close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fussilet Sûresi 40. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne yulhidûne fî âyâtinâ lâ yaḣfevne ‘aleynâ(k) efemen yulkâ fî-nnâri ḣayrun emmen ye/tî âminen yevme-lkiyâme(ti)(c) i’melû mâ şi/tum(s) innehu bimâ ta’melûne basîr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bizim delillerimizle eğri yola sapanlar gizli değildir bize. Artık ateşe atılan mı hayırlıdır, yoksa kıyamet günü emin olarak gelen mi? Ne dilerseniz yapın, şüphe yok ki o, bütün yaptıklarınızı görür.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ayetlerimiz konusunda (yalanlama ve yamultma amacıyla) doğruluktan sapanlar (ve çarpıtma yorum yapanlar) Bize gizli değildir. O halde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelip (huzurumuza çıkan) mı daha iyidir (ve hayırlı kimsedir)? Artık dilediğinizi yapın. O, yaptıklarınızı görmekte (ve sürekli kaydettirmekte)dir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ayetlerimizi inkâr edip, yalanlayıp, anlamını saptıranlar, bize gizli kapalı kalmazlar. O halde, şu iki kişiden hangisi daha hayırlıdır; ateşe atılmaya mahkum edilen mi, yoksa kıyamet günü huzurumuza güvenle gelecek olan mı? Ne dilerseniz yapın, şüphe yok ki O, bütün yaptıklarınızı görür.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Âyetlerimizle ilgili ileri geri konuşup, bâtıl te'viller yapanlar, âyetlerimize dil uzatıp hakaret ederek inkâra kalkanlar, bize gizli kalmaz. Tepe taklak ateşe atılan mı, yoksa Kıyamet gününe, hesap gününe güven içinde gelen mi daha iyi durumdadır? Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde tercihinizi isabetli kullandığınızı zannederek dilediğinizi yapın. Allah şuurlu maksatlı amellerinizi biliyor, görüyor.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ayetlerimiz hakkında sapıklığa düşenler bizden gizli kalmazlar. O halde ateşe atılan mı daha iyi durumdadır yoksa kıyamet günü güven içinde gelen mi? Dilediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı görmektedir.
40.İbnu Cerir`in Sa`d bin Cubeyr`den rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime Kureyşilerin: "Bu Kur`an yabancı dille ve Arapça (iki dille) indirilmeli değil miydi?" demeleri üzerine indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ayetlerimiz konusunda çarpıtma yapanlar, Bize gizli kalmazlar. Öyleyse ateşin içine bırakılan mı daha hayırlıdır yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Siz dilediğinizi yapın. Çünkü O yaptıklarınızı gerçekten görendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ayetlerimiz hususunda hakdan ayrılanlar (inkâra düşenler), muhakkak bize gizli kalmazlar, (bütün yaptıklarınızı biliriz). O halde ateşe atılan mı hayırlıdır, yoksa kıyamet günü (azabdan) emin olarak gelecek olan mı? Artık dilediğinizi yapın; çünkü O, bütün yaptıklarınızı görendir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hiç şüphesiz ayetlerimizden sapanlar, Biz’den gizli kalamazlar. Artık, ateşe atılan mı, yoksa kıyamet günü güven içinde (Rabbinin huzuruna) gelen mi daha yararlıdır? İstediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı çok iyi görendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Âyetlerimizin anlamını saptıranlar, kendilerini bizden gizleyemezler. Kıyamet gününde ateşe atılacak olan mı daha iyidir; yoksa güven içinde gelecek olan mı? Dilediğinizi yapınız. Şüphesiz ki Allah, yaptığınız her şeyi görmektedir.
Besim Atalay
swap_vert close
Bizim âyetlerimizde ¡griliğe sapanlar, bize gizli değildir, ateşe atılan mı? Yoksa, kıyamet günü emniyette olarak gelen mi, daha hayırlıdır? Ne isterseniz yapınız, O görür sizlerin yaptığınızı!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ayetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar bize gizli kalmazlar. O halde ateşin içine atılan mı daha iyidir, yoksa kıyamet günü tam bir güven içinde (korku ve endişe duymayacak) olan mı? (Bütün bu uyarılara rağmen yolunuza devam edecekseniz) istediğinizi yapın (ama ne yaparsanız ona göre muamele göreceksiniz, bunu bilin). Şüphesiz O, yaptıklarınızı (hem) görmektedir (hem de kaydetmektedir).
Cemil Said
swap_vert close
Bizim âyâtımızı tanımayanlar kendilerini bizden ihfâ idemezler. Ateşe mahkûm olan dinsizin hâli kıyâmet gününde kemâl-i emniyetle gelenden daha hayırlı mıdır? Siz istediğinizi yapınız Allâh a’mâlinizi görir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ayetlerimizi inkar edenler Bize gizli değillerdir. Kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi işleyin, doğrusu O, yaptıklarınızı gören'dir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Âyetlerimiz konusunda (yalanlama amacıyla) doğruluktan sapanlar bize gizli kalmaz. O hâlde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Âyetlerimiz konusunda gerçekten sapanlar bizden gizlenemezler. Bu durumda ateşe atılan mı daha iyidir, yoksa kıyamet günü (huzurumuza) güvenle gelen mi? İstediğinizi yapın! O, yaptıklarınızı kuşkusuz görmektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Âyetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar bize gizli kalmaz. O halde, ateşin içine atılan mı daha iyidir, yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Dilediğinizi yapın! Kuşkusuz O, yaptıklarınızı görmektedir.  
 Âyetler hakkında, doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapma hususu, doğruyu kötüleme, tahrife yeltenme, bâtıl tevillere kalkışma ve manasız tartışmalara girişme şeklinde yorumlanmıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ayetlerimiz konusunda çarpıtmalar yapanlar bizden gizli kalmaz. Ateşe atılan mı, yoksa diriliş gününde güven içinde bize gelen mi daha iyidir? Dilediğiniz gibi davranın. O, yaptıklarınızı elbette Görendir.
Müşriklerin Kuran'da tahrifat yapmağa çalışacaklarını bilen Yüce Tanrı, Kuran'ın mükemmel korunmasından söz ettiği ayetlerden önce, tahrifatçılara uyarıda bulunmaktadır.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Âyetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp inkâra sapanlar bize gizli kalmazlar. O halde ateşe atılacak olan mı daha hayırlıdır, yoksa kıyamet günü güven içinde gelecek olan mı? İstediğinizi yapın. Şüphesiz ki Allah, yaptığınız şeyleri hakkıyla görür.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Âyetlerimizde ilhada sapan sapgınlar elbette bize gizli kalmazlar o halde ateşe atılanmı hayırlıdır yoksa Kıyamet günü emniyyet içinde gelecek olan mı? Düşünün de istediğinizi yapın, çünkü o her ne yaparsanız görür
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz, Allah’ın âyetleri hakkında (yalanlamak sûretiyle) haktan sapanlar, bize gizli kalmazlar. (Şimdi bir düşünün bakalım,) hesap gününde, ateşe atılan (inkârcının) mı, yoksa (o gün, manevi huzurumuza, azaptan) güven içinde gelen (mü’min kimsenin) mi (durumu) daha iyidir? (Bunca uyarıdan sonra, artık) *dilediğinizi yapın. Şüphesiz O, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
* “dilediğinizi yapın”; Âyet-i kerîmedeki bu ifade, emir ya da serbestlik ifadesi olmayıp, esasında bir tehdit ifadesidir. Yani; Allah Teâlâ, imtihân gereği sizin hak-bâtıl tercihlerinizde, cüz’î irâdelerinize müdahalede bulunmaz. Hak bâtıl hususunda tercih sizindir. Velâkin unutmayın ki, yapmış olduğunuz tercihin muhakkak bir karşılığı vardır. Kendilerine bahşedilen cüz’î irâdeleri ile hakkı tercih edenler, rızamıza nail olurken, bâtılı tercih edenler gazabımıza düçar olacaklardır, manasındadır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ayetlerimizde saptırma yapanlar, Bize gizli kalmazlar. O halde Kıyamet Günü ateşe atılan kimse mi yoksa Bize güven içinde gelenler mi hayırlıdır? Dilediğinizi yapın. Kuşkusuz O, yaptığınız şeyleri en iyi görendir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bizim âyetlerimiz hakkında sapkınlık edenler şübhesiz bize gizli kalmazlar. O halde ateşin içine atılacak olan kimse mi hayırlıdır, yoksa kıyamet günü korkusuzca gelecek olan kişi mi? Siz dilediğinizi yapın. Çünkü O, ne yaparsanız hakkıyle görendir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Muhakkak ki, âyetlerimiz hakkında haktan (meyledip) sapanlar, bize gizli kalmazlar. O hâlde, ateşin içine atılan mı hayırlıdır, yoksa kıyâmet günü emîn bir hâlde gelen mi? Dilediğinizi yapın! Şübhe yok ki O, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bizim ayetlerimiz konusunda çarpıtma yapanlar, bize gizli kalmazlar. Öyleyse (kıyamet günü) ateşin içine atılan mı daha hayırlıdır yoksa kıyamet günü tam bir güven içinde (korku ve endişe duymayacak) olan mı? (Bütün bu uyarılara rağmen yolunuza devam edecekseniz) istediğinizi yapın (ama ne yaparsanız ona göre muamele göreceksiniz, bunu bilin). Kuşkusuz O (bütün) yaptıklarınızı gerçekten (her an) görendir. *
(*)"İlhad, inkâr etme anlamına geldiği gibi, sözlükte bir şeyi anlam ve amacından yoksun bırakmaya çalışmak ya da saptırmak gibi anlamlara da gelir. Vahye ve ayetlere yönelik bu ifade tebdil, tahvil, tağyir, tahrif ve tensih (bazı ayetlerin hükmünü neshetme) çabalarının hepsini de içerir. Mesela: Kur’an’daki bazı ayetlerin hükmünün nesih edildiğine dair inanış da bu kapsama girer.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ayetlerimizi kasıtlı olarak saptıranlar, bize gizli kalacak değildir. Ateşin içine girecek olan mı daha hayırlıdır? Yoksa kıyamet gününe güven içinde gelen mi? Siz dünyada iken dilediğinizi yapın. Allah bütün yaptıklarınızı görendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki Bizim belgelerimize dil uzatırlar, onlar Bize hiç gizli kalmazlar. Öyleyse, kalkış günü ateşe atılacak olan kimse mi yeydir, yoksa korkusuzca gelecek olan mı? Ne isterseniz onu yapın. Çünkü O, bütün işlediklerinizi görücüdür.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Âyetlerimize türlü türlü söz söyleyerek eğri yola gidenler yok mu, onlar bize gizli kalmaz. Kıyamet günü ateşe atılan kimse mi daha iyidir? Yoksa emniyetle gelen mi? Siz ne isterseniz onu yapın, çünkü O, bütün yaptıklarınızı görür.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ayetlerimiz hakkında (anlamları) saptırmaya/eğip bükmeye kalkanlar [yulhidûne], Biz’e gizli kalamazlar. (Söyleyin bakalım) kıyamet gününde ateşe atılan mı yoksa güven içinde gelen mi daha hayırlıdır? O hâlde dilediğinizi yapınız! Muhakkak ki O, yaptıklarınızı en iyi görendir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ayetlerimiz hakkında eğriliğe sapanlar, bize gizli kalmazlar. Öyleyse ateşin içine bırakılan mı daha hayırlıdır, yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Siz dilediğinizi yapın. Çünkü O, yapmakta olduklarınızı gerçekten görendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerek evrendeki yaratılış delillerini görmezlikten gelerek, gerekse Kur’an’ıkasten yanlış yorumlayarak ayetlerimiz konusunda doğru yoldan sapanlar, Bizden asla gizli kalmazlar!Düşünün ey insanlar; işlediği zulüm ve haksızlıklardan dolayı ateşe atılan inkârcılar mı daha iyidir, yoksa Hesap Gününde Rabb’inin huzuruna güven içinde gelen müminler mi? İşte, size doğruyu ve eğriyi gösterdik, bu ikisinden dilediğinizi seçin ve dilediğinizi yapın! Ama unutmayın: Muhakkak Allah, bütün yaptıklarınızı görmektedir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bizim âyetlerimiz hakkında yanlışa sapanlar, bize gizli kalmaz. Kıyâmet günü, Ateş’e atılan kimse mi hayırlıdır, yoksa güven içinde gelen kimse mi? Dilediğiniz şeyi işleyin! Şüphesiz O, ne işliyorsanız görmektedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sözlerimizi çarpıtanlar, gözümüzden kaçmış değildir. Kıyamet gününde ateşe atılacak olan mı daha iyi durumdadır, yoksa oraya kendinden emin olarak gelen mi? İstediğinizi yapabilirsiniz ama, yapıp ettiklerinizi bir gören var…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ayetlerimiz hakkında tartışanlar, ayetlerimize karşı çıkanlar, ayetlerimize uymayıp kendi yollarına sapanlar; bize gizli kalmaz. O halde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa cennetle mükâfatlandırılan mı daha iyidir? Ey inkâr edenler; dilediğinizi yapın! Şüphesiz yaptıklarınız görülüyor.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ayetlerimiz hakkında eğriliğe sapanlar bize gizli kalmazlar. Kıyamet günü ateşin içine atılacak olan mı hayırlıdır; yoksa (huzurumuza) güvenle gelecek olan mı? Dilediğinizi yapın! Şüphesiz ki O yaptıklarınızı görendir.
Mehmet Türk
swap_vert close
O Bizim âyetlerimizi çarpıtanlar,¹ Bize asla gizli kalmazlar. Öyleyse kıyamet günü cehennemin içine atılan kimse mi daha hayırlıdır yoksa (huzurumuza) güvenle gelen kimse mi? Artık siz dilediğinizi yapın. Çünkü O (Allah) yaptıklarınızı gerçekten hakkıyla görendir.²
1 İlhad: Kelime anlamı olarak ölüyü lâhde (mezara) koymak, sapmak, incitmek demek olup, doğruluktan eğrilmek, haktan bâtıla sapmak anlamına gelir. Âyetlerde ilhad ise; doğru mana vermeyip, istikametten ayrılarak eğrisine çekmek, yalanlamak, yanlış tevil etmek ve tahrif etmek demektir. 2 Bu âyet, Ammar b. Yasir ve Ebû Cehil hakkında indirilmiştir. (Esbâb-ı Nüzûl -Suyûtî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
MESAJLARIMIZIN anlamını saptıranlar Bizden gizlenemezler: öyleyse [şu iki kişiden] hangisi daha iyidir: ateşe atıl[maya mahkum edil]en mi, yoksa Kıyamet Günü [huzurumuza] güvenle gelecek olan mı? Dilediğinizi yapın: O, yaptığınız her şeyi görür.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bütün bu delillerimizin gösterdiği gerçeklerden yüz çevirenler asla bizden gizlenip kaçamazlar. Söyleyin bakalım kıyamet günü ateşe atılan kimse mi yoksa o gün güven içinde huzurumuza gelen kimse mi daha iyidir? İstediğinizi yapın bakalım, nasıl olsa Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir. 10/15, 16/32, 21/101...103
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
GERÇEK şu ki, âyetlerimizi anlam ve amacından saptıranlar[⁴²⁷⁸] asla bizden gizlenemezler: şimdi, ateşe atılan mı, yoksa Kıyamet Günü (huzura) güven içinde gelen mi daha hayırlıdır? İstediğinizi yapın, nasıl olsa O yaptığınız her şeyi görmektedir.
[4278] İlhad, hem insanı müşrik eden akidedeki şirki hem de insanı günahkâr eden sebeplerdeki şirki kapsar (Râğıb). Kök anlamı, “bir şeyi anlam ve amacından yoksun bırakmaya çalışmak ya da saptırmak”tır. Vahye yönelik tebdil, tahvil, tağyir ve tahrif çabalarının hepsini içerir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ayetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar şüphe yok ki, bize gizli kalmazlar. (Onların her halini biliriz ve elbette cezalarını veririz. O halde düşünmeli) Cehennem ateşine atılanın durumu mu iyidir, yoksa kıyamet günü (Rabbinin huzuruna) güven içinde (alnı açık) varan mı? (Ey müşrikler dilediğinizi yapın, şüphe yok ki Allah, yaptıklarınızı görmektedir.)
Osman Fırat
swap_vert close
Âyetlerimiz hususunda doğruluktan sapanlar bize gizli kalmazlar. Şimdi, ateşin içine atılacak olan mı hayırlıdır, yoksa kıyâmet günü güvenle gelen mi? Dilediğinizi işleyin, O yaptıklarınızı görmektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok o kimseler ki, âyetlerimizde haktan ayrılarak sapıtırlar. Bize karşı gizli kalamazlar. Ateşe atılan mı hayırlıdır, yoksa Kıyamet günü emin bir halde gelecek olan mı? Dilediğinizi yapınız, şüphe yok ki o, ne yapar olduğunuzu hakkıyla görücüdür.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Âyetlerimiz konusunda, haktan sapanlar bize gizli kalmazlar. Şimdi söyleyin bakalım: Cehenneme atılmak mı iyidir, yoksa kıyamet günü büyük duruşmaya tam bir güven içinde gelmek mi? İstediğinizi yapın, çünkü O, bütün yaptıklarınızı görmektedir.
İlhad: İstikametten uzaklaşmak, asıl maksattan sapmak, dinden uzaklaşmak anlamlarına gelir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ayetlerimiz hususunda doğruluktan sapanlar bize gizli kalmazlar. Şimdi, ateşin içine atılan mı daha iyidir, yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Dilediğinizi yapın, O, yaptıklarınızı görmektedir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Âyetlerimizde ilhâd idenlerin (ta'n, tahrîf ve bâtıl te'vîl gibi) bu halleri bizden gizli olmaz. Cehenneme atılan mı yoksa yevm-i kıyâmetde 'azâb ve 'ikâbdan emîn olan mı hayırlıdır? Ey müşrikler! İstediğiniz vecihle 'amel idiniz, Allâh Te'âlâ 'amelinizi göricidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Âyetlerimiz karşısında yamukluk yapanlar[*] bize gizli kalmazlar. Ateşe atılacak olan mı hayırlıdır, yoksa (mezardan) kalkış günü güven içinde gelecek olan mı? Ne yaparsanız yapın; Allah yaptığınızı görür.
[*] Yamukluk yapmak diye tercüme ettiğimiz kelime ilhad'dır; lahd kökünden gelir. Lahd, kabirlerde kıble tarafına açılan yarım daire şeklindeki oyuktur, ölünün yüzü ve göğsü o oyuğa yapıştırılarak kabrin orta kısmı boşaltılır. Ayetler ortadayken kendini bu şekilde kenara çeken ve ayetleri duymamış gibi davrananlar ilhadda bulunmuş olurlar. Bir çok kimse vardır ki okuduğunuz ayeti duyar ve anlar ama hesabına gelmediği için duymazlıktan gelir; susar ve hiç bir şey konuşmaz. Yamukluk yapma kelimesi Türkçe bakımından uygun düşüyor. Onun yerine "kendini kenara çekenler" veya "kenara çekilenler" de denebilir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ayetlerimiz hakkında yanlış yorumda bulunanlar bize gizli değildir. Kıyamet günü ateşe atılanlar mı daha hayırlıdır yoksa emniyet içinde gelen mi? İstediğinizi yapın. Nitekim O ne yaptığınızı görüyor.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Âyetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılanlar Bizden gizli kalmaz. Kıyamet gününde ateşe atılan kimse mi hayırlıdır, yoksa güven içinde huzurumuza gelen mi? Dilediğinizi yapın; hiç şüphe yok ki O sizin bütün yaptıklarınızı görüyor.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ayetlerimiz hakkında eğri ile doğruyu birbirine katanlar, bize gizli kalmazlar. Şimdi, ateşin içine atılan mı hayırlıdır, kıyamet günü güven içinde gelen mi? Dilediğinizi yapın. O, yapıp ettiklerinizi iyice görmektedir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim egilürler āyetlerümüz içinde ya'nį yalan dutarlar gizlenmezler bizüm üzerümüze. ay ol kim bıraġın-ıla od içine yigrekdür yā ol kim gele imin ķıyāmet güni? işleñ anı kim diledüñüz bayıķ ol anı kim işlersiz göricidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kimseler ki ilḥād iderler bizüm āyetlerümüzde, bize maḫfī olmazlar. Odiçine bıraġılan mı yigrekdür, yā imin gelen kimse mi yigrekdür ḳıyāmetgüninde? İşleñüz her ne dileseñüz, ol Allāh siz işlegeni göricidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ayələrimizi inkar edənlər (ayələrimizdən üz döndərənlər) Bizdən gizli qalmazlar. Cəhənnəm oduna atılan kəs yaxşıdır, yoxsa qiyamət günü (Allahın hüzuruna) arxayın gələn kəs?! İstədiyinizi edin. Şübhəsiz ki, O nə etdiyinizi görəndir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! those who distort Our revelations are not hid from Us. Is he who is hurled into the Fire better, or he who cometh secure on the Day of Resurrection? Do what ye will. Lo! He is Seer of what ye do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who pervert(4512) the Truth in Our Signs are not hidden from Us. Which is better?- he that is cast into the Fire, or he that comes safe through, on the Day of Judgment? Do what ye will: verily He seeth (clearly) all that ye do.
4512 Pervert the Truth in Our Signs: either by corrupting the scriptures or turning them to false and selfish uses; or by neglecting the Signs of Allah in nature around them, or silencing His voice in their own conscience. Everything is known to Allah. Why not work for true salvation at the final Judgement?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
يُلْحِدُونَ
ilhad ediyorlar
ف۪ٓي اٰيَاتِنَا
âyetlerimiz hakkında
لَا يَخْفَوْنَ
gizli kalmazlar
عَلَيْنَاۜ
Bize
اَفَمَنْ
o kim- se mi ki
يُلْقٰى
atılıyor
فِي النَّارِ
ateşin içine
خَيْرٌ
hayır- lıdır
اَمْ
yok- sa
مَنْ
o kim- se
يَاْت۪ٓي
gelir
اٰمِناً
emin bir hâlde
يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ
kıyamet günü
اِعْمَلُوا
yapın
مَا
o şe- yi ki
شِئْتُمْۙ
dilediniz
اِنَّهُ
muhak- kak O
بِمَا
o şey- leri ki
تَعْمَلُونَ
yapıyorsunuz
بَص۪يرٌ
hakkıyla görendir
Şüphesiz âyetlerimiz hakkında ilhad edenler (doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar, zalimler) Bize gizli kalmaz. O hâlde, kıyamet gününde ateşe atılan mı daha hayırlıdır, yoksa (oraya) güven içinde (Rabbinden emin olarak) gelen mi? Siz (dünyada) dilediğinizi yapın! Muhakkak ki O, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَلْحَدَ
Fiil-IV
ل ح د
İlhad etti, kast etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
خَفِىَ
Fiil-I
خ ف ي
Gizlendi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
ءَامِن
Etken fiil
ا م ن
Güvende, emniyetli
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
قِيٰمَة
İsim
ق و م
Kıyamet
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
بَصِير
İsim
ب ص ر
Basîr (Allah'ın esması, ismidir. Gizli ve açık her şeyi gören demektir), gören, görücü