close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fussilet Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe-in a’radû fekul enżertukum sâ’ikaten miśle sâ’ikati ‘âdin ve śemûd(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yüz çevirirlerse artık de ki: Sizi, Âd ve Semud'un uğradıkları helak edici azaba benzer bir azapla korkutmadayım.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Bu durumda eğer onlar (hâlâ imandan ve İslam’dan) yüz çevirirlerse, de ki: "Ben sizi, Ad ve Semud (kavimlerinin helakine yol açan) yıldırımına benzer bir yıldırımla (Allah’ın kahrına uğrarsınız diye) uyardım (artık siz bilirsiniz.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bunca gerçeklere rağmen, onlar yine de yüz çevirirlerse de ki: Sizi Âd ve Semûd'un uğradıkları helak edici azaba benzer bir azapla uyarmaktayım.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer indirilen âyetlere imandan yüz çevirirler, tebliği engelleme tedbirleri alırlarsa: “Sizi, Âd ve Semûd yıldırımına benzer bir yıldırımın çarpmaması için uyarıyorum" de.
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Ben sizi Ad ve Semud'un yıldırımları gibi bir yıldırımla uyardım. [1]
1.Yani: "Ad ve Semud kavimlerini çarpan yıldırımların benzeri bir yıldırımın sizi çarpabileceği ihtimaline karşı sizi uyardım.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Bu durumda eğer yüz çevirirlerse, artık de ki: 'Ben sizi, Ad ve Semud (kavimlerinin) yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm, bu beyandan sonra Mekke kâfirleri Allah'a ve Peygamberine iman etmekten yine) yüz çevirirlerse, de ki: “- Sizi, Âd ve Semûd'un şiddetli azabı gibi bir azabla korkutuyorum.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer yüz çevirirlerse, de ki: “Ben sizi, Ad ve Semud kavimlerinin başına gelen yıldırım gibi bir yıldırım ile uyardım.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer yüz çevirirlerse, de ki: “Ben, ‘Âd ve Semûd toplumlarını helâk eden yıldırıma benzer bir yıldırımla sizi uyarıyorum.”
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar, yine yüz dönerse, diyesin ki: «Ad ile Semud'un, yıldırımları gibi bir yıldırımdan, sizi kocundururum
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki: “Ben sizi Âd ve Semûd kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyarıyorum!”
İnkârcılara yapılan bu uyarılar bugünün insanı için ne ifade ediyor, buna da bakmak lazım. Ayetteki “yüz çevirme” söylemi, Müslüman kimliğiyle yaşayıp da Kur’an’dan yüz çeviren ve Kur’an yerine rivayetlere ve hurafelere itibar eden, akli değil nakli ve taklidi esas alan, bilimi değil yobazlığı ve bağnazlığı tercih eden, rızayı değil riyayı ve çıkarı düşünen kültürel şartlanmışlıkları ve algılarıyla hareket eden kişiler için bir anlam taşımıyor mu? Bu uyarılara muhatap olmak için illa da inkârcıların safında yer almak gerekmez herhalde.  
Cemil Said
swap_vert close
İşitmemek içün uzaklaşırlar ise: "Ben size ’Âd ve Semûd’un sâ’ikası gibi bir sâ’ika haber vireyim." di.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Eğer yüz çevirirlerse onlara de ki: "İşte sizi, Ad ve Semud'un başına gelen yıldırıma benzer bir azap ile uyardım."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki: “Ben sizi Âd ve Semûd kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyardım.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Eğer onlar yine de yüz çevirirlerse de ki: “Sizi, Âd ve Semûd’un başına düşen yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyarıyorum.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer onlar yüz çevirirlerse de ki: İşte sizi Âd ve Semûd'un başına gelen kasırgaya benzer bir kasırgaya karşı uyarıyorum!
Edip Yüksel
swap_vert close
Yüz çevirirlerse de ki, "Sizi Ad ve Semud yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer onlar, yine yüz çevirirlerse de ki: "Ben sizi Âd ve Semud'un başına gelen yıldırıma benzer bir yıldırıma karşı uyardım."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bunun üzerine yine başlarını çevirirlerse o vakıt de ki: size Ad ve Semûd saıkası gibi bir saıka haber veriyorum
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm, bütün bu açıklamalara rağmen) eğer (müşrikler inatla, îmân etmekten) yüz çevirirlerse, onlara de ki: “Ben sizi, Âd ve Semûd kavimlerini helâk eden yıldırımın benzeri bir yıldırımla uyarıyorum!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer hala yüz çevirirlerse, onlara de ki: “Âd ve Semûd'un yıldırımı gibi bir yıldırıma karşı sizi uyardım.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer onlar (bu beyandan sonra yine îmandan) yüz çevirirlerse de ki: «Aad ve Semud (u çarpan) yıldırım gibi size de bir azâbı (n gelib çatabileceğini) hatırlatırım».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Buna rağmen yüz çevirirlerse, artık de ki: “(Ben) sizi Âd ve Semûd'un (başına gelen) yıldırımları gibi bir yıldırım (azâbıy)la korkuttum!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Eğer (bütün bu kozmik gerçeklere rağmen) yüz çevirirlerse, onlara de ki: "Ben sizi, Ad ve Semud (kavimlerinin helâkine yol açan) yıldırımına benzer bir yıldırımla (afetle) uyardım.*
(*) İnkârcılara yapılan bu uyarılar bugünün insanı için ne ifade ediyor, buna da bakmak lazım. Ayetteki “yüz çevirme” söylemi, Müslüman kimliğiyle yaşayıp da Kur’an’dan yüz çeviren ve Kur’an yerine rivayetlere ve hurafelere itibar eden, akli değil nakli ve taklidi esas alan, bilimi değil yobazlığı ve bağnazlığı tercih eden, rızayı değil riyayı ve çıkarı düşünen kültürel şartlanmışlıkları ve algılarıyla hareket eden kişiler için bir anlam taşımıyor mu? Bu uyarılara muhatap olmak için illa da inkârcıların safında yer almak gerekmez herhalde. (C. Külümkoğlu Meali Fussilet suresi 13. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bu bilgilerden ve hatırlatmalardan yüz çevirirlerse onlara deki “Ben, Ad ve Semud kavminin başlarına gelen yıldırım felaketinin bir benzerinin, başınıza gelebilecek bir yıldırım felaketi ile sizi uyarıyorum.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer yine de yüz çevirecek olurlarsa: "Ad’ın, Semut’un yıldırımı gibi bir yıldırım sizi çarpar" diye onları uyar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Eğer bunun üzerine müşrikler senden yüz çevirirlerse onlara «— Âd ve Semud yıldırımı gibi bir yıldırımla [²] sizi korkuturum» dersin.
[2] Müthiş bir azap ile, korkunç bir ses ile, tepeden inme bir azap ile.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Artık yüz çevirirlerse onlara de ki: “Ben sizi Ad ve Semûd’un başlarına gelen korkunç bir azabın benzeri bir azapla [sâi’ka] uyardım.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Bu durumda eğer onlar yüz çevirirlerse, artık de ki: “Ben sizi, Ad ve Semud (kavimlerini çarpan) yıldırım gibi bir yıldırımla uyarıp korkutuyorum.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Müslüman! Bütün bu açıklamalara rağmen, kâfirler yine de Allah’a itaatten yüz çevirirlerse, onlara de ki: “O hâlde sizi, Ad ve Semûd kavimlerinin başına gelen felâketlere benzer bir toplumsal felâkete karşı uyarıyorum!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yüz çevirdilerse, onlara de ki: “Sizi Ad ve Semûd’un yıldırımına benzer bir yıldırım ile uyardım”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Yine kabul etmezlerse şöyle de: " Ben sizi Semûd ve âd halkının başına gelen yıldırım şokuna karşı uyarıyorum. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer inkâr edenler gerçeklerimizden yüz çevirirlerse de ki, "Ben sizi Âd, Semud kavimlerini çarpan yıldırımlara benzer cezalara karşı uyardım."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yüz çevirirlerse de ki: “Sizi Âd ve Semûd’un (başına gelen) yıldırım gibi bir yıldırıma (afete) karşı uyarıyorum!”
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed! Bütün bunlara rağmen) onlar yine de (haktan) yüz çevirirlerse (onlara): “Ben sizi, Âd ve Semûd kavminin başına yıldırım¹ gibi düşen (helâke) benzer bir helâke karşı uyarıyorum.” de.²
1 Yukarıdaki tercüme; “yıldırım” ifâdelerinin istiâre olması düşünülerek yapılmıştır.2 Ebû Cehl ile Kureyş’in ileri gelenlerinden bir cemaat: “Muhammed’in işi bizi şüpheye düşürdü. Sihir, kehanet ve şiir bilen bir adam bulsanız da onunla konuşup bize onun işini bir anlatsa” dediler. Bunun üzerine Utbe b. Rebîa: “Ben vallahi şiiri, kehaneti, sihri dinlemiş, ona dair bir ilim edinmiş birisiyim, eğer öyle ise Muhammed bana gizli kalmaz” dedi. Rasulullah (s.a.v)’in yanına vardı ve: “Ey Muhammed! Sen mi daha hayırlısın Haşim mi, sen mi hayırlısın Abdülmuttalib mi?” dedi, Rasulullah (s.a.v) ona cevap vermedi. O tekrar: “Sen bizim ilâhlarımıza hakaret ediyor ve atalarımızın sapkın olduğunu söylüyorsun. Eğer reislik istiyorsan, bayraklarımızı sana dikelim, eğer mal istiyorsan sana mallarımızdan seni ve arkandakileri zengin edecek mal toplayalım ve eğer kadına ihtiyacın varsa Kureyş kızlarından beğeneceğin on tanesini seninle evlendirelim.” dedi. Utbe sözünü bitirince Rasulullah (s.a.v), besmele çekip, Fussilet suresinin başından on üçüncü ayetine kadar okudu. On üçüncü ayete gelince Utbe, hemen Rasulullah (s.a.v)’in ağzını kapatarak, vaz geçmesini rica etti ve kalkıp evine gitti ve Kureyş’in karşısına çıkmadı. Bir kaç gün görünmeyince Ebû Cehil: “Ey Kureyş topluluğu! Utbe neye görünmüyor? Zannederim Muhammed’e saptı, galiba onun yemeği hoşuna gitti, bu mutlak ihtiyacından olmalı, kalkın gidelim, bakalım” dedi. Yanına varınca, Ebû Cehil: “Ey Utbe! Sen Muhammed’e saptın, o galiba hoşuna gitti, bir ihtiyacın varsa seni Muhammed’e muhtaç etmeyecek mal toplayabiliriz” dedi. Bunun üzerine Utbe kızdı ve bundan sonra Muhammed’e ebediyyen bir şey söylemeyeceğine Allah adına yemin etti ve: “Bilirsiniz, ben Kureyş’in malca en zenginiyim velâkin ben ona vardım…” diyerek olayı anlattı ve: “Bana bir şey ile cevap verdi ki, vallahi o sihir değil, şiir de değil, kehanet de değildir. O bana Fussilet suresinin başından on üçüncü ayetine kadar okudu. Vallahi bilirsiniz ki Muhammed bir şey söylediği zaman yalan çıkmaz, onun için başınıza bir azap inmesinden korktum.” dedi (Elmalılı, Beyhekî ve İbnu Asakir’den)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[BÜTÜN bu kozmik gerçeklere rağmen] onlar yine de yüz çevirirlerse ¹⁶ de ki: “Sizi, ‘Âd ve Semûd ¹⁷ [kabilelerinin başına düşen] yıldırımlara benzer bir yıldırıma ¹⁸ karşı uyarıyorum!”
16 Bu, yukarıdaki 9. ayetin ilk cümlesi ile bağlantılıdır: “siz … yaratmış olan Allah’ı gerçekten inkar mı ediyorsunuz”.17 Bkz. 2:55, not 40.18 Bu iki eski kabilenin kıssası için bkz. 7:65-79 ve ilgili notlar, özellikle 48 ve 56 ile 26:123-158.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bütün bu gerçeklere rağmen yüz çevirirlerse, onlara de ki: – Ben sizi, Ad ve Semûd toplumlarını helak eden yıldırımın benzeri bir yıldırımla uyarıyorum. 14/9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bu (cömertliğimize) rağmen yüz çevirirlerse, de ki: “Sizi ‘Âd ve Semud’u çarpan yıldırıma benzer bir (bela) yıldırımıyla uyarıyorum!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, hakk'ı kabul etmeyip) Eğer yüz çevirirlerse, "Sizi, Ad ve Semud kavimlerinin başına inen yıldırıma benzeyen bir azapla uyarıyorum" dersin.
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki: "Ben sizi Âd ve Semûd kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir cezaya karşı uyardım. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İmdi onlar eğer yüz çevirirlerse o vakit de ki: «Ben sizi Âd ve Semûd yıldırımı gibi bir yıldırım ile korkutmuş bulunmaktayım.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer yüz çevirirlerse sen şöyle de: “Ben, sizi Âd ve Semûd halklarını çarpan kasırga gibi bir kasırganın geleceğini bildirerek uyarıyorum. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "Ben sizi 'Ad ve Semud'un başına düşen yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyardım."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer müşrikler da'vetinden yüz çevirirlerse onlara di ki: "Sizi 'Âd ve Semûd sâ'ikası gibi sâ'ika ile inzâr iderim."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yüz çevirdiklerinde de ki “Sizi uyarıyorum; Ad halkı ve Semud halkına verilen ceza gibi bir cezaya çarptırılabilirsiniz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki:-Sizi, Ad ve Semûd'un yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yüz çevirecek olurlarsa, sen de ki: Ben sizi Âd ve Semud'un başlarına gelen azabın benzeri bir azapla uyarmış bulunuyorum.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yüz çevirirlerse şöyle de: "Sizi, Âd ve Semûd'a çarpan yıldırıma benzer bir yıldırıma karşı uyarıyorum."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes eger yüz döndüreler eyit: “ķorķuttum sizi ķatı doķunıcı 'aźābdan 'ad ķatı daħı 'aźābı gibi daħı ŝemūd.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes eger i‘rāż itseler, eyit: Sizi ḳorḳutdum ḳatı ‘aẕābdan, ‘Ād ḳavminüñ ‘aẕābı gibi ve ẞemūd ḳavminüñ daḫı ‘aẕābı gibi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) Əgər (Məkkə müşrikləri sənin bu sözlərindən sonra haqdan, imandan) üz döndərsələr, de: “Mən sizi Ad və Səmud ildırımı kimi bir ildırımla (bu tayfaları məhv etmiş tükürpədici bir səslə, müdhiş bir əzabla) qorxuduram!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But if they turn away, then say: I warn you of a thunderbolt like the thunderbolt (which fell of old upon the tribes) of Aad and Thamud;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But if they turn away, say thou: "I have warned you of a stunning Punishment (as of thunder and lightning)(4479) like that which (overtook) the ´Ad and the Thamud!"
4479 See verse 17. below.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاِنْ
fakat eğer
اَعْرَضُوا
yüz çevirirlerse
فَقُلْ
de ki
اَنْذَرْتُكُمْ
sizi uyardım
صَاعِقَةً
bir yıldırımla
مِثْلَ
gibi
صَاعِقَةِ
yıldırımı
عَادٍ
Âd'ın
وَثَمُودَۜ
ve Semûd'un
(Resulüm!) Buna rağmen onlar (yine de) yüz çevirirlerse (onlara) de ki: "Ben sizi Âd ve Semûd'un (başına gelen) yıldırım gibi bir yıldırım (azabın)a karşı uyardım!"
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَعْرَضَ
Fiil-IV
ع ر ض
Yüz çevirdi, çekindi, döndü
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَنْذَرَ
Fiil-IV
ن ذ ر
Uyardı
صَاعِقَة
İsim
ص ع ق
Yıldırım
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
صَاعِقَة
İsim
ص ع ق
Yıldırım
عَاد
Özel isim
ع و د
Âd (Hûd (a.s.)'ın kavmi)
ثَمُود
Özel isim
ثَمُود
Semûd (Hz. Salih (a.s.)'ın kavmi)