close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hacc Sûresi 47. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veyesta’cilûneke bil’ażâbi velen yuḣlifa(A)llâhu va’deh(u)(c) ve-inne yevmen ‘inde rabbike keelfi senetin mimmâ te’uddûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Azabın, çabucak gelip çatmasını isterler senden ve Allah, vaadinden caymaz kesin olarak ve Rabbinin katında bir gün, sizin sayıp durduğunuz bin yıl gibidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Onlar Senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar ya, (biraz daha beklesinler); Allah, kesinlikle va’adine muhalefet etmez (sözünden dönmez ve haber verdikleri aynen gerçekleşecektir). Şüphesiz, Senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.
[Not: Sizlerin bazı haksızlıklara bir müddet sabretmenize karşılık Cenab-ı Hakk çok daha uzun bir zaman fırsat verebilir anlamındadır.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar senden, azabı çarçabuk getirmeni isterler. Andolsun ki, Allah verdiği sözden caymaz. Şüphesiz ki Rabbinizin ölçüsüyle bir gün, sizin sayıp hesapladığınız bin yıl gibidir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar, senden, küstahça azâbın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah va'dinden asla dönmez. Rabbinin nezdinde bir gün, sizin hesaplarınızla bin yıl gibidir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 32/5.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Senden azabı çarçabuk istiyorlar. Allah sözünden dönmeyecektir. Doğrusu Rabbinin katında bir gün sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduğunuz bin yıl gibidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm) bir de senden acele azab istiyorlar. Elbette Allah vadinden caymaz (muhakkak o kâfirlere takdir edilen azab, vaktinde gelecektir). Bununla beraber Rabbinin katında bir gün, sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar senden, azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Hâlbuki Allah, sözünü değiştirmez. (Ne zamana söz vermişse, o zaman getirecektir.) Ve Rabbinin katında (ebedî âlemde) bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl kadardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vaadinden asla dönmez. Rabbin katında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar senden azabı ivetlemektedirler, Allah caymaz sözünden, Tanrının yanında bir gün vardır ki, sizin saydığınız bin yıl gibidir!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bir de kalkmış, (inanmadıkları için) azabın bir an önce gelmesi için seni sıkıştırıyorlar. Allah asla vaadinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir. 
Bkz. 32/5 ve dipnotu, 70/4Zaman, izafi bir havramdır. Kur’an’daki “Zaman” ve “mekân” kavramlarının, Allah ile ilişkili olarak kullanılması tamamıyla mecazidir. İnsanın zamandan ve süreden anladığı şeyin Allah’a göre bir anlamı yoktur. Çünkü Allah için başı ve sonu belirlenmiş bir zaman söz konusu değildir. O’nun için sonsuzluk vardır. Yani, bir gün de bin gün de bir yıl da bin yıl da O’na göre aynı şeydir. Mearic sûresi 60/4 ayetindeki “50 bin yıllık” Kur’anî ifade nasıl arşın büyüklüğünü ve azametini anlatmak için kullanılmış mecazi bir deyiş ise, bu ayetteki “bin yıl” ifadesi de zaman kavramının Allah için bir şey ifade etmediğini göstermek için kullanılmış metaforik bir anlatımdır.Buradan anlıyoruz ki; bize uzun gibi gelen zamanların Allah katında hiçbir karşılığı yoktur ve bizim sayıp durduğumuz, değişik adlarla andığımız bütün zamanlar Allah’a göre göz açıp kapamak gibi bir andır. “Göklerde ve yerde bulunanlar, (her şeyi sadece) O'ndan isterler. O, (bütün bunları hayata geçirmek için) her an yeni bir ilâhî tasarruftadır (yeni bir şey yaratmaktadır).” (Rahman 55/29) âyeti de bunu doğrulamaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
’Azâbın ta’cîli içün seni sıkışdırırlar. Allâh va’adlerinde halef itmez. Sizin bin seneniz Allâh’ın ’indinde bir gün gibidir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Senden, başlarına acele azap getirmeni istiyorlar. Allah sözünden asla caymayacaktır. Rabbinin katında bir gün, saydıklarınızdan bin yıl gibidir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bir de senden acele azap istiyorlar. Hâlbuki Allah asla va’dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vaadinden asla dönmez. Bilinmeli ki, rabbinin katındaki bir gün sizin saymakta olduklarınızın bin yılı gibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vâdinden asla dönmez. Muhakkak ki, Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.  
 Şu halde zaman izafîdir. Özellikle insanlar, zamanın çabuk geçmesini istediklerinde, bir türlü geçmek bilmeyişi bunu gösterir. Kaldı ki, bizim hesaplarımıza göre bin yıl olan zaman parçası, Allah katında bir gün kadar kısadır. Esasen âyetteki «bir gün» de azlıktan kinâyedir. Çünkü Allah için, başı ve sonu belirlenmiş bir zaman parçası değil, sonsuzluk söz konusudur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
O azabı çabuk getirmen için sana meydan okuyorlar. ALLAH sözünü bozmaz. Rabbinin katında bir gün, onların hesabıyla bin sene gibidir.
Zaman görelidir. Bak 32:5; 70:4.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bir de senden acele azab istiyorlar. Elbette Allah sözünden caymaz. Bununla beraber Rabbinin katında birgün, sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de senden acele azâb istiyorlar, elbette Allah, va'dinde hulf etmez, bununla beraber rabbının ındinde bir gün sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vaadinden asla dönmez. Şüphesiz, (zaman ve mekândan münezzeh olan) Rabbinin nezdinde, (âhiret günlerinden) bir gün, sizin (dünyada) saydıklarınızdan bin yıl gibidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve senden azabı çabuklaştırmanı istiyorlar. Oysa Allah, sözünden asla dönmez. Kuşkusuz Rabb'ine göre bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Senden (başlarına çatacak) azâbı (n) çabucak gelmesini isterler. Allah, tehdidinden asla caymaz. Hakıykat, Rabbinin indinde bir gün sizin sayacaklarınızdan bin yıl gibidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Habîbim!) Senden azâbı acele istiyorlar; hâlbuki Allah, va'dinden aslâ dönmez! Şübhesiz ki Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin sene gibidir.(1)
(1)“Ma‘lûmdur ki, Küre-i Arz’ın (yeryüzünün) mihveri üstünde (kendi ekseni etrâfında) hareketiyle gece ve gündüzler ve medâr-ı senevîsi (yörüngesi) üstündeki hareketiyle seneler hâsıl oluyor. Güneşle berâber her bir seyyârenin (gezegenin) belki de sevâbitin (sâbit yıldızların) ve Şemsü’ş-Şümûs’un (en büyük yıldızın) dahi herbirinin mihveri üstünde eyyâm-ı mahsûsalarını (husûsî günlerini) gösteren bir hareketi ve medârı üzerinde deverânı (dönmesi) dahi bir nevi‘ (bir çeşid) seneleri gösteriyor. Ve Hâlık-ı Arz ve Semâvât’ın (göklerin ve yerin yaratıcısının) hitâbât-ı ezeliyesinde (ezelî hitablarında) o eyyâm ve seneleri dahi irâe ettiğine (gösterdiğine) bir delil şudur ki: Furkān-ı Hakîm’de (Secde, 5. ve Meâric, 4.)âyetleri isbât ediyorlar. Evet kış günlerinde şimal (kuzey) taraflarında gurub ve tulû‘ mâbeyninde(güneşin doğması ile batması arasında) dört saatlik günden ve bu iklimde kışta sekiz-dokuz saatlikten ibâret olan eyyamlardan tut, tâ güneşin mihveri üstünde bir aya yakın mahsus gününden tut, hattâ Kozmoğrafya’nın rivâyetine göre رَبُّ الشِّعْرٰي ta‘bîriyle Kur’ân’da nâmı i‘lân edilen ve şemsimizden(güneşimizden) büyük ‘Şi‘râ’ nâmında diğer bir şemsin belki bin seneden ibâret olan gününden tut, tâ Şemsü’ş-Şümûs’un mihveri üstündeki elli bin seneden ibâret bir tek yevmine (gününe) kadar eyyâm-ı Rabbâniye (Rabbimize âid günler) var.” (Mektûbât, Fihriste-i Mektûbât, 179)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bir de (gelmesine inanmdıkları için alaylı alaylı) senden kendisiyle tehdit edildikleri azabı hiç durmaksızın getirivermeni istiyorlar. Oysa Allah hiçbir surette vaadine muhalefet etmez. (Ne zamana söz vermişse, o zaman getirecektir.) Ve şüphesiz Rabbinin katında bir gün, (sizin zaman anlayışınıza ve takvim ölçülerinize göre değil) sizin saydıklarınızdan bin yıl kadardır.*
(*) İlgili ayetlerde bize verilen asıl bilgi şu olabilir. Secde 5. ayetinde yukarıdan aşağıya doğru oluşumun sonlandığı yer astral düzeydir. Burada hem yukarıdan yere oluşum var, hem de düzenlenen işin yukarıya çıkışı vardır. Hac -47.ayette ise yukarıdan aşağıya doğru azabın gelmesiyle ilgili 1 güne 1000 yıl gibi bir zaman farkı verilmiştir. İşte Hac -47 ve Secde 5. ayetlerde astral düzey ile dünya arasında 1 güne 1000 yıl gibi zaman farkı vardır. Mearic - 4 ayetindeyse çıkışı anlattığı ve yukarı doğru çıkanların başka şeyler (melek ve ruh) olduğu için en üst düzey ile dünya arasındaki farkı 50. 000 sene verir. Ayrıca orada (Mearic-4) (مما تعدون )‘’mimma teuddun’’sizin saydıklarınızda’’ifadesi geçmediğinden melek ve ruhun hızı bâz alınmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle orada bir gün geçtiğinde görünen evrende melek ve ruh hızıyla 50 bin yıl geçer. İşte bu vb. ayetlerde zamanın izafı (göreceli) olduğuna dair bir işaret olduğunu görmekteyiz. ( (الله اعلم İzafiyet teorisi, Albert Einstein tarafından 1905’te Annalen der Physik dergisinde,"Hareketli cisimlerin elektrodinamiği üzerine" adlı 2. makalesinde açıklanan ve ardından 5.makalesi "Bir cismin atıllığı enerji içeriği ile bağlantılı olabilir mi?" başlıklı makaleyle pekiştirilen fizik kuramıdır. Kurama göre, bütün varlıklar ve varlığın fizikî olayları izafidir. Zaman, mekân, hareket, birbirlerinden bağımsız değildirler. Aksine bunların hepsi birbirine bağlı izafî olaylardır...(Vikipedi, özgür ansiklopedi) (Einstein’ın en meşhur keşfi “İzafiyet Teorisi”dir. Fizikle ciddi bir şekilde ilgilenmeyen birçok kişi hâlâ bu teorinin ne demek istediğini anlayabilmiş değildir. Oysa Kur’an ancak bu teoriyle 20. Yüzyılda anlaşılabilen hususlara 1400 yıl önce işaret etmektedir... İzafiyet Teorisi’ne göre ışık hızına yakın bir hızla hareket eden bir araca binen kimse için zaman daha yavaş akmaktadır. Bu bulgu “Özel İzafiyet Teorisi”nin en ilginç sonucudur. Evren’de hız arttıkça zaman daha yavaş geçmektedir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Senden azabı acilen getirmeni istiyorlar. Ancak Allah asla vaadinden dönmez. Rabbinin katında ki bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar senden azabın çarçabuk gelmesini isterler. Allah verdiği sözden caymaz. İşte senin çalabının katındaki bir gün sizin sayınızla bin yıl gibidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar, senden azabın tâcilini istiyorlar. Allah asla vaadından caymaz, Rabbinin yanında bir gün sizin saydığınız bin sene gibidir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) onlar bir de senden azabı acele istiyorlar. Hâlbuki Allah vaadinden asla dönmez. Muhakkak ki Rabbinin katında bir gün, sizin hesabınızla bin yıl gibidir.²²
22 Krş. Secde, 32/5; Meâric, 70/4  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, vaadine kesin olarak muhalefet etmez. Şüphesiz senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Peygamber! İşledikleri bunca günahlara rağmen, hâlâ başlarına taşlar yağmadığını gören ve bundan cesaret alan zâlimler, ilâhî uyarıları alaya alarak azap konusunda sana meydan okuyorlar: Senden, —sanki bu konuda yetkin varmış gibi— bir an önce azâbı getirip kendilerini cezalandırmanı istiyorlar. Hiç kuşkusuz Allah, verdiği sözden asla caymaz. Fakat her şeyin bir zamanı var. Çünkü Allah, cezalandırmakta acele etmez. O’nun karar ve irâdesi, sizin zaman anlayışınıza ve takvim ölçülerinize göre değildir. Unutmayın ki, Rabb’inin katında bir gün, sizin ölçülerinize göre bin yıl gibidir. Nitekim, insanlık tarihini şöyle bir inceleyin:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir de senden Azab’ı acele istiyorlar. Allah vaadinden asla caymayacaktır. Senin rabbinin katında bir gün, saydıklarınızdan bin yıl gibidir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! onlar hep, senin felaket haberini merak ediyorlar. Allah, elbet sözünden dönecek değildir. Ama, Rabb’inizin bir günü, sizin hesabınıza göre bin yıl gibidir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bir de senden acele azap istiyorlar. Bilmiyorlar mı? Allah sözünden dönmez. İstedikleri azap mutlaka gelecektir. Niye acele ediyorlar? Onlara haber vereyim! Zaman onların katında farklı, Rabbinin katında farklıdır. Anlamak istemezler. Rabbinin nezdinde bir gün sizin saydığınız bin yıl gibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar senden azabı acele istiyorlar. Allah sözünden asla dönmeyecektir. [*] Şüphesiz ki Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin sene gibidir. [*]
Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:9, 194; Ra‘d 13:31; İbrâhîm 14:47; Rûm 30:6; Zümer 39:20.,Benzer mesaj: Secde 32:5.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar.¹ (Elbette) Allah, verdiği sözden asla caymaz. (Fakat) Rabbinin katında bir gün, sizin hesabınıza göre bin yıl² gibidir.
1 Bu âyet, “Eğer doğru söylüyorsan bizi tehdit ettiğin azabı bize getir!" (A’raf: 70) diyen Nadr b. Haris ve "Ey Allah, eğer bu (Kur’an) Senin katından gelmiş bir hak kitap ise, hiç durma üstümüze gökten taşlar yağdır” (Enfâl: 32) diyen Ebû Cehil hakkında nâzil olmuştur. 2 Allah’ın katındaki zaman kavramı dünyadaki zaman kavramından farklıdır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve bir de [ey Muhammed,] (gelecekse gelsin diyerek) onlar azap konusunda sana meydan okuyorlar: ⁶² fakat (bilmelidirler ki) Allah vaadinden asla cayacak değildir ve bilin ki, Rabbinin ölçüsüyle bir gün, sizin hesap ettiğiniz bin yıl gibidir. ⁶³
62 Bu konuda bir açıklama için bkz. 6:57, 8:32, 13:6 ve ilgili notlar.63 Yani, insanın “zaman” ya da “süre”den anladığı şeyin Allah’a göre bir anlamı yoktur; çünkü O, zamandan münezzehtir, zamanın ötesindedir; başlangıcı ve sonu yoktur O’nun; öyle ki, “O’nun için, ha bir gün, ha bin yıl, aynı şeydir” (Râzî). Karş. bir “gün”ün “elli bin yıla” denk olduğunun ifade edildiği 70:4; ayrıca, “Allah diyor ki, Ben Mutlak Zamanım (dehr)” anlamındaki güvenilir Hadis.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kalkmışlar bir de senden azabı acele getirmeni istiyorlar. Şunu iyi bilsinler ki Allah verdiği vaatten asla dönmez. Fakat Rabbinin katında bir gün, sizin hesabınıza göre bin yıl gibidir. 6/57, 21/38- 39, 34/29- 30, 3/9- 194, 7/44, 30/6, 32/5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bir de kalkmış, azabın çabuk gelmesi için seni sıkıştırıyorlar.[²⁸⁵⁴] Ama Allah sözünden asla caymaz; unutmayın ki, Senin Rabbin katında bir gün sizin hesabınıza göre tut ki bin yıldır;[²⁸⁵⁵]
[2854] Bkz: “…onun çabuk gelmesini istemenize gerek yok ki!” (16:1, not 2). [2855] Ke teşbih edatı çeviriye ”tut ki” şeklinde yansımıştır. Bin rakamı, Arap dilinde sayı sıfatlarının zirvesini ifade eder. Artık ondan sonrası binin katlarıyla ifade edilir. Milyon için “bin kere bin” denilmesi gibi. Burada hem zamanın görece niteliğine, dolayısıyla aldatıcılığına işaret edilmiş, hem de bin rakamının kinâî anlamına imâda bulunulmuştur. Bütün bir oluşun O’na yükselişi 32:5’te “bizim hesabımızla bin yıl” süren bir gün, 70:4’te bir günün âhiretteki karşılığı “elli bin yıl”, 97:3’te “bin aydan hayırlı bir gece” olarak geçtiği hatırlanacak olursa, bu tür rakamların aritmetik kesinlikten daha fazla, hesaba gelmeyecek kadar çokluk ifade ettiği anlaşılır. Bin rakamının mesela “bin yıl yaşamayı istemek” (2:96) gibi Kur’an’da kinâye olarak kullanıldığı da unutulmamalıdır (Krş: 8:65-66). Bu kullanımın çağrışımları arasında “zaman insan içindir, Allah için değil” gerçeği de bulunmaktadır. Özetle âyet zamanın görece niteliğine atıftır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Senden azabı çarçabuk getirmeni istiyorlar. (Acele etmesinler) Allah va'dinden asla caymaz. Gerçek şu ki, Rabbinin katında bir gün, sizin dünyada sayacağınız yıllardan bin yıl gibidir.
Osman Fırat
swap_vert close
Bir de senden acele azap istiyorlar. Hâlbuki Allah asla va’d ettiğinde ihtilaf etmez. Ve Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydıklarınızla bin yıl gibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve senden azabın acele gelmesini isterler. Halbuki, Allah vaadinde asla hulf etmez ve şüphe yok ki, Rabbin indindeki bir gün, sizin sayacaklarınızdan bin yıl gibidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar senden o tehdit edildikleri azabı, çarçabuk getirmeni isterler. Telaşa kapılmasınlar, Allah vâdinden asla dönmez. Bilin ki Rabbinizin ölçüsüyle bir gün, sizin hesabınıza göre bin yıl gibidir. [32, 5] {KM, Mezmurlar 15, 4; II Pier 3, 8}
Azabı çarçabuk isterler. Ama Allah dilediği vakit gönderir, isterse geciksin. Zira Allah sabûrdur, halîmdir: Cezalandırmada acele etmez. Nitekim bu tehdidini ilk defa ancak Bedir’de gerçekleştirmiştir. Âyet ayrıca zamanın izafî olduğunu bildirmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Senden azabı çabuk istiyorlar. Allah sözünden caymaz. (Ama herşeyin bir zamanı vardır. O, acele etmez. Zira) Rabbinin yanında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.
Size çok uzun gelen birkaç yıl, O'nun için çok kısadır. Sizin hesabınızca bin yıl, Rabbinin katında bir gün kadardır. Size zaman uzun gelir, sabırsızlanırsınız, acele edersiniz. Ömrünüz kısa olduğundan sabrınız da azdır. Zaman size göredir. Allah'ın zâtına nisbetle zaman, "bir ân"dan ibârettir. Milyarlarca yıl, Allah'a göre bir ân sayılır. "O, her gün (ân) bir şândadır" (Rahmân: 29) âyeti buna işâret etmektedir. İşte o tek ân içine milyarlarca yıl sığar.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Müşrikler senden 'azâbın ta'cîlini taleb iderler. Allâh te'âlâ va'dinde halef itmez. Rabbin 'indinde bir gün, sizin ta'dâd iylediğiniz bin sene kadardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah, sözünden asla caymadığı halde, onlar senden azabın çabuklaştırılmasını istiyorlar. Hâlbuki Rabinin katındaki bir gün sizin sayınızla bin yıl gibidir[*].
[*] Demek ki gökler ve yer, Allah açısından altı günde (Araf 7/54) bizim açımızdan altı bin yılda yaratılmıştır. Bu ve benzeri ayetler, Allah'ın zamandan münezzeh olduğu iddialarının yanlışlığını gösterir. .  
Şaban Piriş
swap_vert close
Senden, azabı acele getirmeni istiyorlar. Fakat Allah, verdiği sözden dönmez. Rabbi'nin katında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Senden azabın çabuklaştırılmasını istiyorlar; oysa Allah vaadinden dönecek değildir. Ne var ki, Rabbinin katında bir gün, sizin hesabınızla bin sene gibidir.(14)
(14) Benzer ifadeler 32:5 ve 70:4’te de gelecektir. Bunlar, zamanın kesin ve değişmez bir varlık olmadığı, yerde ve gökte, farklı mekânlarda ve farklı hızlarda değişik şekilde işlediği yahut algılandığı konusunda açık bir ipucu vermektedir. Âyette “Rabbinin günü” gibi bir ifade yerine “Rabbinin katında bir gün” deyiminin kullanılmış olması da, zamanın yaratıcısı olan Allah’ın böyle sınırlardan münezzeh olduğunu göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Ayrıca, 10:45, 23:112-113, 70:6-7, 79:46 gibi daha birçok âyette de, farklı kişilerin farklı ortamlarda zamanı değişik şekillerde algıladıklarına dair ifadeler bulunmaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Senden aceleyle azabı istiyorlar: Allah, vaadine asla ters düşmez. Şu da bir gerçek ki Rabbinin katındaki bir gün, sizin saymakta olduğunuzun bin yılı gibidir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ivmek isterler senden 'aźāba daħı hergiz yalan eylemeye Tañrı va'desini. bayıķ bir gün çalabuñ ķattında biñ yıl gibidür anlardan kim śayarsız siz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā Muḥammed özlerine va‘de olunan ‘aẕābı saña tizledürler. Tañrı Ta‘ālāva‘desine ḫilāf eylemez. Daḫı her bir gün seni yaradan Tañrı ḳatında biñ yıl ḳadarıncadur siz ṣayġan dünyā yıllarından.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Onlar səni tələsdirib əzabın tez gəlməsini istəyirlər. Allah Öz və’dinə əsla xilaf çıxmaz! Rəbbinin dərgahında bir gün sizin saydığınızın (hesabladığınız vaxtın) min ili kimidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they will bid thee hasten on the Doom, and Allah faileth not His promise, but lo! a Day with Allah is as a the sand years of what ye reckon.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Yet they ask thee to hasten on the Punishment! But Allah will not fail(2826) in His Promise. Verily a Day in the sight of thy Lord is like a thousand years of your reckoning.
2826 If Allah gives respite, those to whom it is given have a real chance of repentance and amendment. He will not curtail His promise of respite. But on the other hand He has promised to call everyone to account for his deeds, and this involves justice and punishment for sin. This promise will also come true. It is foolish to try to hasten it. Time with Him is nothing. We keep count of time for our relative calculations. His existence is absolute, and not conditioned by Time or Place. What we call a thousand years may be nothing more than a day or a minute to Him (Cf. 26:204 and 37:176).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيَسْتَعْجِلُونَكَ
ve senden çarçabuk istiyorlar
بِالْعَذَابِ
azabı
وَلَنْ يُخْلِفَ
hâlbuki asla caymaz
اللّٰهُ
Allah
وَعْدَهُۜ
vaadinden
وَاِنَّ
muhak- kak ki
يَوْماً
bir gün
عِنْدَ
katında
رَبِّكَ
Rabbinin
كَاَلْفِ سَنَةٍ
bin sene gibidir
مِمَّا
o şey- den ki
تَعُدُّونَ
sayıyorsunuz
(Resulüm!) Bir de senden, azabı çarçabuk (getirmeni) istiyorlar. Hâlbuki Allah vaadinden asla dönmez. Muhakkak ki Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.
اِسْتَعْجَلَ
Fiil-X
ع ج ل
Acele istedi, çarçabuk istedi
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
اَخْلَفَ
Fiil-IV
خ ل ف
Döndü, caydı, muhalefet etti, halife oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
وَعْد
İsim
و ع د
Vaad, söz
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَلْف
İsim
ا ل ف
Bin (sayı, rakam olarak)
سَنَة
İsim
س ن و
Sene, yıl
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَدَّ
Fiil-I
ع د د
Saydı, hesapladı