(Ahiret günü) inkâr etmiş olanlar, (dünyadayken) Müslüman olmuş olmayı çok arzu edeceklerdir.
(*) Bu vahiy -yani Kur’an- üslup ve ifade tarzı olarak kendi açık olduğuna, hakkı da apaçık ortaya koyduğuna göre, onu bilerek reddedenlerin Kıyamet Günü’nde herhangi bir mazeretleri olmayacaktır. Kur’an’da sıkça rastlanıldığı üzere, ellezîne keferû ifadesinde fiilin geçmiş zaman (mazî) kipinde çekilmesi küfrün (red ve inkârın) bilerek yapıldığının işaretidir. (M. Esed Meali 2.Ayet Açıklaması) Bunların inanmamış olmalarının sebebi, bundan sonraki ayetten de anlaşılacağı gibi, dünya hayatının zevk ve sefasına düşkün olmaları, hep dünyevî planların peşinde koşmalarıdır. İşte bunlar dünyadayken Müslüman olmadıkları için ahirette pişman olup böyle bir temennide bulunacaklardır.
" قال ابن كثير رحمه الله هذا إِخْبَارٌ عَنْهُمْ أَنَّهُمْ سَيَنْدَمُونَ عَلَى مَا كَانُوا فِيهِ مِنَ الْكُفْرِ، وَيَتَمَنَّوْنَ لَوْ كَانُوا مَعَ الْمُسْلِمِينَ فِي الدَّارِ الدُّنْيَا. وَنَقَلَ السُّدِّيّ فِي تَفْسِيرِهِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، وَابْنِ مَسْعُودٍ، وَغَيْرِهِمَا مِنَ الصَّحَابَةِ: أَنَّ الْكُفَّارَ لَمَّا عُرضوا عَلَى النَّارِ، تَمَنَّوْا أَنْ لَوْ كَانُوا مُسْلِمِينَ. (تفسير الطبري- روح المعاني -الصراط المستقيم في تبيان القرآن الكريم )