close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 74. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fece’alnâ ‘âliyehâ sâfilehâ veemtarnâ ‘aleyhim hicâraten min siccîl(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ülkelerinin altını üstüne getirdik, üstlerine balçıktan meydana gelmiş taşlar yağdırdık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Anında (yurtlarının) üstünü altına çevirmiş ve üzerlerine (siccil’den: Öğütülmüş taş ve toprak unundan imal edilmiş, çimento ve maden gibi) balçıktan pişirilmiş (özel) taşlar (sert ve sağlam cevherden yapılma araçlar) yağdırıp (helak etmiştik).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve böylece, şehirlerinin altını üstüne getirdik; üzerlerine çamurdan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Böylece, ülkenin altını üstüne getirdik. Belirlenmiş cezanın infazı için üzerlerine balçıktan dökülerek pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Ahmet Varol
swap_vert close
O an (şehirlerinin) üstünü altına getirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Anında (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hemen şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de çamurdan pişirilmiş taş yağdırdık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz o şehrin altını üstüne getirdik, onların üstüne çamurdan yapılmış taşlar yağdırdık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Böylece ülkelerinin üstünü altına getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Besim Atalay
swap_vert close
Altını üstüne getirerek şehrin, hem de onların başlarına kızgın taşlar yağdırdık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve bir anda (yaşadıkları yerin) üstünü altına getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Cemil Said
swap_vert close
Şehirlerini başdan aşağıya tahrîb itdik ve üzerlerine pişmiş tuğlalar yağdırdık.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Memleketlerini alt üst ettik, üzerlerine sert taş yağdırdık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ardından yurtlarının altını üstüne getirdik, üzerlerine taşlaşmış çamur yağdırdık!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Böylece ülkelerinin üstünü altına getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.  
 Lût kavmi, homoseksüellik gibi kötü bir günahı işledikleri için Allah Teâlâ, onlara önce korkunç bir ses duyurmuş, sonra memleketlerinin altını üstüne getirmiş, daha sonra da üzerlerine taş yağdırmıştır ki, bir milletin yok olup tarih sahnesinden silinmesi için bundan daha şiddetli felâket olamaz.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onun altını üstüne getirdik. Üzerlerine çamurdan yapılmış sert taşlar indirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz, onların şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derhal şehirlerinin üstünü altına getiriverdik ve üzerlerine siccilden taşlar yağdırdık
Emrah Demiryent
swap_vert close
O an (şehirlerinin) altını üstüne getirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Böylece şehri altüst ettik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hemen (şehirlerinin) üstünü altına getirdik. Tepelerine de balçıkdan pişirilmiş bir taş (yağmuru) yağdırdık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Böylece oranın üstünü altına getirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve böylece, oranın (şehirlerinin) üstünü altına getirdik; üzerlerine (püskürtü hâlinde akkor) balçıktan taşlar (volkanik lav) yağdırdık.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yaşadıkları yerin altını üstüne getirdik ve üzerlerine sertleşmiş taş gibi, çamur yağdırdık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Derken altlarını üstlerine getirdik. Üzerlerine pişmiş balçıktan taşlar yağdırdık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kasabalarının üstünü altına getirdik. Onların üzerine tuğladan yapılmış taş yağdırdık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişmiş [siccîl] sert taşlar yağdırdık.¹⁸
18 Krş. Hûd, 11/82; Zâriyât 51/33.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Anında (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böylece, şiddetli bir azap ile onların yaşadığı şehrin altını üstüne getirdik veüzerlerine, ateşte pişip sertleşmiş kızgın taşlar yağdırdık!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Oranın üstünü altına çevirdik. Üzerlerine siccîl’den taşlar yağdırdık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kentin altını üstüne getirdik. Üzerilerine, yağdırdığımız el yapımı taşlar ile her şeyi un ufak ettik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şehrin üstünü altına getirdik. Üzerlerine çamurdan pişmiş taşlar yağdırdık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hemen oranın üstünü altına getirmiştik. Üzerlerine (balçıktan) pişirilmiş (sert) taşlar yağdırmıştık. [*]
Benzer mesajlar: Hûd 11:82-83; ‘Ankebût 29:34; Zâriyât 51:33-34.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Anında (o memleketin) üstünü altına çevirdik ve üzerine pişirilmiş taşları (yağmur gibi) yağdırdık.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve böylece [bu günahkar şehirlerin] altını üstüne getirdik; belirlenmiş cezanın infazı için üzerlerine püskürtü halinde sert taşlar yağdırdık. ⁵³
53 Bkz. 11. sure, 114. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şehrin altını üstüne getirdik ve üzerlerine de yağmur gibi pişmiş (volkanik) taşlar yağdırdık. 11/82-83
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve oranın altını üstüne getirdik ve o coğrafyanın üzerine (püskürtü hâlinde)[²⁰⁶⁵] akkor balçıktan taşlar yağdırdık.[²⁰⁶⁶]
[2065] Parantez içi açıklama, aynı olayın anlatıldığı 11:82’de bu âyetten farklı olarak yer alan mandûd nitelemesine dayanmaktadır. [2066] Bu taşların niteliğiyle ilgili krş: 11:82, not 99.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Derhal onların beldelerini alt üst ettik, üzerlerine de balçıktan pişirilmiş bir taş (yağmuru) yağdırdık.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve böylece (bu günahkar şehirlerin) altını üstüne getirdik; belirlenmiş cezanın taşlarını üzerlerine yağdırdık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hemen onların üstünü altına ve onların üzerine balçıktan yapılmış taşlar yağdırdık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir anda şehirlerinin üstünü altına çevirdik. Pişirilmiş çamurdan yapılmış taş yağmuruna tuttuk onları!
Süleyman Ateş
swap_vert close
O kentin üstünü altına getirdik ve üzerlerine de çamurdan pişmiş taşlar yağdırdık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Üstlerini altına getirdik ve üzerlerine pişmiş çamurdan taşlar yağdırdık.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine pişmiş balçıktan taşlar yağdırdık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Tavanlarını yerin dibine geçirdik. Üzerlerine de yağmur gibi pişmiş taşlar yağdırdık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Şehirlerinin altını üstüne getirdik ve başlarına ateşte pişmiş taşlar yağdırdık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O kentin üstünü altına getirdik/üst düzeydekileri alt düzeye indirdik. Ve üzerlerine pişmiş çamurdan taşlar yağdırdık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ķılduķ yücesini aşaġasın daħı yaġdurduķ anlaruñ üzere ŧaş bişmiş balçıķdan.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ol şehrüñ aşaġasın yuḳaru eyledük ve yaġdurduḳ anlar üstine bal‐çıḳdan ṭaşlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onların altını-üstünü çevirdik və başlarına odda bişmiş gildən bərk daşlar yağdırdıq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We utterly confounded them, and We rained upon them stones of heated clay.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We turned (the cities) upside down, and rained down on them brimstones hard as baked clay.(1997)
1997 Cf. 11:82 and notes, in which the word Sijil and its origin are explained.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَجَعَلْنَا
böylece kıldık
عَالِيَهَا
oranın üstünü
سَافِلَهَا
altları
وَاَمْطَرْنَا
ve yağdırdık
عَلَيْهِمْ
üzerlerine
حِجَارَةً
taşlar
مِنْ سِجّ۪يلٍۜ
çamurdan sertleşmiş
Böylece oranın üstünü altına getirdik ve üzerlerine (sağanak hâlinde) çamurdan sertleşmiş taşlar yağdırdık.
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
عَالِي
Etken fiil
ع ل و
Üstün, üstünlük taslayan
سَافِل
Etken fiil
س ف ل
Alt, aşağı
اَمْطَرَ
Fiil-IV
م ط ر
Yağdırdı, yağmura tutuldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
حِجَارَة
İsim
ح ج ر
Taşlar
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سِجِّيل
İsim
س ج ل
Sertleşmiş veya pişmiş çamur