close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hacc Sûresi 28. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Liyeşhedû menâfi’a lehum veyeżkurû-sma(A)llâhi fî eyyâmin ma’lûmâtin ‘alâ mâ razekahum min behîmeti-l-en’âm(i)(s) fekulû minhâ veat’imû-lbâ-ise-lfakîr(a)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gelsinler de kendilerine ait olan menfaatleri elde etsinler ve kendilerine rızık olarak verilen dört ayaklı hayvanları, muayyen günlerde Allah'ın adını anarak kessinler. Yiyin artık onlardan ve yokyoksul fakiri de doyurun.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kendileri için (bu seyahat ve ziyaretten dolayı maddi ve manevi) birtakım yararlara şahitlik etsinler ve kendilerine rızık olarak verdiği (dört ayaklı) hayvanlar üzerine, belli günlerde (kurban keserken) Allah’ın adını zikretsinler. (Besmele ve tekbir çeksinler.) Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun (ki sevinsinler).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
de haccın kendilerine sağlayacağı yararları görsünler ve kurban için belirlenen günlerde kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanları Allah adını anarak kessinler. Bunların etinden yiyin, yoksul ve fakirlere de yedirin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kendilerinin dinî, kültürel, ekonomik, siyasî menfaatleriyle yakînen ilgilenmeleri, tesbitler ve planlamalar yapmaları, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanları belli günlerde, bayram günlerinde keserlerken Allah'ın ismini anarak şükretmeleri, kurban kesmeleri için sana, Kâbe'ye gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yeyin, hem de fakr-u zarurete, sıkıntıya düşen iflas eden, sıkıntısını hissettirmeyen kimselere yedirin.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/127, 198; 3/96-97; 6/143; el-Câmi’ li-Ahkâmi’l-Kur’ân, 12/41, 49; et-Tefsîru’l-Kebir, 23/29.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ki kendileri için birtakım yararlara şahit olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine belli günlerde Allah'ın adını ansınlar. Onlardan yiyin ve zor durumdaki yoksula da yedirin.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendileri için bir takım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Allah'ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Tâ ki kendilerine ait menfaatlere şahid olsunlar ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği dört ayaklı hayvanlar (kurbanlıklar) üzerine belirli günlerde (kurban kesme günlerinde) Allah'ın adını ansınlar. İşte bu kurbanlıklardan yeyin ve muztar fakiri doyurun.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ki kendileri için faydalı olan şeyleri görsünler. Sayılı günlerde, Allah’ın onlara rızık olarak verdiği dört ayaklı hayvanların (kesimi) üzerine Allah’ın ismini ansınlar. Artık o hayvanlardan yiyin ve zorda kalan fakirlere yedirin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Kendileri için orada bulunan faydaları görsünler; belli günlerde kendilerine verdiğimiz hayvanlardan Allah'ın adını anarak kurban kessinler. Bu kurbanlardan yiyiniz, yoksullara da yediriniz!”
Besim Atalay
swap_vert close
Kendözlerine faydalı bulunan şeye, tanık olalar, azık olarak Allahın verdiği davarlar için belli olan günlerde onlar Allahın adını analar, hem siz yiyin ondan, hem onlardan geçimi dar olan yoksullara yedirin
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
27-28. (Ey Resul!) İnsanlara haccı ilân et (onları hacca çağır). Gerek yaya olarak ve gerekse uzak yolları aşmak için hızlı yol alma yeteneğine sahip ulaşım araçlarına binerek senin çağrına gelsinler. Gelsinler de bunun kendilerine sağlayacağı yararlara şahit olsunlar. Bir de belirli günlerde kendilerine verdiğimiz hayvanlardan Allah'ın adını anarak kurban kessinler. Bu kurbanlardan yiyiniz, yoksullara da yediriniz!”
“Kendilerine sağlayacağı yararlara şahit olsunlar” ifadesinden farklı mesajlar çıkarabiliriz: Yeryüzündeki müminler hac vesilesiyle bir araya gelerek tanışır ve her bakımdan iletişim kurmaya çalışırlar. Bu tanışma ile İslam ülkeleri ve Müslümanlar arasında sosyal ekonomik ve ticari anlamda iş birliğine gidilir. İslam dünyasının (Müslümanların) dertleri, problemleri masaya yatırılır, sorunların giderilmesi için çözüm yolları aranır. Ve bunlar gibi daha pek çok faydalı gelişmeler olur. Ama bugün geldiğimiz noktada haccın bu anlamda Müslümanlara sağladığı en küçük bir yararı görülmemektedir. Çünkü Müslümanlar bin parçaya bölünmüş, dilleri farklı, kültürleri farklı, dünyaları farklı hatta -dinleri bir ama- dini yaşamları bile farklı. Sadece dini bir vecibeyi ifa etmek için değil, âdeta âdet yerini bulsun diye Hacca geliyorlar.  
Cemil Said
swap_vert close
Bu vechile nâil oldukları menâfi’a (dünyevî ve uhrevî) kendileri de şehâdet itsünler. Eyyâm-ı mu’ayyenede (10 Zi’l Hiccede) sürilerinden Allâh’ın ihsân itdiği rızk üzerine Allâh’ın ismini tekrâr itsünler. (*)
(*) âyetin son kısmı olan "فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْبَٓائِسَ الْفَق۪يرَۘ / Onlardan yiyin ve zor durumdaki yoksula da yedirin." kısmın meali iki baskıda da bulunmuyor. (ÖFK)  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Taki kendi menfaatlerine şahid olsunlar; Allah'ın onlara rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O'nun adını ansınlar. Siz de bunlardan yiyin, çaresiz kalmış yoksulu da doyurun.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Gelsinler ki, kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde[375] (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.
İslâm âlimlerinin çoğunluğuna göre, bu belli günler Zilhicce’nin ilk on günüdür. Onuncu günü Kurban bayramının ilk günü olmaktadır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Böylece kendileri için faydalı olan şeyleri açık seçik görsünler ve Allah’ın onlara rızık olarak verdiği, belirlenen günlerde kesecekleri kurbanlık hayvanlar üzerine O’nun adını ansınlar. Artık onlardan hem kendiniz yiyin hem sıkıntı içindeki yoksulları doyurun.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
27, 28. İnsanlar arasında haccı ilân et ki, gerek yaya olarak, gerekse nice uzak yoldan gelen yorgun argın develer üzerinde, kendilerine ait bir takım yararları yakînen görmeleri, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde Allah'ın ismini anmaları (kurban kesmeleri için) sana (Kâbe'ye) gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yeyin, hem de yoksula, fakire yedirin.  
 Müfessirlere göre, âyetin birinci cümlesinde işaret edilen faydalar, hem dünyevî, hem de uhrevîdir. Dünyevî olanı, haccın insan üzerinde meydana getirdiği ahlâkî tesirler ile ticarî ve ictimaî faydalardır. Uhrevî olanları ise, Allah’ın hoşnutluğu ve O’nun müminlere olan af ve mağfiretidir. Müslümanların, Allah’ın ismini anarak kurban kesmeleri emredilen «belli günler»e «eyyâm-ı nahr = kurban kesme günleri» denilir ki bunlar, Zilhicce ayının 10, 11 ve 12. günleridir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ki kendileri için bir takım (sosyal, politik, ekonomik) yararlara tanık olsunlar ve kendilerine çiftlik hayvanlarını rızık olarak verdiği için ALLAH'ın ismini bilinen günlerde ansınlar. "Onlardan yeyin ve sıkıntı içindeki yoksullara da yedirin."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ta ki kendilerine ait birtakım menfaatlere şahid olsunlar; Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O'nun adını ansınlar. Siz de onlardan yiyin, yoksulu, fakiri de doyurun.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Gelsinler kendilerine aid bir takım menfeatlere şâhid olsunlar ve En'am behîmelerinden kendilerine merzük buyurduğu kurbanlıklar üzerine ma'lûm günlerde Allahın ismini ansınlar da onlardan yeyin ve yoksulu, fakıri doyurun
Emrah Demiryent
swap_vert close
Gelsinler ki, kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği (deve, sığır, koyun, keçi gibi kurbanlık) hayvanlar üzerine, (tarafımızdan) belirlenen günlerde (Kurban Bayramı günlerinde, onları kurban ederken, her zaman söyledikleri gibi), Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksulluktan sıkıntı içinde kalmış fakire de yedirin.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bunun kendilerine sağlayacağı yararlara tanık olsunlar. Ve kendilerine rızık olarak verilen hayvanlar üzerine belli günlerde¹ Allah'ın adını² ansınlar. Böylece onlardan yiyin, muhtaç ve yoksul olanları doyurun.
1- Hacc esnasında zamanı belli olan günlerde. 2- Kurbanları keserlerken.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Tâki kendilerine âid menfeatlere şâhid (ve haazır) olsunlar. Allahın rızk olarak kendilerine verdiği dört ayaklı davarlar (kurbanlıklar) üzerine ma'lûm olan günlerde Allahın adını ansınlar. İşte bunlardan yeyin, yoksulu, fakîri de doyurun».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Tâ ki kendilerine âid (dünyevî ve uhrevî) menfaatlere şâhid olsunlar ve (Allah'ın)kendilerine rızık olarak verdiği sağmal hayvanlar üzerine belli günlerde(2) (onları kurban ederken) Allah'ın ismini zikretsinler! Artık (siz de) bunlardan yiyin, darda kalmış fakire de yedirin!”
(2)“Belli günler” İbn-i Abbâs’a göre Kurban Bayramı günleridir. İmâm-ı Ebû Yûsuf ve İmâm-ı Muhammed’in görüşü de böyledir. (Râzî, c. 12/23, 30)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Hacca gelsinler) ki, kendileri için bır takım (manevi, içtimai, iktisadi) faydaları müşahede etsinler. Ayrıca, Allah’ın onlara rızık olarak bahşettiği kurbanlık hayvanları belli günlerde mutlaka Allah’ın adını anarak kurban etsinler. (Ey insanlar!) O hayvanların etlerinden hem kendiniz yiyin hem de darda kalmış olanlara ve fakirlere yedirin.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Geldiklerinde) Haccın kendileri için ne kadar faydalı olduğuna, bizatihi şahit olsunlar ve belirli günlerde, Allah’ın rızık olarak onlar için verdiği hayvanları boğazlarken, Allah’ın ismini ansınlar. Sonra o hayvanların etlerinden hem kendileri yesin, hem de zor durumda olan aç fakirleri doyursunlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kendileri için yararlı olanları gözleriyle görsünler. Belli günlerde azık olarak kendilerine verdiğimiz dört ayaklı davarlar üzerinde Allah’ın adını ansınlar. İşte bunları yiyin, bunlarla eli darda olan yoksulu da doyurun.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ta ki kendileri için ticaret, mağfiret, ibadet gibi birtakım menfaatler elde etsinler, Allah/ın rızk olmak üzere verdiği dört ayaklı davarlardan [³] dolayı malûm olan günlerde [⁴] adını ansınlar, artık onların etinden yiyin, eli dar züğürde de yedirin.
[3] Kurbandan.[4] Zilhiccenin onunda, arife gününde, nahir günlerinde, teşrik günlerinde.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde keserken/kurban ederken Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyiniz, darlık içindeki fakire de yediriniz.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Hacca gelsinler de) Böylece kendileri için bir takım yararlara şahit olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine belli günlerde Allah'ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gelsinler ki, bunun kendilerine sağlayacağı ahlâkî, kültürel, ticari, siyâsî ve toplumsal yararları bizzat görüp yaşasınlar. Herkesçebilinen ve aynı zamanda haccın son günleri olan Kurban Bayramı günlerinde,Allah’ın onlara bahşettiği deve, sığır, koyun, keçi gibi evcil hayvanları kurban ederken, onlar üzerinde Allah’ın adını besmele çekerek ansınlar. Bu kurbanların etinden hem kendiniz yiyin, hem de fakir fukarayı doyurun!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Kendileri için menfaatlere şahid olsunlar! Kurbanlık Ehil Hayvanlar’dan onlara rızık olarak verdiği şeyler üzerine belli günlerde Allah’ın adını ansınlar! Onlardan yiyin, (zor durumdaki) Fakir Muhtaç’ı doyurun!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şahsî çıkarları doğrultusunda alış veriş yapsınlar. Kurban günlerde Allah'ın lutfettiği hayvanları bismillah diyerek kessinler. Kesilen hayvanların etinden hem kendileri yesinler, hem de yoksullara yedirsinler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gelsinler ki kendilerine ait bir takım menfaatlere şahit olsunlar. Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine belli günlerde Allah’ın adını anarak kessinler. Hayvanları kestiğiniz zaman siz de yiyin! Yoksullara, fakirlere yedirin!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kendilerine ait birtakım yararları görmeleri, (Allah’ın) onlara rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın ismini anmaları için (insanları hacca çağır)! [*] Artık o (hayvanların eti)nden hem kendiniz yiyin hem de yoksula, fakire yedirin! [*]
Buradaki muhatap bağlam gereği Hz. İbrahim olabileceği gibi daha geniş bir okumayla kastedilen Hz. Muhammed de olabilir. Her iki peygamber de bütün insanları hacca çağırmışlar, bu ilahi emri uygulamışlardır.,Bu ayette sözü edilen kurbanlık hayvanın hac mevsiminde ve orada kesilen olduğu açık bir gerçektir. 36. ayetteki konu ise durumu müsait olanların kesmesi gereken ve uygulanan mevcut diğer kurbanlardır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“...Kendileri için bir takım menfaatlere¹ şahit olsunlar ve (Allah’ın kendilerine) rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanları² bilinen günlerde³ Allah’ın adını anarak kessinler. Artık bunlardan hem kendiniz yiyin hem de muhtaç(lar)ı (ve) fakir(ler)i doyurun...”
1 Bu menfaatler; Allah’ın rızasını kazanmak, haccın şiârından olan yerleri görmek, Müslümanları tanımak, alışverişler ve dünya siyasetine vakıf olmak... gibi bir takım şeyler olabilir. 2 Kurban edilebilecek hayvanlar, ehlî hayvanlardan deve, sığır, manda, davar (koyun ve keçi)dir. 3 Bilinen günler: Kurban bayramının ilk 3 günüdür ve bu günlere, “eyyam-ı nahir” denilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
de (bunun) kendilerine sağlayacağı yararları görsünler; ³⁹ ve (kurban için) belirlenen günlerde, [bu amaçla] O’nun kendilerine rızık olarak sağladığı hayvanlar üzerine Allah’ın ismini ansınlar; ⁴⁰ ve böylece siz de bunlardan yiyin ve darlık içindeki yoksulu da doyurun. ⁴¹
39 Lafzen, “onlara [ulaşacak] yararlara tanık olsunlar” -yani, Allah’a adanan ilk mâbedin karşısında ulaşacakları manevî bilinç ve duyarlığa; ayrıca, bütün müminleri kucaklayan kardeşlik bilincine. Bu manevî kazanımlar yanında, yılda bir kez Mekke’ye haccın, dünyanın her yanından gelen müminlere, cemaatin coğrafî olarak birbirinden ayrı muhtelif parçalarını etkisi altında tutan toplumsal ve siyasî problemlerden haberdar olma fırsatını vermektedir.40 Kur’an’ın hayvan kesilirken Allah’ın adının anılması konusundaki ısrarı müminlerin “can almanın ciddî bir eylem olduğunu hissederek” bu işi yapmalarını ve “Allah’ın onlara hayvanların etini yemek iznini verirken gösterdiği güvenin önemini” anlamalarını sağlamak içindir (Marmaduke Pickthall, The Meaning of the Glorious Koran, London 1930, s. 342, dipnot 2). “Belirlenmiş günlere (eyyâm ma‘lûmât) gelince, bunlar, ay takvimine göre Zilhicce’nin onuncu günü ve bunu takib eden iki gündür ki, bu günler hem Kurban Bayramı’dır, hem de Hacc’ın son günleridir (İbni ‘Abbâs’a dayanarak Râzî).41 Hacılara, kurban ettikleri hayvanın etinden ancak bir kısmını yeme izni verilmiş ise de, bununla yoksulları doyurmak asıldır (farz) (Taberî, Zemahşerî) ve bu, kurban kesmenin birincil amacını teşkil etmektedir. Kurban kesmek, ayrıca, kendisine rüyasında Allah’ın bu yöndeki isteği bildirilince ilk oğlunu O’nun uğruna kurban etmeye hazır olduğunu gösteren Hz. İbrahim’in hatırasını yâd etmek için de bir vesiledir (bkz. 37:102-107 ve ilgili notlar). Kurban kesmenin bir diğer boyutu da, rızkı verenin, hayata ve ölüme hükmedenin Allah olduğunu ve her şeyin/herkesin O’na döneceğini hatırlatıcı bir eylem olması ve nihayet (Râzî tarafından da vurgulandığı gibi), her müminin hak yolda kendini feda etmeye hazır olduğunu simgeleyen bir ibadet olmasıdır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Böylece haccın kendilerine sağlayacağı yararlara şahit olsunlar ve belirli günlerde O’nun kendilerine ihsan ettiği kurbanlık hayvanları, üzerine Allah’ın adını anarak kessinler. Artık bu kurbanların etinden hem siz yiyin, hem de darda olan yoksula yedirin. 6/142, 16/7, 36/71...73, 40/79- 80
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ki, bunun kendilerine sağlayacağı yararlara tanık olsunlar.” Bir de belirlenen günlerde, O’nun kendilerine rızık olarak sunduğu hayvanları (kurban ederken), üzerine Allah’ın adını ansınlar: işte bunlardan siz de yiyin, zor durumdaki muhtaçlara da yedirin.[²⁸²⁸]
[2828] Fakir ğanînin mukabilidir. Bâis ise, aslında fakir olmadığı halde içinde bulunduğu güç şartlar yüzünden zor durumda olan kimselerdir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kendileri için bir çok faydalara şahit olsunlar. (Çeşitli yörelerden gelen müslümanlar, birlikte ibadet ederek, birbiri ile kaynaşarak İslam birliğini korumaya çalışsınlar, birbirlerine yardım ederek eksikliklerini gidermeye çalışsınlar) Allah'ın onlara rızık olarak verdiği hayvanları, belli günlerde kurban ederek O'nun adını ansınlar!.. (Ev sahibi olarak) sizler de bunlardan yeyin ve yoksul fakirleri doyurun.
Osman Fırat
swap_vert close
(Gelsinler ki): Kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, sıkıntı içinde olan fakire de yedirin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Tâ ki, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve kendilerini merzûk etmiş olduğumuz dört ayaklı kurbanlık hayvanlar üzerine malum olan günlerde Allah'ın ismini ansınlar. Artık onlardan yeyin ve yoksul fakirlere yediriniz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
26, 27, 28. Zira Biz vaktiyle İbrâhim'e Beytullahın yerini belirlediğimiz zaman: “Sakın Bana hiç bir şeyi ortak koşma ve Ben'im Mâbedimi tavaf ederken, kıyamda, rükûda veya secdede olarak ibadet edenler için tertemiz tut! ” Hem bütün insanları hacca dâvet et ki gerek yaya, gerek uzak yollardan gelen yorgun argın develer üzerinde sana gelsinler. Gelsinler de bunun kendilerine sağlayacağı çeşitli faydaları görsünler ve Allah'ın kendilerine rızk olarak verdiği kurbanlık hayvanları, belirli günlerde Allah'ın adını anarak kurban etsinler. Siz de onların etinden hem kendiniz yiyin, hem de yoksula ve fakire yedirin. [3, 96-97; 2, 127; 2, 198; 6, 143] {KM, Levililer 1, 9. 13. 17}
Hac veya umre niyetiyle mîkatlarla belirlenen Hareme yani kutsal bölgeye ihramsız girilmesi haramdır. Fakat Kâbeyi ziyaret gayesiyle gelmeyenler hakkında farklı görüşler vardır. Ebû Hanife’ye göre mîkat sınırları içinde oturanlar Mekke’yi ihramsız ziyaret edebilir. Fakat dışardan gelenler ihramsız giremezler.Kurban kesilecek günler, eyyam-ı nahr denilen Zilhicce ayının 10, 11 ve 12. (kurban bayramının 1, 2 ve 3.) günleridir. Haccın başlıca faydaları şunlardır: Hacıların kendi şehirlerini temsilen, dünyanın diğer yörelerinden gelen temsilcileri ile birlikte Rabbülalemin’e yaptıkları küllî ibadet, orada yaşadıkları küçük bir mahşer uygulaması, dünyadaki servet, nüfuz, asalet vb. bütün ayrıcalıkların silinip bütün insanların Allah huzurundaki eşitliklerinin tescili ve dünya çapında çarpıcı bir şekilde gösterilmesi, hacının kalbinde ve şuurunda meydana gelen güzel duygular, ahlâkının daha da güzelleşmesi yönünde aldığı etkiler, dünyanın en ücra yerlerinden gelmiş müminlerle yaptıkları temas ve görüşmeler olup neticede de Allah’ın rızasına ve cennetine nail olmalarıdır. Hac sırasında kesilen kurbanın etinden yemek mendup, muhtaçlara vermek ise vaciptir. Ebû Hanife’ye göre ise hem yemek hem vermek caiz, fakat vacip değildir. Emir sîgası her zaman vücup ifade etmez. “Fakiri doyurun” emri, zenginlere verilmeyeceği mânasına gelmez. Zira ashab kurban etini zengin, fakir komşu ve akrabalarına da verirlerdi. Cahiliyede kişinin kendi kurbanından yemesi yasaktı. Onun için kurban kesenin biraz yemesi menduptur.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ki kendileri için birtakım faydalara tanık olsunlar ve (Allah'ın) kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah'ın adını ansınlar. Onlardan yeyin, sıkıntı içinde bulunan fakire de yedirin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Orada kendileri içün mevcûd menâfi'i müşâhede ideler. Ma'lûm olan günlerde (hac günlerinde) behîme-i en'âmdan (kurbândan) kendilerne rızık iylediğimiz şey üzerine Allâh'ın ismini zikr ideler. O kurbânlardan yiyiniz ve muhtâc fakîrlere viriniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gelsinler de kendi menfaatlerini görsünler[*]; belli günlerde de Allah’ın onlara rızık olarak verdiği hayvanlardan en’âm (koyun, keçi, sığır ve deve) üzerine Allah’ın adını ansınlar. Onlardan hem siz yiyin hem de darda olan yoksula yedirin.
[*] Ticaret yapsınlar.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Kendilerine faydalı olacak şeyleri görsünler, Allah'ın onlara rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde, Allah'ın adını anarak kurban etsinler. Ondan hem siz yiyin hem de muhtaç durumdaki fakiri doyurun.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Böylece haccın kendilerine sağlayacağı yararları görsünler ve belirli günlerde, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine Onun adını ansınlar. Sonra onlardan hem siz yiyin, hem de yoksullara ve darlığa düşmüş kimselere yedirin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kendilerine ait bir takım yararlara tanık olsunlar. Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerinde belirli günlerde Allah'ın adını ansınlar. İşte bunlardan yiyin, sıkıntı içindeki fakiri de doyurun.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“tā ḥāżır olalar anlaruñ menfa'atlarına daħı añalar Tañrı adın bilinmiş günler içinde anuñ üzere kim rūzį virdi anlara dilsüz cānaverden deveden śıġırdan ķoyundan. pes yiñ andan daħı yidürüñ ķatı dirliklüye yoħsula.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tā ḥāżır olalar dīn ve dünyā aṣṣılarına. Daḫı añalar ẕikr idüp TañrıTa‘ālā adını ḳurbān günlerinde ki bilinmiş günlerdür, Tañrı Ta‘ālā kendü‐lere rızḳ virdügi‐çün, dilsüz cānverlerden ḳurbān‐ıçun. Pes yiñüz anlaruñ etle‐rinden, daḫı yidürüñüz ḳatı dirliklü yoḫsullara.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Belə ki, öz mənfəətlərinin şahidi olsunlar və mə’lum günlərdə Allahın onlara ruzi verdiyi (dördayaqlı) heyvanların üstündə (onları qurban kəsərkən) Onun adını çəksinlər (bismillah desinlər). Onlardan özünüz də yeyin, biçarə (zavallı) yoxsullara da yedirdin!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
That they may witness things that are of benefit to them, and mention the name of Allah on appointed days over the beast of cattle that He hath bestowed upon them. Then eat thereof and feed therewith the poor unfortunate.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"That they may witness the benefits (provided) for them,(2800) and celebrate the name of Allah, through the Days(2801) appointed, over the cattle(2802) which He has provided for them (for sacrifice): then eat ye thereof and feed the distressed ones in want.
2800 There are benefits both for this our material life and for our spiritual life. Of the former kind are those associated with social intercourse which furthers trade and increases knowledge. Of the latter kind are the opportunities of realising some of our spiritual yearnings in sacred associations that go back to the most ancient times. Of both kinds may be considered the opportunities which the Pilgrimage provides for strengthening our international Brotherhood. 2801 The three special days of Hajj are the 8th, 9th, and 10th of the month of Dhu al Hijjah, and the two or three subsequent days of Tashriqisee the rites explained in n. 217 to 2:197. But we may ordinarily include the first ten days of Dhu al Hijjah in the term. 2802 The great day of commemorative Sacrifice ('Id al Adha) is the 10th of Dhu al Hijjah: the meat then killed is meant to be eaten for food and distributed to the poor and needy. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لِيَشْهَدُوا
şahid olmaları için
مَنَافِـعَ
menfaatlere
لَهُمْ
kendile- rine ait
وَيَذْكُرُوا
ve zikretsinler
اسْمَ
ismini
اللّٰهِ
Allah'ın
ف۪ٓي اَيَّامٍ
günlerde
مَعْلُومَاتٍ
belli
عَلٰى مَا
o şeyler üzerine ki
رَزَقَهُمْ
kendilerini rızıklandırdı
مِنْ بَه۪يمَةِ
hayvanlardan
الْاَنْعَامِۚ
sağmal
فَكُلُوا
sonra
yiyin
مِنْهَا
onlardan
وَاَطْعِمُوا
ve yedirin
الْـبَٓائِسَ
zorda kalmış
الْفَق۪يرَۘ
fakire
"(Gelsinler de) Kendileri için (Allah'ın onlara ikram edeceği birtakım manevi) menfaatlere şahid olsunlar ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde Allah'ın ismini zikr(ederek onları kurban) etsinler! Sonra ondan hem kendiniz yiyin hem de zor durumdaki fakire yedirin!"
شَهِدَ
Fiil-I
ش ه د
Şahidlik etti, erişti
مَنَافِـع
İsim
ن ف ع
Faydalar, menfaatler
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
ذَكَرَ
Fiil-I
ذ ك ر
Hatırladı, zikretti, andı, öğüt aldı, tezekkür etti
اِسْمٌ
İsim
س م و
Ad, isim
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
مَعْلُومَات
Sıfat
ع ل م
Bilinen, belli
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
رَزَقَ
Fiil-I
ر ز ق
Rızıklandırdı, rızık verdi, yedirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَهِيمَة
İsim
ب ه م
Hayvanlar
نَعَم
İsim
ن ع م
Hayvan, sağmal, davar
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَطْعَمَ
Fiil-IV
ط ع م
Yedirdi, doyurdu
بَٓائِس
Etken fiil
ب ا س
Zorda kalmış, çok muhtaç
فَقِير
İsim
ف ق ر
Fakir, muhtaç