close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fussilet Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve necceynâ-lleżîne âmenû ve kânû yettekûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve inananları kurtardık ve onlar, çekinen kişilerdi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İman edenleri (ve gereğini yapanları, küfür ve kötülükten) sakınmakta olanları ise kurtardık.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz yalnızca iman etmiş ve yolunu yordamını Allah'ın kitabıyla bulanları kurtarmış olduk.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İman ederek, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışmaya, günahlardan arınıp, azaptan korunmaya, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranmaya, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olmaya devam edenleri biz kurtardık.
Ahmet Varol
swap_vert close
İman eden ve sakınanları kurtardık.
Ali Bulaç
swap_vert close
İman edenleri ve sakınanları ise kurtardık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Peygamberleri Salih'e) iman edib de (küfürden) sakınanları ise kurtardık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve inanıp da (özlerini) koruyanları kurtardık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnananları ve Allah'tan sakınanları kurtardık.
Besim Atalay
swap_vert close
Kurtardık inanmış bulunanlarla, sakınanları
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnananları ve Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları ise kurtardık.
Cemil Said
swap_vert close
Îmân idenleri ve Allâh’dan korkanları kurtardık.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnananları ve Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanları kurtardık.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnananları ve Allah’a karşı gelmekten sakınanları kurtardık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnanan ve Allah’a karşı gelmekten sakınanları da kurtardık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnananları kurtardık. Onlar (Allah'tan) korkuyorlardı.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananları ve erdemli davrananları ise kurtardık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz iman edenleri ve kötülükten sakınanları ise kurtardık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İyman edip de korunur olanları ise kurtardık
Emrah Demiryent
swap_vert close
Îmân edip (günahlardan) sakınanları ise (azaptan) kurtardık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz, inanan ve takvalı davranan kimseleri kurtardık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(İçlerinden) îman edib de (Allahdan) korkanları ise kurtardık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Îmân edip (günahlardan) sakınmakta olanları ise kurtardık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İnanmış olup (zulüm, azgınlık ve kötülüklerden) sakınmakta olanları ise kurtardık.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’ın azabından kendilerini korumuş olan iman edenleri bu azaptan kurtardık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz yalnız inanıp sakınanları kurtardık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz, içlerinden inanıp sakınanları ondan kurtardık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnananları ve Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olanları kurtardık.
Kadri Çelik
swap_vert close
İman edenleri ve korkup sakınmakta olanları ise kurtardık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Âyetlerimize iman eden ve bu imana yaraşır dürüst ve erdemlice bir hayatı tercih ederek kötülüklerden sakınan kimseleri ise, dünya ve âhiret azâbından kurtardık. Kâfirlerin âhirette uğrayacakları azâba gelince:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İman etmiş ve sakınıp korunmakta olanları kurtardık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnananları kurtardık, çünkü onlar, kendilerini sağlama almışlardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnananları ve Allah’a karşı gelmekten sakınanları azaptan kurtardık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İman edip [takvâ]lı (duyarlı) davranmış olanları ise kurtarmıştık. [*]
Benzer mesaj: Neml 27:53.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz de (Allah’a gerçekten) inanan ve Ondan (hakkıyla) sakınanları kurtardık.
Muhammed Esed
swap_vert close
Biz, [yalnızca] imana ermiş olan ve Bize karşı sorumluluk bilinci duyanları kurtardık.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ama biz, inananları ve Allah’a karşı gelmekten sakınanları kurtardık. 10/103, 30/47
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama Biz, iman eden ve sorumluluk bilinciyle kuşananları kurtardık.
Orhan Kuntman
swap_vert close
İman edip, günahlardan sakınanları ise kurtardık.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve iman eden, Allah’a karşı gelmekten sakınanları kurtardık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve imân etmiş ve ittikâda bulunur olmuş olanları ise necâta erdirdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İman edip de Allah'a karşı gelmekten sakınanları da kurtardık.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnananları ve korunanları kurtardık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve îmân idenleri kurtardık ki onlar Allâh'dan sakınur ve Allâh yolunda infâk iderlerdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnanıp güvenmiş ve kendilerini korumuş olanları daha önce kurtardık.
Şaban Piriş
swap_vert close
İman edenleri ise, Allah'tan sakınmaları sebebiyle kurtarmıştık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İman eden ve Allah'a karşı gelmekten sakınanları ise kurtardık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnananları kurtardık, onlar korunuyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķurtarduķ anları kim įmān getürdiler daħı oldılar ķorķarlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḳurtarduḳ ol kişileri ki īmān getürdiler ve taḳvā üstine oldılar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İman gətirib (Allahdan) qorxanları isə xilas etdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We delivered those who believed and used to keep their duty to Allah.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But We delivered those who believed and practised righteousness.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَنَجَّيْنَا
ve kurtardık
الَّذ۪ينَ
o kimse- leri ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
وَكَانُوا
ve idiler
يَتَّقُونَ۟
takvâlı oluyorlar
İman edenleri ve takvâ sahibi olanları (Allah'a karşı kulluk sorumluluğunu bilip yerine getirmeye çalışanları) ise (o azaptan) kurtardık.
نَجّٰي
Fiil-II
ن ج و
Kurtardı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu