Bırak onları, yesinler, geçinsinler ve isteklere düşüp oyalansınlar, yakında bilecekler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vertclose
Onları bırak, (şimdilik) yesinler, yararlanıp eğlensinler ve onlar (boş) bir emel ve umutla oyalanıversinler. (Ama) İleride (suçlarını ve sonuçlarını) bileceklerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vertclose
Şimdilik bırak onları kendi hallerine, yiyip içsinler, avunsunlar, ümitlere kapılsınlar çünkü çok geçmeden gerçeği öğrenecekler.
Ahmet Tekin
swap_vertclose
Şimdi onları bırak, yesinler, eğlensinler, boş ümitleri onları oyalayadursun. Âkıbetlerinin ne olacağını yakında öğrenecekler.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 77/46.
Ahmet Varol
swap_vertclose
Bırak onları yesinler, yararlansınlar, emel (umut) onları oyalasın. Pek yakında bilecekler.
Ali Bulaç
swap_vertclose
Onları bırak; yesinler, yararlansınlar ve onları (boş) emel oyalayadursun. İlerde bileceklerdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vertclose
Ey Rasûlüm) o kâfirleri bırak yesinler, dünyalıkları ile zevk etsinler; emel kendilerini oyalaya dursun, sonra (başlarına gelecek musibeti) bilecekler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vertclose
Bırak onları yesinler, yaşasınlar, arzu ve emeller onları oyalayıp dursun. Onlar yakında, (neyin ne olduğunu) bilecekler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vertclose
Bırak onları, yesinler, eğlensinler ve boş ümitler onları oyalayadursun. İleride yaptıklarının yanlış olduğunu bilecekler.
Besim Atalay
swap_vertclose
Bırakasın onları, yesinler, yaşasınlar, onları avutsun umutları da, yakında bilecekler
Cemal Külünkoğlu
swap_vertclose
(Şimdi) kendi hallerine bırak onları, yesinler, geçici hazlarla avunsunlar, ihtiraslarıyla oyalansınlar; nasıl olsa günü gelince (neyin doğru, neyin yanlış olduğunu) öğrenecekler (ama iş işten geçmiş olacak).
Bkz. 77/46
Cemil Said
swap_vertclose
Bırak yiyüb içsünler ümîd ile oyalansunlar yakında hakîkati öğrenirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vertclose
Bırak onları yesinler, zevk alsınlar; ümit onları avundursun; ilerde öğrenecekler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vertclose
Bırak onları yesinler (içsinler), yararlansınlar; emelleri onları oyalayadursun. İleride (gerçeği) bilecekler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vertclose
Bırak onları; yesinler, yararlansınlar, boş ümit oyalasın onları; yakında bilecekler!
Diyanet Vakfı
swap_vertclose
Onları bırak; yesinler, eğlensinler ve boş ümit onları oyalayadursun. (Kötü sonucu) yakında bilecekler!
Edip Yüksel
swap_vertclose
Bırak onları, yesinler, eğlensinler ve umutlarıyla oyalansınlar; mutlaka öğreneceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vertclose
Onları bırak yesinler, içsinler, zevk alsınlar; arzu onları oyalasın ilerde bileceklerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vertclose
Bırak onları yesinler içsinler, zevketsinler, emel, kendilerini egliye dursun, sonra bilecekler
Emrah Demiryent
swap_vertclose
(Resûlüm!) Onları bırak, yesinler, eğlensinler ve boş ümitleri onları oyalaya dursun. Yakında (kendilerini nasıl bir felaketin beklediğini) bilecekler.
Erhan Aktaş
swap_vertclose
Bırak onları; yiyip, içip faydalansınlar; beklentileri onları oyalasın. Fakat yakında gerçeği anlayacaklar.¹
1- Gerçekle karşı karşıya kalacaklar.
Hasan Basri Çantay
swap_vertclose
Bırak onları (kendi hallerine): Yesinler, faydalansınlar (eğlensinler), onlar emel oyalaya dursun. Sonra bilecekler onlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vertclose
Onları bırak, yesinler (içsinler), zevk etsinler ve emel, onları oyalaya dursun; artık(yaptıklarının âkıbetini) ileride bilecekler!
İhsan Aktaş
swap_vertclose
Ey Resul! Tebliğ görevini ihmal etmeksizin şimdi) onları bırak yesinler, dünyada elde ettikleri ile yaşasınlar ve kendilerine has hayalleri (düşünceleri) onları oyalasın. Daha sonra (gerçeği) öğrenecekler.
İlyas Yorulmaz
swap_vertclose
Onları bırak yesinler, dünyada yaşasınlar ve hayalleri (düşünceleri) onları oyalasın, ama sonra öğrenecekler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vertclose
Bırak onları da yesinler, içsinler, gönensinler, umuda düşsünler. Sonra görürler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vertclose
Onları bırakıver de yesinler, lezzet ve şehvetle geçinsinler, emelleri onları avutsun dursun. Onlar yakında akıbet hallerini bileceklerdir.
İsmail Yakıt
swap_vertclose
(Ey Peygamber!) Bırak onları yesinler ve faydalansınlar. Emelleri kendilerini oyalasın dursun.¹ Nasıl olsa ileride bilecekler.
1 Krş. En’âm, 6/91
Kadri Çelik
swap_vertclose
Onları bırak; yesinler, yararlansınlar ve onları (boş) emel oyalayadursun. İlerde bileceklerdir.
Mahmut Kısa
swap_vertclose
O hâlde, ey Müslüman! Onları şimdilik kendi hallerine bırak;hayvanlar gibi yiyip içip zevklensinler ve sonu gelmeyen hevesleri, doymak bilmeyen arzuları, gözlerini kör eden ihtirâsları ve boş ümitleri onları oyalasın dursun; bu gidişin sonunda, kendilerini nasıl bir felâketin beklediğini yakında öğrenecekler! Şimdilik, doğru yola yönelmeleri için onlara azıcık daha mühlet vereceğiz, fakat vakti gelince işlerini bitireceğiz. Unutma ki:
Mahmut Özdemir
swap_vertclose
Bırak onları; yesinler, zevklensinler; onları Emel oyalasın! İlerde bileceklerdir.
Mehmet Çakır
swap_vertclose
Resulüm! bırak onları, yiyip içip keyiflensinler, boş hayallerin sefasını sürsünler. Pek yakında öğrenecekler...
Mehmet Çoban
swap_vertclose
Onları şimdilik bırak! Dünyada yesinler, içsinler, eğlensinler, keyiflerine göre yaşasınlar. Yakında yaşadıkları hayatın nasıl sonuçlandığını görecekler.
Mehmet Okuyan
swap_vertclose
Onları bırak; yesinler, eğlensinler ve boş ümit onları oyalayadursun! İleride (gerçeği) bilecekler!
Mehmet Türk
swap_vertclose
Bırak onları; yesinler, eğlensinler ve (boş) ümitler onları oyalayadursun. İleride (bunların sonunun nereye varacağını) bilecekler.
Muhammed Esed
swap_vertclose
(Şimdi) kendi hallerine bırak onları, yiyip (içsinler), avunsunlar; bu arada [boş hazların] umudu aldatıp oyalasın onları; nasıl olsa günü gelince [gerçeği] öğrenecekler.
Mustafa Çavdar
swap_vertclose
Bırak onları kendi hallerine, yesinler-içsinler,1 dünya nimetlerinden biraz daha yararlansınlar, bitmek tükenmek bilmeyen arzuları oyalasın onları; nasıl olsa yakında gerçeği öğrenecekler.2, 13/185, 29/66, 43/83, 211/39, 39/39, 67/29
Mustafa İslamoğlu
swap_vertclose
Kendi hâline bırak onları; yesinler, geçici hazlarla avunsunlar, oyalasın onları boş umutlar: nasıl olsa zamanı gelince (gerçeği) öğrenecekler.
Orhan Kuntman
swap_vertclose
(Ey Muhammed, hak daveti ve ahireti inkar eden) O kafirleri (kendi hallerine) terk et, (onlar öğüt kabul edecek kimseler değildirler) yesinler eğlensinler, (nefsâni) arzuları onları oyalaya dursun, (nasıl olsa) yakında (gerçeğin ne olduğunu başlarına azap çökünce) anlayacaklardır.
Osman Fırat
swap_vertclose
Bırak onları yesinler, (dünyadan) yararlansınlar; emelleri onları oyalayadursun. İleride (gerçeği) bilecekler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vertclose
Onları bırak, yesinler ve faidelensinler ve onları arzuları oyalayadursun. Artık yakında bileceklerdir.
Suat Yıldırım
swap_vertclose
Bırak onları, yesin içsinler, zevklerine düşsünler, arzu ve emelleri kendilerini oyalaya dursun. Yakında bilecekler! [77, 46]
Süleyman Ateş
swap_vertclose
Bırak onlar yesinler, eğlensinler; arzu onları oyalasın. Yakında (yaptıklarının kötü sonucunu) bileceklerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vertclose
(Yâ Muhammed) Onları bırak yisünler, hayâtdan istifâde itsünler, emelleriyle ve hülyâlarıyla meşgûl olsunlar. Yakında hakîkati görecek ve bileceklerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vertclose
Bırak onları yesin-içsin hayatın tadını çıkarsınlar, beklentileri kendilerini oyalasın; nasıl olsa yakında öğrenecekler.
Şaban Piriş
swap_vertclose
Onları bırak, yesinler, eğlensinler, beklentileri onları oyalasın. Nasıl olsa öğrenecekler.
Ümit Şimşek
swap_vertclose
Bırak onları yesinler, nasiplensinler, emellerle avunsunlar—yakında öğrenecekler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vertclose
Bırak onları yesinler, nimetlenip zevk etsinler ve sonu gelmez arzu kendilerini oyalasın. Ama yakında bilecekler.
(Ya Rəsulum!) Qoy (kafirlər) hələ (istədikləri kimi) yeyib içsinlər ,(dünyadan) ləzzət alsınlar, arzuları-ümidləri başlarını qatsın. (Düçar olacaqları müsibəti) sonra biləcəklər!
M. Pickthall (English)
swap_vertclose
Let them eat and enjoy life, and let (false) hope beguile them. They will come to know!
Yusuf Ali (English)
swap_vertclose
Leave them alone, to enjoy(1936) (the good things of this life) and to please themselves: let (false) hope amuse them: soon will knowledge (undeceive them).(1937)
1936 Literally, "to eat", Cf. 5:66 and n. 776. 1937 The foolish and the wicked set great store by the pleasures of this world. In their pride they think they have all knowledge. In the fullness of knowledge they will see how wrong they were. Meanwhile those who have received the Light should not for a single moment wonder at the apparent prosperity of the ungodly in this world. They should leave them alone, confident in the goodness and justice of Allah.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrowbookmarksave_altmore_vert
content_copyÂyeti Kopyala
linkLinki Kopyala
photo_cameraGörüntü Oluştur
videocamVideo Oluştur
ذَرْهُمْ
onları bırak
يَاْكُلُوا
yesinler
وَيَتَمَتَّعُوا
ve yararlansınlar
وَيُلْهِهِمُ
ve onları oyalasın
الْاَمَلُ
arzu
فَسَوْفَ
artık yakında
يَعْلَمُونَ
bilecekler
(Resulüm! Sen) Onları bırak; yesinler, (içsinler, dünyadan) yararlansınlar ve (boş) arzuları onları oyalayadursun. Onlar yakında (hakikati) bilecekler!