close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Gâşiye Sûresi 20. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-ilâ-l-ardi keyfe sutihat
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve yeryüzüne, nasıl da yayılmış?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yerküreye (bakıp da ibret almazlar mı); nasıl yayılıp-döşenmiş (tarıma uygun hale getirilmiş bulunmaktadır?)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yeryüzüne bakmazlar mı nasıl da yayılıp döşenmiş?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yerküreye, yeryüzüne bakıp bir şey anlamıyorlar mı? Nasıl yayılmış, yaşamaya elverişli hale getirilmiş?
Ahmet Varol
swap_vert close
Yere, nasıl döşendiğine?
Ali Bulaç
swap_vert close
Yere; nasıl yayılıp-döşendi?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yere de bakmazlar mı, nasıl döşenmiş?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yerin nasıl serildiğine bakmadılar mı? (Ki şüphe ediyorlar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
17,18,19,20. Develerin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bakmazlar mı?[753]
[753] Kainatı gözlemek hakkında bilgi için bk: Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 87-90.  
Besim Atalay
swap_vert close
Öyle ise sen öğütle
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bakmıyorlar mı yeryüzüne, nasıl döşenmiştir!
Cemil Said
swap_vert close
17-20. Devenin nasıl yaratıldığına, semânın irtifâ’ına, dağların nasıl yüksek ve yerin nasıl düz oldığına nazar itmiyorlar mı?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
17,18,19,20. Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yeryüzüne bakmıyorlar mı, nasıl yayılmıştır!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
17-20. Peki insanlar devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl yayıldığına bakmazlar mı?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
17, 18, 19, 20. (İnsanlar) devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve yere, nasıl döşendi?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yere bakmıyorlar mı, nasıl yayılmış?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve o Arza nasıl satıhlanmış?
Emrah Demiryent
swap_vert close
17-20. Onlar (kâfirler), develerin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların (sağlam bir şekilde yeryüzüne) nasıl dikildiğine, yeryüzünün (canlıların yaşamasına elverişli bir hâlde) nasıl yayılıp da döşendiğine (tefekkür ederek) bakmazlar mı?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve yeryüzüne, nasıl yayılıp döşenmiş?
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
o yere, nasıl yayılıb döşenmişdir o?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve yere (bakmıyorlar mı), nasıl yayılıp döşenmiş?(1)
(1)“Sâni‘in (herşeyi san‘atla yaratan Allah’ın) kudreti, kibriyâ (büyüklük) ve celâl (nihâyetsiz büyüklük ve kahır) noktasında, kâinâtı öyle muhteşem bir saray şeklinde îcâd ediyor (yaratıyor) ki; (...) zemîn yüzünü bir sofra, bir tarla, bir bahçe, bir halîçe (halı) ve dağları birer mahzen, birer direk, birer kal‘a (kale) ve hâkezâ(bunun gibi) bütün eşyâyı büyük bir mikyasta (ölçüde) o büyük sarayın levâzımâtı (eşyaları) şekline getirerek, şa‘şaalı (parlak) bir sûrette haşmet-i rubûbiyetini (umûm kâinâtı terbiye edişinin heybetini) gösterdiği gibi; cemâl (güzellik ve lütuf) noktasında rahmeti dahi en küçük zîhayâta (canlıya) kadar her zîrûha (ruh sâhibine)envâ‘-ı ni‘metini (ni‘metinin çeşitlerini) verir, onun ile tanzîm eder. Baştan aşağıya kadar ni‘metlerle süsleyip, lütf u keremle tezyîn eder (ziynetlendirir).” (Mektûbât, 20. Mektûb, 64-65)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlar yerkürenin (dağlarıyla, platolarıyla, ovalarıyla, engebeli arazileriyle, vadileriyle, deniz, göl ve akarsularıyla vs. yaşam için) nasıl düzenlendiğine (ibretle) hiç bakmıyorlar mı? *
(*) Ayette geçen (سُطِحَتْ)’’sutıhat’’kelimesi, bazı meallerde (düzlenmiş) şeklindeki çevrileri yanlıştır. Çünkü bundan önce hemen dağlardan söz edilmiştir. Eğer yeryüzünde dağlar varsa ve Kur’an da bunlardan söz ediyorsa, demek ki ayette geçen ‘’satıh’’ düzlenmek veya düz yapılmak anlamında değildir. Ayrıca bildiğiniz gibi Kur’an müteaddit ayetlerinde dağlardan, tepelerden, vadilerden, derelerden, nehirlerden, akarsulardan, denizlerden vs. söz ediyor. Hatta Kur’an’ın indiği yer olan Mekke’nin yerleşim merkezi bile bir vadidedir, doğu tarafında safa ve merve tepelerinin yer aldığı Ebukubeys Dağı, batısında Kuyuklan, güney batısında Sevr Dağı, Kuzeydoğusunda Hıra ve Sebir dağları yer alır. Ayrıca Mekke’nin güney doğusuna Mekke’den 25 km uzaklıkta olan Arafat Dağı da bulunur. Peki bütün bunlara rağmen hangi mantıkla Kur’an’a göre dünya düzdür denilebiliyor. İşte bu yüzden eğer (سطحت)’’düzlenmek veya düz anlamında olsaydı, Mekkeli müşriklerin bile bu ayette itirazları olacaktı ‘’ve ey Muhammed! Mekke bölgesi nasıl düz olduğunu görmüyor musun?’’ diye kendisiyle dalga geçeceklerdi. Peki, niye böyle bir şey olmamıştır? Çünkü onlar da (سطح)’’satıh’’ın düz anlamında olmadığını gayet iyi biliyorlardı! ألا ينظرون الى الأرض التي يتقلبون عليها كيف مهّدها الله لهم، فأينَ ما سافر الانسانُ يجدها مبسوطة سهلة مع أنها كروية الشكل(تيسير التفسير - القطان) مهد الأمر : سهله ووطأه وأصلحه (المعجم: الرائد) (وَإِلَى الْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ) ومهدت على ما يقتضيه صلاح أمور ساكنيها وانتفاعهم بما في ظاهرها من المنافع وما في باطنها من المعادن.(تفسير المراغي) قوله تعالى (وَإِلَى الْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ) لا يعني بأن الأرض مسطحة كما اعتقد بعض الجاهلين ولبَّس الملبسون والمشككون، فالآية الكريمة جاءت بمعنى (انظر الى الأرض كيف خلق الله سبحانه سطحها، انظر الى سطح الأرض الذي تعيش عليه) فالبشر يعيشون على أرض لها سطح وليس كلها صطحا حتى ولو كان شكلها كرويا ...(الرد على شبهة الأرض المسطحة والى الأرض كيف سطحت) أي برد سطحها فأصبحت صالحة للسكنى وللزراعة والانتقال عليها من مكان إلى مكان آخر ( حقائق التأويل في الوحي والتنزيل)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yeryüzüne bakmıyor mu, nasıl kalınacak bir satıh haline getirilmiş?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
yer nasıl yayıldı?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yerin nasıl yayıldığına bakmıyorlar mı? [⁶].
[6] Artık nasıl kıyameti inkâr ediyorlar?  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yeryüzüne bakmazlar mı nasıl yayılmış?
Kadri Çelik
swap_vert close
Yere; nasıl serilip döşenmiş?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve bütün canlıların türlü nîmet ve imkânlarla donatılarak huzur ve güven içinde yaşadığı yeryüzüne, nasıl halı gibi önlerine serilip döşenmiş?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yeryüzü; nasıl döşendi?
Mehmet Çakır
swap_vert close
yeryüzünün nasıl düzlendiğine...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yeryüzüne bakmıyorlar mı; rengârenk ağaçlarla, bitkilerle, meyvelerle, denizlerle, nehirlerle, pınarlarla, dağlarla, tepelerle nasıl döşenmiştir?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yere, nasıl yayılmış!
Mehmet Türk
swap_vert close
17,18,19,20. (Şu insanlar,) devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl düzenlendiğine? Hiç bakmıyorlar mı?¹
1 Burada Yaratıcının kudretine dikkat çekilirken ilk önce devenin ileri sürülmesi insana acayip gelirse de bu acayiplikte kastedilen mânâya isabet açısından “bera’at-i istihlal” gibi bir bediî sanat vardır. Zira maksat, bakılmaya alışılmış ve pek olağan gibi görünen şeylerin bile yaratılış niceliğinin enteresan şeylerle dolu bulunduğunu duyurmaktır. Deve yaratılışının gerçekten enteresanlığı ile beraber Arapların en yakından gözlerine çarpması gerektiği düşünülürse, bunun yaratılışının âlemi seyretmek için ilk bakılacak yer edinilmesi en uygun harekettir. Bu sayılan deveye ondan göğe, ondan dağlara, onlardan yerdeki şeylere bakmak da, bütün âleme bakma manasını taşır. Bazıları buradaki “ibil” kelimesine mecazen “yağmur yüklü bulut” anlamı vermişlerse de bu kelime bulut değil bulut çeşitlerinden birine verilen bir isimdir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve toprağa, nasıl yayılmış?
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve yeryüzüne. Nasıl yayılmış? 2/29, 40/64
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve yeryüzüne (bakmazlar mı), nasıl yayılmış?
Orhan Kuntman
swap_vert close
19,20. 0 yüksek dağlara bakmazlar mı? Nasıl dikilmiş? (Ağaçlarının altında oturup etrafı seyrediyorlar.) Yeryüzüne bakmazlar mı, (ayaklarının altına halı gibi) serilmiş? (Çimenlerin üzerinde gezinip duruyorlar!.. Bunları yaratan Allah Teâlâ’nın, cennet ile cehennemi yaratmaya gücü yetmez mi?)
Osman Fırat
swap_vert close
Yeryüzüne (bakmıyorlar mı) nasıl yayılmıştır!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve yere ki, nasıl yayılmış?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yeryüzü nasıl yayılıp hayata elverişli kılınmış?
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yere, nasıl yayılıp döşenmiş?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Arza bakmazlar mı ki nasıl döşenmişdir?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yer nasıl döşenmiş?
Şaban Piriş
swap_vert close
Ve yere.. Nasıl yayıldı?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yere bakmazlar mı, nasıl düzlenmiş?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve yere, nasıl yayılıp döşendi!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yirdin yaña nite döşenildi?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı yirlere nice döşendi?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və yerə (baxmırlar ki) necə döşədilmişdir?
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the earth, how it is spread?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And at the Earth,(6106) how it is spread out?
6106 The fourth and last instance given is that of the Earth as a whole, the habitation of mankind in our present phase of life. The Earth is a globe, and yet how marvellously it seems to be spread out before us in plains, valleys, hills, deserts, seas, etc.! Can man, seeing these things, fail to see a Plan and Purpose in his life, or fail to turn to the great Creator before Whom he will have to give an account after this life is done?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِلَى الْاَرْضِ
ve yeryüzüne
كَيْفَ
nasıl
سُطِحَتْ۠قف
yayılıp döşenmiş
Ve yeryüzünün nasıl yayılıp döşendiğine (bakmazlar mı)?
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
كَيْف
İsim
ك ي ف
Nasıl
سَطَحَ
Fiil-I
س ط ح
Yayılıp döşedi