close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fussilet Sûresi 27. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felenużîkanne-lleżîne keferû ‘ażâben şedîden velenecziyennehum esvee-lleżî kânû ya’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Biz de mutlaka kafir olanlara çetin bir azabı tattıracağız ve yaptıkları şeyin en kötü karşılığıyle cezalandıracağız onları.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bu nedenle) Artık gerçekten o inkâr edenlere şiddetli bir azap tattıracağız ve yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlere, şiddetli bir azap tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu sebeple kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek ört-bas edip inkârda ısrar eden güç ve iktidar sahiplerine elbette dehşetli bir azap tattıracağız. Onlara, işlemeye devam ettikleri amellerin en kötüsünü ölçü alarak en ağır cezayı vereceğiz.
Ahmet Varol
swap_vert close
İnkar edenlere muhakkak şiddetli bir azap tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
Ali Bulaç
swap_vert close
Artık gerçekten o inkar edenlere şiddetli bir azap taddıracağız ve yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte bunun içindir ki, biz de o kâfirlere şiddetli bir azab taddıracağız; ve kendilerini yaptıkları amellerin en kötüsü ile cezalandıracağız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte Biz, o kâfirlere şiddetli bir azap tattıracağız. Ve yaptıklarının en kötüsü ile onları cezalandıracağız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O inkâr edenlere şiddetli bir azap tattıracağız ve onları, yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
Besim Atalay
swap_vert close
Kâfir olan kimselere en katı azabı tattırırız, yaptıkları şeyin en kötüsüyle ceza veririz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte (buna karşılık biz de) o inkârcılara şiddetli bir azap tattıracağız ve onları, yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
İnkârcıların “Yaptıklarının en kötüsüyle cezalandırılması”, işledikleri eylemin büyüklüğüyle ve etkisiyle alakalıdır. Onlar sadece inkâr etmiyordu, aynı zamanda Müslümanları inandıklarından vazgeçirmek ve Allah’ın mesajının insanlara ulaşmasını engellemek için ellerinden geleni yapıyordu. İnkârı düşmanlığa dönüştürüp zulmü tabiat haline getirerek dünyayı yaşanmaz hale getiriyordu. Fesat çıkarmaktan keyif alıyor, temel hak ve özgürlükleri çiğnemekten mutlu oluyordu. İnsan fıtratıyla örtüşmeyen ne varsa onu hayata geçirmekten zevk alıyor, hayvanları dahi utandıracak ve hayrete düşürecek bir yaşam ortaya koyuyordu. Allah’ın varlığını, varlıklar üzerindeki otoritesini, verdiği nimetleri hiç düşünmüyor, toplumu inançsızlığa sürüklemek için var güçleriyle çalışıyordu. Bu kötü davranışların da cezası elbette ki büyük olacaktır.  
Cemil Said
swap_vert close
Biz kâfirlere şiddetle ’azâb ideceğiz. A’mâl-i seyyielerine göre mücâzât vireceğiz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnkar edenlere çetin bir azap tattıracağız. İşledikleri en kötü işlere karşılık onların cezasını vereceğiz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnkâr edenlere mutlaka şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsü ile cezalandıracağız.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O inkâra sapanlara mutlaka şiddetli bir azap tattıracağız, onları yaptıklarının en kötüsüne denk bir şekilde cezalandıracağız.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O inkâr edenlere şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkar edenlere şiddetli bir azabı tattıracağız ve yaptıklarının en kötüsüyle onlara karşılık vereceğiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz mutlaka inkâr edenlere şiddetli bir azab tattıracağız. Ve onlara yaptıkları amellerin en kötüsünün cezasını vereceğiz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İşte biz de onun için o küfredenlere şiddetli bir azâb tattıracağız ve kendilerine yaptıkları âmellerin en kötüsünün cezasını vereceğiz
Emrah Demiryent
swap_vert close
İşte bunun içindir ki, biz o kâfirlere şiddetli bir azap tattıracağız ve kendilerini yaptıkları amellerin en kötüsü ile cezalandıracağız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Böylesi gerçeği yalanlayan nankörlere, şiddetli bir azap tattıracağız. Ve onları yaptıklarının en kötüsü ile kesinlikle cezalandıracağız.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte biz o kâfirlere muhakkak ki en çetin bir azâbı tatdıracağız. Onları yapageldiklerinin en kötüsüyle cezâlandıracağız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonunda o inkâr edenlere mutlaka şiddetli bir azab tattıracağız ve mutlaka onları, yapmakta olduklarının en kötüsü ile cezâlandıracağız.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte (Kur’an’ın dinlenmesini engelleyip) inkâr etmiş olanlara (ahirette) şiddetli bir azap tattıracağız ve onları, (dünyada) yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Doğruları inkâr edenlere, azabın en şiddetlisini tattıracağız ve yapmış olduklarının en kötüsü ile onlara karşılık vereceğiz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte Biz de tanımazlara en ağır azabı tattıracağız., onları işlemiş olduklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Kâfirlere elbette şiddetli azabı tattıracağız, onlara işledikleri işin en kötüsüne göre ceza vereceğiz [⁷].
[7] İşlerinin hepsi de kötüdür. Yahut misafirleri ağırlamak, hısımları gözetmek, kendilerine sığınanları korumak gibi iyi amellerine mükâfat verilmeyecek, yalnız kötü amellerine ceza verilecek.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnkâr edenlere şiddetli bir azabı tattıracağız ve elbette onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
Kadri Çelik
swap_vert close
Artık gerçekten o küfre sapanlara şiddetli bir azap tattıracağız ve onları yapmakta olduklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Biz de bu sözlerinden dolayı, kâfirlere dünyada ve âhiretteşiddetli bir azap tattıracağız ve onlara, işledikleri en büyük kötülüklerin karşılığını vereceğiz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnkâr etmiş olanlara şiddetli bir azap tattırıyoruz. Onları, işliyor olduklarının en kötüsüyle cezalandırıyoruz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz bu nankörlere, acıların âlâsını tattıracağız. yaptıklarının en kötüsü ile karşılık vereceğiz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenlere mutlaka şiddetli bir azabı tattıracağız. Onları yaptıklarının en kötüsü ile cezalandıracağız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kâfir olanlara elbette şiddetli bir azabı tattırmaktayız ve elbette onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
Mehmet Türk
swap_vert close
Artık o kâfirlere gerçekten şiddetli bir azap tattıracağız ve onları, yaptıklarının en kötüsüyle cezâlandıracağız.
Muhammed Esed
swap_vert close
Fakat hakikati [böylece] inkar edenlere kesinlikle şiddetli bir azabı tattıracak ve onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz de o kâfirlere çok şiddetli bir azap tattıracağız ve onları işledikleri günahların en kötüsüyle cezalandıracağız. 4/123, 10/27
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve elbet inkârda direnen bu kimselere şiddetli bir terkedilmişlik acısı tattıracağız,[⁴²⁶¹] ve onları kesinlikle yapageldiklerinin en kötüsüyle cezalandıracağız![⁴²⁶²]
[4261] Bu âyet Furkân sûresinin 69. âyetiyle birlikte anlaşılmalıdır. ‘Azâbı kök anlamına uygun olarak çevirimiz için bkz: 68:33, not 29 âyetin sonu çevirimizi destekler. [4262] “Onları kesinlikle yapageldiklerinin en güzeliyle ödüllendireceğiz” (29:7) ibaresinin tam karşıtı. İmanın ve inkârın insan eyleminin yönünü tayindeki başat rolüne atıf.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İşte o kâfirlere -dünyada- şiddetli bir azap tattıracağız ve -ahirette- işledikleri günahlardan ötürü de, azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.
Osman Fırat
swap_vert close
İnkâr edenlere mutlaka şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsü ile cezalandıracağız.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İşte kâfir olanlara elbette bir şiddetli azap tattıracağız ve onları işler oldukları şeyin en kötüsüyle cezalandıracağız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte Biz de onun için o kâfirlere dünyada şiddetli bir azap tattıracağız ve âhirette de yaptıkları o pek kötü işlere göre hak ettikleri karşılığı vereceğiz.
“Yakınları ziyaret, onlara sahip çıkma, muhtaçlara yardım, insanlara faydalı olma gibi güzel davranışlarını değil de, dünya ve âhiret mutluluğunun esası olarak insanlığa hediye edilen bu Kur’ân hidâyetine düşmanlık etme ile ortaya çıkan bu en büyük suçu göz önüne alarak müstahaklarını vereceğiz” anlamına gelir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnkar edenlere şiddetli bir azab taddıracağız ve onları, yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Elbette biz kâfirlere şiddetli 'azâbı tatdırırız ve işledikleri fenâ 'amelleriyle cezâlandırırız.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ayetleri görmezlikten gelen o kimselere ağır bir azap tattıracak ve onlara, yapmakta oldukları en kötü şeyin cezasını çektireceğiz.
Şaban Piriş
swap_vert close
İnkarcılara elbette şiddetli bir azap tattıracağız. Onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz o kâfirlere şiddetli bir azap tattıracak ve yaptıklarının en kötüsüyle onları cezalandıracağız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, o inkârcılara şiddetli bir azabı tattıracağız ve elbette ki onları, yapıp-ettiklerinin en kötüsüyle cezalandıracağız!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes bayıķ daduravuz anlara kim kāfir oldılar ķatı 'aźābı daħı cezā virevüz anlara yavuzıraġın anuñ kim oldılar işlerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daddurur‐biz kāfirlere ḳatı ‘aẕābı. Daḫı cezā virür‐biz anlara yaman‘amellerinüñ cezāsı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz kafir olanlara mütləq şiddətli bir əzab daddıracaq, etdikləri əməllərin ən şiddətli cəzasını verəcəyik!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But verily We shall cause those who disbelieve to taste an awful doom, and verily We shall requite them the worst of what they used to do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But We will certainly give the Unbelievers a taste of a severe Penalty, and We will requite them for the worst of their deeds.(4497)
4497 Nothing that they can do, however outrageous, will escape its fit punishment. And to reject Allah's Signs is to shut the very door to His Grace and Mercy.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَنُذ۪يقَنَّ
sonunda mutla- ka tattıracağız
الَّذ۪ينَ
o kimse- lere ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
عَذَاباً
bir azap
شَد۪يداً
şiddetli
وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ
ve mutlaka onları cezalandıracağız
اَسْوَاَ
en kötü- sü ile
الَّذ۪ي
o şeyin ki
كَانُوا
idiler
يَعْمَلُونَ
yapıyorlar
Biz (âhiret günü) o kâfirlere mutlaka şiddetli bir azap tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
اَذَاقَ
Fiil-IV
ذ و ق
Tattırdı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
شَدِيد
İsim
ش د د
Şiddetli, sağlam, kuvvetli, zorlu
جَزٰى
Fiil-I
ج ز ي
Ödedi, mükâfatlandırdı, cezalandırdı, karşılığını verdi
اَسْوَأ
İsim
س و ا
En kötü
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı