close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vel-arda medednâhâ veelkaynâ fîhâ ravâsiye veenbetnâ fîhâ min kulli şey-in mevzûn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yeryüzünü, enine boyuna döşedik ve orada metin dağlar yarattık ve oradan, taktirimize göre, her şeyi bitirdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yere (Dünya gezegenine gelince) onu (tarıma, hayvancılığa ve inşaata müsait olarak) döşeyip-yaydık, onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda her şeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirip (çıkardık).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve yeryüzünü enine boyuna döşedik de, üzerine yerinden oynatılmaz dağlar yerleştirdik ve herşeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yerleşimi sağlamak, hayatı kolaylaştırmak için yer kürenin toprağını, biyolojik, kimyevî yapısını, rengini oluşturup yayarak verimli hale getirdik. Orada, ağır baskılı, oturaklı, derin temellere dayalı dağlar yerleştirdik. Yine orada her şeyi dengeli, âhenkli, ölçülü ürettik.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 37/6.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Yeri de yaydık, üzerine sabit dağlar yerleştirdik ve onda her şeyden belli ölçüde bitirdik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yere (gelince,) onu döşeyip-yaydık, onda sarsılmaz-dağlar bıraktık ve onda her şeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Arzı da döşedik ve oraya yerli yerinde dağlar koyduk, orada hikmetle ölçülmüş her şeyden bitkiler bitirdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yeri de serdik, onda demirlenmiş gemiler gibi dağları diktik. Ve onda her ölçülü, dengeli şeyden filizlendirdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yeryüzünü yaydık, oraya sabit dağlar diktik ve orada her şeyi ölçülü bitirdik.[253]
[253] Revâsî/sabit dağlar kavramı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, X, 319-320.  
Besim Atalay
swap_vert close
Yeryüzünü yayarak, üstünde dağları yerleştirmişiz, ölçülü olarak her bir şeyi bitirdik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yeryüzünü yayıp üzerine yerinden oynatılmaz dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.
Cemil Said
swap_vert close
Arz üzerindeki dağları yaratdık orada her şey münâsib olarak neşv ü nemâ bulur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yeri yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her şeyi bir ölçüye göre bitirdik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Arzı da yaydık, oraya sağlam dağlar yerleştirdik, orada ölçüleri belli her türden ürünler bitirdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yeri uzatıp yaydık, orada sabit dağlar yerleştirdik, yine orada miktarı ve ölçüsü belirli olan şeyler bitirdik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yeryüzünü genişletip içine sağlam dağlar yerleştirdik ve orada her şeyi mükemmel bir ölçüye göre bitirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yeryüzünü düzgün bir şekilde yarattık ve oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada hikmetle ölçülmüş her şeyden bitkiler bitirdik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Arzı meddettik ve ona ağır baskılar bıraktık ve onda mevzun her şeyden bitirdik' hem sizin için
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Kudretimizle) yeryüzünü yayıp, oraya sabit dağlar yerleştirdik ve orada her şeyden, belli bir ölçüde var ettik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yeryüzünü yaydık ve oraya ağır baskılar yerleştirdik. Ve orada her türlü bitkiyi bir ölçüye göre yetiştirdik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yeri de (döşeyib) yaydık. Onda sabit dağlar (yaratıb) koyduk, oralarda (hikmet ve maslahatla) ölçülmüş her şeyden (münâsib) nebatlar bitirdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yeryüzünü ise yaydık; oraya sâbit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü herşeyden (her nebâttan) bitirdik.(1)
(1)Bakınız; (sahîfe 248, hâşiye 2)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve yerkürenin (biyolojik, kimyevi) yapısını, oluşturup yayarak (su, hava ve gıdalarla) verimli hâle getirdik. Orada, ağır baskılar, (derin temellere dayalı dağlar) yerleştirdik. Yine orada (hayat için) her şeyi dengeli, âhenkli, ölçülü ürettik.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yeryüzünü de genişçe yaydık ve üzerine dağları yerleştirdik. Orada her türlü bitkilerden de dengeli bir şekilde bitirdik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz yeryüzünü yaydık. Oraya dağları yerleştirdik. Onun üzerindeki her nesneyi de ölçüyle (dengeli) bitirdik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz, yeri yaydık, üzerinde sabit dağlar bıraktık, onda kudret ve hikmet terazisi ile tartılmış her şeyi bitirdik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yeryüzünü de yaydık ve oraya sağlam dağlar [revâsi] yerleştirdik [elkaynâ] ve orada ölçülü olarak her şeyi bitirdik.
Kadri Çelik
swap_vert close
Yere (gelince,) onu döşeyip yaydık, onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda her şeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yeryüzüne gelince; onu canlıların üreyip gelişmesine uygun bir şekilde yayıp döşedik, üzerinesarsılmaz dağlar yerleştirdik ve orada, mükemmel bir denge kurarak miktarı, şekli, tadı... belli bir ölçüye göre ayarlanmış nice bitkiler yetiştirdik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yer’i de döşedik; orada ağır baskılar bıraktık; vezne uygun / ölçülü her şeyden bitirdik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yeryüzünü uzattık, dağlarla sağlamlaştırdık. Her türlü bitkiyi dengeli bir şekilde ürettik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Yaratma gücümüzle yeryüzünü yaydık. Yeryüzüne sağlam dağlar attık. Yaşayanlar için dengeli, ölçülü, canlıların yaşamasına uygun yiyecekler hazırladık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yeri genişlettik ve içine ağırlıklar yerleştirdik. [*] Orada ölçülü olan her şeyden (bitkiler) yetiştirdik. [*]
Yerin içine ağırlıklar yerleştirilmesiyle ilgili bkz.Ra‘d 13:3; Nahl 16:15; Enbiyâ 21:31; Neml 27:61; Lokmân 31:10; Fussilet 41:10; Kâf 50:7; Mürselât 77:27.,Benzer mesajlar: Kamer 54:49; Rahmân 55:7.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yeryüzünü de enine boyuna döşedik, onda sâbit dağlar yarattık ve orada her türlü ürünü ölçülü bir şekilde yetiştirdik.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve yeryüzünü yayıp üzerine yerinden oynatılmaz dağlar yerleştirdik; ve orada [hayatın] her türünün dengeli bir biçimde büyüyüp boyvermesini sağladık;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yeri de yayıp döşedik ve oraya sarsılmaz sabit dağlar yerleştirdik1 ve böylece orada her türlü bitkinin dengeli bir biçimde yetişmesini sağladık.2 116/15-16, 21/31, 26/99, 13/4, 23/19
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve yeryüzünü (engebeli arazi yapısıyla) uzatıp genişlettik;[²⁰³⁷] zira orada sağlam ve sarsılmaz dağlar yerleştirdik; üstelik orada her türün dengeli bir biçimde büyüyüp gelişeceği (bir canlı hayat) sağladık.
[2037] Parantez içi açıklama, yeryüzünün uzatılmasına dair 13:3’e dayanmaktadır (Bkz: 13:3, not 6.)  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yeri de yaydık, orada sabit dağlar yerleştirdik ve belli miktarda çeşitli bitkiler yetiştirdik.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve Arzı (önünüze) yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada her şeyi dengeli yetiştirdik/ bitirdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yeryüzünü de yaydık ve onda sabit dağlar bıraktık. Ve onda her bir ölçülmüş şeyden bitirdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yeri de yaydık, genişlettik ve oraya sağlam dağlar çaktık ve orada hikmetle ölçülmüş olarak her türlü nebatı yetiştirdik. [37, 6] {KM, Tekvin 3, 24}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Arzı da yaydık, oraya sağlam dağlar attık ve orada ölçülü mütenasib şeyler bitirdik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yeri yaydık, onda dağlar yaratdık, ve arzda mikdâr-ı ma'lûm ile her şeyi bitirdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yeri uzattık, içine oturaklı dağları yerleştirdik. Orada her bitkiyi dengeli olarak bitirdik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yeri de yaydık. Oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada her şeyden ölçülü olarak ürün verdik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yeri de yayıp döşedik, onda sağlam dağlar diktik ve ölçülüp biçilmiş herbir şeyden yetiştirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yeri yayıp döşedik, ona kuvvetli dağlar diktik ve içinde ölçülü/ahenkli her şeyden bitirdik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yiri çekdük anı daħı bıraķduķ anda diplü ŧāġlar. daħı bitürdük anda her neseneden dartılmış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı yirleri uzadup döşedük, daḫı bıraḳduḳ anda anı berkidici ulu ṭaġlar,daḫı bitürdük anda her ḳudret eli‐y‐le düzülmiş nesneyi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz yer üzünü döşədik (orada hər şeyi yerbəyer etdik), orada möhkəm dayanan dağlar yerləşdirdik, hər şeydən (bütün meyvələrdən) müəyyən ölçüdə (lazım olan qədər) yetişdirdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the earth have We spread out, and placed therein firm hills, and caused each seemly thing to grow therein.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And the earth We have spread out(1955) (like a carpet); set thereon mountains firm and immovable; and produced therein all kinds of things in due balance.(1956)
1955 Majesty, order, beauty, and harmony are shown in all Allah's Creation, but especially in the heavens. Coming nearer to man, Allah's care for man and His goodness are shown (besides His other qualities) in His creation of the earth. In highly poetical language, the earth is described as spread out like carpet, on which the eternal hills act as weights to keep it steady (Cf. 13:3 and 16:15). 1956 And every kind of thing is produced on the earth in due balance and measure. The mineral kingdom supports the vegetable and they, in their turn, support the animal, and there is a link of mutual dependence between them. Excess is eliminated. The waste of one is made the food of another, and vice versa. And this is an infinite chain of gradation and interdependence.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالْاَرْضَ
ve yeryüzü
مَدَدْنَاهَا
onu yaydık
وَاَلْقَيْنَا
ve bıraktık
ف۪يهَا
oraya
رَوَاسِيَ
sabit dağlar
وَاَنْبَتْنَا
ve bitirdik
ف۪يهَا
orada
مِنْ كُلِّ شَيْءٍ
her şeyden
مَوْزُونٍ
ölçülü
Yeryüzünü ise yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. Yine orada ölçülü (bir biçimde) her şeyden bitirdik.
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مَدَّ
Fiil-I
م د د
Mühlet verdi, sürükledi, uzattı, yaydı, (gözünü) dikti, yardım etti
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
رَوَاسِيَ
Etken fiil
ر س و
Sabit dağlar
اَنْبَتَ
Fiil-IV
ن ب ت
Bitirdi, yetiştirdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
مَوْزُون
Edilgen fiil
و ز ن
Ölçülü