close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 20. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vece’alnâ lekum fîhâ me’âyişe vemen lestum lehu birâzikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Orada sizin için de, sizin rızıklandırmadığınız mahlukat için de geçim sebepleri halkettik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve orada (dünyada) sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız (beslemekle başa çıkamayacağınız) kimseler (bütün varlıklar ve canlılar) için geçimlikler kıldık.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve yine orada, hem sizin için, hem de rızkı size bağlı olmayan öteki bütün canlılar için, geçim vasıtaları sağladık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Orada hem sizin için, hem de, rızıkları size ait olmayanlar için geçim kaynaklarını, geçim vasıtalarını planlı olarak hazırladık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Orada sizin için ve sizin kendilerine rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve orada sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız kimseler (varlıklar ve canlılar) için geçimlikler kıldık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O arzda hem sizin için, hem de sizin rızık vericisi olmadığınız (hayvanat ve köleleriniz gibi) kimseler için geçimlikler (ekinler ve yemişler) yarattık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onda, hem size, hem rızkı size ait olmayan şeylere geçim meydanları kıldık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Orada hem sizin için hem de sizin rızık veremeyeceğiniz varlıklar için geçimlikler var ettik.
Besim Atalay
swap_vert close
Hem sizlere, hem de sizin azığını vermediğiniz kimseye orda geçimler verdik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve yine orada hem sizin için hem de rızkı size bağlı olmayan öteki bütün canlılar için geçim imkânları yarattık.
Cemil Said
swap_vert close
Sizin içün ve sizin beslemediğiniz mahlûkât içün rızık virdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Orada sizin ve rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yine orada hem sizin için hem de rızkı size borç olmayanlar için uygun geçim şartları yarattık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Orada hem sizin için hem de rızıkları size ait olmayanlar için (gerekli) geçim vasıtaları yarattık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Orada hem sizin için ve hem sizin beslemediğiniz yaratıklar için yaşanacak bir ortam oluşturduk.
Biz astronotları uzaya gönderdiğimizde onlar için gerekli yiyecek, içecek ve oksijeni titizlikle ölçüp hazırlarız. Tanrı, bir uzay gemisi olan bu yerküreyi çalışan ve üreyen, bakterilerden balinaya kadar milyarlarca astronot için oksijen, su, sayısız lezzetli yiyeceklerle donatmış ve bu sayısız nimeti, kendi kendini besleyen bir eko-sistemle bereketlendirmiştir.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Orada hem sizin için, hem de sizin rızıklarını veremediğiniz kimseler için geçim yollarını yarattık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
hem sizin razikı olmadığınız kimseler için onda geçimlikler husule getirdik
Emrah Demiryent
swap_vert close
Orada hem sizin için hem de rızıkları size ait olmayanlar için (gerekli) geçim vasıtaları yarattık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sizin için de geçimlerini sizin sağlamadıklarınız için de orada, geçim kaynakları meydana getirdik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Orada hem sizin için, hem rızıklarını te'mîn edemeyeceğiniz kimseler için bir çok geçim (sebeb) ler (i) yaratdık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem orada, gerek sizin için, gerekse rızık vericileri olmadığınız (etrâfınızdaki)kimse(ler) için geçim vâsıtaları kıldık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve yine orada (yerkürede), hem sizin için, hem de rızkı size bağlı olmayan öteki bütün canlılar için, geçim vasıtaları sağladık. *
(*) Biz astronotları uzaya gönderdiğimizde onlar için gerekli yiyecek, içecek ve oksijeni titizlikle ölçüp hazırlarız. Tanrı, bir uzay gemisi olan bu yerküreyi çalışan ve üreyen, bakterilerden balinaya kadar milyarlarca astronot için oksijen, su, sayısız lezzetli yiyeceklerle donatmış ve bu sayısız nimeti, kendi kendini besleyen bir eko-sistemle bereketlendirmiştir. (E. Yüksel Meal Açık…) Lafzen,“rızıklandırıcısı siz olmadığınız”; yani, bitki ya da hayvan türünden, sizin bakıp beslemediğiniz ama yine de varlıkları idame ettirilen öteki bütün canlılar. En geniş anlamıyla bu ifade, insan da dâhil, yaşayan bütün varlıkların yalnız Allah tarafından rızıklandırıldığını vurgulamaktadır. (M. Esed Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yeryüzünde yaşamanızı sağlayan geçimlikleri biz var ettik ve siz O’na (Rabbinize) rızık verici değilsiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yeryüzünde sizin için, bir de azıkları boynunuza borç olmayanlar (kimseler) için dirlikler var ettik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yeryüzünde sizin için geçinecek sebepler, rızkını vermediğiniz kimseler yarattık [²].
[2] Size ehl-ü ayal, hademe verdik. Siz bunlardan müstefit olursunuz. Onların rızkı Allah'a aittir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Orada hem sizin için hem de rızkı size ait olmayanlar için geçimlikler var ettik.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve orda sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız canlılar için geçimlikler kıldık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Orada hem sizin, hem de rızkını sizin vermenize imkân olmayan sayısız bitki ve hayvan türleri içinhayâtî öneme sahip nice besin kaynakları yarattık.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Orada sizin için ve rızık vericileri olmadığınız kimseler için geçimlikler belirledik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yeryüzünü sizin ve bakamayacağınız tüm varlıklar için bir geçim alanı yaptık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yeryüzünde hem sizin için hem başka yaşayan canlılar için geçimlikler yarattık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Orada hem sizin için hem de kendi(leri)ni sizin rızıklandırmadığınız kişiler için geçim kaynakları yarattık.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve orada sizlere de sizin doyurmak zorunda olmadığınız kimselere de rızıklar yarattık.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve yine orada hem sizin için, hem de rızkı size bağlı olmayan ¹⁸ öteki bütün canlılar için geçim vasıtaları sağladık.
18 Lafzen, “rızıklandırıcısı siz olmadığınız”; yani, bitki ya da hayvan türünden, sizin bakıp beslemediğiniz ama yine de varlıkları idame ettirilen öteki bütün canlılar. En geniş anlamıyla bu ifade, insan da dahil, yaşayan bütün varlıkların yalnız ve yalnız Allah tarafından rızıklandırıldığını vurgulamaktadır (karş. 11:6).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yine orada, hem sizin hem de rızıkları size ait olmayan canlıların geçim kaynaklarını var ettik. 11/6, 29/60, 80/17...32
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine orada hem sizin için, hem de rızık vericisi siz olmadığınız bütün (diğer) varlıklar için geçinme imkânları bahşettik.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Orada hem sizin, hem de -rızkını sizin elde edemeyeceğiniz canlılar için- geçimlikler (bağlar, tarlalar ve otlaklar) sağladık.
Osman Fırat
swap_vert close
Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve sizin için ve rızıklarını verir olmadığınız kimseler için orada yaşama sebeplerini vücuda getirdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Orada hem siz insanlar için, hem rızkını sizin vermediğiniz daha nice yaratıklar için geçimlikler meydana getirdik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Orada sizin için ve (beslediğinizi sandığınız, fakat aslında) sizin beslemediğiniz kimseler için geçimlikler var ettik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yeryüzünde sizin içün esbâb-ı ma'îşeti hâzır kıldık ve rızıklarını sizin virmediğiniz şeyleri de yaratdık.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yeryüzünde sizin için de rızkı size ait olmayan kimseler (akıllı varlıklar) için de yaşam alanları oluşturduk.
Şaban Piriş
swap_vert close
Orada sizin için ve sizin beslemediğiniz kimseler için geçimlikler belirledik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve hem sizin için, hem de rızkını sizin vermediğiniz canlılar için geçim vasıtaları yarattık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Orada sizin için ve rızıklandırıcısı siz olmadığınız kimse için geçimlikler yarattık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķılduķ sizüñ içün anda dirlikler daħı anuñ-içün kim olmazduñuz aña rūzį viriciler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳılduḳ sizüñ içün anda dürlü ni‘metler dirlig‐içün. Daḫı yaratduḳ olnesneleri ki siz anlara rızḳ virmezsiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sizdən və sizin ruzi vermədiklərinizdən (qul, kəniz, ev heyvanları və sairədən) ötrü yaşayış üçün lazım olan hər şey yaratdıq. (Ruzini siz yox, Biz veririk. Onun, sadəcə olaraq ixtiyarı sizdədir).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We have given unto you livelihoods therein, and unto those for whom ye provide not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We have provided therein means of subsistence,- for you and for those for whose sustenance ye are not responsible.(1957)
1957 See last note. 'We provide sustenance of every kind, physical, mental, spiritual, etc., for you (i.e., for mankind). But We do more. We provide for every one of Our creatures. And there are those of which mankind is not even cognisant. We provide for them also. There are those who may at first sight appear hostile to man, or whom man may consider hostile, such as wild and noxious animals. They are Our creatures, and We provide for them also, as they are Our creatures. But there is due order and balance in the economy of Our Universal Plan.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَجَعَلْنَا
ve kıldık
لَكُمْ
sizin için
ف۪يهَا
orada
مَعَايِشَ
geçimlikler
وَمَنْ
ve o kim- se için ki
لَسْتُمْ
değilsiniz
لَهُ
ona
بِرَازِق۪ينَ
rızık vericiler
Orada hem sizin için hem de sizin rızık vericileri olmadığınız kimseler (ve canlılar) için geçimlikler meydana getirdik.
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مَعَايِش
İsim
ع ي ش
Geçim vasıtaları, geçimlikler
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
رَازِق۪ينَ
Etken fiil
ر ز ق
Rızık verenler