close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fussilet Sûresi 24. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe-in yasbirû fe-nnâru meśven lehum(s) ve-in yesta’tibû femâ hum mine-lmu’tebîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Artık sabredebilirlerse ateştir yurtları onların ve onlar suçlarından geçilmesini isterlerse dilekleri kabul edilmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şimdi eğer sabredebilirlerse, artık onlar (kâfirler ve münafıklar) için sürekli tutuklanma yeri (cezaevi) ateştir. Ve eğer onlar (Allah’ı) hoşnut etmek (üzere tekrar dünya)ya dönmek isterlerse, kesinlikle (memnun kılınmayacaklardır,) bu istekleri kabul olunmayacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şimdi eğer sabredebilirlerse, artık onlar için konaklama yeri ateştir. Allah'ı razı etmek için dünyaya dönüp iyi işler yapmak isterlerse bile, kendilerini düzeltmelerine izin verilenlerden olmayacaklardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şimdi eğer, sabredebilir, dayanabilirlerse, onların konaklama yeri ateştir. Şâyet tekrar dünyaya dönüp Allah'ı hoşnut etmek istiyorlarsa, artık arzularına nâil olamayacaklar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer dayanırlarsa ateş onların barınağıdır. (Allah'ı) hoşnut etmek isterlerse artık hoşnut edecek bir şey yapmalarına izin verilmez. [2]
2.Yahut: "Eğer özür dilemeye kalkarlarsa özürleri kabul edilmez" veya "hoşnut olacakları dünyaya dönmek isterlerse bu şekilde döndürülerek hoşnutluğa kavuşturulmazlar."  
Ali Bulaç
swap_vert close
Şimdi eğer sabredebilirlerse, artık onlar için konaklama yeri ateştir. Ve eğer hoşnut olma (dünya)ya dönmek isterlerse, artık hoşnut olacaklardan değildirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Artık sabredebilirlerse, ateş kendilerine bir meskendir. Eğer dünyaya dönmeyi isterlerse, artık dünyaya dönecek olanlardan değillerdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Artık sabrederlerse de, onların sığınıp gideceği yer ateştir… Özür de beyan etseler, özürleri kabul edilmeyecektir.
(Son cümleye onlar dönmek isterlerse de dönemeyeceklerdir şeklinde meal verilebilir.)  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer dayanabilirlerse yerleri ateştir. Eğer Allah'ı hoşnut etmek isterlerse, memnun edilecek değillerdir.
Besim Atalay
swap_vert close
Beklerlerse de durakları ateştir, hoşnutsuzluk gösterseler de, yine hoşnut edilmezler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İster sabretsinler ister etmesinler, (yaptıkları yüzünden) onların durağı ateş olacaktır. (Ahirette) kendilerini düzeltmelerine izin verilmesi için (Allah'tan özür dileyip) yalvarsalar da buna izin verilmeyecektir (çünkü geri dönüşü olmayan bir yola girmişlerdir).
Cemil Said
swap_vert close
Ateşe sabr ile tahammül itseler de orası ânların mekânı olacakdır. Allâh’dan ’afv dileseler de du’âları kabûl olunmayacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İster sabretsinler ister etmesinler, onların durağı ateştir. Hoş tutulmalarını isteseler de artık hoş tutulmazlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şimdi eğer dayanabilirlerse, artık cehennem onların yeridir! Eğer Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işlemeye izin isteseler, onlara izin verilmez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Artık dayanabilirlerse kalacakları yer ateştir; kendilerine yeni bir fırsat verilmesini talep etseler de bu talepleri kabul edilmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şimdi eğer dayanabilirlerse, onların yeri ateştir. Ve eğer (tekrar dünyaya dönüp Allah'ı) hoşnut etmek isterlerse, memnun edilecek değillerdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dayanırlarsa yerleri ateştir. Yok, hoş görülmek isterlerse özürleri kabul edilmeyecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şimdi eğer dayanabilirlerse onların yeri ateştir. Yok eğer hoşnutluğa dönmek isterlerse bile artık onlar hoşnut edileceklerden değildirler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Artık sabredebilirlerse ateş kendilerine bir ikametgâhtır, yok eğer hoşnudluğa dönmek isterlerse hoşnud edileceklerden değildirler
Emrah Demiryent
swap_vert close
İster sabretsinler ister etmesinler, (yaptıkları yüzünden) artık onların (ebedî) ikametgâhı, cehennemdir. Allah’ı razı etmek için, tekrar dünyaya döndürülüp, Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işlemek üzere izin isteseler bile onlara izin verilmeyecek.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Artık dayanabilirlerse¹, onlar için konaklama yeri ateştir. Eğer özür beyan edip² af isteseler de onlar affedilecek olanlardan değillerdir.
1- İster dayanabilsinler ister dayanamasınlar. 2- Pişman olduklarını ve kendilerine bir şans daha verilmesini istemek.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şimdi eğer (azaba) dayanabilirlerse işte onların yurdu: Ateş! (Yok), eğer (hoşnud oldukları dünyâye) tekrar dönmek isterlerse bu suretle de onlar hoşnud edilecek değildirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şimdi eğer sabrede(bili)rlerse, onların kalacakları yer artık ateştir. (Kendilerinden)râzı olunmayı da isteseler, artık onlar râzı olunacak kimselerden değildirler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) Eğer onlar (dünyada iken batıl inançlarında ısrar edip) direnirlerse, ateş onlar için kalacak yer olacaktır. Ve eğer (hesap günü) hatalarını düzeltmek (için bir daha dünyaya dönmek) isteseler de kendilerine hatalarını düzeltme fırsatı (dünyaya geri dönme imkânı) verilecek değildir. (*)
(*) Burada sabrederlerse; inkâra direnir ve dünyada iken ahiret gününde ateşe sürükleyen kötü işleri yapmaya devam ederlese şeklindedir. : فإن يصبروا فالنار مثوى لهم أي فإن يصبروا في الدنيا على أعمال أهل النار فالنار مثوى لهم (الجامع لاحكام القرآن تفسير القرطبي - فتح القدير) أحدهما: أي: فإن يصبروا على ما هم عليه من الأعمال إلى أن ختموا به، فالنار مثوى لهم في الآخرة.( تأويلات أهل السنة) أي: فإنْ يصبروا على ما هم عليه ويصروا على الكفران والجدل مع الرسل، ماذا يحدث {فَٱلنَّارُ مَثْوًى لَّهُمْ وَإِن يَسْتَعْتِبُواْ فَمَا هُم مِّنَ ٱلْمُعْتَبِينَ} [فصلت: 24].( خواطر محمد متولي الشعراوي )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer onlar inkârlarına devam ederlerse (sabrederlerse), ateş onlar için kalacak yer olacaktır. (Hesap günü) Hatalarını düzeltmek isteseler de, kendilerine hatalarını düzeltme fırsatı verilecek değildir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Artık dayanabilirlerse ateş onların durağı olacaktır. Diledikleri dünyaya dönmek isteseler bile diledikleri hiç yerine getirilmiyecektir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar, katlanıp dursalar yine kurtulamazlar. Çünkü Cehennem onların yurdudur [³]. Eğer istedikleri şeye dönmek isterlerse yine dönmelerine müsaade olunmayacak.
[3] Katlansalar da, telâş etseler de yine orada kalacaklar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer katlanabilirlerse [yasbirû] şimdi onların yeri ateştir. Şayet (dünyaya) geri dönüp Allah’ın rızasını kazanmak için yeni bir fırsat isterlerse de [yeste’tibû] kendilerine böyle bir fırsat verilmeyecektir.¹³
13 Krş. En’âm, 6/28; İbrâhim, 14/21  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şimdi eğer sabredebilirlerse, artık onlar için konaklama yeri ateştir ve eğer onlar hoşnutluk isterlerse, artık onlar hoşnut olunanlardan değillerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Artık sabretseler de sabretmeseler de, varacakları yer ateştir! Kendilerinden razı olunması için yalvarıp yakarsalar da, asla hoşnutluğa erenlerden olamayacaklar! Çünkü vaktiyle, hakikat onlara bütün açıklığıyla tebliğ edilmiş, ama onlar bilerek inkârı tercih etmişlerdi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sabrederlerse / direnirlerse, Ateş, onlar için kalacak bir yerdir. Hoşnutluk için itiraf ederek özür dilemek isterlerse, onlar Özrü Kabul Edilecekler’den / Hoşnut Olunacaklar’dan değildir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Artık dayansın dayanmasın hepsi yanacak. Bakalım acındırarak kendilerine muhatap bulabilecekler mi?.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkârcıların ahiretteki yerleri cehennemdir. Cehennemle cezalandırıldıktan sonra Allah’ın rızasını kazandıracak şeyler yapmaya izin isteseler de iş işten geçmiştir. Onlara izin verilmez. Onlar bilmiyorlar mı? Allah’ın yasalarına dünyada uyulur. Dünyada Allah’ın yasalarına uymazlarsa cezalandırılırlar. Bizim ahiret işleri diye emrettiğimiz işler mi var? Bizim bütün yasalarımız dünyada yapacağınız işlere aittir. Her kim kendi zannınca Allah’ın ahiret işleri var, biz onlara karışmıyoruz, biz dünyamızı kendi yasalarımızla yaşarız diyorsa; işte onlara cehennem! İyi bilsinler; bizim ahiret işlerimiz yoktur. Ahiret ceza ve mükâfattan ibarettir. Uydurdukları şey onların ateşi olacaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Dayanabilirlerse onların yeri ateştir. (Mahşerde Allah’ı) hoşnut etmek isterlerse istekleri asla kabul edilmeyecektir. [*]
Bu mesaj Nahl 16:84, Rûm 30:57 ve Câsiye 45:35 ile birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer dayanabilirlerse artık onların sonsuz ikametgâhı, cehennemdir. (Rablerini) râzı etmek isteseler bile, buna izin verilmeyecektir.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Başlarına gelene] sabırla katlansalar [bile,] onların mekanı, yine ateş olacak: ²² ve kendilerini düzeltmelerine izin verilmesi için yalvarsalar da buna izin verilmeyecek; ²³
22 Zımnen, “Allah onlara mühlet vermeyi dilemedikçe”: bkz. 6:128’in son paragrafı ve ilgili not 114; ayrıca ayet 40:12, not 10’da nakledilen Hadis.23 Lafzen, “onlar, kendilerini düzeltmelerine izin verilenlerden olmayacaktır”: günahkarların, Hesap Günü, kendilerine “ikinci bir şans” verilmesi için yalvarışlarına ve Allah’ın bu dileği reddetmesine bir işaret (karş. 6:27-28 ve 32:12).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şimdi dayansalar da dayanmasalar da artık onların yeri ateştir. Eğer Allah’ın razı olacağı işler yapmak için dönmek isterlerse bu istekleri asla kabul edilmeyecektir. 6/26...28, 23/99...108, 35/37
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Eğer dayanabilirlerse, bu durumda ateş onlar için bir çeşit mesken olacaktır; geri dönüp af için başvurmak isteyecekler, asla başvuruları kabul edilmeyecektir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şimdi onlar (o kâfirler) eğer dayanabilirlerse (dayansınlar) işte onların son durağı, cehennem ateşidir. Eğer onlar ( dünyaya) geri dönmek isterlerse, elbet bu arzuları boşuna yalvarmadır!
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer dayanabilirlerse, onların yeri ateştir. Ve eğer özür dileyip Rablerini râzı etmek isterlerse özürleri kabul edilmeyecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İmdi sabrederlerse hemen ateş onlar için bir ikametgâhtır ve eğer bir hoşnutluk dilerlerse artık onlar hoşnut olacak kimselerden değildirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer sabredip dayanabilirlerse, cehennem zaten kendi yerleşme yerleridir. Şayet özür dileyip Rab'lerini razı etmek için tekrar dünyaya dönmek isterlerse, onlara bu imkân verilmez.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Şimdi eğer dayanabilirlerse, ateştir onların yeri. Ve eğer özür dileyip Rablerini razı etmek isterlerse özürleri kabul edilmeyecektir (çünkü özür dileme vakti geçmiştir artık).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer sabır itseler veyâ feryâd itseler onların yerleri cehennemdir. Eğer Allâh'ın hoşnûd olmasını te'mîn içün dünyâya rücû' itmeği isteseler bu da kabûl olunub geri gönderilmezler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ateş onların durağı olacaktır, eğer dayanabilirlerse! Kurtulmak isteselerse de istekleri dikkate alınmaz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Şimdi eğer dayanabilirlerse, ateş onların maskesidir. Eğer kendilerinden razı olunmasını beklerlerse, kesinlikle onlardan razı olunmayacaktır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Dayanabilirlerse, artık onların yeri ateştir. Çünkü özür de beyan etseler kendilerine bir fırsat daha verilecek değildir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şimdi eğer dayanabilirlerse, barınakları ateştir. Yok, eğer özür dileyip hoşnutluk sağlamak istiyorlarsa, özürleri kabul edilmeyecektir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes eger śabr eylerlerse od ŧuraķdur anlaruñ. daħı ħoşnūdluķ isterlerse degül anlar ħoşnūd olınmışlardan.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger ṣabr itseler cehennem odı yirleridür ve eger dünyāya dönmek istese‐ler anlaruñ sözleri ḳabūl olmaz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İndi (əzaba) dözsələr də (dözməsələr də), onların məskəni Cəhənnəmdir. Onlar (Allahdan) riza diləsələr də, onların diləyi qəbul olunmaz (yaxud dünyaya qayıtmaq istəsələr də, onların bu istəyi qəbul ediməz).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And though they are resigned, yet the Fire is still their home; and if they ask for favour, yet they are not of those unto whom favour can be shown.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If, then, they have patience,(4491) the Fire will be a home for them! and if they beg to be received into favour, into favour will they not (then) be received.
4491 If they have patience: there is sarcasm in the meaning. "Let them not be impatient; they will soon find a home in the Fire of Hell! If they ask for grace and forgiveness then, it will be too late."  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاِنْ
şimdi eğer
يَصْبِرُوا
sabrederlerse
فَالنَّارُ
artık ateştir
مَثْوًى
kalacak yer
لَهُمْۚ
onla- rın
وَاِنْ
ve eğer
يَسْتَعْتِبُوا
hoş görülmek isterlerse
فَمَا هُمْ
artık onlar değildirler
مِنَ الْمُعْتَب۪ينَ
hoş görülen kimselerden
(Resulüm!) Şimdi eğer dayanabilirlerse onların yeri ateştir. Ve eğer (yaptıklarından dolayı) hoş görülmek isterlerse onların özürleri de kabul edilecek değildir.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
صَبَرَ
Fiil-I
ص ب ر
Sabretti, sebât etti
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
مَثْوًى
İsim
ث و ي
Kalacak yer, varılacak yer
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اِسْتَعْتَبَ
Fiil-X
ع ت ب
Özür dilemesi kabul edildi, hoş görülmek istedi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُعْتَبِين
Edilgen fiil-IV
ع ت ب
Hoş görülen kimseler