close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hâkka Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Keżżebet śemûdu ve ’âdun bilkâri’a(ti)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yalanladı Semud ve Âd, insanların başına kopan, akıllarını dağıtan kıyameti.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunların kavranması için hatırlat ki:) Semud ve Ad (toplumları), Karia’yı (yürekleri kavuracak ve kapılarını çalacak olayı) yalan sayıvermişlerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Semud ve Ad kavimleri patlak verecek kıyameti yalan saydılar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Semûd ve Âd, gülle gibi başlarına düşüp beyinlerini parçalayacak felâketi, âlemdeki düzenin bozularak yıldızların ve gezegenlerin çarpışacağı gündeki felâketi, Kıyamet'i yalanladılar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Semud ve Ad (kavimleri) o başa çarpacak (kıyamet)i yalanladılar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Semud ve Ad (toplulukları), kâria'yı yalan saydılar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Salih'in kavmi) Semûd ve (Hûd'un kavmi) Âd, o kıyamete inanmadı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Semud ve Ad kavimleri, herkesin kapısını çalacak olan kıyameti yalanladılar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Semûd ve ‘Âd kavimleri kıyameti yalanladı.
Besim Atalay
swap_vert close
Semud ile Âd ulusu, başlarına geleceği yalanladılar!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Vaktiyle Semûd ve Âd (kavimleri), yüreklerini hoplatacak olan o büyük felaketi yalanladılar.
Cemil Said
swap_vert close
Semûd ve ’Âd kavmi kıyâmet günini inkâr itdiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Semud ve Ad milletleri tepelerine inecek bu gerçeği yalanladılar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Semûd ve Âd kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (Kıyameti) yalanladılar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Semûd ve Âd, kapılarını çalacak felâketi asılsız saymışlardı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Semûd ve Âd kavimleri, kapılarını çalacak felâketi (kıyameti) yalan saymışlardı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Semud ve Ad (halkı) sarsıcı olayı yalanladı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Semûd ve Âd, kapılarını çalacak olan o felaketi yalan saymışlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İnanmadı Semud-ü Âd o karıaya
Emrah Demiryent
swap_vert close
Semûd ve Âd kavimleri, (muhakkak gerçekleşecek olan) o dehşet verici, büyük felaketi (kıyameti) yalanladılar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Semûd ve Âd halkı Karia'yı¹ yalanladılar.
1- Dehşete düşürecek sarsıcı olayı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Semuud ile Aad (kavmleri ta yüreklerinde) patlayacak olan o kıyameti tekzîb etdi (ler).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Semûd ve Âd (kavimleri), çarpacak olan o felâketi (kıyâmeti) yalanlamıştı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Vaktiyle zalim ve azgın olan) Semûd ve Âd (halkı, gerçekleşeceği kesin olan) o dehşet verici, büyük felaketi (kıyameti) yalanladılar. *
(*) Semüd, Hz. Salih’in kavmi, Âd ise Hz. Hûd’un kavmidir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Semud ve Ad toplulukları, başlarına gelecek olan o kıyameti yalanladılar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Semud ile Ad üzerlerine çökeni yalan saymışlardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Semud ve Âd, inanmayıp sonra başlarına gelen felâketi yalan saymışlardı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Semûd ve Ad kavmi kapıyı çalan o âni felaketi [kâri’a] yalanladı.¹
1 Krş. Kâria, 101/1-3  
Kadri Çelik
swap_vert close
Semud ve Ad, hırpalayıcı olanı (kıyameti) yalan saydılar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Semud ve Ad kavimleri, her şeyi yok edecek olan bu müthiş Felaketin gerçekleşeceğini inkâr etmiş ve korkunç bir ahlâksızlık ve sefahatin pençesine düşmüşlerdi. İşte bu yüzden:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Semûd ve Âd, Kâria’yı (Büyük Felaket’i) yalanladı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Semûd ve âd kavimleri kıyameti yalanladı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Semud ve Âd kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi yalanladılar. Onların kıyameti koptu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Semûd ve Âd (kavimleri) de o çarpan felaketi yalanlamıştı.
Mehmet Türk
swap_vert close
Semûd ve Âd (toplumları) işte o kıyamet gününü yalanladılar.
Muhammed Esed
swap_vert close
SEMÛD ve ‘Âd [kabileleri], o anî felaket ³ [haberlerin]i yalanladılar!
3 Yani, Son Saat (bkz. 101:1, not 1). İslam öncesi ‘Âd ve Semûd kabilelerinin özellikleri için bkz. 7:65-79 ve ilgili notlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Vakti zamanında Semud ve Âd halkı bu tehditlerimi yalanlamışlardı. 7/73...79
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SEMUD ve ‘Âd[⁵²⁷⁴] (insanın aklını başına devşiren) o malum fâciayı[⁵²⁷⁵] yalanladılar.
[5274] Semud ve ‘Âd’ın birlikte anıldığı ilk yer için bkz: 89:6-9, not 9. [5275] Yani: Hak eden toplumların kıyametinin kopacağı hakikatini yalanladılar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Semud ve Ad kavimleri, kapılarını çalacak olan felaketi (kıyâmeti) yalan saydılar. (Yalan savmalarının cezasını da çektiler şöyle ki)
Osman Fırat
swap_vert close
Semûd ve Âd (kavimleri), Kariayı ( Dağların pamuk gibi atıldığı insanların yaşayacağı o dehşet kıyamet öncesi olayı) yalanladılar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Semûd ve Âd kavimleri. O korkunç vak'ayı (yani Kıyameti) yalan saymıştı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte Semûd ve Âd milletleri de o kafalara çarpan kıyamet dehşetini yalan saymışlardı.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Semud ve 'Ad (kavimleri), başa çarpan olayı yalanladılar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Semûd ve 'Âd kavimleri kıyâmeti tekzîb itdiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Semud ile Ad (kavimleri), gümbür gümbür gelen o felaket için “Yalan!” demişlerdi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Semud ve Âd halkı (tepelerine) ansızın inecek olanı yalanlamışlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Semud ve Âd kavimleri de o çarpacak felâketi yalanlamıştı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Semûd ve Âd kâriayı/başa çarpan olayı yalanlamıştı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yalan duttı ŝemūd daħı 'äd dögiciyi ya'nį ādemįler göñüllerine dögici ķorķularıla ya'nį ķıyāmet.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yalanladı ẞemūd ve ‘Ād ḳavmi yürekler ḳoparıcı ḳıyāmeti.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Səmud da, Ad da (ürəkləri dəhşətə salan) o qiyaməti yalan saymışdılar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(The tribes of) Thamud and Aad disbelieved in the judgment to come.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The Thamud(5636) and the ´Ad People (branded) as false the Stunning Calamity!(5637)
5636 For these two peoples of antiquity, see n. 1043 to 7:73, and n. 1040 to 7:65. 5637 Another description of the terrible Day of Judgement. This word Qari'ah also occurs as the title of S. 101.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَذَّبَتْ
yalanladı
ثَمُودُ
Semûd
وَعَادٌ
ve Âd
بِالْقَارِعَةِ
Kâria'yı
Semûd ve Âd (kavimleri) de Kâria'yı (dehşeti her yanı saran kıyamet gününü) yalanladılar.
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
ثَمُود
Özel isim
ثَمُود
Semûd (Hz. Salih (a.s.)'ın kavmi)
عَاد
Özel isim
ع و د
Âd (Hûd (a.s.)'ın kavmi)
قَارِعَة
İsim
ق ر ع
Büyük bela, Kâria (dehşeti her yanı saran kıyamet günü)