Kur'an, kendisine tebliğ edildikten sonra kafir olanlar; ve hem de şüphe yok ki bu Kur'an, eşsiz ve sütün bir kitaptır ki.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vertclose
Şüphesiz kendilerine zikir (Kur’ani hüküm ve haberler) gelince onu inkâr edenler (ateşin ehlidir); oysa O, Aziz (şerefi yüksek, üstün) bir Kitaptır. (İnsanlığın huzur ve kurtuluş reçetesidir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vertclose
Onlar ki, Kur'ân kendilerine geldiği zaman, O'nu tanımayıp, gerçekleri örtbas edip reddettiler. Halbuki O eşsiz, üstün, değerli bir kitaptır
Ahmet Tekin
swap_vertclose
Kendilerine okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur'an geldiğinde, onu inkârda ısrar edenler, bunun sonuçlarına katlanacaklar. O, kudretli ve hükümran bir kitaptır.
Ahmet Varol
swap_vertclose
Onlar (ateşe atılacaklar) kendilerine Kur'an gelince onu inkar ettiler. Oysa o çok ulu bir kitaptır.
Ali Bulaç
swap_vertclose
Şüphesiz, kendilerine zikir gelince onu inkâr edenler (ateşin içine bırakılırlar); oysa o, aziz (şerefi yüksek, üstün) bir Kitaptır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vertclose
Kendilerine Kur'an geldiği vakit, onu inkâr edenler, (azaba uğratılacaklardır). Muhakkak ki, o çok şerefli bir kitabdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vertclose
Şüphesiz (yasa, ilim ve zikir ile dolu olan) Kur’an kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler (sonucuna katlanacaklar.) Çünkü o, eşsiz, güçlü bir kitaptır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vertclose
Kendilerine geldiğinde Kur'ân'ı inkâr edenler de saklanamazlar. Çünkü o Kur'ân eşsiz bir kitaptır.[513]
[513] Kur’ân’ın bazı özellikleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 141-147.
Besim Atalay
swap_vertclose
Kur'an kendilerine geldiğinde, kâfirler iğrilik etmektedirler, oysa emre bir kitaptır
Cemal Külünkoğlu
swap_vertclose
Kur'an kendilerine geldiğinde onlar, onu inkâr ettiler. Oysa o, şerefli ve gözardı edilemez bir kitaptır.
Cemil Said
swap_vertclose
Kur’ân’a inanmadılar halbuki Kur’ân ’azîz bir kitâbdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vertclose
41,42. Kitap kendilerine gelince, onlar, onu inkar etmişlerdir; oysa o, değerli bir Kitap'dır. Geçmişte ve gelecekte onu batıl kılacak yoktur. Hakim ve övülmeğe layık olan Allah katından indirilmedir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vertclose
Kur’an kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler mutlaka cezalarını göreceklerdir. Şüphesiz o, çok değerli ve sağlam bir kitaptır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vertclose
Bu uyarıcı kitap kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler (cezalarını görecekler). O, gerçekten çok değerli bir kitaptır.
Diyanet Vakfı
swap_vertclose
Kendilerine Kitap geldiğinde onu inkâr edenler (şüphesiz bunun sonucuna katlanacaklardır). Halbuki o, eşsiz bir kitaptır.
Edip Yüksel
swap_vertclose
Kendilerine mesaj ulaştıktan sonra onu inkar edenler bilsin ki o üstün bir kitaptır.
"Zikir (mesaj)" Kuran'ın bir ismi olup, Kuran'ın matematiksel kodu için de kullanılır. Bak 38:1-8 ve 74:30-31.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vertclose
Kur'ân kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, mutlaka cezalarını çekceklerdir. O gerçekten çok değerli bir kitaptır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vertclose
Onlar: o zikir kendilerine geldiği vakıt ona körlük eden mülhidler, halbuki o misli bulunmaz azîz bir kitab
Emrah Demiryent
swap_vertclose
Kendilerine gelen zikri (Kur’ân’ı) inkâr edenler elbette cezalarını çekeceklerdir. Gerçekten o (Kur’ân) çok değerli (şerefli, üstün ve eşsiz) bir Kitap’tır.
Erhan Aktaş
swap_vertclose
Onlar, kendilerine zikir¹ geldiği zaman onu yalanladılar. Kuşkusuz O, yüce bir Kitap'tır.
1- Öğüt olan Kur'an.
Hasan Basri Çantay
swap_vertclose
(Âyetlerimiz hakkında sapıklığa düşenler) o zikre (Kur'ana) — o, kendilerine gelince — küfredenler (dir ki işte bunlar şübhesiz bize gizli kalmazlar). Halbuki o, cidden sarp bir kitabdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vertclose
Doğrusu o kimseler ki, kendilerine geldiğinde Kur'ân'ı inkâr ettiler. Hâlbuki şübhesiz o, gerçekten çok yüce bir Kitab'dır.
İhsan Aktaş
swap_vertclose
Şüphesiz kendilerine zikir (Kur’an’i hüküm ve mesajlar) gelince onu inkâr etmiş olanlar (ateşi hak edenlerdir). Oysaki (inkâr etmiş olmalarına rağmen) kesinlikle o, çok değerli ve sağlam bir kitaptır.
İlyas Yorulmaz
swap_vertclose
Onlara geldiğinde, öğütlerle dolu Zikir/Kur’an’ı inkâr edenler bilsinler ki o, kesinlikle güçlü bir kitaptır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vertclose
Gerçekten onlar o kimseler ki Kur’an kendilerine gelince onu tanımazlık ederler. Oysaki o, öyle mutlu bir kitaptır ki,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vertclose
Kur/an kendilerine gelince onu tanımayanlar azaptan kurtulamayacaklar, halbuki o, yüce mertebede bir Kitaptır [¹].
[1] Ne evvel gelen, ne sonra gelen bir Kitap O'nu yalan sayamaz.
İsmail Yakıt
swap_vertclose
Onlar, zikr/Kur’an kendilerine geldiğinde onu inkâr edenlerdir. Muhakkak ki Kur’an yüce [azîz] bir Kitap’tır.
Kadri Çelik
swap_vertclose
Şüphesiz kendilerine hatırlatıcı (Kur'an) gelince, onu inkâr ettiler. Hâlbuki o üstün bir kitaptır.
Mahmut Kısa
swap_vertclose
Gerçek şu ki, kendilerine tebliğ edilenbu son ilâhî Öğüdü inkâr edenler, dünyada da âhirette de zillet ve perişanlıktan kurtulamayacaklar! Çünkü bu Kur’an öyle muhteşem, öyle değerli bir kitaptır ki;
Mahmut Özdemir
swap_vertclose
Onlara geldiğinde Zikr’i inkâr etmiş olanlar; O, elbette azîz bir kitaptır.
Mehmet Çakır
swap_vertclose
Kendilerine okunan Söylem'e inanmayanlar! Şunu iyi bilin ki Kuran, çok saygın bir Kitap'tır.
Mehmet Çoban
swap_vertclose
Kur’an kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, inkârları ile beraber hesap gününe gelenler, mutlaka cezalandırılacaklardır. Şüphesiz Kur’an çok değerli ve bilgileri sapasağlam olan, gerçekleri anlatan bir kitaptır.
Mehmet Okuyan
swap_vertclose
Şüphesiz ki kendilerine [zikr] (Kur’an) geldiğinde onu inkâr edenler (kayıptadır). Şüphesiz ki o yüce bir kitaptır.
Mehmet Türk
swap_vertclose
Şüphesiz, kendilerine gelen Kur’an’ı inkâr edenler (iyi bilsinler ki) o, çok şerefli bir Kitaptır.
Muhammed Esed
swap_vertclose
Gerçek şu ki, kendilerine gelen bu uyarıyı inkar edenler [var ya, işte onlar hüsrana uğrayanlardır]; çünkü o yüce bir ilahî kelâmdır:
Mustafa Çavdar
swap_vertclose
Kendilerine gelen bu ilahi uyarıya inanmayanlar iyi bilsinler ki bu Kuran yüce ve eşsiz bir kitaptır. 4/82, 27/6
Mustafa İslamoğlu
swap_vertclose
Kendilerine ulaştığı halde bu ilâhî uyarıyı inkâr edenler bilsinler ki,[⁴²⁷⁹] kesinlikle o, pek yüce bir Kitaptır.
[4279] Veya innenin mahzuf haberini gözeterek: “bu ilâhî uyarıyı inkâr edenler (hüsrana uğrayacaklardır)”. Ya da: “inkâr edenler (O’nu inkâr etmiş sayılırlar)” (İbn Âşûr).
Orhan Kuntman
swap_vertclose
Kendilerine geldiğinde, Kur'an'ı inkâr edenler, (mutlaka cezalarını çekeceklerdir, herkes bilmelidir ki) kuşkusuz o eşsiz bir Kitap'tır.
Osman Fırat
swap_vertclose
Onlar, kendilerine gelen Kur’ân’ı inkâr ettiler. Şüphesiz o, üstün bir kitaptır,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vertclose
Şüphe yok (mülhidler) o kimselerdir ki, kendilerine geldiği zaman Kur'an'ı inkâr etmişlerdir ve muhakkak ki o, elbette azîz bir kitaptır.
Suat Yıldırım
swap_vertclose
41, 42. Kendilerine gelen bu şanı yüce dersi inkâr edenler elbette cezadan kurtulamazlar. Halbuki o eşsiz ve pek kıymetli bir kitaptır. Öyle bir kitaptır ki batıl ona ne önünden, ne ardından, hiç bir taraftan yol bulamaz. (Tam hüküm ve hikmet sahibi, bütün hamdlerin ve övgülerin sahibi) o Hakîm ve Hamîd tarafından indirilmiştir.
Süleyman Ateş
swap_vertclose
Onlar, kendilerine gelen Kur'an'ı inkar ettiler. Halbuki o, öyle eşsiz bir Kitaptır,
Süleyman Tevfik
swap_vertclose
41,42. Kur'ân kendilerine geldikde kâfir olanlar (küfürlerinin cezâsını görirler). Tahkîk Kur'ân bir kitâb-ı 'azîzdir ki ona ne önünden ve ne ardından bâtıl yol bulur. Emrinde hakîm ve bizâtihi mütehakk-ı hamd olan Allâh tarafından inzâl olunmuşdur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vertclose
Bu Zikir[*] kendilerine gelince görmezlik edenler (ateşe atılacak olanlardır). Oysaki o, güçlü bir kitaptır.
[*] Tümüyle doğru olan bilgiyi.
Şaban Piriş
swap_vertclose
Kitap kendilerine geldiğinde onu inkar ettiler. Oysa o, eşsiz bir kitaptır.
Ümit Şimşek
swap_vertclose
Kendilerine öğüt geldiğinde onu yalanladılar. Halbuki o aziz bir kitaptır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vertclose
Onlar, o zikiri/Kur'an'ı kendilerine geldiğinde inkâr ettiler. Halbuki o, eşsiz yücelikte bir Kitap'tır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vertclose
bayıķ anlar kim kāfir oldılar ķur’ān’a ol vaķt kim geldi anlara ya'nį cezā virineler daħı bayıķ ol kitābdur 'azįz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vertclose
Ol kişiler ki kāfir oldılar Ḳur’āna özlerine geldügi vaḳt. Taḥḳīḳ ol‘azīz kitābdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vertclose
Özlərinə Qur’an gəldiyi zaman onu yalan hesab edənlər (mütləq cəzalarına çatacaqlar). O (Qur’an), şübhəsiz ki, çox dəyərli (qiymətli) bir kitabdır.
M. Pickthall (English)
swap_vertclose
Lo! those who disbelieve in the Reminder when it cometh unto them (are guilty), for lo! it is an unassailable Scripture.
Yusuf Ali (English)
swap_vertclose
Those who reject the Message(4513) when it comes to them (are not hidden from Us). And indeed it is a Book of exalted power.
4513 Mere rejection by men will not silence the Signs of Allah, which will work unintermittently and with the fullest potency.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrowbookmarksave_altmore_vert
content_copyÂyeti Kopyala
linkLinki Kopyala
photo_cameraGörüntü Oluştur
videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
بِالذِّكْرِ
zikri
لَمَّا
ne za- man ki
جَٓاءَهُمْۚ
kendileri- ne geldi
وَاِنَّهُ
ve şüp- hesiz o
لَكِتَابٌ
elbette bir Kitâb'tır
عَز۪يزٌۙ
azîz
Şüphesiz (o gün) kendilerine zikir (olan bu Kur'ân) geldiğinde onu inkâr edenler (bunun sonucuna katlanacaklardır). Hâlbuki o, elbette azîz (şerefli ve insanı şereflendiren) bir Kitâb'tır.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli