close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hâkka Sûresi 32. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śumme fî silsiletin żer’uhâ seb’ûne żirâ’an feslukûh(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonra da onu, boyu yetmiş zira, bir zincire vurun.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Daha sonra onu, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire vurup (azapla baş başa) bırakın."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sonra tekrar kendisi gibi suçluların bağlandığı, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire bağlayın onu.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Önce onu, yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire vurun, Cehennem'e öyle sokun.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincirin içinde oraya sokun.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Daha sonra onu, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire vurup gönderin.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra, boyu yetmiş arşın bir zincirde, onu oraya sürün.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sonra uzunluğu yetmiş zira’ olan bir zincirden onu geçirin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Sonra da onu, yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire bağlayınız.”
Besim Atalay
swap_vert close
Daha sonra uzunluğu yetmiş arşın bir zincirle sarınız !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Daha sonra onu (cehennemde) uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun!”
Cemil Said
swap_vert close
30,31,32. O vakit Allâh cehennem muhâfızlarına: "Bunı tutunuz, bağlayınız, sonra cehennem âteşine atınız ve üzerine yetmiş zirâ’ tûlünde zincir vaz’ idiniz" buyuracakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Sonra onu boyu yetmiş arşın olan zincire vurun";
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sonra da (diğerleriyle birlikte) onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire dizin!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonra da onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincir içinde oraya sokun!
Edip Yüksel
swap_vert close
Sonra, onu yetmiş arşın boyunda bir zincire vurun.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Sonra da boyu yetmiş arşın zincir içerisinde onu oraya sokun."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra bir zincirde, ki boyu yetmiş arşın, yollayın onu
Emrah Demiryent
swap_vert close
Daha sonra onu (cehennemde) uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun!
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Sonra onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire bağlayın.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«(Bundan) sonra da onu, yetmiş arşın uzunluğunda bir zincir içinde, oraya sokun».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Sonra hemen onu, boyu yetmiş arşın olan bir zincire vurun!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Daha sonra onu yetmiş arşın boyunda bir zincire vurun.*
(*) Arşın, daha çok çarşı ve pazarda kullanılırdı. Metre hesabıyla çarşı arşını 68 cm’dir. Müfessirler “Sonra da onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire bağlayın!” mealindeki âyette geçen yetmiş sayısını, çokluktan kinaye olarak yorumlamışlardır. Burada da müteşabihat/benzeşme tekniğinden yararlanılmıştır. İşlenen suç ve günahlar bir zincirin halkaları gibi birbiri ile bağlantılıdır. Bir cana kıymak, birinin haysiyetine, namusuna dil uzatmak; görünen, görünmeyen hatalar zincirinin halkaları olup ileride yapanın boynuna dolanacaktır. Bu ifadeler suçun bir defaya mahsus işlenmediğini, bir karakter haline dönüştüğünü de hatırlatmaktadır. Her suç insanın boynuna bir yük yükler. Madde ve kişiler, makam ve mevki önünde eğilmek, onlar gibi olma arzusunu doğurup illegal yoldan hızlı ve çabuk bir şekilde köşeyi dönme zihniyetine dönüşebilir. Bunu engelleyen yegâne unsur, yaptıklarının yanına kar kalmayacağı, yani hesap verme şuurudur. Buna inanmak, aslında azîm bir günde el-Azîm olanın huzurunda, hesap verilecek otoritenin varlığına bir göndermedir. (Kurandan Hayata) Yetmiş rakamının çokluktan kinaye olduğu açıktır. Yani, son derece uzun olan bir zincir. Çünkü ‘’yetmiş” sayısı, klasik Arapça’da sıkça yapıldığı gibi, mecazen “çok” anlamında da kullanılmıştır (Zemahşerî); yani, “öyle bir zincir ki uzunluğunu ancak Allah bilir” (Taberî; ve Râzî’nin naklettiğine göre Hasan Basrî). (M. Esed Meal Açıklaması) Bkz: فعَدَدُ السبعين مستعمل في معنى الكثرة على طريقة الكناية (التحرير والتنوير]  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra uzunluğu yetmiş zira olan zincirlere bağlı olarak ateşe sürükleyin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra da onu yetmiş arşın boyunda bir zincire vurup oraya götürün.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Daha sonra yetmiş arşın uzunluğunda zincir içinde Cehenneme götürün.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Sonra da onu uzunluğu yetmiş arşın [zira’ân] olan zincire vurunuz.”¹³
13 Krş. İbrâhim, 14/49. Buradaki yetmiş rakamı, kesretten kinaye denilen ve çokluğu ifade eden bir terimdir. Zincirin uzunluğu ağırlığını da gösterir. Dünyada işlenen her günah bu zincire bir halka ilave etmektir diyebiliriz.  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Daha sonra onu, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire vurun!”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ardından da, yetmiş arşın boyunda bir zincire vurun onu!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Sonra yetmiş arşın uzunluğundaki zincire vurun / sıraya koyun!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
bir de yetmiş arşınlık zincire vurun. " diyecek.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonra (onu) yetmiş arşın [*] uzunluğunda bir zincirle oraya sokun!” [*]
[Zira‘], dirsek ile tespit edilen bir uzunluk ölçüsüdür.,Benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; Hacc 22:21; Sebe’ 34:33; Mü’min 40:71; Müzzemmil 73:12; İnsân 76:4.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Sonra da yetmiş arşın¹ uzunluğunda bir zincire vurup, gönderin.”
1 Buradaki “yetmiş” ifâdesi, çokluktan kinâye olabilir. O zaman anlam: “son derece uzun bir zincir.” olur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve sonra [kendisi gibi suçluların bağlandığı] ¹⁷ bir zincire bağlayın, uzunluğu yetmiş arşın olan ¹⁸ [bir zincire]:
17 Bkz. 14:49 -“O Gün bütün suçluları (mücrimîn) zincirlerle birbirlerine bağlanmış görürsün” -ve, benim yukarıdaki “kendisi gibi suçluların bağlandığı” şeklindeki parantez içi ifademi açıklayan not 64.18 Yani, son derece uzun olan bir zincir -“yetmiş” sayısı, burada, klasik Arapça’da sıkça yapıldığı gibi, mecazen “çok” anlamında kullanılmıştır (Zemahşerî); yani, “öyle bir zincir ki uzunluğunu ancak Allah bilir” (Taberî; ve Râzî’nin naklettiğine göre Hasan Basrî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonra da boyu yetmiş arşın uzunluğundaki zincire vurun onu! 25/12-13, 73/12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sonra bir zincire vurun; uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire; ve sıkıca bağlayın!”[⁵²⁸⁶]
[5286] Yetmiş rakamının kesretten kinaye olduğu açıktır (Krş: 9:80, not 98). İnsan eylemleri birer zincirdir. Bu zincir ya boyna takılan bir kolye ya da tasmadır. İlk anda uzun zincir tutuklu/hükümlü için bir lütuf gibi algılanabilir. Fakat aynı zamanda o zincirin uzunluğu ağırlığını ifade eder. Zımnen: Her günah, günahkârın boynundaki zincire eklenmiş bir halkadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
30,31,32. (Zebanilere) "Onu tutup yakalayın -ellerini boynuna- bağlayın. Götürüp cehenneme atın, sonra da, boyu yetmiş arşın olan zincire vurun" buyurulur.
Osman Fırat
swap_vert close
"Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincir içinde olarak onu sevkedin.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sonra da onu, yetmiş arşın uzunluğundaki zincire vurun! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Sonra yetmiş arşun zincir ile sımsıkı sarın"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ardından da yetmiş arşın boyunda bir zincire bağlayıp sürükleyin!”
Şaban Piriş
swap_vert close
Sonra da onu yetmiş arşın boyundaki zincire vurun ve sürün.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yetmiş arşın zincire vurun.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Sonra, boyu yetmiş arşın olan bir zincirde yollayın onu!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“andan, zencįr içine ölçmeġi anuñ yitmiş arşundur givürüñ anı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Andan bir zincīr givürüñüz ki uzunluġı yitmiş arşundur. Aġzındanṣoḳuñuz, aşaġadan çıḳuñuz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Daha sonra onu yetmiş arşın uzunluğunda zəncirlə bağlayın!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And then insert him in a chain whereof the length is seventy cubits.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Further, make him march in a chain, whereof(5661) the length is seventy cubits!
5661 The sinful men who will be given their record on the Day of Judgement in their left hands will be in utter despair. Their power and authority which they misused to perpetrate injustice and oppression will be gone. The wealth that had made them turn a deaf ear to the call of truth will be no more. They will cry out in agony, "O would that we were never raised again! O would that death had obliterated us once for all". But these cries will be of no avail. They will be seized, bound in chains and thrown into the Blazing Fire for their crimes against Allah and man. [Eds.].  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
sonra
ف۪ي سِلْسِلَةٍ
bir zincire
ذَرْعُهَا
onun uzunluğu
سَبْعُونَ
yetmiş
ذِرَاعاً
arşın
فَاسْلُكُوهُۜ
hemen onu vurun
"Sonra da onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire vurun!"
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سِلْسِلَة
İsim
س ل س ل
Zincir
ذَرْع
İsim
ذ ر ع
(Gönlün) İçi, kolca (kuvvetçe), uzunluk
سَبْع
İsim
س ب ع
Yedi, سَبْعُونَ : Yetmiş
ذِرَاع
İsim
ذ ر ع
(Hayvanda) Ön ayak, arşın
سَلَكَ
Fiil-I
س ل ك
Soktu, girdi, açtı, vurdu, gitti, sevk etti