Yemin olsun (daha önce) Hicrliler¹ de (kendilerine gönderilen) Peygamberleri yalanladılar.
1 Hicr: Semûd kavminin yaşadığı bölge ve burada yer alan şehrin ismidir. Sözlükte “menetmek” anlamında mastar ve “akıl, engel, yasak, himaye, korunan şey” mânalarında isim olan “hicr” kelimesi, Kur’ân-ı Kerîm’de yer adı olarak zikredilmekte ve burada yaşayanlardan “Ashâb’ül-Hicr” diye söz edilmektedir. Buranın bir adı da “Medâinü Sâlih” olup bu adlandırma Sâlih (a.s)’la ilgisi dolayısıyladır. Zamanla Hicr adı terkedilmiş, bunun yerini Medâinü Sâlih almıştır. “Medâinü Sâlih,” Medine ile Şam arasındaki Vâdilkurâ’da içinden Hicaz demir yolunun geçtiği kayalıklarla çevrili vadideki beldenin adıdır. Bugünkü yerleşim merkezi El-U’lâ şehrinin 15 km. kuzeyine düşmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de belirtildiğine göre Ashâb’ül-Hicr, dağlarda oydukları güvenli evlerde yaşayan, Allah’ın âyetlerinden yüz çevirip peygamberlerini yalanlayan bir kavimdi. Bir sabah vakti korkunç bir sesle helak edildiler. Bugün halen o bölgede Hicrlilere ait kayalara oyulmuş ve ayakta duran yüzlerce ev bulunmaktadır. Hz. Peygamber (s.a.v) Tebük Gazvesi sırasında Hicr’den geçerken ashabına: buradan su almamalarını söylemiş, onların, “Biz bu kuyunun suyundan alıp hamur yoğurduk, kaplarımızı doldurduk” demeleri üzerine, “Öyleyse hamuru atın, aldığınız suyu da dökün” buyurmuştur. (Buhârî) Başka bir rivayete göre ise Resûlullah Hicr’den geçerken, “Kendilerine zulmedenlerin meskenlerine, onların başına gelen felâketin sizin de başınıza gelmemesi için ağlayarak girin, aksi halde girmeyin” demiş ve devesini hızla sürerek oradan uzaklaşmıştır (Buhârî).