close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hacc Sûresi 27. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veeżżin fî-nnâsi bilhacci ye/tûke ricâlen ve’alâ kulli dâmirin ye/tîne min kulli feccin ‘amîk(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve insanları hacca davet et, uzakuzak, bütün yerlerden yaya olarak, yahut hayvana binerek gelsinler sana.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"İnsanlar içinde Haccı ilan et. (Hacc organizelerini tertip ve teşvik et) Ki; gerek yaya olarak gerekse çok uzak yollardan, yorgun düşmüş (çeşitli) binekler (kullanarak) sana (Beytullah’a) gelsinler." (Böylece Haccın; dini, ilmi, içtimai, ahlâki, insani, kültürel ve iktisadi yararlarını görsünler.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bütün insanlara haccı ilan et, hacca çağır, yaya olarak ve her türlü binek üstünde veya yorgun argın develer üzerinde, her uzak yoldan sana gelsinler
Ahmet Tekin
swap_vert close
İnsanlar arasında Allah'ın haccı farz kıldığını ilân et. Yaya olarak veya uzak yollardan incelmiş binekler, yorgun argın develer üstünde derin vâdileri aşarak sana gelsinler.
Ahmet Varol
swap_vert close
İnsanlar içinde haccı duyur ki gerek yürüyerek ve gerekse uzak yollardan gelen bineklerle sana gelsinler.
27.İbnu Cerir`in Mücahid`den rivayet ettiğine göre önceleri insanlar hacca gelirken bineğe binmezlerdi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi. Daha önce Bakara suresinin 197. ayeti kerimesinin iniş sebebi açıklanırken de cahiliye dönemindeki hacca giderken azık almama uygulamasına karşılık Yüce Allah`ın azık alınmasını emrettiğine dikkat çekilmişti.  
Ali Bulaç
swap_vert close
'İnsanlar içinde haccı duyur; gerek yaya, gerek uzak yollardan (derin vadilerden) gelen yorgun düşmüş develer üstünde sana gelsinler.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bütün insanlara haccı ilân et; gerek yaya olarak, gerek her uzak yoldan binek üzerinde senin huzuruna gelsinler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Haccı insanlar arasında ilan et. Yaya olarak ve binekler üstünde, her uzak yoldan sana gelirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“İnsanlar için haccı ilan et! Yaya olarak veya uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.”
Besim Atalay
swap_vert close
İnsanları hacca çağırasın sen, kimi yayan olarak, kimi de zayıf develere binerek uzak yoldan sana doğru geleler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
27-28. (Ey Resul!) İnsanlara haccı ilân et (onları hacca çağır). Gerek yaya olarak ve gerekse uzak yolları aşmak için hızlı yol alma yeteneğine sahip ulaşım araçlarına binerek senin çağrına gelsinler. Gelsinler de bunun kendilerine sağlayacağı yararlara şahit olsunlar. Bir de belirli günlerde kendilerine verdiğimiz hayvanlardan Allah'ın adını anarak kurban kessinler. Bu kurbanlardan yiyiniz, yoksullara da yediriniz!”
“Kendilerine sağlayacağı yararlara şahit olsunlar” ifadesinden farklı mesajlar çıkarabiliriz: Yeryüzündeki müminler hac vesilesiyle bir araya gelerek tanışır ve her bakımdan iletişim kurmaya çalışırlar. Bu tanışma ile İslam ülkeleri ve Müslümanlar arasında sosyal ekonomik ve ticari anlamda iş birliğine gidilir. İslam dünyasının (Müslümanların) dertleri, problemleri masaya yatırılır, sorunların giderilmesi için çözüm yolları aranır. Ve bunlar gibi daha pek çok faydalı gelişmeler olur. Ama bugün geldiğimiz noktada haccın bu anlamda Müslümanlara sağladığı en küçük bir yararı görülmemektedir. Çünkü Müslümanlar bin parçaya bölünmüş, dilleri farklı, kültürleri farklı, dünyaları farklı hatta -dinleri bir ama- dini yaşamları bile farklı. Sadece dini bir vecibeyi ifa etmek için değil, âdeta âdet yerini bulsun diye Hacca geliyorlar.  
Cemil Said
swap_vert close
İnsânları hacca da’vet it, ister yaya gelsinler ister uzak yerlerden serî’ul hareke develer ile gelsinler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnsanları hacca çağır; yürüyerek veya binekler üstünde uzak yollardan sana gelsinler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnsanlara hac ibadetini duyur; gerek yaya olarak gerekse yorgun argın develer üzerinde uzak yollardan gelerek sana ulaşsınlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
27, 28. İnsanlar arasında haccı ilân et ki, gerek yaya olarak, gerekse nice uzak yoldan gelen yorgun argın develer üzerinde, kendilerine ait bir takım yararları yakînen görmeleri, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde Allah'ın ismini anmaları (kurban kesmeleri için) sana (Kâbe'ye) gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yeyin, hem de yoksula, fakire yedirin.  
 Müfessirlere göre, âyetin birinci cümlesinde işaret edilen faydalar, hem dünyevî, hem de uhrevîdir. Dünyevî olanı, haccın insan üzerinde meydana getirdiği ahlâkî tesirler ile ticarî ve ictimaî faydalardır. Uhrevî olanları ise, Allah’ın hoşnutluğu ve O’nun müminlere olan af ve mağfiretidir. Müslümanların, Allah’ın ismini anarak kurban kesmeleri emredilen «belli günler»e «eyyâm-ı nahr = kurban kesme günleri» denilir ki bunlar, Zilhicce ayının 10, 11 ve 12. günleridir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"İnsanlara Hac ziyaretini ilan et. Sana yaya olarak veya çeşitli taşıt araçlarıyla uzaklardan gelsinler."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İnsanları hacca çağır; yürüyerek veya incelmiş binekler üstünde (uzak yollardan) her derin vadiyi aşarak sana gelsinler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve umum nas içinde haccı i'lân eyle gelsinler sana: gerek yaya ve gerek her derin vadiden gelerek incelmiş her bir binid üzerinde
Emrah Demiryent
swap_vert close
İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya gerekse uzak yollardan (yorgunluktan) zayıf düşmüş develer üstünde (ya da çeşitli binekler kullanarak) sana (Kâbe’ye) gelsinler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İnsanları Hacca çağır. Gerek yaya gerek her türlü binek üzerinde, uzak yakın her yerden sana gelsinler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«İnsanlar içinde haccı i'lân et. Gerek yaya, gerek her uzak yoldan gelecek arık develerin üstünde (süvârî) olarak sana gelsinler».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Ve insanlar içinde Hacc'ı i'lân et, gerek yaya olarak, gerekse bütün uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler!”(1)
(1)Bakınız; (sahîfe 29, hâşiye 2)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey İbrahim!) İnsanlar için haccı da ilan et. Gerek yürüyerek ve gerekse incelmiş (hafif, hızlı yürüyen) binekler üstünde uzak yollardan sana gelsinler.*
(*) Bazı meallerde ‘’(Ey Muhammed!) İnsanlara haccı ilân et (onları hacca çağır! ’’şeklindeki mealler çok yanlıştır. Zira bu ayetler tamamen Hz. İbrahim’den söz ediyor. Buradaki ’’ezzin’’ yani ‘’ilan et’’ emri, Hz. İbrahim’e yapılmış olup Kur’an bize onun bu durumunu hikâye ediyor. و قوله: «و أذن في الناس بالحج» أي ناد الناس بقصد البيت أو بعمل الحج و الجملة معطوفة على قوله: «لا تشرك بي شيئا» و المخاطب به إبراهيم وما قيل: إن المخاطب نبينا محمد (صلى الله عليه وآله وسلم) بعيد من السياق (تفسير الميزان - تفسير البغوي "معالم التنزيل - تفسير جامع البيان في تفسير القرآن/ الطبري - الوسيط لطنطاوي - ابن كثير) . التفسير الميسر) : وأعلِمْ- يا إبراهيم- الناس بوجوب الحج عليهمفالضامر هنا بمنزلة الاسم كأنه قال : وعلى كل راحلة . وكلمة ( كل ) من قوله وعلى كل ضامر مستعملة في الكثرة أي وعلى رواحل كثيرة (التحرير والتنوير وعلى كل ضامر يعني الركبان (تفسير القرطبي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Ey İbrahim!) İnsanların içinde Beyti hac etmelerinin gerekliliğini duyur/ ilan et ki, yaya olarak veya her türlü vasıta ile sana gelsinler. İnsanlarda dünyanın uzak her köşesinden (senin çağrına uyarak) gelsinler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İnsanları Kabe’ye yüz sürmeye çağır ki yaya olarak bitkin develer üzerinde uzak yollardan sana gelsinler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Nâs/ı hac etmeye çağır ki piyade olarak, zayıf develer üzerinde bulunarak sana gelsinler. O zayıf develer her uzak yoldan gelirler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!), İnsanlar arasında haccı ilan et ki gerek yaya ve gerekse hızlı yol alan binitler [dâmir] üzerinde uzak her bir yoldan sana gelsinler.
Kadri Çelik
swap_vert close
“İnsanlar içinde haccı duyur; gerek yaya gerekse uzak yollardan gelen yorgun düşmüş develer üstünde sana gelsinler.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ve gücü yeten her Müslümana, ömründe en az bir kere haccın farz olduğunu bütün insanlara ilan et ki; gerek yaya olarak, gerekse uzak diyarlardan gelen binekler ve diğer araçlar üzerinde sana gelsinler!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“İnsanlar arasında, sana yürüyerek (yakın mesafelerden) ve uzun ince yollar üzerinde her taraftan gelecekleri şekilde HACC’ı ilan et!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Artık sen de Müslümanları hacca çağır. yaya olarak gelsinler, çok uzak yerlerden gösterişli binekleriyle gelsinler. [5]
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanlar arasında haccı ilan et ki; gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İnsanlar arasında haccı ilan et [*] ki gerek yaya olarak, gerekse uzak yoldan gelen binekler üzerinde sana gelsinler!
Bu buyruk namaz, oruç, zekât, kurban vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Âl-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 55, 59; Hacc 22:34-37; Tâhâ 20:14; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“...Gerek yaya¹ olarak, gerekse uzak yollardan yorgun düşmüş bineklerle sana gelmeleri için, insanları hacca çağır...”
1 (رِجَالٌ) kelimesi (رَاجِلٌ) kelimesinin çoğuludur ve “yaya” anlamına gelir. Bk. (Bakara: 239)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bunun içindir ki, [ey Muhammed,] bütün insanları hacca çağır: ³⁷ yaya olarak ve hızlı yürüyen her [türlü] binek ³⁸ üstünde, [dünyanın] en uzak köşelerinden sana gelsinler
37 Lafzen, “insanlar arasında haccı duyur,” yani müminler arasında (Taberî). Müfessirlerin çoğu bu pasajın Allah’ın Hz. İbrahim’e yönelttiği buyruğun bir devamı olduğunu söylemişlerdir; ama bazıları -özellikle, Hasan Basrî- bu pasajın Muhammed (s)’e hitab ettiği görüşündedirler. (İslam’da kurumlaşan bir ibadet olarak, yılda bir kez Mekke’ye hac konusunda bkz. 2:196-203 ve ilgili notlar.)38 Lafzen, “çevik binek”. Müfessirlerin bazılarını, uzun ve yorucu yolculuklara dayanma yeteneğinden ötürü buradaki “çevik binek”in deve olduğu yolundaki görüşe sevk eden bir ifade. Oysa, klasik Arapça’da demmerahû yahut edmerahû fiilleri sadece deveyle ilgili olarak değil, atla ilgili olarak da kullanılmakta ve “[bineği] talim yaptırdı ve [yarışa ya da savaşa] hazırladı” anlamına gelmektedir; dolayısıyla, midmâr hem “atların savaş ya da yarış için talim yaptırıldığı yer” ve hem de “yarış alanı” demektir (Cevherî, Esâs; karş. ayrıca Lane V, 1803). Bunun içindir ki, dâmir sıfat ismi -özellikle yukarıda olduğu gibi, ricâlen (“yaya”) ifadesiyle karşıtlık içinde kullanıldığı zaman- “çeviklik”, yahut daha uygun bir ifadeyle, “hız yapmaya müsait” anlamına gelmekte ve çıkarsama yoluyla “hızlı yol alan” her türlü ulaşım aracı için kullanılabilmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve İnsanlar arasında haccı ilan et ki dünyanın dört bir yanından gerek yaya ve gerekse bineklerle sana gelsinler. 2/158, 52/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Ve insanları hacca davet et! Gerek yaya, gerekse hızlı yol alma yeteneğine sahip ulaşım araçlarına[²⁸²⁶] binerek her bir yoldan[²⁸²⁷] senin (çağrına) gelsinler
[2826] Dâmir, her tür bineğin “uzun yol yeteneğini ve dayanıklılığını” ifade eden bir isim-sıfat. Mü’minleri hacca teşvik amacı taşır. [2827] Kur’an’da fecc, tarikten farklı olarak yalnızca “fiziki yol” için kullanılır (el-İ‘câzu’l-Beyâni).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İnsanları hacca çağır!.. Onlar gerek yaya, gerek binekler üzerinde, uzak vadilerden ve yollardan (yorgun, argın) aşarak sana (Kabe’yi ziyarete) gelsinler de;
Osman Fırat
swap_vert close
İnsanlar içinde haccı ilân et; yaya olarak veya uzak yollardan binekler üzerinde sana gelsinler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve nâs arasında haccı ilân et, sana piyade olarak ve her bir geniş, uzak yoldan gelen zayıf develer üzerine binmiş olarak geliversinler.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
26, 27, 28. Zira Biz vaktiyle İbrâhim'e Beytullahın yerini belirlediğimiz zaman: “Sakın Bana hiç bir şeyi ortak koşma ve Ben'im Mâbedimi tavaf ederken, kıyamda, rükûda veya secdede olarak ibadet edenler için tertemiz tut! ” Hem bütün insanları hacca dâvet et ki gerek yaya, gerek uzak yollardan gelen yorgun argın develer üzerinde sana gelsinler. Gelsinler de bunun kendilerine sağlayacağı çeşitli faydaları görsünler ve Allah'ın kendilerine rızk olarak verdiği kurbanlık hayvanları, belirli günlerde Allah'ın adını anarak kurban etsinler. Siz de onların etinden hem kendiniz yiyin, hem de yoksula ve fakire yedirin. [3, 96-97; 2, 127; 2, 198; 6, 143] {KM, Levililer 1, 9. 13. 17}
Hac veya umre niyetiyle mîkatlarla belirlenen Hareme yani kutsal bölgeye ihramsız girilmesi haramdır. Fakat Kâbeyi ziyaret gayesiyle gelmeyenler hakkında farklı görüşler vardır. Ebû Hanife’ye göre mîkat sınırları içinde oturanlar Mekke’yi ihramsız ziyaret edebilir. Fakat dışardan gelenler ihramsız giremezler.Kurban kesilecek günler, eyyam-ı nahr denilen Zilhicce ayının 10, 11 ve 12. (kurban bayramının 1, 2 ve 3.) günleridir. Haccın başlıca faydaları şunlardır: Hacıların kendi şehirlerini temsilen, dünyanın diğer yörelerinden gelen temsilcileri ile birlikte Rabbülalemin’e yaptıkları küllî ibadet, orada yaşadıkları küçük bir mahşer uygulaması, dünyadaki servet, nüfuz, asalet vb. bütün ayrıcalıkların silinip bütün insanların Allah huzurundaki eşitliklerinin tescili ve dünya çapında çarpıcı bir şekilde gösterilmesi, hacının kalbinde ve şuurunda meydana gelen güzel duygular, ahlâkının daha da güzelleşmesi yönünde aldığı etkiler, dünyanın en ücra yerlerinden gelmiş müminlerle yaptıkları temas ve görüşmeler olup neticede de Allah’ın rızasına ve cennetine nail olmalarıdır. Hac sırasında kesilen kurbanın etinden yemek mendup, muhtaçlara vermek ise vaciptir. Ebû Hanife’ye göre ise hem yemek hem vermek caiz, fakat vacip değildir. Emir sîgası her zaman vücup ifade etmez. “Fakiri doyurun” emri, zenginlere verilmeyeceği mânasına gelmez. Zira ashab kurban etini zengin, fakir komşu ve akrabalarına da verirlerdi. Cahiliyede kişinin kendi kurbanından yemesi yasaktı. Onun için kurban kesenin biraz yemesi menduptur.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnsanlar içinde haccı ilan et; yaya olarak veya uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.
Burada emir ya Hz. İbrâhîm'e veya Hz. Muhammed'e yöneliktir: Rivâyete göre İbrâhîm Aleyhisselâm, Ebû Kubeys Dağına çıkıp: "Ey insanlar, Rabbinizin Evini haccediniz!" diye bağırmış; Allah onun sesini henüz erkeklerin belinde, kadınların rahminde bulunan herkese duyurmuştur. Hasan Basrî gibi bazı kimseler, bu emirlerin Hz. İbrâhîm'e değil, Hz. Muhammed'e olduğunu söylemişlerdir. Bu, daha doğru görünmektedir. Hz. peygamber, Vedâ haccında, bu emrin gereği olarak ömürde bir kez haccın gerekli olduğunu insanlara duyurmuştur.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve nâsı, nidâ idüb hacca da'vet it ki piyâde ve develere süvâr olarak uzak yollardan geleler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnsanların içinde o haccı ilan et[*] ki yürüyerek ve bitkin binekler üzerinde bütün derin vadilerden geçerek sana gelsinler.
[*] ve ezzin(وَأَذِّن): ilan etmek. Türkçeye ezan olarak geçmiştir. Bu eylem malum olunanın ilanıdır. Örneğin uzun süre işgal altında kalan bir şehirde zafer elde edildikten sonra okunan ezan, insanlara kılamadığımız o namazı tekrar kılabileceğimizin ilanıdır ve bu eylem namaz ibadetinin ilk başlangıcını değil mecburi ara verilen namazın kaldığı yerden devamını ilan eder. Hac için de aynı fiilin kullanılmasından anlaşılacağı üzere Nuh Tufanı sonrası uzun süre sular altında kalan ve yıkıma uğrayan Kabe'nin kaybolmuş yerinin yeniden tespiti ve İbrahim aleyhiselam ve oğulları tarafından onarımını müteakip ilk ümmetlerden beri bilinen hac ibadetinin kaldığı yerden devamının ilan edildiği bildirilmektedir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
İnsanlar arasında haccı duyur. Yürüyerek ve uzak yollardan yorgun hayvanlar üstünde sana gelsinler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“İnsanlara da haccı duyur ki, yaya olarak yahut her türlü binek üzerinde, dünyanın dört bucağından sana gelsinler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnsanlar içinde haccı ilan et ki, gerek yaya olarak gerekse derin vadilerden gelerek, yorgunluktan incelmiş binitler üzerinde sana ulaşsınlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı nidā eyle ādemįlere ḥacca geleler saña erenler daħı her bir aruķ üzere geleler her ıraķ yoldan.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḫalḳı ḥacca da‘vet eyle, gelsünler saña ayaḳ bile yürüyüp. Her ıraḳdeve üstine daḫı gelürler her ıraḳ yollardan.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İnsanları həccə çağır ki, onlar sənin yanına (istər) piyada və (istərsə də) hər uzaq yoldan yollanan hər çür arıq (yorğun-arğın) dəvələr üstündə (süvari olaraq) gəlsinlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And proclaim unto mankind the Pilgrimage. They will come unto thee on foot and on every lean camel; they will come from every deep ravine.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And proclaim the Pilgrimage among men: they will come to thee on foot and (mounted) on every kind of camel, lean on account of journeys through deep and distant mountain highways;(2799)
2799 When the Pilgrimage was proclaimed, people carne to it from every quarter, near and far, on foot and mounted. The "lean camel" coming after a fatiguing journey through distant mountain roads typifies the difficulties of travel, which Pilgrims disregard on account of the temporal and spiritual benefits referred to in the next verse.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَذِّنْ
ve ilan et
فِي
içinde
النَّاسِ
insanlar
بِالْحَجِّ
haccı
يَاْتُوكَ
sana gelsinler
رِجَالاً
yaya olarak
وَعَلٰى
ve üzerinde
كُلِّ
her
ضَامِرٍ
yorgun (deve)
يَاْت۪ينَ
gelsinler
مِنْ كُلِّ
herbirinden
فَجٍّ
yolun
عَم۪يقٍۙ
uzak
"Ve insanlar arasında haccı ilan et ki gerek yaya olarak gerekse nice uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler!"
اَذَّنَ
Fiil-II
ا ذ ن
Nidâ etti, seslendi, ilan etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
حَجّ
İsim
ح ج ج
Hac
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
رِجَال
İsim
ر ج ل
Erkekler, adamlar
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
ضَامِر
Etken fiil
ض م ر
Yorgun (deve)
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
فَجّ
İsim
ف ج ج
Genişçe yol
عَمِيق
Sıfat
ع م ق
Uzak