنَ
Fiil-I
ح ز ن
Mahzun oldu, üzüntüye kapıldı, üzüldü, hüzünlendi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
خَفَضَ
Fiil-I
خ ف ض
İndirdi
جَنَاح
İsim
ج ن ح
Kanat, kişinin koynu
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan