close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hacc Sûresi 53. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Liyec’ale mâ yulkî-şşeytânu fitneten lilleżîne fî kulûbihim meradun velkâsiyeti kulûbuhum(k) ve-inne-zzâlimîne lefî şikâkin be’îd(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bu da, Şeytan'ın katmak istediği şeyi, gönüllerinde hastalık olanlarla yürekleri katı bulunanlara bir sınama yapmak içindir ve şüphe yok ki zalimler, gerçekten pek uzak bir ayrılık içindedir.
Kur’ân'ın 53. sûresinin 19 ve 20. âyetlerini okuyan Hz. Muhammed (s.a.a)'in, bu âyetlerden sonra "onlar yüce ak kuşlardır, gerçekten de elbette şefaatleri uludur" dediği ve Lât, Menât ve Uzzâ adlı putları övdüğü ve bu sözleri duyan müşriklerin, Muhammed' le aramızda bir şey kalmadı, bizim putlarımızı övdü, biz de bir ulu Tanrının varlığını biliyorduk, fakat putlarımız da bize şefaatçidir diyerek sûrenin sonundaki secde âyetini duyunca müminlerle berâber secde ettikleri, İbn-i Abbas'tan rivâyet edilmiştir. Ona göre bu sözleri, Hz. Muhammed (s.a.a)'e Şeytan söylemiş, o da vahiy sanarak okumuştur. Sonradan bu iki ayet, bu münasebetle vahyedilmiştir. Bu rivayet, 53. sûrenin, yukarda işaret edilen ayetlerinden sonraki 23. ayetinden de açıkça anlaşıldığı gibi tamamıyla uydurmadır. Çünkü 23. ayette, putların, hiçbir şeye güçleri yetmediği ve onların, müşrikler ve ataları tarafından konmuş birer addan başka bir şey olmadıkları bildirilmektedir. Aynı zamanda söylenen bir sözün içinde hem medih, hem zem olamaz. Olsa dinleyenler, söyleyeni de kabul etmezler, söyleneni de. Bu bakımdan, esasen senedi zayıf olan olayı tevile hiç lüzum yoktur, çünkü öyle bir olay yoktur.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şeytanın (bu tür kafa) karıştırmalarına ve şüphe bırakmaları(na, vesvese ve kışkırtmalarına fırsat verilmesi), kalplerinde hastalık olanlara ve kalpleri (imani ve vicdani) duyarlılıktan yoksun bulunanlara (Allah’ın) bir deneme kılması içindir. Şüphesiz zalimler, (gerçeğin kendisinden) uzak bir ayrılık ve uyuşmazlık içindedirler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah şeytanın böyle yapmasına müsaade eder ki, kalplerinde hastalık olanlar ve kalpleri katılaşanlar için, şeytanın kattığı şeyi bir deneme vesilesi yapsın. Çünkü bu tür şüphelere kapılarak, kendilerine yazık eden kimseler, doğrusu çok derin bir yanılgı içindedir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah, peygamberlerin amaçları, ülküleri konusunda, şeytanın gönüllere düşürmeye çalıştığı şüpheyi, bu tür şüphelere verdiği fırsatı, kalpleri kararmış, akıllarından zoru olan hasta ruhlular, yürekleri katılaşan, kafaları kalınlaşan kimseler için bir imtihan aracı olarak planlıyor. Bu tür şüphelere kapılarak kendilerine yazık edenler, zâlimler, kesinlikle hakka şiddetli bir muhalefet ve bir düşmanlık içindedirler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şeytanın karıştırdığını, kalplerinde hastalık olanlara ve kalpleri kaskatı kesilenlere bir imtihan vesilesi kılması için Allah böyle yapar. Şüphesiz zalimler uzak bir ayrılık içindedirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şeytanın (bu tür) katıp bırakmaları, kalplerinde hastalık olanlara ve kalpleri (her türlü) duyarlılıktan yoksun bulunanlara (Allah'ın) bir deneme kılması içindir. Şüphesiz zalimler, (gerçeğin kendisinden) uzak bir ayrılık içindedirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Allah'ın şeytana imkân verib de sonra fitnesini gidermesi) şeytanın ilka eylediğini, kalblerinde bir maraz (nifak) olanlarla kalbleri katı bulunanlara bir mihnet ve azab vesilesi yapmak içindir. Gerçekten o münafıklarla müşrikler, hakdan çok uzak bir ayrılık içindedirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Allah, şeytana bu fırsatı verir ki) şeytanın o arzulara kattığını, kalplerinde hastalık olanlar veya kalpleri katı olanlara bir imtihan ve deneme yapsın. Çünkü o zalimler çok derin bir ayrılış içindedirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Böyle yapar ki, şeytanın attığını, kalplerinde hastalık olanlar ve kalpleri katılaşanlar için bir imtihan yapsın. Zâlimler uzak bir ayrılık içindedirler.
Besim Atalay
swap_vert close
Şeytanın koyduğu, yürekleri hasta olan, gönülleri kararan kimselere bir sınavdır, zalim olan kimseler derin iki yarlıktadır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Allah, böyle yapar ki) Şeytanın düşürdüğü şüpheyi, kalplerinde hastalık olanlar ve kalpleri katılaşanlar için bir imtihan yapsın; zalimler uzak bir ayrılık içindedirler.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh buna müsâ’ade ider tâ ki şeytânın ilkâ-âtı kalbi marîz ve katılaşmış olanları mevki-’i tecrübeye koysun. Zâlimler büyük bir şikâk içindeler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
/.Allah şeytanın karıştırdığını, kalblerinde hastalık bulunan ve kalbleri kaskatı olan kimseleri sınamayı vesile kılar. Zalimler şüphesiz derin bir ayrılık içindedirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, şeytanın verdiği bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri katı olanlara bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Hiç şüphesiz ki o zalimler, derin bir ayrılık içindedirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bunu Allah, şeytanın kattığını kalplerinde hastalık bulunanlar ve yürekleri katılaşmış olanlar için sınama vesilesi kılmak için yapar. Şüphesiz zalimler derin bir ayrılığa düşmüşlerdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Allah, şeytanın böyle yapmasına müsaade eder ki) kalplerinde hastalık olanlar ve kalpleri katılaşanlar için, şeytanın kattığı şeyi bir deneme (vesilesi) yapsın. Zalimler, gerçekten (haktan) oldukça uzak bir ayrılık içindedirler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Böylece şeytanın attığını kalplerinde hastalık bulunanlar ve kalpleri katı olanlar için bir test haline sokar. Zalimler, elbette apaçık bir karşıtlık içindedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah, şeytanın karıştırdığını, kalblerinde hastalık bulunan ve kalpleri kaskatı olan kimseleri sınamaya vesile kılar. Zalimler şüphesiz (haktan uzak) derin bir ayrılık içindedirler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şunun için ki Şeytanın ilka edeceğini kalbleri katı olanlar ve kalblerinde bir maraz bulunanlar için bir fitne kılacaktır ve çünkü o zalimler uzak bir şikak içindedirler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Allah, şeytanın böyle yapmasına müsaade eder ki,) kalplerinde (nifak gibi büyük bir manevi) hastalık bulunan (munâfık) lar ve kalpleri katılaşanlar (müşrikler) için, şeytanın bu vesvesesi, bir imtihân (vesilesi) olsun. Hiç şüphesiz ki o zâlimler/kâfirler, (haktan/hakikatten) çok uzak bir ayrılık içindedirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kalplerinde hastalık olan ve kalpleri kararıp katılaşmış olanlara, şeytanın kattığı şeyi¹, sınav vesilesi kıldık. Zalimler derin bir yanılgı içindedirler.
1- Şeytanın/şeytan karakterli kimselerin çağrıyı boşa çıkarmak için gösterdikleri çabayı, gerçeği çarpıtma isteğini.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Allahın buna müsâade buyurması) şeytanın (meydana) atacağı (fitneyi) kalblerinde bir maraz bulunanlara, yürekleri katı olanlara bir imtihan (vesilesi) yapmak içindir. Hiç şüphe yok ki o zaalimler (hakdan) uzak bir ayrılık (ve muhaalefet) içindedirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Şeytan'a ise böyle müsâade eder ki,) şeytanın atmakta olduğu şeyi, kalblerinde bir hastalık bulunanlara (münâfıklara) ve kalbleri katılaşmış olanlara (müşriklere) bir imtihan kılsın! Şübhesiz ki zâlimler, elbette (haktan) uzak bir ayrılık içindedir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şeytanın (vesvese yoluyla insanın zihnine) bıraktığı şeyi (kuşkuyu), sonuçta gönüllerinde (inkâr, nifak ve zulüm gibi manevi) hastalık olanlar ve gönülleri katılaşanlar (acımasız davrananlar) için bir imtihan vesilesi kılar. Ve kuşkusuz, zulüm (haksızlık ve kötülük) yapanlar, derin bir ayrılık içindedirler.*
(*) Buradaki ve müteakip ayetteki “lâm” harfi “âkibet lâmı” olarak değerlendiriyoruz. Yani (ليجعل) yec’ale’’ üzerindeki lâm, Kasas sûresi-8. ayette olduğu gibi ‘’âkibet lâmı’’dır. İşte konuyla ilgili metni aşağıya alınan (التحرير والتنوير) tefsirine bakılabilir. ولام {ليجعل ما يلقي الشيطان فتنة} مستعار لمعنى الترتب مثل اللام في قوله تعالى: { فالتقطه آل فرعون ليكون لهم عدواً } [القصص: 8]. وهي مستعارة لمعنى التعقيب الذي حقه أن يكون بحرف الفاء، أي تحصل عقب النسخ الذي فعله الله فتنةُ من افتتن من المشركين بانصرافهم عن التأمل في أدلة نسخ ما يلقيه الشيطان، وعن استماع ما أحكم الله به آياته، فيستمر كفرهم (التحرير والتنوير).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şeytanın, kalplerinde hastalık olanların ve kalpleri katılaşmış olanların sinelerine (ilka ettiği) attığı her şey, onları ikilem içine (fitneye) düşürmek içindir. Haksızlıkta haddi aşanlar, çok uzak ayrılığa düşmüşlerdir
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bu da Şeytan’ın verdiği kuşkularla yürekleri hasta olanları, yürekleri kaskatı olanları sınamak içindir. Çünkü kıyıcılar doğruluktan iyice uzaklaşmışlardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bununla Allah şeytanın onlara olan ilkaatını kalplerinde nifak ve şüphe hastalığı bulunan yürekleri katı olan kimseler için mihnet ve beliyye vesilesi edecek, haktan uzak bir ayrılık içindedir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah, şeytanın attığı şeyi/verdiği vesveseyi, sonuçta kalplerinde hastalık olanlar ve kalpleri katılaşanlar için bir imtihan vesilesi kılar²³. Muhakkak ki zalimler derin bir ayrılık içindedirler.
23 Buradaki ve müteakip ayetteki “lâm” harfini biz de “âkibet lâmı” olarak değerlendirdik.  
Kadri Çelik
swap_vert close
(Amaç,) Şeytanın telkin ettiği şeyleri, kalplerinde hastalık olanlara ve kalpleri kaskatı bulunanlara bir imtihan aracı kılmaktır. Hiç şüphesiz zalimler, (hakikatten) derin bir ayrılık içindedirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah, kalplerinde hastalık bulunan münâfıkları ve yürekleri kararıp katılaşmış olan o inkârcıları şeytanın uydurduğu sözlerle imtihân etmek ve hakîkati bile bile inkâr ettiklerinden dolayı onları cezalandırmak için bu tür vesvese ve şüphelere fırsat veriyor.Çünkü bu iki grup, sırf zâlimliklerinden dolayı hakîkati inkâr ederler. İşte bu yüzden zâlimler, Kur’an’ın ortaya koyduğu hayat nizamına karşı amansız bir muhâlefet gösterirler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şeytan’ın karıştırdığı şeyleri, kalblerinde hastalık bulunanlar ve kalbleri Katılaşanlar için bir fitne / deneme yapsın! Zâlimler, elbette uzaklaştıran bir ayrılık içindedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ama Allah, şeytanın bu girişimleri sayesinde, kötü niyetli ve katı kalplileri denemeye devam edecektir. Nitekim zalim güçler arasında derin ayrılıklar başlamıştır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şeytanın insanları saptırmak için vesvese vermesine izin veririz. Vesveselerle insanları imtihan ederiz. Bakalım kalplerindeki inanç sağlam mı değil mi? Biz insanın kalplerindeki imanı zaten biliyoruz. Böyle yapmamızın nedeni kendi durumunu insana göstermektir. Değilse şeytanın vesvese vermesini anında engellerdik. O zaman şeytan hiçbir şey yapamazdı. Farkında değil misiniz? Rabbiniz kalbi ikircikli olanlar ortaya çıksın diye şeytanın vesveselerini engellemez. Böylece imanı zayıflarla inancı sağlam olanlar ortaya çıkar. Hiç şüphesiz inanç konusunda ikircikli olan, fırsatını bulunca Allah’ın yasalarına karşı çıkan zalimler derin bir ayrılık içindedirler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kalplerinde hastalık bulunanlar ve kalpleri katılaşanlar için, şeytanın kattığı şeyi bir fitne (imtihan) yapsın (diye Allah buna izin verir). Şüphesiz ki zalimler, uzak bir ayrılık içindedir.
Mehmet Türk
swap_vert close
(İşte Biz,) şeytanın bu saptırmalarını, kalplerinde hastalık bulunanları ve kalpleri katılaşanları denemek için yaparız. Şüphesiz zâlimler (haktan) çok uzak bir ayrılık içerisindedirler.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Yine de, Allah’ın bu tür şüphelere fırsat vermesi,] Şeytan’ın [peygamberlerin niyeti konusunda gönüllere] düşürmeye çalıştığı gölgeyi kalplerinde bir eğrilik, bir hastalık ⁶⁸ bulunan, kalpleri katılaşmış olan kimseler için bir sınama aracı kılmasındandır; çünkü, [bu tür şüphelere kapılarak kendilerine] yazık eden kimseler, ⁶⁹ doğrusu, çok derin bir yanılgı içindedir.
68 Bkz. 2:10 ve ilgili not.69 Lafzen, “zalimler/haksızlık yapanlar”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah şeytanın karıştırdığı bu sözlerle, kalplerinde hastalık bulunan ve kalpleri kaskatı olan kimseleri sınamıştır. Hiç kuşku yok ki Allah’ın mesajını karıştırmak isteyen zalimler derin bir düşmanlık içindeler. 3/7, 9/124- 125, 16/98...100,
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Allah’ın) şeytanın engel koyma çabasına (izin vermesi), yalnızca kalplerinde bir tür hastalık bulunan ve iç dünyaları kararmış olan kimseleri sınamak içindir.[²⁸⁶³] İşte bu tür zalimler, kesinlikle derin bir cepheleşme içindedirler.[²⁸⁶⁴]
[2863] “Kalplerinde hastalık bulunanlar” ile ilgili genel bir okuma için bkz: 74:31, not 24. [2864] Lafzen: “derin bir kopuş..” Bu kopuşun sahibi, kendi kendine kıyan biridir (zâlim). Şikâkın “muhalefet, karşıtlık” anlamı göz önüne alındığında , “cepheleşme” en uygun karşılık gibi göründü. Kelimenin semantik seyri de bizi “kendisiyle ve Rabbiyle kavgalı olma” mânasına ulaştırır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(O'nun) Şeytana böyle bir imkan tanımasının sebebi, kalblerinde (manevi bir) hastalık bulunan ve kalbleri kaskatı hale gelmiş kimseleri sınamak içindir. Zalimler kuşkusuz derin bir sapıklık içindedirler.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, şeytanın verdiği bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri katı olanlara bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Hiç şüphesiz ki o zalimler, derin bir ayrılık içindedirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
(Şeytanın bu vesvesesine müsaade verilmesi ise) Şeytanın atıverdiği şeyin kalplerinde maraz olan kimselere ve yürekleri katı olanlara bir imtihan kılınması içindir. Ve şüphe yok ki, zalimler bir uzak ayrılık içindedirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yine de Allah'ın bu vesveseye fırsat vermesi, şeytanın attığı vesveseyi kalplerinde bir hastalık, bir şüphe olanlar ve kalpleri katılaşanlar hakkında bir imtihan vesilesi yapmak içindir. Gerçekten, zalimler, pek derin bir muhalefet ve düşmanlık içindedirler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Allah, böyle yapar ki) Şeytanın attığını, kalblerinde hastalık olanlar ve kalbleri katılaşanlar için bir imtihan yapsın; zalimler uzak bir ayrılık içindedirler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ şeytânın vesvese ve ilkââtını kalblerinde hastalık olanlarla kalbleri kaskatı olanlara fitne ve imtihân kıldı. Zâlimler hakdan uzak olan şikâkdadırlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Şeytanın bulaştırdığı şeye izin vermemiz[*], kalplerinde hastalık olanlar ile kalpleri katı olanları imtihan içindir. Yanlış yapanlar, tam olarak ayrılmış ve uzaklaşmış olurlar.
[*] İltifat  
Şaban Piriş
swap_vert close
Şeytanın karıştırdığı, kalplerinde hastalık bulunan ve kalpleri kaskatı olan kimseleri denemek içindir. Zalimler, derin bir ayrılık içindedirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Böyle birşeye Allah'ın fırsat vermesi, şeytanın attığı bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri iyice katılaşmış kimselere bir sınama vesilesi yapmak içindir. Hiç kuşkusuz, o zalimler haktan pek uzak bir ayrılık içindedir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bu, Allah'ın; şeytanın attığını, kalplerinde hastalık olanlara, gönülleri katılaşanlara bir fitne yapması içindir. Zalimler, geri dönülmez bir ayrılık ve kopuş içindedirler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
tā eyleye anı kim bıraġur şeyŧān fitne anlara kim göñülleri içinde śayrulıķdur daħı ķatmış göñülleri. daħı bayıķ žālimler ıraķ dartışıķ içindedür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḳılmaġ‐ıçun şeyṭān düşürdügini fitne eylemeg‐içün ol kişilere kim yürek‐lerinde nifāḳ vardur yürekleri olanlara daḫı fitne olmaġ‐ıçun. Taḥḳīḳ ẓālimlerḥaḳdan ıraḳ çekişmek içindedürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allah ona görə belə edir ki) Şeytanın vəsvəsəsini qəlblərində mərəz (nifaq, şəkk mərəzi) və ürəkləri qatı (sərt) olanlar (müşriklər) üçün bır sınaq vasitəsi etsin. Şübhəsiz ki, zalımlar (münafiqlər, müşriklər və kafirlər) haqqdan uzaq bir nifaq içindədirlər (ixtilafdadırlar).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
That He may make that which the devil proposeth a temptation for those in whose hearts is a disease, and those whose hearts are hardened Lo! the evil doers are in open schism.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
That He may make the suggestions thrown in by Satan, but a trial(2833) for those in whose hearts is a disease and who are(2834) hardened of heart: verily the wrong-doers are in a schism far (from the Truth):
2833 If any suggestion comes to the human mind that is not in accordance with Allah's Will and Plan, it has two opposite effects: to evil minds it is a trial and a temptation from the Evil One, but to the mind well-instructed in Faith, it stands self-condemned at once, and becomes a means of strengthening the Faith and stimulating redoubled efforts to conform to the Will of Allah. 2834 Cf. 2:10. I understand the "disease in the heart" to be an earlier state of curse, which leads in an intensified form to a complete "hardening of the heart".  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لِيَجْعَلَ
kılması için
مَا
o şe- yi ki
يُلْقِي
atar
الشَّيْطَانُ
şeytan
فِتْنَةً
bir imtihan
لِلَّذ۪ينَ
o kimse- lere ki
ف۪ي قُلُوبِهِمْ
kalplerinde vardır
مَرَضٌ
bir hastalık
وَالْقَاسِيَةِ
ve katılaşmış olanlara
قُلُوبُهُمْۜ
kalpleri
وَاِنَّ
şüphe- siz ki
الظَّالِم۪ينَ
zalimler
لَف۪ي
elbette içindedir
شِقَاقٍ
bir ayrılık
بَع۪يدٍۙ
uzak
(Allah) şeytanın kattığı bu şeyi kalplerinde (şeytanın verdiği vesveseyle) bir hastalık bulunan (münafık)lar ile kalpleri katılaşmış olan (kâfir)lere bir imtihan (vesilesi) kılmak için (böyle yapar). Şüphesiz ki (kendi nefsine zulmeden) zalimler, elbette (haktan) uzak (derin) bir ayrılık içindedirler.
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
شَيْطَان
İsim
ش ط ن
Şeytan
فِتْنَة
İsim
ف ت ن
İmtihan, fitne, bela
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
مَرَض
İsim
م ر ض
Hastalık
قَاسِيَة
Etken fiil
ق س و
Kaskatı, katılaşmış olan
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
شِقَاق
Fiilimsi-III
ش ق ق
Ayrılık
بَعِيد
İsim
ب ع د
Uzak