Neticede (o büyüklük taslayan zalim ve azgın kavmin) üzerine (o felaket günlerinde) art arda şiddetli soğuk bir kasırga gönderdik ve böylece onlara dünya hayatında rüsvaylık azabını tattırdık. Ahiret azabı ise çok daha rüsvay edicidir. Ve onlara asla yardım edilmez. *
(*) Not: (أيام نحسات) birçok mealde, ‘’uğursuz günler’’ diye çevrisi yapılmıştır, hâlbuki uğursuz bir gün veya zaman yoktur, bütün günler ve zamanlar yüce Allah’ındır. Böyle bir inanış batıl ve hurafedir. Hâlbuki Arapça sözlükte Nahs zarar, sıkıntı ve sefalet gibi anlamlara gelir. Bkz: Arapça (Vikipedi) Çünkü lügatlarda bu ifade uğursuz anlamına geldiği gibi ‘’zorluk, meşakkat, havayı kaplamış toz, duman’’ gibi anlamlara da gelir. Bu, hem tefsirlerde geçer, hem de lügatlarda. Ayrıca (ترجمة و معنى نحس نحاسة و نحوسة في قاموس الكل عربي تركي) bakabilirsiniz: Öyleyse bunun doğru anlamı; ‘’art arda gelen felaket ve sıkıntılı günler demektir.
نَحْس و نَـحـِس في اللغة العربية بمعنى الضرر والشدة والشقاء.( من ويكيبيديا، الموسوعة الحرة) وقال ابن عباس، ومجاهد، وقتادة: متتابعات (البحر المحيط