Gâşiye Sûresi Meali ve Arapçası

close
close

Gâşiye Sûresi, Kur'ân-ı Kerîm'in 88. sûresidir. Mekkî bir sûredir, 26 âyetten oluşur ve nüzûl sırasına göre 68. sûredir. Aşağıda Arapça metni ve Muhammed Hüseyin (R.A.) hazretlerinin Âyetlere Göre Genişletilmiş Meali yer alır.

1. Âyet

هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْغَاشِيَةِۜ

(Resulüm!) Ğaşiye'nin (dehşeti her şeyi kaplayan kıyametin) haberi sana geldi mi?

2. Âyet

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌۙ

O gün birtakım yüzler (Rabbinin azabının hak olduğunu gördüklerinde bir haşyete ve zillete bürünerek) öne eğilir.

3. Âyet

عَامِلَةٌ نَاصِبَةٌۙ

(Onlar) Durmadan çalışmış, (fakat boşuna) yorulmuştur.

4. Âyet

تَصْلٰى نَاراً حَامِيَةًۙ

(Onlar o gün) Kızgın bir ateşe girer!

5. Âyet

تُسْقٰى مِنْ عَيْنٍ اٰنِيَةٍۜ

(Ve) Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.

6. Âyet

لَيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ اِلَّا مِنْ ضَر۪يعٍۙ

Onlar için (iç organları parçalayan) kuru bir dikenden başka bir yiyecek yoktur!

7. Âyet

لَا يُسْمِنُ وَلَا يُغْن۪ي مِنْ جُوعٍۜ

(O) Ne besler ne de açlığı giderir.

8. Âyet

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌۙ

O gün birtakım yüzler de vardır ki nimette (sonsuz bir mutluluk içinde)dirler.

9. Âyet

لِسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۙ

(Dünyadaki) Çaba ve gayretlerinden dolayı (Rabblerinin kendilerine olan ikramlarından) razı olmuşlardır.

10. Âyet

ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ

(Onlar) Yüce bir cennettedirler.

11. Âyet

لَا تَسْمَعُ ف۪يهَا لَاغِيَةًۜ

Orada boş bir söz işitmezler.

12. Âyet

ف۪يهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌۢ

Orada (devamlı) akan bir (çok) pınar(lar),

13. Âyet

ف۪يهَا سُرُرٌ مَرْفُوعَةٌۙ

Ve orada yükseltilmiş tahtlar,

14. Âyet

وَاَكْوَابٌ مَوْضُوعَةٌۙ

(Önlerine) Konulmuş kadehler,

15. Âyet

وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌۙ

Sıra sıra dizilmiş yastıklar,

16. Âyet

وَزَرَابِيُّ مَبْثُوثَةٌۜ

Ve (boydan boya) serilmiş (gösterişli) halılar vardır.

17. Âyet

اَفَلَا يَنْظُرُونَ اِلَى الْاِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ۠قف

Peki, (inkâr edenler) devenin nasıl yaratıldığına bakmazlar mı?

18. Âyet

وَاِلَى السَّمَٓاءِ كَيْفَ رُفِعَتْ۠قف

Ve göğün nasıl yükseltildiğine?

19. Âyet

وَاِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ۠قف

Ve dağların nasıl dikildiğine?

20. Âyet

وَاِلَى الْاَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ۠قف

Ve yeryüzünün nasıl yayılıp döşendiğine (bakmazlar mı)?

21. Âyet

فَذَكِّرْ اِنَّـمَٓا اَنْتَ مُذَكِّرٌۜ

O hâlde (resulüm! Sen, seni dinleyenlere âyetlerimi) hatırlat; çünkü sen, ancak bir müzekkirsin (âyetlerimi hatırlatıcı ve öğüt vericisin).

22. Âyet

لَسْتَ عَلَيْهِمْ بِمُصَيْطِرٍۙ

Sen, onlara (imanı dayatan) bir zorba değilsin.

23. Âyet

اِلَّا مَنْ تَوَلّٰى وَكَفَرَۙ

Ancak kim (de senden ve sana indirdiğimiz vahiyden) yüz çevirip (onu) inkâr ederse,

24. Âyet

فَيُعَذِّبُهُ اللّٰهُ الْعَذَابَ الْاَكْبَرَۜ

İşte, Allah ona en büyük azap ile azap eder.

25. Âyet

اِنَّ اِلَيْنَٓا اِيَابَهُمْۙ

Muhakkak ki onların dönüşü ancak Bizedir.

26. Âyet

ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُمْ

Sonra onların hesaba çekilmesi de sadece Bize aittir.

Gâşiye Sûresi Hakkında

Mekke’de nazil olmuştur, yirmi altı âyettir. Fâsıla*sı (ت، ة، ر، ع، م) harfleridir. Adını birinci âyette geçen ve “örten, bürüyen, kaplayan” veya “örtü, ansızın gelip insanı saran üzücü ya da sevindirici hadise” mânasına gelen gâşiye kelimesinden alır. Tefsirlerde gâşiyenin bu sûrede istiare yoluyla kıyameti, cehennem ateşini veya cehennem ateşine atılacak olanları ifade ettiği şeklinde farklı görüşler ileri sürülmüş olup bunların ilki sûrenin muhtevasına daha uygun görünmektedir.

Sûrenin ilk yedi âyeti cehennem ehlinin, ardından gelen dokuz âyeti de cennet ehlinin durumunu tasvir eder. Daha sonra ebedî saadetle ebedî bedbahtlığın temel unsurunu teşkil eden iman ve inkâr konularına geçilerek Allah’ın varlık ve kudretine inanmak için tabiatın yaratılış ve işleyişinin incelenmesi tavsiye edilir. Hz. Peygamber’den, İslâm’a davet hususunda zor kullanma yerine uyarıcı bir tutum takip etmesi istenir. Sûre, bütün insanların Allah’ın huzuruna döneceklerini ve bizzat O’nun tarafından hesaba çekileceklerini belirten âyetlerle son bulur. Bu âyetler, bazı Şîa gruplarınca kabul edilen ve mahşer halkının Hz. Ali tarafından hesaba çekileceğini ileri süren görüşle, bir kısım tarikat mensuplarının âhirette kendi hesaplarının şeyhleri tarafından görüleceği vehmini doğuran telakkilerinin yanlış olduğunu açıkça ispat etmektedir.

Hz. Peygamber’in cuma ve bayram namazlarında Gâşiye sûresini okuduğu rivayet edilmektedir. Zemahşerî ve Beyzâvî gibi bazı müfessirlerin naklettiği, “Allah Gâşiye sûresini okuyanın âhiret hesabını kolaylaştırır” mealindeki hadisin mevzu olduğu kabul edilmiştir.

BİBLİYOGRAFYA:

Râgıb el-İsfahânî. el-Müfredât, “ġşy” md.; İbnü’l-Esîr, en-Nihâye, “ġşy” md.; Lisânü’l-ǾArab, “ġşy” md.; Kamus Tercümesi, “ġşy” md.; Müslim. “CumǾa, 62-63; Taberî, CamiǾü’l-beyân (Bulak), XXX, 101-102; Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, Beyrut, ts. (Dâru İhyâi’t-türâsi’l-Arabî), XXXI, 150; İbn Hacer, el-Kâfi”ş-şâf (Zemahşerî, el-Keşşâf içinde), Kahire 1373/1963, IV, 595; Şevkânî. Fethu’l-kadîr, V, 422, 431; Âlûsî. Rûhu’l-meǾânî, Kahire, ts. (Dâru İhyâi’t-türâsi’l-Arabi), XXX, 111-112,118.

Bekir Topaloğlu