Ve bir zaman Rabbin meleklere: ”Ben, (su ile) ıslanmış bir topraktan (toprakta bulunan elementlerden) yıllanıp kokuşmuş (içinde türlü organik maddeler bulunan) kara bir balçıktan bir beşer (Âdem’i) yaratacağım ”demişti.*
(*) Biyoloji ve kimya gibi bilimlerin ilerlemesiyle; hem toprağın hem de insan vücudunun analitik incelemesi yapıldı. Bu incelemeler sonucunda insan vücudunun içerdiği maddeler ile toprağın içerdiği maddelerin tamamen aynı olduğu anlaşıldı. Bu maddeler alüminyum, demir, kalsiyum, oksijen, silikon, sodyum, potasyum, magnezyum, hidrojen, klor, iyot manganez, kurşun, fosfor, bakır, gümüş, karbon, çinko, kükürt ve azottur. İnsanın bütün gıdası çamurdan, yani su ile toprağın birleşmesinden oluşur. Dolayısıyla kadın yumurtası ve spermin kaynağı da çamurdur. Yani O, insanı, süzme çamurdan yapılan çömlek gibi, nemli (sulu) bir topraktan (insan bedeninin oluşması için gerekli olan DNA moleküllerinin yapı taşı olan, organik karbon, organik azot ve organik fosforun oluşumunu sağlayan"inorganik halden, organik hale dönüşmüş nemli/sulu/ topraktan yaratmıştır. İnsanın"yapı taşı"olan DNA molekülünün yapısında su molekülü yoktur. Fakat yapısındaki oksijen ve özel hidrojen atomu için, su (nem) gereklidir. Ayrıca organik atomlardan moleküllerin meydana gelmesi ve birleşerek, türe özel dengeli DNA’yı oluşturmaları için ısıya (özel biyofizik şartlara) ihtiyaç vardır…(alıntı) Not: 26. ayetten de anlaşılıyor ki insan türü, içinde türlü organik maddeler bulunan salsaldan/ kara bir balçıktan nasıl yaratılmışsa, bu önceki türe halife olmak üzere, kendisine ilahi ruh üflenecek/ ilahi vahiy, mesaj alacak ve yaptıklarından sorumlu tutulacak olan Âdem de aynı şekilde yartılmıştır. Onun tek farkı ise, önceki türün aksine halife olup ilahi vahiy ve mesajına mazhar olması ve böylece tutum ve davranışlarından sorumlu tutulmasıdır. Ayetlerde geçen salsal ile ilgili detaylı bilgi için de bu sûrenin 26. ayetin dipnotuna da bkz: Ayrıca 28. ayete göre bir zaman yüce Allah bir beşer yaratıp canlandıracaktır. 29. ayete göre ise, ‘’o yaratılacak olan canlı beşer için öyle bir zaman gelecek ki, yüce Allah onu ruhen tesviye edip, yüce Allah’ın mesajlarını algılayacak ve sorumluluk duygusunu taşıyabilecek bir konuma getirecektir. Yani buradaki ruh bizim bildiğimiz canlılılk değildir, buradaki ruh vahiydir, ilahi mesajlardır, idraktır, akıldır, iradedir, onu diğer canlı türlerinden ayıran özelliklerdir. (الله اعلم) Ayrıca buradaki mesaj Bakara 2: 30’ dakinden farklıdır. Bakara 2: 30’da daha önce yaratılmış olan insanın halife (sorumlu) olarak seçilmesinden söz edilirken, burada ise o halife olacak kişinin “yaratılması”ele alınmaktadır.