close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fussilet Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fekadâhunne seb’a semâvâtin fî yevmeyni ve evhâ fî kulli semâ-in emrahâ(c) ve zeyyennâ-ssemâe-ddunyâ bimesâbîha ve hifzâ(an)(s) żâlike takdîru-l’azîzi-l’alîm(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken onları yedi gök olarak iki günde yaratmış ve her göğe yapacağı işi vahyetmiştir. Ve dünya göğünü kandillerle bezedik ve koruduk; işte bu, üstün olan ve her şeyi bilen mabudun takdiridir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Böylece (Allah) onları iki gün (iki süreç) içinde yedi gök olarak tamamlayıverdi ve her bir göğe (uzaydaki galaksilere) emrini (yaratılış görevini ve hikmetini) vahyetti. Biz Dünya göğünü de kandiller (misali yıldızlar) ile süsleyip-donattık ve bir koruma (altına aldık). İşte bu, Üstün ve Güçlü olan, (her şeyi en ince ayrıntılarıyla) Bilen (Allah)ın takdiridir. (Ve böylece toplam altı dönemde kâinatı kemâle erdirmiştir.)
[Not: Cenab-ı Hakk bir şeyi sadece "OL!" emriyle ve bir anda yaratabildiği halde, bu süreç ve evrelerle biz kullarına dikkatli, tedbirli ve tedricen iş görmeyi öğretmektedir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve onları iki zamanda yedi gök olarak yarattı, her göğe kendi görevini bildirdi. Biz, dünya göğünü kandiller gibi yıldızlarla süsledik ve koruduk. İşte bu çok üstün, çok güçlü herşeyi bilen Allah'ın ortaya koyduğu kanunudur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onları iki günde, iki devirde sağlam yedi göğe tamamladı. Her gökte cereyan edecek işleri planlayıp, programlayıp işlevlerini yükledi, vahyile bildirdi. Dünya semasını sizin tasavvur edemeyeceğiniz güçlü ışık hüzmeleriyle süsledik. Korumaya da aldık. Bu, kudretli, hükümran olan, her şeyi bilen Allah'ın planlaması, tayini, tesbiti ve takdiridir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Böylece onları iki günde yedi gök olarak belirledi ve her göğe emrini vahyetti. En yakın göğü de kandillerle donattık ve korumaya aldık. Bu, güçlü ve alim olanın düzenlemesidir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti. Biz dünya göğünü de kandillerle süsleyip-donattık ve bir koruma (altına aldık). İşte bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)'ın takdiridir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Böylece gökleri, yedi kat gök olarak iki günde yarattı: (Arzın yaratılışı gün, içindekilerin gün, göklerin gün ki, altı gün eder). Bir de her gök ehline (meleklerine, orada olacak hadiselerin) emrini vahy etti. Biz dünya göğünü de kandillerle (yıldızlarla) donattık, onu (afetlerden) koruduk. İşte bu, Azîz, Alîm olan Allah'ın takdiridir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bunun üzerine Allah, iki devrede gökleri yedi kat olarak yaptı. Her göğe de idaresini vahyetti. Ve dünya göğünü yıldızlarla süsledik ve (şeytanlardan) koruduk. İşte bu, güçlü izzetli ve her şeyi bilen Allah’ın takdiridir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Böylece onları, iki evrede yedi gök olarak yarattı ve her göğe görevini vahyetti/öğretti. Biz, yakın/dünya göğünü kandillerle/ışık saçan cisimlerle donattık, bozulmaktan da koruduk. İşte bu, gücü sonsuz ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
Besim Atalay
swap_vert close
Yedi kat gök olarak, iki günde tamamladı onları, her bir göğün işini de vahyetti, çırağlarla bezetti dünyanın gökyüzünü, hem de onu koruduk; emrenin, bilgenin ölçümü budur
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Böylece onları iki evrede yedi gök (çok sayıda kozmik sistem) olarak yarattı, her göğe kendi işlevini yükledi. Biz, yere en yakın olan gökyüzünü kandillerle süsledik ve onları (çökmeye/düşmeye karşı) yıkılmaktan, (sesleri ve görüntüleri birbirine karışmaktan) koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve (her şeyi) hakkıyla bilen Allah'ın takdiridir.
Bkz. 2/29, 17/44, 23/17, 65/12, 71/15-16  
Cemil Said
swap_vert close
Bunun üzerine iki gün zarfında semâyı yedi kısma ayırdı her kısım semâya vazîfesini bildirdi. Arzın semâsını yıldızlar ile tezyîn iyledi ve muhâfaza itdi. ’Azîz ve ’âlim olan Allâh’ın takdîri böyle idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Böylece onları, iki gün içinde yedi göğe tamamladı ve her göğün işini kendisine bildirdi. Yakın göğü ışıklarla donattık ve bozulmaktan koruduk. İşte bu, bilen, güçlü olan Allah'ın kanunudur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Böylece onları iki günde yedi gök olarak yarattı, her göğe işlevini ilham etti. Biz, yakın semayı kandillerle donattık ve onu koruduk. İşte bu, her şeye gücü yeten, her şeyi bilen Allah’ın takdiridir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Böylece onları, iki günde yedi gök olarak yarattı ve her göğe görevini vahyetti. Ve biz, yakın semâyı kandillerle donattık, bozulmaktan da koruduk. İşte bu, azîz, alîm Allah'ın takdiridir.  
 Her göğe görevinin vahyedilmesi, meleklerin, yıldızların ve diğer gök cisimlerinin, yaratılmak suretiyle her birine işlerinin bildirilmesidir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Böylece onları iki günde yedi gök olarak tamamladı ve her göğe özel yasaları bildirdi. Ve biz en aşağıdaki göğü ise lambalarla ve koruma sistemiyle donattık. Bu, Üstün ve herşeyi Bilen'in planıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Böylece Allah onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu. Her göğe kendi işini bildirdi. Biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve koruduk. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bu suretle onları iki günde yedi Sema olmak üzere yerine koydu, ve her Semada ona aid emrine vahiy verdi, ve Dünya Semayı kandillerle donattık ve hıfzettik, işte bu hep o azîz alîmin takdiridir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Böylece onları (bir anda yaratmak yerine, hikmetine binâen, dünya günlerinden) iki gün (miktarına denk gelecek bir sürede, iki evre) de, yedi (kat) semâ olarak yarattı da, her semâya (ve bu semâlarda bulunanlara) yapacağı işi (vazifesini) bildirdi. Biz dünyaya en yakın olan semâyı, (kudretimiz ile) kandillerle (yıldızlarla) süsledik, onları (şeytanların, mele-i a‘lâyı dinlemesinden) muhafaza ettik. İşte (bütün) bu (nlar), her işinde mutlak galip, (her şeyde hükmünü icra eden ve) her şeyi hakkıyla bilenin (Allah’ın) takdiridir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Böylece onları iki günde yedi gök olarak tamamladı. Ve her göğe işini vahyetti.¹ Ve dünya göğünü kandillerle süsleyip koruduk. İşte bu, Mutlak Üstün Olan ve Her Şeyi Bilen'in takdiridir.
1- Yasalarını koydu.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bu suretle onları yedi gök olmak üzere iki günde vücûda getirdi. Her gökde ona âid emri vahyetdi. Dünyâ göğünü de kandillerle donatdık. (Onu âfetlerden) koruduk. İşte (bütün) bu (nlar), O mutlak kaadir, O her şeyi hakkıyle bilen (Allah) ın takdiridir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Böylece onları iki günde (iki devrede) yedi (kat) semâ(1) olarak hükmetti ve her semâda (bulunanlara kendilerine âid) vazîfesini vahyetti (ona ilhâm etti). Dünya semâsını da kandillerle (yıldızlarla) süsledik. (Ve yıkılmaktan ve şeytanların kulak hırsızlığından)koruyarak (muhâfaza ettik). Bu, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Alîm (herşeyi bilen Allah)'ın takdîridir.
(1)Yedi kat semâ için, bakınız; (Lem‘alar, 12. Lem‘a, 67; İşârâtü’l-İ‘câz, 239)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Derken (zatım olan Allah) onları yedi sema olarak iki evrede (yaratıp) düzenlemiş ve her birine kendi yasasını vahyetmiştir. Ve (bu yedi semayı düzenledikten sonra) biz dünya semasını da (dünya ve güneş sisteminin içinde bulunduğu uzay mekânı da) ışık yansıtanlarla (gezegenler ve uydularla) donattık, (oranın düzen ve dengesini) bozmaktan da koruduk; işte bu (harika sistem), mutlak galip olanın, (her şeyi) bilenin (Allah’ın) takdiridir. (*)
(*) Peki, neden burada ( مصابيح )‘’mesâbih’ten’’maksat,‘’ışık yansıtan gezegenlerdir? Cevap; Çünkü aynı konuyle ilgili Saffât suresi altıncı ayette ( مصابيح ) yerine ( الكواكب)‘’gezegenler’’ifadesi kullanılmıştır. Demek ki ‘‘mesâbih’’ten maksat çıplak bir gözle semaya baktığımızda güneşten ışık yansıtmaları sebebiyle gezegenlerin de tıpkı yıldızlar gibi parlak görüldüğünden dolayıdır. Bu nedenle buradaki ‘’mesâbih’ten maksat,’’kevakib, yani gezegenlerdir. Zaten Lugat olarak Arapçada yıldızlara ( نجوم) ‘’nücum’’ gezegenlere de كواكب))’’kevakib’’denir. Ayrıca Enbiya- 30. ayette de belirtildiği gibi evrenin ilk temel taşı tek ve bitişik bir madde (رتق)‘’ratk’’ kozmik yumurta’’iken ( فتق - فلق )’’fatk ve felak ’’gibi büyük patlama ve bölme (Big Bang) sonucunda uzay boşluğuna yoğun bir enerji/gaz ve toz bulutu yayılıyor ve bu gaz bulutu çok uzun zamanlar da fırıldak gibi uzay boşluğunda süratle dönmeye ve birbirinden ayrılmaya başlıyor. Sonradan birbirlerinden kopup ayrılan bu gaz kütlelerinden bütün gök cisimleri, yıldızlar, güneş sistemi vs. meydana geliyor. Bundan sonra da yedi manyetik sema/kuşak oluşuyor. İşte ilk maddenin (kozmik yumurtanın) patlamsından sonra dünyamız dâhil bütün gök cisimleri/ evren altı uzun evrede meydana gelmiştir. (الله اعلم ) Ayrıca ayetteki ” (hıfzan) hem oradaki gök cisimlerinin kendi yörüngelerinden çıkmasının önlenmesi anlamında hem de yeryüzünün zehirli güneş ışınlarından, meteor serpintilerinden ve çekim dengesini saptırıcı unsurlardan korunması anlamına da gelebilir. Ayrıca yedi manyetik sema ile ilgili detaylı açıklama için Bakara- 2/29. ayetin açıklamasına bakılabilir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İki günde, göklerde yedi semanın var olmasına hüküm verdi ve her bir semaya görevlerini yükledi. Dünyanın gökyüzünü lambalarla (güneş, ay ve yıldızlarla) kıyamete kadar onların yerini muhafaza ederek süsledi. Bunlar her şeyi bilen ve her şeye gücü yetenin planlamasıdır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Böylece onları yedi gök olarak iki günde varetti. Her göğün gönlüne de buyruğunu bildirdi. Dünya göğünü de kandillerle donattık, hem de onu koruduk. İşte erkli, bilici olanın yasaması böyle olmuştur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Artık iki günde göğü yediye çıkardı. Her bir göğe de kendi işini [¹] vahiy etti. Biz dünya göğünü, yıldız çırağları ile donattık, âfetten sakladık, işte bu husus yegâne galip, hakkıyle âlim olan Zat/ın takdiridir.
[1] Ona müteallik olan hususatı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Böylece onları iki evrede/günde yedi gök⁷ olarak hükmedip her bir göğe kendi işlevini yükledi. Biz dünya göğünü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, Azîz ve Alîm olanın takdiridir.
7 Yedi rakamı Araplarda kesretten/çokluktan kinayedir. “Yedi kat gök ve yer” ifadesi, deyim olarak evrenin tamamıdır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylelikle onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti. Biz dünya göğünü de kandillerle süsleyip donattık ve koruduk. İşte bu, çok güçlü ve her şeyi bilenin takdiridir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böylece, gökyüzünü iki günde, yedi kat gök şeklinde düzenledi ve her katına, kendi işlevini öğreterek uyması gereken yasaları ilham etti. Ayrıca, dünyaya en yakın göğü parlak birer inci demeti gibi ışıldayankandillerle süsledi ve onu şeytanlardan korudu. İşte bu hârika sistem, sonsuz kudret ve ilim sahibi olan Allah’ın mükemmel bir ölçü ve denge ile ortaya koyduğu takdiri sayesinde yürümektedir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onları iki günde yedi gök olarak takdir etti. Her bir göğe kendi işini vahyetti / bildirdi. Bir de Yakın Sema’yı / Dünya Seması’nı kandillerle süsledik; hem de korumak üzere! Bu, Alîm Azîz’in takdiridir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, yedi göğü, iki zamanda yarattı. Her göğe kendi görev emrini okudu. Biz dünyaya en yakın semayı ışık yansıtıcı yıldızlarla donatıp korumaya aldık. Bütün bunlar, Allah'ın muhteşem bilgi gücüyle yaptığı hesaplı işlerdir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Böylece onları iki günde yedi gök olarak yarattık. Her göğe kendi işini bildirdik. En yakın göğü yıldızlarla, aylarla, güneşle süsledik. Uzayda düzenli olarak dolaşmaları için yasa koyduk. Böylece dağılıp birbirlerine çarpmalarını önledik. Onları yasamızla bir sistemde tutarak koruduk. İşte bu mutlak güç sahibi ve hakkıyla her şeyi bilen Allah’ın takdiridir. Unutmayın ki koyduğumuz bir düzen olmasaydı onlar birbirine girerlerdi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Böylece onları (gökleri) iki günde (dönemde) yedi gök [*] olarak yaratmış ve her göğe görevini vahyetmişti (bildirmişti). [*] Biz yakın göğü kandillerle ve koruma ile (koruyucu güçlerle) süslemiştik. [*]İşte bu güçlü, bilen (Allah)’ın ölçüsüdür.
Göklerin “yedi kat” oluşuyla ilgili bkz. Bakara 2:29; İsrâ 17:44; Mü’minûn 23:86; Fussilet 41:12; Talâk 65:12; Mülk 67:3; Nûh 71:15. Bununla birlikte “yedi yol” (Mü’minûn 23:17) ve “yedi güçlü yapı” (Nebe’ 78:12) ifadeleri de geçmektedir.,Burada geçen [evhâ/vahy] fiili Yüce Allah için kullanıldığı ve muhatap da peygamber olmadığı için bu vahye “ilahi vahiy” denmektedir ve anlamı da “ilham etmek” demektir Benzer mesajlar: Hicr 15:16-17; Sâffât 37:6; Mülk 67:5; Cinn 72:8-9.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Böylelikle onları iki günde¹ yedi² gök olarak yarattı ve her göğe görevlerini ayrı ayrı vahyetti.³ Biz dünyaya ait olan gökyüzünü de parlak kandillerle süsleyip koruma altına aldık.⁴ İşte bütün bunlar, üstün ve güçlü olan, her şeyi bilen (Allah)’ın koyduğu kanunlardır.
1 Hâsılı onları iki günde sağlam yedi Semaya tamamladı. Bu iki günün birisi, Yeryüzününde yaratılışından evvelki ilk maddenin yaratılışı, birisi de yıldızların oluşum günleridir. A’raf: 54. ayette, “Muhakkak ki sizin Rabbiniz; gökleri ve yeri altı zaman diliminde yaratan” şeklinde beyan olunduğu üzere altı günden ikisini teşkil eder. Yahut birisi Arzın yaratılışından öncesi, birisi de Arzın yaratılışından sonrası da olabilir. Bir de buradaki (فِى يَوْمَيْنِ) ifâdesi zarf-ı müstekar olarak kabul edilirse bu iki günün; biri Dünya biri de Ahiret olması muhtemeldir. O zaman âyetin tercümesi, “Böylelikle onları (dünya ve âhiret olmak üzere) iki günlü ve yedi gök olarak yarattı ve her göğe görevlerini ayrı ayrı vahyetti” şeklinde de olabilir. (Elmalılı)2 Bu, “yedi” rakamı çokluktan kinâye olup, “birçok” anlamına da gelebilir.3 Buradaki vahiy; Allah’ın onlara görevlerini, yani sünnetullahı mükemmel bir şekilde öğretmesi, demektir. Tıpkı bal arısına öğrettiği gibi… Bk. (Nahl: 8) 4 Yani bu ve Mülk: 5. ayetlerden, dünya semasının diğer göklerden farklı olduğunu ve bu semadaki yıldızların esas görevinin Dünya semasını süslemek olduğunu anlamak mümkündür. Bu, Dünyaya ait olan gökyüzü, Allah’ın koruması altındadır ve hiçbir güç, Allah’ın bilgisi olmadan oraların güvenliğini bozamaz. Zira bunlar, üstün ve güçlü olan, her şeyi bilen Allah’ın koyduğu kanunlardır. Bk. (Hicr: 16, Kaf: 6)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve onları iki evrede yedi gök ¹⁴ olarak yarattı, her göğe kendi işlevini yükledi. Biz, yere en yakın olan gökleri ışıklarla süsledik. Ve onları emniyetli kıldık: ¹⁵ İşte bu, Kudret Sahibi ve Her şeyi Bilen’in takdiridir.
14 Yani, çok sayıda kozmik sistem (karş. 2:29, not 20).15 Karş. 15:16-18 ve ilgili notlar 16 ve 17 ile 37:6 vd.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Böylece Allah gökleri iki evrede yedi tabaka olarak düzenledi ve her bir tabakaya kendi görev yasasını bildirdi. Nihayet biz yakın dünya göğünü yıldızlarla süsledik ve bir koruma sistemi oluşturduk işte bu her işinde mükemmel olan ve her şeyi bilen Allah’ın tesis ettiği bir düzendir. 37/1...10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken, onların iki aşamada yedi gök[⁴²⁴⁴] olarak var olmasını kararlaştırdı, her bir göğe kendi görev yasasını yükledi.[⁴²⁴⁵] Nihayet Biz en yakın göğü ışıklarla süsledik[⁴²⁴⁶] ve bir güvenlik sistemi oluşturduk:[⁴²⁴⁷] İşte bu her şeyi bilen, her işi mükemmel olan Allah’ın takdiridir.
[4244] “Yedi gök”, bilinen ve bilinmeyen birbirinden farklı tüm kozmik sistemleri kapsayan bir ifade. Yedi rakamı çeşitlilik ve çok katmanlılıktan kinayedir (Krş: 15:44, not 34). “Yedi kat gökler ve yer” ibaresi “bütün kâinat” mânasına gelir. [4245] Burada olduğu gibi mutlak mânada öznesi Allah nesnesi eşya olan (burada gökler) emr terimi, Allah’ın eşyaya yüklediği kanuna delâlet eder. Bu vurgusuyla emr eşyadaki nedensellik yasasına (causality) tekabül eder. Allah’ın eşyaya emr’ini vahyetmesi, ona yaratılış amacı olan mâ hulikâ leh’ini yüklemesidir. Arıya vahyetmesi de bu cümledendir (16:68). Bu nedensellik elbet Allah’ı koyduğu yasanın -hâşâ- mahkûmu eden bir nedensellik değildi. Zira O koyduğu yasanın hâkimi olarak her an eşyaya müdahil ve her an yaratmadaydı. Dolayısıyla ilâhî emri yüklenen eşya O’ndan bağımsız mutlak bir varlığa değil, O’nun iznine ve emrine tâbi mümkün bir varlığa sahiptir. [4246] Gökyüzünün çıplak gözle görüntüsünün tasviri. [4247] Kur’an kozmolojisini üç başlıkta tasnif etmek mümkündür: 1) Kur’an’ın “Dünya seması” veya “en yakın gök” (67:5) adını verdiği kuşların da boşluğunda uçtuğu gök (16:79). Bu atmosfer içi göktür. Belirlilik takısıyla es-semâ’ biçiminde geldiği yerlerde de çoğunlukla “çıplak gözle görülen” göğe delâlet eder. 2) Seb’a semâvât (yedi kat gökler) formuyla ifade edilen gök. Bu, bağlamına göre ya güneş sistemini, ya da birini kendi âlemimizin/uzayımızın oluşturduğu sonsuz âlemleri/uzayları ifade eder. 3) Semâun formunda belirsiz olarak geldiği yerler. Bu “uzay” anlamındadır. Bağlamına göre bazen kâinatın tümünü, bazen arzdan arşa kadar bütün bir varlık mertebelerini ifade eder. Âyetteki “güvenlik” (hıfzan) yeryüzünün zehirli güneş ışınlarından, meteor serpintilerinden ve çekim dengesini saptırıcı unsurlardan korunması anlamına gelebilir. Sâffât 7’de sözü edilen vahyin görünmez varlıklara karşı korunması anlamına da gelebilir (Krş: 67:5; 15:17). Bu sonuncu ihtimal Kur’an’ın geneliyle daha bir uyumludur (Hıfzanı çevirimiz için bkz: İbn Âşûr).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve "Yedi göğü" iki günde tamamladı ve her göğe görevini vahyetti. Dünya semasını biz, kandillerle (yıldızlarla) donattık ve (birbirine çarpıp ta yok olmasınlar diye, yıldızların seyrine nizam verdik) koruduk. İşte bu (yaratmalar) her şeye gücü yeten, her şeyi hakkıyle bilen Allah’ın takdiridir!
(Aklınızı başınıza alıp da bir kez daha düşünün, sizin ilahlarınız hiç bir şeyi yaratmış mı? Elbette yaratmamış. O halde Rabbimizin hak davetini kabul edin)  
Osman Fırat
swap_vert close
Böylece onları, iki günde yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü ışıklarla süsledik ve de bir korumayla. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık onları yedi gök olmak üzere iki günde tamamladı ve her gökte ona ait emri vahyeyledi ve dünya göğünü de kandillerle süsledik ve muhafaza kıldık. İşte bu, azîz, alîm (olan Allah)'ın takdiridir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Derken, iki gün içinde, gökleri yedi kat olarak şekillendirdi ve her bir göğe kendisine ait işi vahyetti. Biz dünya semasını kandillerle, yıldızlarla süsledik, bozulup yıkılmaktan koruduk. İşte bu, azîz ve alîm (üstün kudret sahibi, her şeyi en mükemmel tarzda bilen Allah)'ın takdiridir.
Cenab-ı Hak kâinatı yaratmayı dileyince sonsuz kudretini izhar ederek, ölçüsü belirsiz bir enerji meydana getirdi ve o enerji zamanla yoğunlaşıp gaz halini aldı ve sonra da yoğunlaşıp bugünkü katı durumuna geçti. Yerküre iki jeolojik devirde oluşmuş ve sonra da oradaki kaynaklar belirlenerek, plan uyarınca dört jeolojik devirde oluşup bugünkü duruma gelmiştir. Zira âyetteki yevm kelimesi, başlangıç ve sonu kesin bilinmeyen uzun bir devir anlamına gelmektedir (...) Gökler, yerküre ile birlikte iki uzun devirde yedi tabaka haline getirilmiştir. Çünkü hepsi gaz halinde idi. Yoğunlaşıp katılaşması hep birlikte, iki devirde olmuştur. Bu âyetler müteşabih olduğundan başka yorumlar da mümkündür. Âyette sümme bağlacı zaman tertibi değil, beyan tertibini ifade eder, onun için “derken” diye çevirdik. 79, 30 âyeti önce gök, sonra yer; 41, 12 âyeti önce yer sonra gök; 21,30 âyeti ise beraber yaratıldıklarını ifade eder gibidir. Bu durumda ortaya çıkan sorunun cevabı şöyledir: Yaratmanın başlangıcında gökler ve yer beraber iken, yerküre diğer cisimler arasında hepsinden önce yoğunlaşıp katılaşmış, derken Allah’ın iradesi göğe yönelerek orayı yedi sema halinde düzenlemiş, daha sonra yerkürenin düzenlenmesini gerçekleştirmiştir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Böylece onları, iki günde yedi gök yaptı ve her göğe emrini (kanunlarını) vahyetti. Biz, en yakın göğü lambalarla ve koruma ile (koruyucu güçlerle) donattık. İşte bu, o güçlü, bilen (Allah)ın takdiridir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Gökleri iki günde yedi semâ olarak yaratdı ve her semâya emr-i tedbîrini vahy itdi ve semâ-yı dünyâyı yıldızlarla tezyîn ve şeytânlardan hıfz iyledi. İşte bütün bunlar gâlib ve kâdir, bilici Allâh'ın takdîridir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İki günde yedi gök olarak tamamlamış ve her gökte ona ait emri vahyetmiştir. En yakın göğü de kandillerle (yıldızlarla) süslemiş ve korumuştur[*]. İşte bu, üstün ve bilgili olan Allah’ın koyduğu ölçüdür.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onları yedi gök olarak iki günde varedip, her bir göğe kendi işini bildirdi. Dünya göğünü ise koruduk ve yıldızlarla süsledik. İşte bu, her şeye Hakim ve Bilen'in takdiridir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların hepsini yedi gök(3) olarak iki günde yarattı(4) ve herbir göğe görevlerini bildirdi. Dünya semâsını da kandillerle süsledik ve güvenli kıldık.(5) Bu, kudreti herşeye üstün olan, ilmi herşeyi kuşatan Allah'ın çizdiği kaderdir.
(3) 2:29’un açıklamasına bakınız.(4) 9’uncu âyetten bu yana anlatılanlar, göklerin ve yerin yaratılışını birlikte tasvir etmekte, her ikisinin de beraberce yaratıldığını açıkça göstermektedir ki, 2:29 ve 21:30 gibi daha birçok âyette de bu durum görülmektedir. 11’inci âyetten, henüz duman (bugünün bilim diliyle gaz ve toz bulutları) halinde bulunan gök ile beraber Dünyanın da var olduğu anlaşılmaktadır. Bu, ister Güneş Sistemi, isterse galaksiler düzeyinde olsun, ilk yaratılış aşamalarını anlatan bir tasvirdir. Çünkü yıldızların ve gezegenlerin oluşumu, bugün uzayın birçok yerinde gözlenmekte olduğu gibi, “bulutsu” adı verilen gaz ve toz bulutları içinde cereyan etmektedir. 21:30’da da bu durum dile getirilmiş ve gökler ile yerin bitişik iken sonradan ayrıldığı bildirilmiştir ki, bir bulutsu içinde yaratılan Dünya ile Güneş Sistemindeki diğer gök cisimlerinin birbirinden ayrılışı, bu tabloya uymaktadır. Bu durumda, Dünyanın iki günde yaratılışı ile göklerin iki günde yaratılışı da birbirine paralel şekilde cereyan eden olaylar şeklinde karşımıza çıkar ki, bu iki günün sonunda, göklerin yedi gök olarak, yerin de bir gezegen olarak yaratılışı tamamlanmış olmaktadır. Bu, bizim zamanımızla, günümüzden 4,5 milyar sene kadar önceki bir vakte isabet eder ki, bildiğimiz kadarıyla galaksilerin de düzenlerini bulduğu, hattâ ikinci nesil yıldızlarına kavuştuğu bir dönemdir. Bundan sonra, yerin yaratılışındaki diğer aşamalar devreye girmekte ve sabit dağlarla (16:15’in açıklamasına bakınız) yerkabuğu güvenli bir hale getirilmekte, daha sonra hayata gözünü açacak canlıların rızıkları tek tek hazırlanmaktadır. Böylece, göklerin ve yerin yaratılışı toplam altı günde tamamlanmış olmaktadır.(5) 21:32’nin açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Böylece onları, iki günde yedi gök halinde takdir edip her göğe kendi iş ve oluşunu vahyetti. Ve biz, arza en yakın göğü kandillerle ve bir korumayla donattık. İşte bunlar Azîz ve Alîm olanın takdiridir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes tamām eyledi anları-y-idi gökler iki gün içinde ya'nį pençşenbe ādįne. daħı buyurdı her bir gökde buyruġın. daħı bezedük yaķın gögi çıraġlar-ıla ya'nį ılduzlar daħı şeyŧāndan saķlamaķ ya'nį śaķladuķ. şol endāze eylemegidür beñdeşsüz bilici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes gökleri yidi ḳat yaratdı iki günde. Daḫı vaḥy eyledi her göge emrini. Daḫı bezedük dünyā gögini ılduzlar‐ıla. Daḫı ṣaḳladuḳ anı āfetlerden. Oltaḳdīri‐di her nesne bilici Allāhuñ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah onları (səmaları) yeddi (qat) göy olaraq iki gündə əmələ gətirdi. (Beləliklə, iki gün ərzində yer, sonra iki gün ərzində yer üzündə olanlar, daha sonra iki gün ərzində göylər xəlq edildi. Kainatın yaradılması altı gün ərzində başa çatdı). O, hər bir göyün işini özünə vəhy edib bildirdi. Biz aşağı göyü (dünya səmasını) qəndillərlə (ulduzlarla) bəzədik və (onu şeytanlardan, hər çür bəladan) hifz etdik. Bu, yenilməz qüvvət sahibi olan, (hər şeyi) bilən Allahın təqdiridir (əzəli hökmü, qanunudur)!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then He ordained them seven heavens in two Days and inspired in each heaven its mandate; and we decked the nether heaven with lamps, and rendered it inviolable. That is the measuring of the Mighty, the Knower.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So He completed them as seven firmaments in two Days,(4477) and He assigned to each heaven its duty and command. And We adorned the lower heaven with lights, and (provided it)(4478) with guard. Such is the Decree of (Him) the Exalted in Might, Full of Knowledge.
4477 For "Days", which may include thousands of years, see 7:54 , and n. 1031. They refer to stages in the evolution of physical nature. In the Biblical cosmogony, (Gen. 1, and 2:1-7), which reflects old Babylonian cosmogony, the scheme is apparently to be taken literally as to days and is as follows: the first day Allah created light; the second, the firmament; the third, the earth and vegetation; the fourth, the stars and planets; the fifth, fish and fowl from the sea; and the sixth, cattle, creeping things, beasts on land, and man; on the seventh day He ended His work and rested. Our scheme is wholly different. (1) Allah did not rest, and never rests. "His Throne doth extend over the heavens and the earth, and He feeleth no fatigue in guarding and preserving them"; (2) Allah's work has not ended; His activity still goes on 32:5; 7:54; (3) man in our scheme does not come in with land animals; his advent is much later; (4) our stages are not sharply divided from each other, as in the above scheme, where the stars and planets having been created on the fourth day, it is not intelligible how the first three days were counted, nor how vegetation grew on the third day. Our stages for earth and heavens are not in sequence of time for the heavens and the earth. Our six stages are broadly speaking, (1) the throwing off of our planet from cosmic matter; (2) its cooling and condensing; (3) and (4) the growth of vegetable and animal life; (5) and (6) the parallel growth of the starry realm and our solar system. 4478 Cf. 15:17 , and n. 1951; also 37:6-9. The transition from the third person ("He completed," etc.) to the first person ("We adorned."etc.) may be noted. The act of creation is an impersonal act: the act of adornment and guarding is a personal favour to Allah's creatures.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَقَضٰيهُنَّ
böylece onları takdir etti
سَبْعَ
yedi
سَمٰوَاتٍ
gök olarak
ف۪ي يَوْمَيْنِ
iki günde
وَاَوْحٰى
ve vahyetti
ف۪ي
içine
كُلِّ
her
سَمَٓاءٍ
gök
اَمْرَهَاۜ
işini
وَزَيَّنَّا
ve süs- ledik
السَّمَٓاءَ
semâsını
الدُّنْيَا
dünya
بِمَصَاب۪يحَۗق
kandillerle
وَحِفْظاًۜ
ve korumakla
ذٰلِكَ
işte bu
تَقْد۪يرُ
takdiridir
الْعَز۪يزِ
Azîz
الْعَل۪يمِ
Alîm'in
Böylece onları, iki günde (safhada) yedi gök olarak (yaratmayı) takdir etti ve her göğe görevini vahyetti. Biz, dünya semâsını kandillerle (yıldızlarla) süsledik ve onu (yıkılmaktan) koruyarak (muhafaza ettik). İşte bu, Azîz, Alîm (bütün şerefin ve kudretin sahibi olan, her şeyi ve herkesi bilen Allah)ın takdiridir.
قَضَى
Fiil-I
ق ض ي
Hükmetti, bitirdi, hüküm verdi, takdir etti, tamamladı, yerine getirdi, karar verdi
سَبْع
İsim
س ب ع
Yedi, سَبْعُونَ : Yetmiş
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
زَيَّنَ
Fiil-II
ز ي ن
Süsledi
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
مِصْبَاح
İsim
ص ب ح
Kandil
حِفْظ
İsim
ح ف ظ
Korumak
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
تَقْدِير
Fiilimsi-II
ق د ر
Bir ölçüye göre, bir takdir ile
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim