close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hacc Sûresi 60. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Żâlike vemen ‘âkabe bimiśli mâ ‘ûkibe bihi śümme buġiye ‘aleyhi leyensurannehu(A)llâh(u)(k) inna(A)llâhe le’afuvvun ġafûr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Böyledir bu ve kim bir cezaya uğrar da ceza edeni ona benzer bir surette cezalandırırsa, sonra da gene aleyhine taşkınlıkta bulunulursa Allah yardım eder ona; şüphe yok ki Allah, suçları bağışlar, örter.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte bu böyledir: Her kim kendisine yapılan haksızlığın benzeriyle (misliyle ve devlet eliyle) karşılık verirse (bu adalet gereği onun hakkıdır, ama) sonra (yine kendisinin) aleyhine azgınlık ve saldırıda bulunulursa, Allah mutlaka onun yardımcısıdır. Şüphesiz Allah Affedicidir, Bağışlayıcıdır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçek şudur ki, kendisine yapılan saldırıya denk bir tepki ile karşılık verdiği halde, yeniden kendisine acımasızca saldırılırsa, Allah böyle birine mutlaka arka çıkacaktır. Şüphesiz Allah çok affeden ve bağışlayandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Koyduğumuz kurallar çok açık: Kim kendisine yapılan saldırıya aynı ile karşılık verir de, sonra yine kendisine zulüm yapılırsa, elbette Allah mazluma yardım eder. Allah çok affedicidir, kullarını daima koruma kalkanına alır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bu böyledir. Kim kendisine uygulanan cezanın aynısını uygular da sonra kendisine karşı taşkınlıkta bulunulursa Allah ona muhakkak yardım edecektir. Doğrusu Allah affedicidir, bağışlayandır.
60.İbnu Ebi Hatim`in Mukatil`den rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime Resulullah (a.s.)`ın göndermiş olduğu bir seriyye hakkında indirilmiştir. Bu seriyye Muharrem`in çıkmasına iki gece kala müşriklerle karşı karşıya geldi. Müşrikler birbirlerine: "Muhammed`in adamlarına karşı çarpışın. Onlar haram ayı helâl sayıyorlar" dediler. Sahabiler ise Allah`ın adını anarak, onları taşkınlık etmemeğe çağırdılar; kendilerinin çarpışmaya girmek ve haram ayı helâl kılmak istemediklerini hatırlattılar. Ama müşrikler kabul etmediler ve saldırıya geçtiler. Buna karşılık Müslümanlar da onlarla çarpıştılar. Bu olay üzerine bu ayeti kerime indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte böyle; her kim kendisine yapılan haksızlığın benzeriyle karşılık verir, sonra aleyhine 'azgınlık ve saldırıda' bulunulursa, Allah, mutlaka ona yardım eder. Şüphesiz Allah affedicidir, bağışlayıcıdır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sana anlattığımız Allah'ın hükmü işte böyledir. Müminlerden kim, kendisine yapılan cezaya aynı ile mukabele eder de, sonra yine aleyhine tecavüz edilirse, muhakkak ki Allah ona yardım eder. Gerçekten Allah ziyade afv edicidir, çok bağışlayıcıdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte bu böylece gerçekleşecektir. Ve kim de kendisine yapılan haksızlığın dengiyle karşılık verirse, (aşırı gitmekten kendini alabilirse,) sonra kendisine saldırılırsa, muhakkak Allah ona yardım edecektir. (Onun aşırı gitmesine lüzum yoktur.) Çünkü Allah affedendir, bağışlayandır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte bu böyledir! Kim kendisine yapılana denk bir karşılık verir, sonra tekrar saldırıya uğrarsa, Allah ona elbette yardım eder. Çünkü Allah, çok affedicidir; çok bağışlayıcıdır.
Besim Atalay
swap_vert close
Bu böyledir, kim gördüğü haksızlığı benzeriyle karşılar da, yine zulüm görürse, Allah ona herhalde yardım eder, Allah yarlıgayıcı, Allah bağışlayıcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Allah'ın Kanunu) işte böyledir. Kim kendine haksızlık yapanlara gördüğü haksızlığa denk gelecek kadar karşılık verdikten sonra (tekrar) saldırıya uğrarsa, Allah ona elbette yardım eder. Hiç şüphesiz Allah çok affedendir, çok bağışlayandır.
“Tekrar saldırı durumunda Allah ona yardım eder” deniyor, “bu durumda siz de yeniden karşılık verin” demiyor. Çünkü Allah, aşırı gitmeyi, kavgayı sürdürmeyi, kin ve intikam peşinde koşmayı ve düşmanlığı devam ettirmeyi istemiyor. Müslümanlardan yapılan haksızlığı mümkünse bağışlamalarını istiyor. Ama illa da cezalandırmak istiyorsanız “ancak yaptığı kötülüğe denk ceza verin” diyor. Ayetin son cümlesindeki “Allah çok affedendir, çok bağışlayandır” ifadesi Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak isteyenler için affetmek ve bağışlamak konusunda bir hatırlatma yapıyor. Nitekim Allah mü’min kullarının özelliklerinden bahsederken; “… Onlar ki öfkelerini kontrol altında tutarlar ve insanları affederler…” (A. İmran 3/134) buyuruyor. Allah’ın koyduğu sistem zaten kusursuz ve mükemmel bir şekilde işliyor. Kötülük yapanlara siz ceza verseniz de vermeseniz de dünyada da ahirette de onlar yaptıklarının karşılığını alacaklardır.  
Cemil Said
swap_vert close
İşte böyle olacakdır. Ta’arruza dûçâr olub da mukâbele-i bilmisile tevessül itdikden sonra tekrâr ta’arruza uğrayanlara Allâh yardım idecekdir. Allâh ’afv itmeği sever, gafûrdur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bu böyledir; kim kendisine verilen kadar ceza verirse ve kendisine yine de saldırılırsa, Allah ona, and olsun ki yardım edecektir. Allah şüphesiz, affeder ve bağışlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bu böyle. Bir de kim kendisine verilen eziyetin dengiyle karşılık verir de sonra yine kendisine zulmedilirse, elbette Allah ona yardım eder. Hiç şüphesiz ki Allah çok affedendir, çok bağışlayandır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Böyledir; her kim kendisine yapılana misliyle karşılık verir, sonra yine haksız bir saldırıya uğrarsa Allah ona mutlaka yardım eder. Allah çok bağışlayıcı, çok yarlığayıcıdır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte böyle. Her kim, kendisine verilen eziyetin dengi ile karşılık verir de, bundan sonra kendisine yine bir tecavüz ve zulüm vaki olursa, emin olmalıdır ki, Allah ona mutlaka yardım edecektir. Hakikaten Allah çok bağışlayıcı ve mağfiret edicidir.  
 Kur’an-ı Kerim, muhtelif vesilelerle bağışlamanın üstünlüğünü ifade buyurmuş, Âl-i İmrân sûresinin 134. âyetinde de görüldüğü gibi affetmeyi, iman ve ahlâk timsâli olan takvâ sahiplerinin belli başlı sıfatlarından biri olarak kabul etmiştir. Ancak, bu âyet gösteriyor ki, affetmek, uyulması zorunlu bir emir değildir. Böylece Kur’an, zulme uğrayan bir kimsenin, buna karşılık verme hakkını mahfuz tutmuş; bununla beraber, kötülük edene, ettiği kadarıyla karşılık vermek, yani suç ve ceza dengesini muhafaza etmek gerektiğine de özellikle işaret buyurmuştur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Bu böyledir. Kim, kendisine uygulanan haksızlığa karşı aynı şekilde karşılık verir de bundan dolayı da kendisine saldırılırsa ALLAH ona yardım edecektir. Elbette ALLAH Affedendir, Bağışlayandır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bu böyledir, kim kendisine yapılan cezaya aynı ile karşılık verir de, sonra yine kendisine zulüm yapılırsa, muhakkak ki, Allah ona yardım eder. Allah şüphesiz çok af edicidir, çok bağışlayıcıdır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bu böyle, bir de her kim kendine edilen ukubete mislile makabele eder de sonra yine üzerine bağy olunursa elbette Allah ona nusrat eder, çünkü Allahın afvi çok, mağfireti çoktur
Emrah Demiryent
swap_vert close
İşte böyle. Kim kendisine yapılan haksız bir saldırıya dengiyle karşılık verirse, sonra yine saldırıya uğrarsa Allah ona elbette yardım eder. Şüphesiz Allah çok affedendir, çok bağışlayandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bu böyledir! Kim kendisine yapılan haksız bir saldırıya aynı oranda karşılık verirse, sonra yine saldırıya uğrarsa Allah ona yardım eder. Allah, Çok Affedici'dir, Çok Bağışlayıcı'dır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bu, böyledir. (Mü'minlerden) kim (müşrikler tarafından) kendisine edilen ukuubete (cezâye) tıbkısıyle mukaabele eder de sonra yine aleyhine zulüm ve tecâvüz olunursa Allah her halde ona yardım eder. Hiç şübhesiz Allah çok afvedici, çok yarlığayıcıdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte böyle! Kim kendisine yapılan eziyetin misliyle (karşılık vererek) eziyette bulunur da sonra yine kendisine saldırılırsa, mutlaka Allah ona yardım edecektir. Şübhesiz ki Allah, gerçekten Afüvv (çok affedici)dir, Gafûr (çok bağışlayan)dır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bu böyledir, her kim kendisine yapılan saldırıya (haksızlık ve tecavüze) karşı (meşru müdafaa hakkını kullanarak) denk bir tepki ile karşılık verir, ardından tekrar saldırıya (tecavüze) maruz kalırsa, hiç şüphesiz Allah ona yardım edecektir. Şüphesiz Allah çok affeden ve çok bağışlayandır. *
(*) Tekrar saldırı durumunda Allah ona yardım eder” deniyor, “bu durumda siz de yeniden karşılık verin” demiyor. Çünkü Allah, aşırı gitmeyi, kavgayı sürdürmeyi, kin ve intikam peşinde koşmayı ve düşmanlığı devam ettirmeyi istemiyor. Müslümanlardan yapılan haksızlığı mümkünse bağışlamalarını istiyor. Ama illa da cezalandırmak istiyorsanız “ancak yaptığı kötülüğe denk ceza verin” diyor. Ayetin son cümlesindeki “Allah çok affedendir, çok bağışlayandır”. Öyleyse mü’min, her zaman af yolunu tutmalıdır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Böylece, kim kendisine verilen zararın misliyle karşılık verirse ve onunla yetinirse (fırsatçılık yapmazsa), elbette ki Allah adil davranana yardım edecektir. Muhakkak ki Allah affeden ve bağışlayandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Şunun için ki herkim kendisine karşı yapılan ezinci ezinçle karşılar da sonra yine de saldırıya uğrıyacak olursa Allah ona kesenkes yardım edecektir. Çünkü Allah bağışlayıcıdır, yarlıgayıcıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/ın hükmü budur. Her kim kendisine yapılan ukubet gibi mukabeleten ukubet eder, sonra yine hasmından tecavüz görürse * Allah ona her halde yardım eder. Allah vaz geçen, yarlıgayan Zat/tır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşte böyle! Kim kendisine yapılanın aynıyla karşılık verir de sonra yine saldırıya uğrarsa/zulmedilirse, Allah elbette ona yardım eder.²⁶ Muhakkak ki Allah, tam manasıyla Afuv’dur, Gafûr’dur.
26 Krş. Bakara, 2/194; Nahl, 16/126; Şûrâ, 42/40-41  
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte böyle; kim kendine haksızlık yapanlara gördüğü haksızlık kadar karşılık verdikten sonra saldırıya uğrarsa, Allah kendisine kesinlikle yardım eder. Hiç şüphesiz Allah bağışlayıcıdır, affedicidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu böyledir; her kim kendisine yapılan saldırıya ona denk bir şekilde karşılık verir ve buna rağmen yeniden saldırıya uğrayıp hakkı çiğnenirse, Allah ona kesinlikle yardım edecektir. Yeter ki siz, kin ve intikam peşinde koşmayın, yalnızca adâleti yerine getirmek amacıyla savaşın ve yeri geldiğinde insanları bağışlamasını bilin. Unutmayın ki Allah, çok affedici, çok bağışlayıcıdır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte böyle! Kim de kendisine uygulanan cezaya (yaptırıma) misliyle karşılık verdiyse, sonra yine kendisine haksızlık yapıldıysa, elbette Allah ona yardım eder. Gerçekten Allah, bağışlayıcı affedicidir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O kadar. Kendisine yapılan saldırıya birebir karşılık verirken haksızlığa uğrayan kimseye Allah mutlaka yardım edecektir. Çünkü Allah, engin hoşgörülü bir duyarlılık sahibidir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bu böyledir. Kim kendisine verilen eziyetin dengiyle karşılık verir de sonra yine kendisine zulmedilirse, elbette Allah ona hakkını alması için yardım eder. Hiç şüphesiz Allah çok affeden, çok bağışlayandır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte böyle. Kim kendisine verilen eziyetin dengi ile karşılık verir de [*] bundan sonra kendisine yine bir azgınlık (saldırı) yapılırsa, (bilsin ki) Allah ona mutlaka yardım edecektir. [*] Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayandır.
Benzer mesajlar: Bakara 2:194; Nahl 16:126. Bu ayette maruz kalınan bir sıkıntı karşısında en çok “kendilerine yapılan kadar” karşılık verilmesini emretmektedir. Şûrâ 42:40’ta yer alan “Bir kötülüğün karşılığı dengi bir kötülüktür” ifadesiyle verilmek istenen mesaj da budur.,Benzer mesajlar: Hacc 22:39-40.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte (bunlardan sonra) her kim kendisine yapılan saldırıya aynısıyla karşılık verir, sonra da tekrar saldırıya uğrarsa¹ Allah ona kesinlikle yardım eder. Şüphesiz Allah affedicidir ve çok bağışlayıcıdır.²
1 Bk. (Şura: 40, Bakara: 194)2 Peygamber (a.s.) haram aylardan Muharrem ayında bir seriyye gönderdi. Bu seriyye muharrem ayının son iki gününde müşriklerle karşılaşınca, Müşrikler “Muhammed’in ordusuyla hemen savaşın, çünkü onlar haram aylarda savaşmazlar” dediler ve Müslümanlara saldırdılar. Sonunda Allah, Müslümanlara yardım etti ve savaşı kazandılar. Bu olay üzerine de bu âyet indirildi.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bu şu demektir: Kim ki kendisine yapılan saldırıya denk bir tepkiyle karşılık verdiği halde ⁷³ [yeniden] acımasızca kendisine saldırılırsa, Allah böyle birine mutlaka arka çıkacaktır; çünkü, Allah çok bağışlayan ve böylece kullarını günahtan arındıran gerçek bağışlayıcıdır. ⁷⁴
73 Lafzen, “maruz kaldıkları saldırının misliyle karşılık verenler” -yani, yalnızca nefsi müdafaa amacıyla giriştikleri eylemlerde düşmanlarının kendilerine yaptığı saldırının sınırlarını aşmayanlar. (Sözkonusu misillemeyle ilgili benzer bir ifade 16:126’da da yer almakta ve ilgili 150. notta açıklanmaktadır.)74 Bu ayetin giriş cümlesi, misillemenin başlangıçta maruz kalınan saldırının boyutlarını aşmaması şartıyla nefsi müdafaanın savaş için meşru tek gerekçe olduğu ilkesini dile getirirken, ayetin son kısmı, haklı sebeplere dayanmayan saldırılar karşısında müminlerin, düşmanın savaşan güçlerini bütünüyle etkisiz duruma getirmek üzere topyekün savaşa girişmelerinin meşru olduğunu îma etmektedir (karş. 2:190 ve 192-193). Topyekün savaş açma yukarıda atıfta bulunulan sınırlı misilleme ilkesiyle çelişir gibi görünebileceği için, Kur’an Allah’ın, başka şartlarda günah olabilecek böyle bir eylemden ötürü, mükerrer saldırı eylemleriyle “kendilerine karşı haksız yere savaş açılan (mümin)leri” (ayet 39) bağışlayacağını belirtiyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte Allah’ın hükmü budur. Artık her kim de kendisine yapılan saldırıya aynı şekilde karşılık verir de sonra tekrar saldırıya uğrarsa Allah ona elbette yardım edecektir. Şüphesiz Allah, çok affedici ve çok bağışlayıcıdır. 3/160, 5/11, 10/103, 22/38…40, 30/47, 40/51
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Sözün özü) şudur ki;[²⁸⁷²] kendisine yapılan saldırıya misliyle karşılık veren kimse, bunun ardından yine insafsız bir saldırıya maruz kalırsa, Allah böyle birine kesinlikle yardım edecektir: elbette Allah, affetmeyi çok seven tarifsiz bir bağışlayıcıdır.
[2872] Parantez içi açıklamanın gerekçesi için bkz: Âyet 30, not 46.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Evet Allah Teala'nın hükmü) İşte böyledir. (Onlara -savaşta değil de- ecelleriyle ölseler dahi şehit muamelesi layık görülür. Çünkü, o muhterem zatlar evvelce, Rablerinin rızasını kazanmak ve O'nun katındaki nimetleri dileyerek, yurtlarını ve çoluk çocuklarını geride bırakıp göç etmişlerdir. Bunun gibi) Kim, kendisine yapılan zulme, benzeriyle mukabele eder de, -daha sonra-kendisine tekrar saldırılırsa, andolsun ki Allah, ona yardım eder. (O da intikamını alır)
NOT: Ayetin son bölümünün meali baskıda bulunmuyor. (ÖFK)  
Osman Fırat
swap_vert close
Bu böyle. Ve her kim kendisine verilen eziyetin dengiyle karşılık verir de sonra yine kendisine zulmedilirse, elbette Allah ona yardım eder. Hiç şüphesiz ki Allah çok affedendir, çok bağışlayandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bu böyledir. Ve her kim kendisine yapılan bir eziyete misliyle eziyette bulunur da sonra yine kendisine zulmedilirse elbette ona Allah yardım eder. Şüphe yok ki, Allah elbette affedicidir, yarlığayıcıdır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte böyle. . . Kim kendisine yapılan haksızlığa karşı misliyle karşılık verdikten sonra yine tecavüze uğrarsa, elbette Allah ona yardım edecektir. Çünkü Allah afüvdür, gafurdur (affı ve mağfireti boldur).
Kur’ân, şahısların kendilerine karşı yapılan kusurları affetmenin büyük bir fazilet olduğunu bildirir (3, 134). Bunu takvâ sahibi olmanın başlıca şartlarından sayar. Fakat bu âyet, haksızlığa mâruz kalan kimsenin, isterse karşılık verme hakkını da kabul etmektedir. Yalnız bunu, kötülük edene, ettiği kadarıyla karşılık vermenin cevazı ile sınırlamış, daha fazla bir cezaya izin vermemiştir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte böyle. Kim kendisine yapılan cezanın dengiyle ceza verir de sonra kendisine tekrar saldırılırsa elbette, Allah ona yardım eder. Şüphesiz Allah, affeden, bağışlayandır.
Bu âyet de müslümanlara aşırılıktan kaçınmayı, yapılan bir haksızlığı mümkünse affetmeyi, kötülük edeni mutlaka cezâlandırmak gerekli ise ona, ancak yaptığı kötülüğe denk cezâ vermeyi, aşırı gitmemeyi emretmektedir. Sonunda Allah'ın affeden, bağışlayan anlamındaki 'afuvv ve ğafûr sıfatlarının vurgulanması, müslümanlara affın, bağışlamanın önemini anlatmak ve onları affa yöneltmek içindir. Allah'ın ahlâkıyle ahlâklanmak insanın ideali olmalıdır.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Evet öyledir. Kendine olunan 'ikâbı misliye 'ikâb iden ve sonra yine dûçâr-ı zulüm ve ve te'addî olan kimselere Allâh nusret idecekdir. Allâh Te'âlâ kendinden taleb idene 'afv ider ve mağfiret iyler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu böyledir; kim kendine yapılan kötülüğe/saldırıya misliyle ceza/karşılık verir ve sonra yine de kötülüğe/saldırıya uğrarsa Allah ona elbette yardım eder. Çünkü Allah, hoşgörülüdür, affeder bağışlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte böyle... Kim de kendisine yapılan haksızlığa o ölçüde karşılık verir, sonra yine kendisine saldırılırsa, elbette Allah ona yardım eder. Şüphesiz Allah, çok affedici ve çok bağışlayıcıdır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah yolunda hicret edenlerin durumu böyledir. Zulme uğradıktan sonra aynıyla karşılık veren ve sonra tekrar hakkına tecavüz edilen kimseye ise, Allah mutlaka yardım edecektir. Muhakkak ki Allah çok affedici, çok bağışlayıcıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte böyle. Kim uğratıldığı cezanın aynısıyla ceza edip de zulüm ve saldırganlığa uğrarsa, Allah ona mutlaka yardım edecektir. Allah, elbette ki Afüvv'dür, Gafûr'dur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol daħı kim 'ıķab eyler ise ancılayın kim 'ıķab olındı anuñ-ile andan güç eylenildi anuñ üzere bayıķ yardım ide aña Tañrı. bayıķ Tañrı 'afv eyleyicidür yarlıġayıcıdur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Kim ki ‘iḳāb eylese özine ‘iḳāb olduġı gibi, andan ṣoñra özine ẓulm olunsa,Tañrı Ta‘ālā aña nuṣret virür. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā günāhlar baġışlayıcıdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allahın hökmü) budur. Və hər kim özünə verilən cəza kimi cəza versə, sonra yenə də (müşriklərin müsəlmanları Məkkədən qovduqları kimi) təcavüzə mə’ruz qalsa, şübhəsiz ki, Allah ona kömək edər. Həqiqətən, Allah (özünümüdafiə məqsədilə düşməndən intiqam alan mö’min bəndəsini) əfv edəndir, bağışlayandır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
That (is so). And whoso hath retaliated with the like of that which he was made to suffer and then hath (again) been wronged, Allah will succour him. Lo! Allah verily is, Mild, Forgiving.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
That (is so). And if one has retaliated to no greater extent than the injury he received, and is again set upon inordinately, Allah will help him: for Allah is One that blots out (sins) and forgives (again and again).(2840)
2840 Ordinarily Muslims are enjoined to bear injuries with patience and return good for evil (23:96). But there are occasions when human feelings get the better of our wise resolutions, or when, in a state of conflict or war, we return "as good as we get ". In that case our retaliation is permissible, provided the injury we inflict is not greater than that we receive. After such retaliation, we are even, but if the other side again acts aggressively and goes beyond all bounds in attacking us, we are entitled to protection from Allah in spite of all our faults; for Allah is One that blots out our sins, and forgives again and again.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ذٰلِكَۚ
işte böyle
وَمَنْ
ve kim
عَاقَبَ
eziyette bulunursa
بِمِثْلِ
aynısıyla
مَا
o şe- yin ki
عُوقِبَ
kendisine eziyet edildi
بِه۪
onun-la
ثُمَّ
son- ra
بُغِيَ
(yine) sal- dırılırsa
عَلَيْهِ
kendisine
لَيَنْصُرَنَّهُ
mutlaka ona yardım eder
اللّٰهُۜ
Allah
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
لَعَفُوٌّ
elbette Afuvv'dur
غَفُورٌ
Ğafûr'dur
İşte böyle! Her kim, kendisine yapılan haksızlığın aynı ile karşılık verir de sonra yine kendisine saldırılırsa mutlaka Allah ona yardım eder. Muhakkak ki Allah elbette Afuvv'dur, Ğafûr'dur (affı sonsuz ve sınırsız olan ve her türlü günahı mağfiret edendir).
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
عَاقَبَ
Fiil-III
ع ق ب
Ceza verdi, eziyet etti, takip etti
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَاقَبَ
Fiil-III
ع ق ب
Ceza verdi, eziyet etti, takip etti
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
بَغٰى
Fiil-I
ب غ ي
Azgınlık etti, saldırdı, haksızlık etti, taşkınlık etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَصَرَ
Fiil-I
ن ص ر
Yardım etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَفُوّ
İsim
ع ف و
Afuvv (Allah'ın ismi, esmasıdır. Affı sonsuz ve sınırsız olan demektir)
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)