close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hacc Sûresi 40. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżîne uḣricû min diyârihim biġayri hakkin illâ en yekûlû rabbuna(A)llâh(u)(k) velevlâ def’u(A)llâhi-nnâse ba’dahum biba’din lehuddimet savâmi’u vebiye’un vesalevâtun vemesâcidu yużkeru fîhâ-smu(A)llâhi keśîrâ(an)(c) veleyensuranna(A)llâhu men yensuruh(u)(k) inna(A)llâhe lekaviyyun ‘azîz(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O kişilerdir onlar ki ancak Rabbimiz Allah'tır dediklerinden dolayı haksız olarak yurtlarından çıkarıldılar ve eğer Allah, insanların bir kısmını bir kısmıyle defetmeseydi, içlerinde Allah adının çok anıldığı manastırlar da yıkılırdı, havralar da, kiliseler de, mescitler de ve Allah, kendisine yardım edene mutlaka yardım eder; şüphe yok ki Allah, kuvvetlidir, üstündür.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Çünkü) Onlar, sadece; "Rabbimiz Allah’tır" demelerinden (ve her konuda O’nun dinini yürütmek istemelerinden) dolayı, haksız yere yurtlarından sürgün edilip çıkarıldılar. (Bu nedenle silahlı savunmaya ve savaşmaya hak kazandılar.) Eğer Allah’ın, insanların kimini kimiyle defetmesi (hizaya getirmesi) olmasaydı; manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın isminin çokça anıldığı mescitler, muhakkak yıkılır giderdi. Allah Kendi (dini)ne yardım edenlere kesin olarak yardım edecek (ve zafere eriştirecektir). Şüphesiz Allah, Kaviy’dir, Azîz’dir (güçlü olandır, galip gelendir).
[Not: Bir rivayette; Hz. Ömer’in İslam’a davetin 6. yılında ve 40’ıncı kişi olarak Müslüman olması üzerine, silahlı ve askeri saldırıya karşı kendilerini savunmaya izin veren Hacc 39 ve 40’ıncı ayetlerinin inmesi ne güzel bir tevafuk eseri (İlahi takdirin denk getirmesi)dir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar ki, sadece “Bizim Rabbimiz Allah'tır” dedikleri için, haksızlıkla yurtlarından çıkarıldılar. Eğer Allah insanların bir kısmını diğeriyle savmasaydı, şüphesiz o zaman içlerinde Allah'ın isminin çokça anıldığı manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler çoktan yıkılıp gitmiş olurdu. Ve şüphesiz Allah, kendi dinine yardım edenlere, mutlaka yardım edecektir. Şüphesiz ki Allah, çok üstündür, çok güçlüdür.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar, sadece, “ Rabbimiz Allah'tır” demelerinden dolayı haksız yere yurtlarından çıkarılanlardır. Eğer Allah insanların bir kısmıyla diğer bir kısmının devletlerini, medeniyetlerini ortadan kaldırmasa, iktidarlarından uzaklaştırmasa, zulümlerine karşı koydurmasa, azgınlarını, kötülük yapanlarını engelletmese, insanlara savunma imkânı vermeseydi, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'ın adı çok zikredilen mescitler, camiler elbette yıkılırdı. Allah, cihadı benimseyerek, emirlerini yerine getirerek dinine, peygamberine yardım edene, elbette yardım edecektir. Allah güçlü, kudretli, üstün ve hükümrandır.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 37/171-173; 47/7-8; 58/21; 60/1; 85/15.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar sırf: "Rabbimiz Allah'tır" dediklerinden dolayı haksız yere yurtlarından çıkarılmışlardır. Eğer Allah'ın insanların bazılarını bazılarıyla savması olmasaydı şüphesiz içlerinde Allah'ın adı çokça anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler yıkılırdı. Allah kendine yardım edenlere elbette yardım edecektir. Şüphesiz Allah güçlüdür, yücedir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, yalnızca; 'Rabbimiz Allah'tır' demelerinden dolayı, haksız yere yurtlarından sürgün edilip çıkarıldılar. Eğer Allah'ın, insanların kimini kimiyle defetmesi (yenilgiye uğratması) olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'ın isminin çokça anıldığı mescidler, muhakkak yıkılır giderdi. Allah kendi (dini)ne yardım edenlere kesin olarak yardım eder. Şüphesiz Allah güçlüdür, üstündür.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Müminler o mazlûmlardır ki: “- Rabbimiz Allah'dır” demelerinden başka bir sebep olmaksızın yurdlarından (Mekke'den) haksız yere çıkarıldılar. Eğer, Allah insanların bir kısmını (müşrikleri) bir kısmı ile (müminlerle) defetmeseydi, içlerinde Allah'ın ismi çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler elbette yıkılırdı. Muhakkak ki Allah, dinine yardım edene yardım edecek, zafer verecektir. Şüphe yok ki Allah, çok kuvvetlidir, her şeye galibdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar ki, yalnızca “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için, haksız yere memleketlerinden çıkartıldılar. Evet, eğer Allah’ın, bazı insanları, diğer bazılarıyla savunması olmasaydı, içlerinde çokça Allah’ın ismi zikredilen manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler yıkılırdı. Ve muhakkak Allah, kendisine yardım edene yardım edecektir. Muhakkak Allah çok güçlüdür, izzet ve şeref sahibidir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar haksız yere ve sırf “Rabbimiz Allah'tır” dedikleri için, haksız bir şekilde yurtlarından çıkarılmışlardır. Allah insanların bir kesimini diğerleriyle engellemeseydi, içinde Allah'ın adı çokça anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler yıkılıp giderdi. Andolsun ki, Allah'a yardım edenlere O da yardım eder. Allah kuvvetlidir; güçlüdür.
Besim Atalay
swap_vert close
«Tanrımız Allahtır!» dedikleriçin haksız olarak, onlar yurtlarından çıkarıldılar, Allah insanlardan nicesinin çerlerini, bir nicesi eliyle itmese idi; manastırlar, kiliseler, havralar içersinde, Allah adı en çok anılan mesçitler yıkılırdı, evet Allah yardım eder, ona yardım edene; Allah güçlü, Allah emre
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O (mü'min) kimseler, yalnızca: “Rabbimiz Allah'tır” demelerinden dolayı, haksız yere yurtlarından sürgün edildiler. Eğer Allah'ın, insanların bir kısmıyla bir kısmını defetmesi (yenilgiye uğratması) olmasaydı, Allah'ın isminin çokça anıldığı nice manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yıkılır giderdi. Allah kendi (dini)ne yardım edenlere elbette yardım edecektir. Şüphesiz ki Allah (her şeyi hükmü altında tutacak kadar) kuvvetlidir, her şeye galiptir.
Bkz. 1/4, 3/104, 9/31, 41/30“Defetmesi, yenilgiye uğratması” demek “bir kısmını diğer bir kısmıyla savunması” demektir. Yani bir grup insan ölmek pahasına da olsa zalimlerin karşısına çıkarak hak ve özgürlüklerin korunması, zulmün ve haksızlığın ortadan kaldırılması için savaşmasaydı dünyada kötülük egemen olur, yeryüzü fesada uğrardı. Böylece inanç ve düşünce özgürlüğü ortadan kalkar Allah’ın isminin anıldığı mabedler bile yerle bir edilirdi.Ayrıca bu âyetten anlıyoruz ki; hangi isimle adlandırılırsa adlandırılsın Allah'ın isminin anıldığı bütün mâbedler korunmalıdır.  
Cemil Said
swap_vert close
Bi-gayr-i hakkın ve mahzâ "Rabbimiz yegâne Allâh’dır" didikleri içün diyârından ihrâc olunanları Allâh muhâfaza itmeye idi ve insânların bir kısmını diğerleri ile kahr ve tedmîr iyleye idi kâfirlerin istilâsıyla manastırlar, kiliseler, havralar ve derûnunda en çok Allâh’ın ismi zikr olunan mescidler harâb olur idi. Allâh nâmına mücâdeleye iştirâk idenlere Allâh nusret virir. Allâh kavî ve ’azîzdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar haksız yere ve "Rabbimiz Allah'tır" dediler diye yurtlarından çıkarılmışlardır. Allah insanların bir kısmını diğeriyle savmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'ın adı çok anılan camiler yıkılıp giderdi. And olsun ki, Allah'a yardım edenlere O da yardım eder. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, haksız yere, sırf, “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah’ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar sırf “Rabbimiz Allah’tır” dediklerinden dolayı haksız yere yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmıyla diğer kısmını engellemesi olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler -ki oralarda Allah’ın adı çokça anılır- yıkılır giderdi. Allah kendi dinine yardım edenlere muhakkak yardım edecektir. Kuşkusuz Allah güçlüdür, mutlak galiptir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar, başka değil, sırf «Rabbimiz Allah'tır» dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah, bir kısım insanları (kötülüklerini) diğer bir kısmı ile defedip önlemeseydi, mutlak surette, içlerinde Allah'ın ismi bol bol anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler yıkılır giderdi. Allah, kendisine (kendi dinine) yardım edenlere muhakkak surette yardım eder. Hiç şüphesiz Allah, güçlüdür, galiptir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar ki yalnızca, "Rabbimiz ALLAH'tır," dedikleri için haksız yere ülkelerinden çıkarıldılar. ALLAH halkın bir kısmını bir kısmına karşı savunmasaydı içlerinde ALLAH'ın isminin çokça anıldığı manastırlar, kiliseler, sinagoglar ve mescidler yıkılırdı. ALLAH kendisine yardım edenlere elbette yardım edecektir. ALLAH Kuvvetlidir, Güçlüdür,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar "Rabbimiz Allah'tır" demelerinden başka bir sebep olmaksızın haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Eğer Allah insanların bir kısmını bir kısmı ile defetmeseydi manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'ın adı çok anılan mescidler elbette yıkılırdı. Şüphesiz Allah kendi (dini) ne yardım edene yardım edecektir. Şüphesiz Allah çok güçlüdür, çok izetlidir (her şeye galiptir).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlar ki rabbımız bir Allahdır demelerinden başka bir sebeb, bir hakk olmaksızın diyarlarından çıkarıldılar. Allahın da nasın bir kısmını bir kısmiyle def'etmesi olmasa idi her halde manastırlar, kiliseler, havralar Mescidler yıkılırdı ki bunlar da Allahın ismi çok zikr olunur ve elbette Allah kendine nusret edeni mensur kılacaktır, şübhe yok ki Allah çok kuvvetli, çok ızzetlidir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar (o mü’minler) ki, sadece, “Rabbimiz Allah’tır” dediklerinden dolayı (müşrikler tarafından) haksız yere yurtlarından (Mekke’den) çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah insanların bir kısmını (müşrikleri), bir kısmı ile (mü’minlerle) savmasaydı, (nice) manastırlar, kiliseler, havralar ve Allah adının (şirk koşulmaksızın) çokça anıldığı mescitler muhakkak (müşrikler tarafından) yıkılırdı. Allah, kendisine (itaat ederek İslâm’a girenlere ve resûlü Muhammed’e) yardım edene elbette yardım edecektir. Şüphesiz ki Allah, (her şeyi hükmü altında tutan) mutlak güç sahibidir, her işinde mutlak galip olandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, sadece “Rabb'imiz Allah'tır.” dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Eğer Allah, insanların bazılarını bazılarıyla savmasaydı, içinde Allah'ın isminin çokça anıldığı sevâmiu¹, biyeûn², selavat³, mescitler mutlaka yıkılırdı. Allah, kendisine yardım edene⁴ mutlaka yardım eder. Kuşkusuz Allah, Mutlak Güç Sahibi'dir, Mutlak Üstün Olan'dır.
1- Manastırlar. 2- Kiliseler. 3- Havralar. 4 -Vahye içtenlikle uymayı esas alarak, Kendisine yönelene. Gösterdiği yoldan gidene.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar (o müminlerdir ki) haksız yere ve ancak «Rabbimiz Allahdır» diyorlar diye yurdlarından çıkarılmışlardır. Allah ba'zı insanları (n şerrini diğer) ba'zısı ile def etmeseydi içlerinde Allahın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler muhakkak yıkılıb giderdi. (Dînine) yardım edenlere elbet Allah da yardım eder. Şübhesiz ki Allah kavidir, yegâne gaalibdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlar, sırf “Rabbimiz Allah'dır!” demelerinden dolayı haksız yere yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah'ın, insanların bir kısmını diğer bir kısmıyla def' etmesi olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içlerinde Allah'ın ismi çok zikredilen mescidler elbette yıkılıp giderdi. Allah, kendi (dîni)ne yardım edene mutlaka yardım eder! Muhakkak ki Allah, elbette Kavî (çok kuvvetli olan)dır, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar (o saldırıya ve zulme uğrayanlar), başka değil, sırf «Rabbimiz Allah’tır» dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarılmış (sürülmüş) kimselerdir. Eğer Allah, bir kısım insanları (saldırı, zulüm ve kötülüklerini) diğer bir kısmı ile defedip önlemeseydi, elbette içlerinde Allah’ın ismi bol bol anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler yıkılır giderdi. Ve Allah kendi (dini)ne yardım edenlere elbette yardım edecektir. Şüphesiz ki Allah (her şeyi hükmü altında tutacak kadar) güçlüdür, (her şeye) galiptir.*
(*) Burada‘’Manıstırlar, Kiliseler, Havralar, Mescitler vb.’’aynı saygınlıkta ve birlikte zikredilmiştir. Kur’an bunlara bu saygınlığı ve önemi vermişse, bir müslüman bunun tersini yapamaz, yaparsa inandığı Kur’an’a ve İslam dinine aykırı davranmış olur. Kur’an’ı Kerimi ve İslam dinini doğru öğrenmiş olan hiçbir müslüman ne kilisenin ne de başka bir dinin Mabetlerinin yapılmasına asla karşı çıkamaz, nerede bir dinin mensupları varsa, orada kendilerine ait mabet yapma hakkına sahiptirler, buna dinen, hukuken ve vicdanen kimse karşı çıkamaz. Bazı özel düzenlemeleri ile ne kadar çok uyuşmazlık içinde olunsa da Allah inancını temel eksen olarak kabul eden her dine tam saygı gösterilmesi zarureti, İslam’ın temel prensiplerinden biridir. O halde Müslümanlar, ister cami, isterse kilise ya da havra olsun, Allah’a adanmış bütün ibadet mahallerini korumak ve onlara saygı göstermekle yükümlüdürler ve başka bir inancın mensuplarını kendi inançlarına göre Allah’a ibadet etmekten alıkoyma teşebbüsleri Kur’an tarafından kutsallığa tecavüz fiili olarak nitelenmiş ve lânetlenmiştir. Bu prensibin çarpıcı bir tasviri, Hz. Peygamber’in H. 10. yılda Necran’lı bir Hristiyan heyetine karşı davranışında örneklenmiştir. Her ne kadar Hz. İsa’yı “Allah’ın oğlu”…olarak kabul etmeleri İslamî inançlarla temelden çatışıyor idiyse de onlara Hz. Peygamber’in mescidine serbestçe girme izni verilmişti ve o’nun kesin rızası ile orada kendi dinî ayinlerini ifa etmişlerdi (bkz. İbni Sa‘d I/1, 84 vd.). M. Esed. Ayet Açıklaması) Manastır, din görevlilerinin ve kendini dine adayan kimselerin bir arada yaşadığı dinî yapıdır. Hristiyanlıkta, Budizm’de ve Hinduizm’de önemli bir yer tutar. Kilise, Hristiyanlıkta ibadet etmek ve bazı diğer dini vazifeleri yerine getirmek için tahsis edilmiş halka açık bina, tapınak. Sinagog veya havra, Yahudilik inancına inanan Yahudi ve Samirilerin ibadet etmek için gittikleri ibadethane. (Vikipedi) Mescid/ camii ise Müslümanların toplu halde yüce Allah’a secde ve ibadet ettikleri mekândır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Rabbimiz Allah’dır dedikleri için yurtlarından çıkartılanlara da (Rablerinin yardımını) haber ver. Allah’ın insanların bazılarını diğerleriyle def etmesi olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve Allah’ın isimlerinin çokça anıldığı mescitler yıkılıp giderdi. Allah’a yardım edenlere, Allah elbette yardım edecektir. Zira Allah kuvvet ve güç elinde olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar o kimselerdir ki yurtlarından doğru olmıyarak çıkarılmışlardır, "Bizim çalabımız Allah’tır"dedikleri için. Eğer biz insanların kimini kiminle ortadan kaldırmış olmasaydık içinde Allah’ın adı sık sık anılan manastırlar, kiliseler, havralar yakılır, yıkılırdı. Allah yalnız Kendisine yardım edenlere yardım eder. Çünkü Allah güçlüdür, erklidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O mü/minler ki «Rabbimiz Allah/tır» demekten başka bir sebep yokken nâhak yere yurtlarından çıkarılmışlardı. Allah bazı insanların şerrini diğer bir kısımla defetmeseydi [¹] birtakım manastırlar, kiliseler, sinagoglar, içinde Tanrı adı çok zikredilen mescitler yıkılıp [²] giderdi. Allah kendisine yardım edenlere her halde yardım eder. Çünkü Allah kavidir, yegâne galiptir.
[1] Mü'minleri kâfirlere musallat etmeseydi kâfirlerin istilâlarıyle.[2] Veya Tanrı adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar, mescitler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, sırf “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı, haksız yere yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah’ın insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi/savması olmasaydı, içlerinde Allah’ın adı çokça anılan, manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Hiç şüphesiz Allah, kendine/dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Muhakkak ki Allah mutlak manada Kavîy’dir,²⁰ Azîz’dir.²¹
20 El-Kavîy: Çok kudretli, güçlü, zorlu 21 El-Azîz: Yüce, yenilmeyen, yegâne galip olan.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar sadece, “Rabbimiz Allah'tır” demelerinden dolayı haksız yere yurtlarından sürgün edilip çıkarılan kimselerdir. Eğer Allah'ın, insanların bir kısmıyla bir kısmını defetmesi olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'ın isminin çokça anıldığı mescitler, muhakkak yerle bir edilirdi. Allah kendine (dinine) yardım edenlere kesin olarak yardım eder. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, güçlüdür.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar ki, sırf “Bizim Rabb’imiz Allah’tır! Biz yalnızca O’nun hükmüne boyun eğer, sadece O’na kulluk ederiz!” dedikleri için, haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Bu yüzden, zulmü durdurmak için gerektiğinde savaşmaya yetkili kılındılar. Gerçi savaşın sıkıntı ve acılarına katlanmak zordur. Fakat zulmü engellemenin başka çıkar yolu kalmamışsa, daha büyük acıları önlemek için savaşılmalıdır. Nitekim, Allah insanların bir kısmıyla diğer bir kısmını bertaraf etmemiş olsaydı, yani zâlimlere karşı savaşmayı yasaklayıp, insanları birbirlerine karşı savunmasız bırakmış olsaydı, dünyada zulüm ve haksızlık egemen olur ve yeryüzü fesada boğulurdu. Böylece inanç ve düşünce özgürlüğü tamamen ortadan kalkar, içlerinde Allah’ın adının çokça anıldığı manastırlar, havralar, kiliseler ve câmiler birer birer yıkılıp giderdi.O hâlde, zâlimlere karşı savaşmaktan çekinmeyin! Unutmayın ki, Allah, kendi dâvâsına sahip çıkan ve gönderdiği Elçisine yardım eden kimseleri, mutlaka yardımıyla destekleyip üstün getirecektir; çünkü Allah, mutlak kudret ve yetki sahibidir. Peki, Allah’ın yardımını hak edenler kimlerdir?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlar ki sadece “Rabbimiz Allah’tır” diyorlar diye haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Allah’ın İnsanlar’ı birbiriyle savması olmasaydı, içinde Allah’ın adının çokça anıldığı mescidler, havralar, kiliseler ve manastırlar yıkılıp giderdi. Allah, kendisine yardım eden kimseye elbette yardım eder. Allah, elbette çok güçlü kuvvetlidir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Çünkü onlar, sadece: " Rabb’imiz Allah " dedikleri için haksız yere yurtlarından sürülüp çıkarılmışlardı. Eğer Allah, insanı insanla savmasaydı, Allah adının çok sık anıldığı manastırlar, kiliseler, havralar ve camiler çoktan yok olup giderdi. Allah, kendi safında yer alanlara elbet yardım edecektir. Çünkü Allah, görkemli bir güce sahiptir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Zulme uğrayan Müslümanlar haksız olarak sırf, "Rabbimiz Allah’tır!" dedikleri için yurtlarından çıkarılanlardır. Eğer insanların bir kısmını diğerleriyle engellemeseydik; içlerinde Allah’ın adı anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Allah kendi yolunda mücadele edenlere yardım eder. Şüphesiz ki Allah çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar -başka değil- sadece “Rabbimiz Allah’tır.” dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarılmışlardır. Allah bir kısım insanları diğer bir kısmı ile def edip önlemeseydi, elbette içlerinde Allah’ın ismi çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler yıkılırdı. Şüphesiz ki Allah kendisine (dinine) yardım edenlere yardım edecektir. [*] Şüphesiz ki Allah kuvvetlidir, güçlüdür.
Benzer mesajlar: Bakara 2:214; En‘âm 6:34; Yûsuf 12:110; Sâffât 37:171-173; Mü’min 40:51; Muhammed 47:7.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O (mazlum)lar, sadece: “Rabbimiz Allah’tır.” demelerinden dolayı, haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Eğer Allah’ın (savaşı emrederek) insanların bir kısmıyla, bir kısmını yok etme (emri)¹ olmasaydı,² manastırlar, kiliseler, havralar³ ve içerisinde Allah’ın adının çokça anıldığı mescidler,⁴ kesinlikle yıkılır giderdi. Allah kendi (dini)ne yardım edenlere kesinlikle yardım eder. Şüphesiz Allah çok güçlüdür, çok şereflidir.
1 Yani, Müslümanlarla, kâfirleri yok etme emri olmasaydı… Bu âyetten, bu görevin Müslümanlar için evrensel bir görev olduğunu anlamak mümkün olabilir.2 Eğer Allah Müslümanlara, savaşılarak yapılan cihadı (kıtali) emretmeseydi; kâfirler yeryüzüne hâkim olur ve diğer dinlere mensup insanlar dahi kendi dinlerini yaşayamazlardı. Bu âyete göre, diğer insanların da huzurunu sağlamak, Müslümanların, dolayısıyla da devletlerinin asli görevlerindendir. 3 Salavât, burada İbranîce “saluta” kelimesinin arapçalaştırılmış halidir ki Yehûdîlerin namazgâhı, yani “havra” demektir.4 Bu âyetteki, “içerisinde Allah’ın adının çokça anıldığı” ifâdesi, mescidlerin sıfatı olup, manastır, kilise ve havraların sıfatı değildir. Çünkü buralarda Allah’ın değil, Allah olduğu varsayılan şeylerin ismi anılmaktadır. Bazı meâllerde bu sıfatın, manastır, kilise ve havralara da verilmesi inşallah bir diyalogculuk işgüzarlığı olmayıp dalgınlıktır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
onlar ki, sadece “Bizim Rabbimiz Allah’tır!” dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Çünkü, Allah insanları birbirlerine karşı savunmasız bıraksaydı, ⁵⁸ şüphesiz o zaman, içlerinde Allah’ın isminin çokça anıldığı manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler [çoktan] yıkılıp gitmiş olurdu. ⁵⁹ Ve muhakkak ki Allah, O’nun dâvâsına arka çıkanlara yardım edecektir: çünkü, Allah (her şeyi hükmü altında tutan) en yüce iktidar Sahibidir.
58 Lafzen, “Allah insanlardan bir kısmını diğeriyle savmasaydı” (karş. 2:251’in ikinci paragrafındaki benzer ifade).59 Bu ifadeden kasıt, gerçekte savunma güçlerinin teşkilini gerektirebilecek en önemli âmilin din özgürlüğünün savunulması olduğudur (bkz. 2:193 ve ilgili 170. not); çünkü, aksi takdirde, 2:251’in son cümlesinde belirtildiği gibi, “yeryüzü çürümeye ve yozlaşmaya maruz kalırdı”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar ki, sadece “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için, haksız yere yurtlarından çıkartılmışlardır. Eğer Allah insanların bir kısmını, diğer bir kısmıyla bertaraf etmemiş olsaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın isminin çokça anıldığı mescitler yıkılıp giderdi. Allah kendi dinine destek verenlere elbette yardım edecektir. Çünkü Allah çok güçlüdür ve mutlak üstündür. 2/251, 3/160, 5/11, 8/73, 10/103, 22/38, 30/47, 40/51
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar ki, yalnızca “Bizim Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Zira eğer Allah insanların bir kısmını diğer bir kısmıyla savunmamış olsaydı,[²⁸⁴⁷] o zaman içerisinde Allah’ın adının çokça anıldığı nice mescidler, manastırlar, kiliseler ve havralar yıkılıp giderdi. Ama Allah kendi (dâvâsına) destek verenlere elbette yardım edecektir: çünkü Allah aklın almayacağı kadar güçlü ve yücedir.[²⁸⁴⁸]
[2847] Zımnen: ‘Bir savaşın amacı, meşrû müdafaa olmalıdır.’ Bu şekilde çevirimizin gerekçesi için bkz: 2:251, not 6. Eğer difâu’llâhi’n-nâs yerine çoğunluğun okuyuşu olan def’u’llâhi’n-nâse kıraatı tercih edilirse, mânâ “Allah insanların bir kısmını diğer bir kısmıyla def etmemiş olsaydı” olur. Bu tür bir okuma, yerkürede insan nüfusu dengesinin sağlanmasına ilişkin İlâhî yasaya delâlet eder. [2848] Kaviyyun ve ‘azizun isimlerinin belirsiz yapısı, çeviriye “aklın almayacağı kadar” şeklinde yansımıştır (Esmanın marife-nekira farkı için bkz: 9:102, not 129).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar ki sadece "Rabbimiz Allah'tır" dedikleri için yurtlarından haksız yere, çıkarılmışlardır. Şüphe yok ki Allah, insanların bir kısmını, diğerleri vasıtasiyle bertaraf etmeseydi, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın adı çok anılan mescidler yıkılır giderdi. Allah kendi dinine yardım edene elbette ki yardım eder. Çünkü Allah, eşsiz kudret sahibi ve herşeye gücü yetendir.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar, haksız yere, sadece, "Rabbimiz Allah’tır" demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah’ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar ki, haksız yere, ancak, «Rabbimiz Allah'tır», demelerinden dolayı yurtlarından çıkarıldılar. Eğer nâsın bazılarını bazıları ile Allah'ın defetmesi olmasa idi manastırlar, kiliseler, havralar, ve içlerinde Allah'ın adı çok zikredilen mescitler elbette ki yıkılırdı, ve elbette ki Allah kendi dinine yardım edenlere yardım eder. Şüphe yok ki Allah elbette pek kuvvetlidir, pek izzetlidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O müminler ki tamamen haksız yere, sırf “Rabbimiz Allah'tır! ” dediklerinden ötürü yerlerinden yurtlarından kovulmuşlardı. Eğer Allah insanların bir kısmının zararını diğer bir kısmı ile savmasaydı manastırlar, kiliseler, havralar ve Allah'ın adının çok anıldığı mescidler yıkılır giderdi. Dinine yardım edene Allah da elbette yardım edecektir. Muhakkak ki Allah pek kuvvetlidir, mutlak galiptir. [60, 1; 85, 15; 47, 7-8; 37, 171-173; 58, 21]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar, sırf "Rabbimiz Allah'tır" dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Eğer Allah'ın bazı insanları diğer bazılarıyle savunması olmasaydı, içlerinde Allah'ın ismi çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler yıkılırdı. Allah, kendi(dini)ne yardım edene elbette yardım eder. Kuşkusuz Allah, kuvvetlidir, galibdir.
Fakat Allah, bazı insanları güçlendirerek, onlar vasıtasiyle, mü'min kullarını savunur. Kendisine inananlar ile, isminin anıldığı mabedleri korur. Bu âyette, bütün İlâhî din ma'bedlerinin, Allah'ın adının anıldığı, korunması gereken ma'bedler olarak tanıtılması, vahiy dinlerinin özde birliğine ve mensuplarının kardeşliğine işârettir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O zulüm-dîdeler: "Rabbimiz Allâh'dır" didikleri içün bigayrı hakkın memleketlerinden çıkarıldılar. Eğer nâsın ba'zını ba'zıyla Allâh def' itmemiş olsa idi savma'alar, kiliseler, havralar ve onlarda Allâh'ın ismi çok zikr olunan câmi'ler yıkılırlardı. Allâh kendine nusret idene nusret ider. Allâh kavî ve gâlibdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar sırf “Rabbimiz[1] Allah’tır.” dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Eğer Allah, insanların kimini kimiyle savmasa, tapınaklar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın adı çokça anılan mescitler yerle bir edilirdi. Allah, kendisine yardım edenlere elbette yardım eder. Allah güçlüdür, her işin üstesinden gelir.
[*] Sahibimiz  
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, sadece “Rabbimiz Allah'tır” dedikleri için, haksız yere yurtlarından çıkartılmışlardır. Eğer Allah'ın insanların bir kısmını, bir kısmıyla bertaraf etmesi olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'ın isminin çokça anıldığı mescitler yıkılıp giderdi. Allah, elbette ona yardım edenlere yardım eder. Şüphesiz Allah güçlüdür, kuvvetlidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar, “Rabbimiz Allah'tır” demelerinden başka hiçbir sebep yok iken, haksız yere yurtlarından çıkarılmışlardır. Eğer Allah insanların kötülüğünü birbirinin eliyle savuşturmasaydı, manastırlar, havralar, kiliseler ve mescidler—ki buralarda Allah'ın adı çok anılır—yıkılıp giderdi. Allah'a yardım edene(12) Allah elbette yardım eder. Çünkü Allah karşı konulmaz kuvvet sahibi ve herşeyin mutlak galibidir.
(12) Allah’ın Peygamberine, dinine, yardım edilmesini emrettiği şeylere.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar sırf, "Rabbimiz Allah'tır" dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Eğer Allah'ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah'ın adı çokça anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler her halde yerle bir edilirdi. Allah, kendisine yardım edene elbette yardım eder. Allah elbette Kavî, Azîz'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anlar kim çıķarnıldılar sarāylarından ḥaķsuz illā eyittüklerinden ötürü “çalabumuz Tañrı’dur”. daħı eger degülmisse def' eylemegi Tañrı’nuñ ādemįleri bir nicelerini bir nice-y-ile yıķınıla-dı rāhibler yiri daħı naśrāniler kilisesi daħı cuḥūdlar kilisesi daħı mescidler kim anılur anuñ içinde Tañrı adı çoķ. daħı bayıķ arķa vire Tañrı aña kim arķa virür aña. bayıķ Tañrı ķavįdür beñdeşsüz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler ki çıḳarındılar güç‐ile iḳlīmlerinden, nā‐ḥaḳ yire, günāhsuz; lākinbizüm Tañrımuz Allāhdur didükleri‐çün. Daḫı eger Tañrı Ta‘ālā ḫalḳı ḳaytar‐masa‐y‐dı biri biri‐y‐le, ḫarāb olurdı niçe rāhibler ṣavma‘aları ve niçeNaṣrānīlerüñ kinīseleri ve niçe Yehūdīler kinīseleri ve niçe Müselmānlar mes‐cidleri ki çoḳ añılur anlar içinde Allāh adı. Daḫı Tañrı Ta‘ālā nuṣretvirür ol kimseyi ki dīnine nuṣret virür. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā emri ḳuvvetlüdür,kimse ḳaytaramaz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslər ki, haqsız yerə, ancaq “Rəbbimiz Allahdır” - dediklərinə görə yurdlarından (Məkkədən) çıxarıldılar. Əgər Allah insanların bir qismini digər qismi ilə (müşrikləri mö’minlərlə) dəf etməsəydi, sözsüz ki, içərisində Allahın adı çox zikr olunan soməələr (rahiblərin yaşadığı monastırlar), kilsələr, mə’bədlər (yəhudi mə’bədləri) və məscidlər dağılıb gedərdi (darmadağın edilərdi). Allah Ona (öz dininə) yardım edənlərə, şübhəsiz ki, yardım edər. Həqiqətən, Allah yenilməz qüvvət, qüdrət sahibidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those who have been driven from their homes unjustly only because they said: Our Lord is Allah. For had it not been for Allah's repelling some men by means of others, cloisters and churches and oratories and mosques, wherein the name of Allah is oft mentioned, would assuredly have been pulled down. Verily Allah helpeth one who helpeth Him. Lo! Allah is Strong, Almighty.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(They are) those who have been expelled from their homes in defiance of right,- (for no cause) except that they say, "our Lord is Allah.. Did not Allah check one set of people by means of another,(2817) there would surely have been pulled down monasteries, churches, synagogues, and mosques, in which the name of Allah is commemorated in abundant measure. Allah will certainly aid those who aid his (cause);- for verily Allah is full of Strength, Exalted in Might,(2818) (able to enforce His Will).
2817 Cf. 2:251, where the expression is used in connection with David's fight against the Philistines. To allow a righteous people to fight against a ferocious and mischief-loving people was fully justified. But the justification was far greater here, when the little Muslim community was not only fighting for its own existence against the Makkan Quraysh, but for the very existence of the Faith in the One True God. They had as much right to be in Makkah and worship in the Ka'bah as the other Quraysh; yet they were exiled for their Faith. It affected not the faith of one particular people. The principle involved was that of all worship, Jewish or Christian as well as Muslim, and of all foundations built for pious uses. 2818 'Aziz means Exalted in power, rank, dignity; Incomparable; Full of might and majesty; Able to enforce His Will. The last signification is the one that predominates here (Cf. 22:74).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ينَ
onlar ki
اُخْرِجُوا
çıkarıldılar
مِنْ دِيَارِهِمْ
yurtlarından
بِغَيْرِ حَقٍّ
haksız yere
اِلَّٓا
ancak
اَنْ يَقُولُوا
demeleri
رَبُّنَا
Rabb-imiz
اللّٰهُۜ
Allah'
tır
وَلَوْلَا
eğer ol- masaydı
دَفْعُ
def etmesi
اللّٰهِ
Allah'ın
النَّاسَ
insanları
بَعْضَهُمْ
bazılarını
بِبَعْضٍ
bazısıyla
لَهُدِّمَتْ
elbette yıkılmıştı
صَوَامِــعُ
manastırlar
وَبِيَعٌ
ve kili- seler
وَصَلَوَاتٌ
ve havralar
وَمَسَاجِدُ
ve mescidler ki
يُذْكَرُ
zikrediliyor
ف۪يهَا
içlerinde
اسْمُ
ismi
اللّٰهِ
Allah'ın
كَث۪يراًۜ
çokça
وَلَيَنْصُرَنَّ
ve mutlaka yardım eder
اللّٰهُ
Allah
مَنْ
o kim- seye ki
يَنْصُرُهُۜ
kendisine yardım ediyor
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
لَقَوِيٌّ
elbette Kaviyy'dir
عَز۪يزٌ
Azîz'dir
Onlar, sırf "Rabbimiz Allah'tır" demelerinden dolayı haksız yere yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah'ın insanlardan bir kısmını (diğer) bir kısmıyla yok etmesi olmasaydı elbette manastırlar, kiliseler, havralar ve içlerinde Allah'ın ismi çokça zikredilen mescidler yıkılıp giderdi. Allah, kendi(sine, dinine ve resulü)ne yardım edene mutlaka yardım eder. Muhakkak ki Allah elbette Kaviyy'dir, Azîz'dir (güçlü, kuvvetli, kudretlidir ve bütün şerefin, kudretin kendisine ait olduğu tek zattır).
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دَارٌ
İsim
د و ر
Yurt, ev
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَوْلَا
Tahdid edatı + Şart edatı
لَوْلَا
olmamış olsa, olmasa, keşke, eğer olmasaydı
دَفْع
İsim fiil
د ف ع
Def etmek
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
هَدَّمَ
Fiil-II
ه د م
Yıktı
صَوَامِــع
İsim
ص م ع
Manastırlar
بِيَع
İsim
ب ي ع
Kilise
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
مَسْجِد
İsim
س ج د
Mescid
ذَكَرَ
Fiil-I
ذ ك ر
Hatırladı, zikretti, andı, öğüt aldı, tezekkür etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اِسْمٌ
İsim
س م و
Ad, isim
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَثِير
İsim
ك ث ر
Çok, pek çok, çokça
نَصَرَ
Fiil-I
ن ص ر
Yardım etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
نَصَرَ
Fiil-I
ن ص ر
Yardım etti
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَوِىّ
İsim
ق و ي
Kaviyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Çok güçlü, kuvvetli ve kudretli olan demektir), gücü yeten, güçlü olan
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli