close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İllâ meni-steraka-ssem’a feetbe’ahu şihâbun mubîn(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ancak hırsızlama bir şey duymaya kalkışan olursa onun da ardından apaçık görünen bir ateş yalımıdır gönderdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak (buna rağmen) kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da (kovalamak üzere) açık ve parlak bir ateş sütunu izlemektedir. (Yıldız kayması böyle meydana gelmektedir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Öyle ki, göğün sırlarını çalmaya kalkışacak olanları, parlak bir ateş parçası izleyip kovalar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ancak, dinleme yoluyla bilgi sızdıranlar, bilgi hırsızlığı yapanlar var. Bu sebeple hiç fırsat vermeden, gökten yere doğru akan, kor halindeki alev yalımları onların peşlerini takip eder, işlerini bitirir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 25/61; 26/212; 37/8-10; 85/1.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa onu da parlak bir ateş izler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı eden Şeytan vardır ki, onu, apaçık bir yıldız takip eder (ve üzerine düşerek onu yakar).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı yapan olur, onun da peşine apaçık bir ateş alevi düşer.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ancak, kulak hırsızlığına kalkışan olursa, onun peşine de parlak bir ateş alevi takılır.
Besim Atalay
swap_vert close
Kulaktan çalmak isteyeni de, parlak yalınlı ateş kovalar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ancak (göğün sırlarını çalmak için) dinleme hırsızlığına yeltenen biri olursa onu (akıp yakan) parlak ışıklı bir alev kovalar. 
Bkz. 37/5-10, 67/5Bu ayet; şeytani dürtülerle gaybın bilgilerini devşirme iddiasına kalkışarak gelecekle ilgili bilgiler vermeye kalkan kâhinleri, büyücüleri, medyumları, falcıları, cinlerle bağlantı içinde olduklarını iddia edenleri yalanlamaktadır. Aynı zamanda da Kur’an’ın hiçbir cin veya şeytan müdahalesine maruz kalmadan, asıl şekliyle insanlığa ulaştırıldığını anlatmaktadır.“Parlak ışıklı alev” konusunda farklı yorumlar yapılmıştır. Bunların göktaşlarından ya da kayan yıldızlardan oluşabileceği veya görünmeyen ışınlar olabileceği ihtimal dahilindedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Eğer oralara dinlemek içün girer ise âşikâr bir şihâba tutılur. [1]
[1] Ya’ni üzerine ateş düşer yanar.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Fakat kulak hırsızlığı yapan olursa, parlak bir ateş onu kovalar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı yapmaya kalkışan olursa onu da parlak bir ışık kovalar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ancak onlardan kulak hırsızlığı eden olursa onu alevli bir ateş mermisi kovalar
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı eden olur, onu da parlak bir şihab ta'kıb etmektedir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ancak (buna rağmen, semâdaki meleklerin konuşmalarını gizlice dinleyerek) kulak hırsızlığı yapan (bir şeytan) olursa, (o zaman) onu parlak bir alev kovalar (yakalar ve yakar).
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ancak, kulak hırsızlığı yapan olursa, onu parlak bir alev kovalar.¹
1- Ayet, kâhinleri, büyücüleri, cinlerle bağlantı içinde olduklarını iddia edenleri yalanlamaktadır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı eden (şeytan) vardır ki onun ardına da (bakanların) apaçık (gördüğü) bir ateş parçası düşmekdedir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da apaçık parlak (yakıcı) bir ateş parçası ta'kib eder.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ancak (onlardan) kim ki (gayb konusunda) kulak hırsızlığına soyunursa, onun peşine açık parlak (metafizik) bir alev takılır.*
(*) Anlamlarını açık seçik kavramak ya çok güç veya imkânsız olduğu için “müteşâbihât” grubuna giren 17-18. âyetler hakkında klasik tefsirlerde bazı yorumlar yapılmış, güvenilirliği kuşkulu olan rivayetlere dayanılarak bazı ayrıntılar verilmiştir (meselâ bk. Taberî, XIV, 14; Kurtubî, X, 15-17). Ancak bir gayb, bir sır olan vahiy ile ilgili bu âyetlerin tam olarak anlaşılabileceğini söylemek güçtür; bununla birlikte burada-vahyin Allah tarafından korunduğunu bildiren 9. âyetle de bağlantılı olarak, vahyin korunmuşluğuna dikkat çekildiği söylenebilir. Bu çerçevede şu hususlara işaret edildiği de düşünülebilir: Allah’ın dilemesi dışında hiçbir güç gayb ilmine ulaşamayacak; müşrik Araplar’ın hurafeden başka bir şey olamayan inançları dolayısıyla ileri sürdükleri gibi– kâhinlik ve büyücülük için kullanmak maksadıyla metafizik âlemdeki saklı bilgileri öğrenmeye kalkışan bazı şeytanî güçler bulunsa bile, bunlar başarılı olamayacaklar; bunlar, “parlak bir ışık” diye ifade edilen, mahiyetini bilemediğimiz (doğa ötesi) bir ışıkla (manev)i bir ateş topuyla engelleneceklerdir. Câhiliye döneminde Arap kâhinleri, kendilerinin özel cinleri ve şeytanları bulunduğunu, bunların kendilerine gökten haberler getirdiğini, bu sayede gaybı bildiklerini iddia ederlerdi. Bu yüzden putperestler Kur’ân-ı Kerîm’i bir kâhin sözü, dolayısıyla Hz. Peygamber’i de kâhin olarak nitelemeye kalkışmışlar, fakat Allah Teâlâ bu iddiayı açıkça reddetmiştir (Tûr 52/29; Hâkka 69/42). Konumuz olan âyetlerin de bu tür hurafeye dayalı iddialara bir cevap teşkil ettiği anlaşılmaktadır. (Kur’an Yolu Tefsiri) Yani Bu ayet; şeytani dürtülerle gaybın bilgilerini devşirme iddiasına kalkışarak gelecekle ilgili bilgiler vermeye kalkan kâhinleri, büyücüleri, medyumları, falcıları, cinlerle bağlantı içinde olduklarını iddia edenleri yalanlamaktadır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kim gizli gizli (göğü) dinlemeye çalışırsa, onu açık belirgin bir alev takip eder.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı etmiye kalkışan olursa ne olursa olsun onun ardına parlak bir ateş parçası düşer.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şu kadar ki kulak misafiri olan kimsenin ardına apaşikâr bir ateş parçası düşer [¹].
[1] Yahut hidayet göğü olan peygamberi her bir şerirden muhafaza ettik, münafıklara Allah'ın sademesi yetişir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı eden olursa hemen onu apaçık parlak bir kıvılcım [şihâb] takip eder.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ancak, meleklere yakın bir yapıya sahip olan bu cinlerden, melekler arasında geçen konuşmaları gizlice dinlemeye kalkışarak kulak hırsızlığı yapan olursa, onun da peşine derhal parlak bir alev şeklinde bir yıldız, bir göktaşı takılır ve onu yakıp küle çevirir. Şu hâlde: Geleceği bildiğini iddia eden kahinler, medyumlar, falcılar kesinlikle yalan söylüyorlar. Gaybî bilgilerle dolu olan bu Kur’an, hiçbir cin veya şeytanın müdâhalesine maruz kalmadan, asıl şekliyle insanlığa ulaştırılmıştır. Bunlar, göklerdeki mucizelerdi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ancak kim Kulak hırsızlığı yapmak istediyse, onu açıkça / parlak bir alev izledi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
şeytan gökyüzünü dinlemeye kalkarsa, parlak bir ışın onu izleyip yok edecektir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şeytanlardan veya bilinmeyen varlıklardan kim kulak hırsızlığı yapıp, bilgi çalmaya kalkarsa onları parlak bir ateş kovalar. Rabbinin koruduğu bir yere sapıklar giremez! Rabbinin gücü koruması güçlüdür. Unutmasınlar ki şeytan da, bilmedikleri varlıklar da Rabbinin yarattıklarındandır. Hiç bir yaratılan yaratıcının gücüyle mücadele edemez. Elbette Rabbin kendisine asi olanları kesin bir şekilde cezalandırır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ancak duyma (bilgi) hırsızlığı yapan olursa, onun da peşine açık bir alev yumağı takılır. [*]
Benzer mesajlar: Şu‘arâ 26:212; Sâffât 37:8; Mülk 67:5; Cinn 72:9.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş¹ izler.²
1 Şihâb: Ateş alevi demektir. Parıltılarından dolayı yıldızlara ve süngüye de şihâb denilir. Özellikle gökyüzünde yıldız kayıyor gibi görünen parıltıya da şihâb denilmiştir. Bk. (Saffat: 6-10)2 9. âyette “Kur’an’ın”, bu âyette de “semanın” korunacağı ifâdelerinden aralarında bir teşbih düşünülebilir. Buna göre; Kur’an “sema” gibidir, yıldızlar ve burçlar gibi “âyet ve sûrelerle” süslenmiştir. Ve bu Kur’an her tür şeytan ve şeytanî fikirlerden korunmuştur. Bu şeytanlar ona normal bir şekilde bakamazlar ve ondan istifâde edemezler. Olsa olsa göz ucuyla bakar, yalan yanlış bilgilerle ve yorumlarla şeytanlık yapmak isterler. Bunları da şihâb gibi “nebiler, âlimler” yok eder. Bunlar da kâfi gelmezse en sonunda cehennem onların hakkını avucuna verir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
öyle ki, [(göğün) sırlarını] çalmaya kalkışacak olan(lar)ın ¹⁷ ardına hemen parlak bir alev takılır.
17 Lafzen, “ancak kim ki kulak misafiri olmaya çalışır...” yahut “o kadar ki, kim gizli gizli işitmeye çalışırsa...” Bu ifade, öyle görünüyor ki, bilinmeyen âlemi yukarıda sözü geçen yasak yollarla (“gizlice”, “hırsızlık yoluyla”) keşfetmek için girişilen her çabayı kaçınılmaz olarak “parlak bir alev”in yani, yakıcı bir düşkırıklığının, apaçık bir hüsranın izlediğini işaret etmektedir. (Karş. 37:10.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Öyle ki vahye kulak hırsızlığı yapmak isteyen olursa, onu parlak bir ateş kovalar. 37/1...10, 72/26...28, 55/33...35, 67/5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat kim ki (gayb konusunda) kulak hırsızlığına soyunur, onun peşine ayan açık parlak bir alev takılır.[²⁰³⁶]
[2036] Adeta bir alev topuna benzeyen göktaşı gibi. Şeytanî dürtülerle gaybî bilgi devşirme iddiasına kalkışanlar ve onlara kulak verenlerin akıbeti, bir yürek yangını, derin bir aldanış ve hayal kırıklığıdır. Bizim “ayan açık” diye çevirdiğimiz mubin, bu bağlamda gizli hırsızlığa açık ceza anlamını çağrıştırmaktadır. Bu âyetin açılımı niteliğindeki 37:10’a bkz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ancak içlerinden kulak hırsızlığı eden olur, fakat onun da ardından bir alev sütunu onu takip eder, (ve onu parçalar)
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı eden olursa da, onu da apaçık bir Şihap (ateş) takip etmektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ancak o ki, kulak hırsızlık etmiş olur. Artık onu da apaçık bir ateş parçası takip eder.
Suat Yıldırım
swap_vert close
16, 17, 18. Gerçekten Biz, gökte burçlar yarattık ve onları seyredenler için yıldızlarla süsledik. Hem onu kovulmuş her şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı edenler olursa, onu da parlak bir ışık kovalar. [25, 61; 85, 1; 26, 212; 37, 8-10] {KM, Luka 10, 18}
Burç: Kale, hisar, yüksek köşk mânalarına gelir. Gökyüzünde özel bir şekilde toplanmış olan birtakım yıldız kümelerine de burç denilmiştir. Bu kümelerin meşhur olanları on iki tane olmakla beraber, âyet-i kerimede “bürûcen” nekire şeklinde zikredildiğine göre, gökte daha keşfedilmemiş birçok yıldız kümesinin bulunduğuna işaret edilmektedir. Şihab: “parlak ışık, alev” demektir. Göktaşı veya henüz keşfedilmemiş bir ışın türü olabilir. Eğer göktaşı olarak düşünürsek, bunların dünya atmosferine son derecede fazla miktarda düştüğü bilinmektedir. Pek mümkündür ki, şeytanların uzayda yükselmeleri bu şihablarla önleniyordur. Fakat bunlar dünyada insanların hayatlarını imha etmezler. Zira göktaşları dünya küresini çevreleyen atmosfer küresine girer girmez yanıp kül olmakta, son derece nadir olarak, ibret olsun diye yere düşmektedir. Hasılı, dünyamız burçlarla korunmasaydı bu şihablar hayatımızı çoktan imha etmiş olurlardı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ışın kovalar.
Cinler de gaybi bilmezler. Ancak rûhânî göklerden haber çalmaya çalışmışlar, bundan dolayı üzerlerine kıvılcımlar gönderilmiştir. Rahmân Sûresinin 23-25 nci âyetlerinde insanların da göklere çıkmaya çalışacaklarına işâret vardır. Bu, Kur'ân'ın bir mu'cizesidir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şeytânlar ancak hırsızlık ile semâdan bir şey işidirler. O hırsız şeytânı da âşikâr bir şihâb ta'kîb ider.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı(dinleme) yapan olabilir, onu da hemen parlak bir ateş parçası takip eder.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı yapmak isteyen olursa onu parlak bir ateş kovalar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa onu da parlak bir alev izler.(2)
(2) Allah’ın emirlerini birbirine aktaran meleklerden kulak hırsızlığı yapan şeytanların olduğu ve bunların melekler tarafından şihab (alev) ile taşlanarak kovuldukları, sonra bu şeytanların, duydukları birşeyi yüz yalan ilâvesiyle kâhin dostlarına aktardıkları, hadislerde bildirilmiştir (Buhârî, Tefsir 15:1; Müslim, Selâm: 122-124). Şeytanlara atılan alevin ne olduğu konusunda ise, her zamanın kendi anlayışına göre yorumlar yapılmıştır ki, bunlar, bir tarafta göktaşlarından, diğer tarafta görünmeyen ışınlara varıncaya kadar pek çok ihtimali kapsamaktadır. Ancak bu bir gayb haberi olduğundan, kesin bir hüküm vermek mümkün değildir. 67:5’in açıklamasına da bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı eden olur; onun peşine de parlak bir ateş alevi düşer.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
17-18. daħı śaķladuķ anı her dįvden sürilmiş lįkin ol kim uġurlayın duttı ķulaķ ardınca oldı anuñ bir pāre od bellü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İllā uġurlayın işiden feriştehler tesbīḥini, pes anuñ ardına atalar ulu şu‘leod küresinde.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Lakin (şeytanlardan) kim (mələklərin söhbətinə) xəlvəti qulaq assa, onu odlu bir axan ulduz (məş’əl) tə’qib edər (və üstünə düşüb yandırar).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Save him who stealeth the hearing, and them doth a clear flame pursue.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But any that gains a hearing(1953) by stealth, is pursued by a flaming fire, bright (to see).(1954)
1953 Cf. 72:8-9. (Eds.). 1954 A shooting star appears to be meant. Cf. 37:10.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلَّا
ancak
مَنِ
kim
اسْتَرَقَ
hırsızlığı etti
السَّمْعَ
kulak
فَاَتْبَعَهُ
hemen onu takip eder
شِهَابٌ
yakıcı bir ışık
مُب۪ينٌ
apaçık
Ancak kulak hırsızlığı eden (gayb haberlerini dinlemeye çalışan şeytanlar) olursa onu da yakıcı bir ışık takip eder.
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اِسْتَرَقَ
Fiil-VIII
س ر ق
Hırsızlık etti
سَمْع
İsim
س م ع
Kulak, işitme, dinleme
اَتْبَعَ
Fiil-IV
ت ب ع
Peşine taktı, peşine düştü, tabi tuttu, uğrattı, takip etti, tabi kıldı
شِهَاب
İsim
ش ه ب
Yakıcı bir ışık, bir kor
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan