close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 40. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İllâ ‘ibâdeke minhumu-lmuḣlasîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ancak ihlasa sahip edilmiş kulların müstesna.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesnadır. (İbadet ve hizmetleriyle sadece Allah’ın rızasını arayan ve ahiret hazırlığını öne alan kullarına etkili olamayacağım.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yalnızca senin ihlaslı ve samimi yani gösterişten uzak, katıksız bir samimiyetle, Allah rızasını gözeterek, amel etme şuurunu sunduğun kulların müstesna…”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Onlardan samimi, ihlâslı davranan kullarını azdıramam.”
bk. Kur’ân-ı Kerim, 17/62; 38/82-83.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak onlardan ihlasa erdirilmiş kulların müstesna."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ancak içlerinden ihlâsa sahip müminler müstesna...”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yalnız Sen’in halis kulların müstesna…” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
39,40. İblis dedi ki: “Ey Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara kötü davranışları süsleyeceğim ve ihlâslı kulların hariç onların hepsini mutlaka azdıracağım!”[256]
[256] İhlâs kavramı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, X, 349-352.  
Besim Atalay
swap_vert close
İblis dedi: «Tanrım! Beni azdırdığınçin yeryüzünde, kötülüğü hoş göstererek; özden olan kullarından başkasını hep ayartırım !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ancak içlerinden (sana yürekten bağlanan) kulların hariç,
Cemil Said
swap_vert close
"Yalnız senin hâlis ’ibâdın müstesnâdır."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
39,40. "Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
39,40. İblis, “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
39-40. İblîs, “Rabbim! Benim sapmama imkân verdiğin için yemin olsun ki ben de yeryüzünde onlara (günahları) şirin göstereceğim ve -aralarından senin samimi kulların hariç- onların topunu kesinlikle yoldan çıkaracağım.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ancak onlardan ihlâslı kulların müstesna.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Kendilerini sadece sana adayanlar hariç."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ancak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ancak içlerinden ıhlâs verilen kulların müstesnâ
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ancak onlardan ihlâslı kulların müstesnadır. (Zira benim, onları saptırmaya gücüm yetmez.)”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ancak onlardan muhles¹ kulların hariç.”
1- Arıtılmış kullar. Saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan kullar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Ancak onlardan ihlâsa erdirilmiş kulların müstesna».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Ancak onlardan ihlâsa erdirilmiş olan kulların müstesnâ.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
39 - 40. (İblis) dedi ki: "Rabbim! (Âdem’i hafife alıp secde etmediğim için) beni (bulunduğum) konumdan çıkarmana (aleyhime hüküm verip rahmetinden uzaklaştırmana) karşılık ben de yeryüzünde onlara (insanlara kötülükleri) süsleyeceğim ve onlardan samimi kulların hariç onların tümünü yoldan çıkaracağım.’’*
(*) Not: Meallerde geçen ‘’beni azdırmana veya beni saptırdığın için…’’şeklindeki çeviriler tamamen yanlıştır, zira İblis dâhil yüce Allah hiçbir kulunu saptırmaz ve azdırmaz. Bunun anlamı için aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. Ayrıca İblîs’in, emri yerine getirmediği gibi, yeniden dirilme gününe kadar yaşaması için dilekte bulunarak bu süre içinde insanları yoldan çıkarmaya ahdetmesinin, insanın sahip olduğu ayrıcalığı hazmedememesinden ve onu kıskanmasından, özellikle rahmetten kovulmasına Âdem’in yaratılışının sebep olduğu şeklindeki vehminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Hâlbuki aslında böyle bir cezaya çarptırılmasının asıl sebebi, kendi kibri ve isyanı idi… {قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغْوَيْتَنِي}؛ أي خَيَّبْتَنِي من جنَّتك ورحمتك،( التفسير الكبير - للطبراني) (قال رب بما أغويتني ) أي: "بحالي هذه وبعدي من الخير والله لأفعلن ولأغوين (تفسير ابن عطية)"، . وقيل : خيبتني من رحمتك ( لأزينن لهم في الأرض ) حب الدنيا ومعاصيك (تفسير البغوي» » تفسير الماوردي) المراد بما خيبتني من رحمتك لأخيبنهم بالدعاء إلى معصيتك (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) الثاني: بما خيبتني من رحمتك.( النكت والعيون)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Yalnızca onlardan, senin halis kulların (senin emirlerinin dışında başka bir emir tanımayanlar) hariç” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yalnız, içlerinde özü arı olanları değil."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Meğer ki içlerinden pâk ve halis kıldığın kulların olsun.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Ancak içlerinde kendini Sana adayan/saf ve temiz kıldığın [muhlesîn] kulların hariç.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ancak onlardan ihlâsa erdirilen kulların müstesna.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ancak içlerinden, Sana yürekten bağlanan samîmî kulların hariç! Çünkü onları saptırmama imkân yok!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Ancak onlardan senin Muhlis (İhlâslı / Samimi arı-duru) kulların başka!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
özverili kulların hariç tabiki. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Ancak sana kesinlikle inanan, imanlarında samimi olanlar hariç! Sana inanan, senin yasalarına göre yaşayanları azdıramam!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
39,40. (İblis) şöyle demişti: “Rabbim! Beni azdırmana karşılık [*] ben de yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve içlerinden samimi kulların hariç hepsini mutlaka azdıracağım!” [*]
“İblis’in sorumluluğu Yüce Allah’a atma çabası” doğru olamaz. Çünkü yüz çeviren, kibir gösteren ve kâfir olan İblis’in kendisidir. Bu hadsiz cümlesinden dolayı ilk kadercinin İblis olduğunu söyleyebiliriz. İlgili ayetler için bkz. Bakara 2:34; A‘râf 7:11; Hicr 15:31; Sâd 38:74.,Benzer mesajlar: Sâd 38:77-83.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“...Ancak onlardan has kulların bunun dışındadır.” ¹ dedi.
1 Yani ben onları azdıramam.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Yalnızca Senin gerçek kulların ³⁰ bunun dışında [kalacak]!”
30 Lafzen, “Senin ihlaslı/samimî kulların”... yani, Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyan ve buna bağlı olarak “Şeytan’ın hiçbir ayartmasının” yoldan çıkaramayacağı kimseler. (Keza bkz. aşağıda 32. not.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Ancak, içlerinden dini sana has kılan kulların hariç.” 15/42, 16/98...100, 38/83
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bunun tek istisnası, onlar arasındaki imanını saf ve temiz tutma çabasını desteklediğin kulların olacak!”[²⁰⁵³]
[2053] Muhlasîn: Lafzen “saf, temiz, arı duru kılınan”, dahası “saf ve samimi bir inançla donanmış olan”. Hâlis, bir şeyi, “saflığını bozan tüm unsurlardan arındırarak tertemiz kılmak” (inferadû hâlisîne ‘an ğayrihim) anlamına gelir (Râğıb). Muhataplarının şeytanla ilgili bâtıl ve sahte inançlarını temizleme amacı taşıyan bu pasaj içerisinde muhlasînin anlamı, tam da hemen aşağıdaki 42. âyette kullanılan ğâvîn (Âyet 42, not 6) sözcüğünün karşı kutbunda yer almaktadır. Muhlas (ya da çoğunluğun tercihiyle muhlis), “inanç ve itikadını cehalet ve bilinçsizliğe dayalı tüm bâtıl ve hurafeden arındıran ve onun bu çabasını Allah’ın desteklediği kişi” anlamındadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Ancak içlerinden ihlaslı kulların hariç" dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak senin Muhsin kulların müstesnadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Onlardan muhlisler olan kulların müstesna.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
39, 40. İblis dedi ki: “Ya Rabbî! Beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki ben de dünyada onlara günahları süsleyeceğim ve senin ihlasa erdirdiğin kulların müstesna, onların hepsini azdıracağım” [17, 62; 38, 82-83]
İblis şunu demek istiyor: “Ya Rabbî, benden aşağıda olan birine boyun eğmemi istedin. Benim bu emre uymayacağım sence mâlumdu. İşte böylece azmama sebep oldun ve bu da bu insanlar sebebiyle başıma geldi. İşte ben de onları azdıracağım.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ancak içlerinden kendilerine ihlas verilen kulların hariç. (Benim azdırmam, onları etkilemez.)
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ancak sana muhlis olan kullarını iğvâ idüb aldamam" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sana yürekten bağlı olanları değil.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Ancak, içlerinde ihlas sahibi kulların hariç.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Ancak ihlâsa erdirdiğin kulların müstesna.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"İçlerinden riyaya sapmamış, samimi kulların müstesna."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
39-40. eyitti “iy çalabum! andan ötürü kim azdurduñ benį bezeyem anlara yirde daħı azduram anları dükelcügin illā ķullaruñ anlardan aru olınmışlar.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Lākin senüñ ol ḳullaruñ ki anlardan iḫlāṣ‐ıla ‘ibādet iderler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yalnız Sənin sadiq bəndələrindən başqa!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Save such of them as are Thy perfectly devoted slaves.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Except Thy servants among them, sincere and purified (by Thy Grace)."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلَّا
an- cak
عِبَادَكَ
kulların
مِنْهُمُ
onlardan
الْمُخْلَص۪ينَ
ihlâslı olanlar
"Ancak onlardan ihlâslı kulların müstesna."
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُخْلَص
Edilgen fiil-IV
خ ل ص
İhlâslı olan, hâlis kılınmış