close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 73. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feeḣażet-humu-ssayhatu muşrikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Güneş doğduktan sonra onları bir bağırış, helak ediverdi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Derken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıvermişti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve tan yeri ağarırken, hak ettikleri azabın gürültüsü, apansız yakaladı onları.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Güneş doğarken, şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe onların işini bitirdi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Derken güneşin doğma vaktine girmeleriyle birlikte onları o çığlık alıverdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Derken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet onları, güneşin doğma vaktinde korkunç gürültü yakalayıverdi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sabah güneş doğarken bir ses ve patlama onları yakalayıverdi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Güneş doğarken onları o korkunç ses yakaladı.
Besim Atalay
swap_vert close
Gün doğarken bir gürültü yakaladı onları
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve derken güneşin doğuşu sırasında, onları korkunç bir ses yakalayıverdi.
Cemil Said
swap_vert close
Sabahleyin bir furtınaya tutuldılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Tanyeri ağarırken, çığlık onları yakalayıverdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Derken güneşin doğuşu sırasında, o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Nihayet ortalık aydınlanırken korkunç ses onları yakalayıverdi!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Güneş doğarken onları o korkunç ses yakaladı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Tan ağarırken onları felaketli bir gürültü yakaladı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Güneş doğarken o korkunç çığlık onları yakaladı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken işrak vaktine girdikleri sırada bunları o sayha tutuverdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Nihâyet) güneş doğarken onları o korkunç bir sayhâ yakaladı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Tan yeri ağarırken korkunç bir ses onları yakaladı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Derken onları, işrak vaktına girdikleri sırada, o (korkunç) ses yakalayıverdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nihâyet gündoğumuna ulaşan kimseler iken o (korkunç) ses onları yakaladı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Nihayet (Lût ve ailesi geceleyin çıktıktan sonra) güneşin doğma vaktine girmeleriyle birlikte o korkunç gürültü (volkanik patlama) onları yakalayıverdi. *
(*) Helâk edilen toplumların cezalandırıldığı şeyi ifade eden sayhanın yerine bazı sûrelerde (رجفة) racfeh, yani şiddetli bir sarsıntı (volkanik deprem) kullanılmıştır (Bkz: 7: 78) Bu nedenle sayha, korkunç gürültü, şiddetli bir sarsıntı (volkanik deprem, patlama vb.) şeklinde de olur. Çünkü 74. ayette anlatılan da, bunun sadece bir gürültü değil, şiddetli volkanik bir patlama olduğunu gösterir. والصيحة : صعقة في الهواء ، وهي صواعق وزلازل وفيها حجارة من سجيل ، وقد مضى بيانها في سورة هود (التحرير والتنوير) فأخذتهم الرجفة وهي زلزلة الأرض وحركتها وأهلكوا بالصيحة والرجف (تفسير البغوي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sabah güneş doğarken, yok edici (yüksek frekanslı) bir ses onları yakaladı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gün doğarken onları bir haykırmadır çarptı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Güneş doğduğu sırada onlar korkunç bir sese giriftar oldular.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Derken güneşin doğuşu sırasında o korkunç ses [sayha] onları yakaladı.
Kadri Çelik
swap_vert close
Derken, tan yeri ağarırken onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Güneş doğarken, müthiş bir gürültü kıskıvrak yakalayıverdi onları.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşrak vaktine girdiklerinde / gün doğarken onları Sayha / Yüksek Ses yakaladı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şafak sökerken müthiş bir patlama oldu.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Güneşin doğma zamanına doğru korkunç ses onları yakaladı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Güneş doğarken onları o korkunç ses yakalamıştı.
Mehmet Türk
swap_vert close
Tan yeri ağarırken onları o korkunç ses yakalayıverdi. ¹
1 Bk. (Hûd: 82, 83 ve dipnotu)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve derken, tan yeri ağarırken, [hak ettikleri azabın] gürültüsü apansız yakaladı onları ⁵²
52 Sayha terimine bizim çeviride verdiğimiz anlam hk. bkz. 11. sure, 98. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nihayet güneşin doğuşuyla birlikte onları korkunç bir çığlık yakalayıverdi. 11/81, 37/137-138
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve şafak ağarırken, onları (dehşetli) sayha[²⁰⁶⁴] kıskıvrak yakalayıverdi;
[2064] “Ses, çığlık” anlamına gelen ve helâk edilen toplumların cezalandırıldığı şeyi ifade eden sayhanın yerine bazı sûrelerde racfeh kullanılmıştır (Bkz: 7:78, not 61). Bu kullanım, bize sayhanın niteliği hakkında da bilgi vermektedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Nitekim, Lut ailesi şehirden ayrılıp) Güneş doğarken, o korkunç ses onları yakalayıverdi.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve derken, tan yeri ağarırken, (hak ettikleri azabın) gürültüsü onları yakaladı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık onları işrak vaktine girdikleri sırada, o sayha tutuverdi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Güneş doğarken o korkunç ses bastırıverdi onları!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Güneşin doğma zamanına girerlerken korkunç ses onları yakaladı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Güneş doğmazdan evvel onları sayha alub helâk itdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gün doğarken dehşet bir sesle sarsıldılar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Güneşin doğuşuyla birlikte onları bir çığlık yakaladı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Gün doğarken o korkunç ses onları yakaladı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nihayet o korkunç titreşimli ses, onları güneş doğarken yakaladı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ŧuttı anları ün gün doġduġı vaķta giricilerken.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes helāk itdi anları Cebrā’īlüñ heybetlü āvāzı güneş çıḳduġı vaḳt.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şəfəq doğanda o dəhşətli (tükürpədici) səs onları bürüdü.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then the (Awful) Cry overtook them at the sunrise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But the (mighty) Blast(1996) overtook them before morning,
1996 Al Sayhah, the mighty Blast, is mentioned as accompanying earthquakes: Cf. 11:67-94. Here it was the violent wind and noise accompanying the shower of brimstones, possibly with some volcanic action.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاَخَذَتْهُمُ
nihayet onları yakaladı
الصَّيْحَةُ
o sayha
مُشْرِق۪ينَۙ
güneşin doğuşuna ulaşan kimseler iken
Nihayet güneş doğarken onları (helâk edici) o sayha yakalayıverdi.
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
صَيْحَة
İsim
ص ي ح
Sayha
مُشْرِق۪ين
Etken fiil-IV
ش ر ق
Güneşin doğuşuna ulaşanlar, gün doğumuna ulaşanlar