close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fussilet Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve ce’ale fîhâ ravâsiye min fevkihâ ve bârake fîhâ ve kaddera fîhâ akvâtehâ fî erbe’ati eyyâmin sevâen lissâ-ilîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve yeryüzünün üstünde metin dağlar yaratmıştır ve kutlamıştır orasını, bereket ihsan etmiştir ve rızık olacak şeyleri takdir etmiştir de meydana getirmiştir bunları orada, tam dört gün içinde, dileyenler için hepsi de eşittir.
Bu dört günde 9. âyette bildirilen iki gün dahildir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ki Allah) Orada (Dünya’nın) üstünde (kendisinin ve Güneş’in etrafında hızla dönerken dengeler bozulup savrulmasın diye) sarsılmaz dağlar var etmiş, onda (dağlarda madenler ve ilaç bitkileri gibi) bereketler yaratıp yerleştirmiş ve isteyip-arayanlar için eşit olmak üzere oradaki rızıkları dört günde (dört ayrı süreçte) takdir etmiştir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O yeryüzünü yarattıktan sonra, onun üzerinde ağır baskılar durumunda olan dağları yarattı. O yeryüzünde bereketler meydana getirdi, herşeyi doldurup yığdı oraya. Mahlukatının ihtiyaç ve azıklarını da dört evrede istifade edilebilecek şekilde ayarladı. Bütün geçim araçlarını, onları arayanlar arasında ilâhî adalet ilkelerine göre eşit şekilde paylaştırdı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O, yeryüzünde, üstten ağır baskılı, oturaklı, derin temellere dayalı dağlar yerleştirdi. Yeryüzünü bereketli hale getirdi. Orada, isteyenler, rızık arayanlar için, rızıkları dört devirde, dört mevsim içinde, belli bir seviyede, dengeli, eşit bir şekilde takdir edip, planlayıp düzene koydu.
Ahmet Varol
swap_vert close
Orada, üstünden sabit dağlar var etti; onu bereketli kıldı ve onda soranlar (rızıklarını arayanlar) için eşit olarak gıdalarını dört günde takdir etti.
Ali Bulaç
swap_vert close
Orada (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti, onda bereketler yarattı ve isteyip-arayanlar için eşit olmak üzere oradaki rızıkları dört günde takdir etti.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah, o arz üzerinde sabit dağlar ve bereketler yarattı. Arzda bulunanların rızkını da takdir etti; (arzın, içindekilerle beraber kaç günde yaratıldığını) soranlar için tam dört günde...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Allah, dört günde (dönemde) yeryüzünün üstünden demirlenmiş gemiler gibi dağlar yarattı, bu yeryüzünü mübarek ve bereketli kıldı. Ve arayıp soranlar için eşit olarak bütün gıdalarını onda takdir etti.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Yeryüzünde sabit dağlar yerleştirdi. Orada bereketler yarattı ve orada dört evrede isteyenler/ihtiyaç sahibi olanlar için fark gözetmeden gıdalar takdir etti.”
Besim Atalay
swap_vert close
Dört günde de, yeryüzünde yüksek dağlar yaratıp, orda ona uğur verdi, azıkların ölçümledi, soranlara cevaptır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O, (arzı yarattıktan sonra,) üzerine sarsılmaz dağlar yerleştirdi, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak (her mevsime ve bölgeye göre çeşit çeşit yetişen) rızıklar takdir etti. Bunların hepsi tam dört evrededir.
“Dört evre” ile beraber önceki ayette zikredilen “iki evre” yi de toplarsak, yerlerin ve göklerin yaratıldığı “altı evre” ortaya çıkmış olur (7/54, 10/3, 11/7, 25/59, 32/4, 50/38, 57/4). Sadece yeryüzünün iki evrede yaratıldığı ve sonra da birkaç evre geçirerek bugünkü duruma geldiği bilinmektedir. Bu iki evre, gaz halindeki kâinatın yoğunlaşarak bir araya gelmesi, sonra da parçalanarak göklerin ve yerin oluşmasıdır.  
Cemil Said
swap_vert close
Arz üzerinde dağlar yaratdı ve bereket virdi dört gün zarfında her isteyene erzâk ihsân iyledi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yeryüzüne üstünden ağır baskılar (dağlar) yerleştirdi, onu bereketli kıldı; arayıp soranlar için gıdalarını tam (toplam) dört gün içinde yetiştirmesi kanununu koydu (takdir etti).
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Arz üzerinde sarsılmaz dağlar oturttu, orayı bereketli hale getirdi; gerekli besinlerini orada -bunlara ihtiyacı olan varlıklar için eşit derecede olmak üzere- uygun ölçülerle yarattı. (Bütün bunlar) dört günde oldu.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O, yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdi. Orada bereketler yarattı ve orada tam dört günde isteyenler için fark gözetmeden gıdalar takdir etti.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onun üstüne denge unsurları (olan dağlar) yerleştirdi ve onu bereketli kıldı.Tüm arayıp isteyenler için onun gıdalarını dört günde ölçüp düzenledi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O, yerin üstünde sabit dağlar yarattı. Orada bereketler meydana getirdi. Orada araştırıp soranlar için rızıkları tam dört günde belli bir seviyede takdir edip, düzene koydu.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem ona üstünden ağır baskılar yaptı ve onda bereketler husule getirdi, ve onda azıklarını takdir buyurdu, araştıranlar için bir düzeye dört gün içinde
Emrah Demiryent
swap_vert close
O, (bir anda yaratmak yerine, hikmetine binâen, dünya günlerinden) dört gün (miktarına denk gelecek bir sürede, dört evre) de, yeryüzünde yüksek sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Orada; onun üzerinde ağır baskılar oluşturdu. Ve orayı bereketli kıldı. Orada rızkını temin etmek isteyenler için, rızıkları, fark gözetmeden dört gün içinde takdir etti.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Allah) orada üstünden baskılar yaptı. Onda bereketler yarattı. Onda arayanlar için dört günde müsâvî gıdalar takdîr etdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve onda (yeryüzünde) üstünden (yükselen) sâbit dağlar yaptı; ve orada bereketler meydana getirdi ve orada (rızıklarını) araştıran kimseler için birbirine eşit dört gün içinde(dört devrede) gıdâlarını takdir buyurdu.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (iki evrede yerküreyi yaratıktan sonra) orada, onun üzerinden (kökleri yer kabuğunun derinliklerine kadar inen) ağır baskılar (hem kıtaların çarpışmasıyla, hem de yer kabuğundaki volkanik patlamalarla denge unsuru olan dağlar) oluşturmuş, orada bereket (bolluk, işlevlilik) meydana getirmiş ve oranın gıdalarını (dengeli ve ölçülü olarak) isteyenler (gıdaya ihtiyacı olan yaratıklar) için eşitçe olmak üzere (yerkürenin önceki iki evresiyle birlikte bütün bunları) dört evrede takdir etmiştir. *
(*) Evrenin Yaratılış Evreleri! Büyük Patlama’dan (Big Bang) sonra Dünya’nın, Güneş’in, yıldızların hemen oluşmadığını biliyoruz. Evren hiçbir yıldız oluşmadan önce bir gaz bulutu halindeydi. Bkz. (41/11) Bu gaz bulutunun ana maddesi Hidrojen’di. Hidrojen’den sonra ise en çok var olan madde Helyum’du. Bu gaz bulutunda daha sonra oluşan sıkışmalar ve yoğunlaşmalar yıldızların ve gezegenlerin oluşumunu sağladı. Bugünkü Dünya’mız, Güneş’imiz, gece görebildiğimiz yıldızlar ve gezegenler vs. hepsi bu gaz bulutunun bir alt kümesiydi. Bugün bunları keşfedebilmemiz bilim tarihinde, arka arkaya yapılan birçok buluşun, gözlemin, laboratuvar çalışmasının sonucudur. Peki, Büyük Patlama Nedir? Büyük Patlama, modern kozmolojik teoriler ışığında, maddenin aşırı yoğun ve sıcak bir noktadan genişlemesi sonucu Evren’imizin oluşmasını mümkün kılan ana verilen isimdir. Yani tıpkı kara deliklerin merkezinde bulunan tekillik gibi, Evren’in başlangıcında da bir tekillik bulunmaktadır. Bkz: (Enbiya-21/30.) İşte Evren, bu tekil noktadan başlamış ve evrelerle bugünkü haline doğru tekâmül bulmuştur. Kaynak: (Büyük Patlama Nedir? Büyük Patlama Sırasında Neler Yaşandı?) İşte buna göre, yaratılışın altı dönemi; 1- Kaos dönemi, 2- Hadron dönemi, 3- Lepton dönemi, 4- Atom dönemi, 5- Galaktik dönem ve 6- Yıldız dönemidir. Kaynak: (Evrenin Yaratılışı- Kâinat Nasıl Yaratıldı?) Yerküre birçok evrelerden geçerek katılaşmış, kabuğu oluşmuş ve hayata elverişle hale gelmiştir. Bu evreleri şöyle de açıklayabiliriz. Yerkürenin geçirdiği evre ve devirlerden birincisi, maddenin ilk önce buğu ve duhan/gaz halinde yaradılışı devri, ikincisi, cansız cisimlerin teşekkülü devri, üçüncüsü, yerin semadan ayrılması devri, dördüncüsü, yer kabuğunun teşekkülü devri, beşincisi, dağların, nehirlerin ve denizlerin teşekkülü devri, altıncısı, hayatın başlangıcı ile bitkilerin, hayvanların ve insanların yaradılışına kadar tekâmülü devridir. (38 Elmalılı, a.g.e., Vl/4972.) Kaynak: (Celal Kırca Kur’an ve Fen Bilimleri) Ayrıca yerkürenin ilk iki yaratılışı sema ile paralel şekilde olmuştur. Yani bu önceki iki evre, gaz ve toz bulutu hâlindeki kâinatın yoğunlaşarak bir araya gelmesi, sonra da parçalanarak göklerin, (dünya dâhil) güneş sisteminin oluşması da iki evrede ve sonra kıtaların, dağların, denizlerin, gıdaların vs. yaratılması da iki evre daha geçirerek bugünkü duruma geldiği bilinmektedir. Bu nedenle evrenin yaratılışı 12. âyetteki iki evreyle birlikte toplam altı evre eder ki, A’râf- 54’te sözü edilen “altı evre/aşama budur. (الله اعلم) İşte (Fussilet 41/11) örnek alırsak, Kuran’ın 1400 sene önceden Evren’in daha önce gaz halinde olduğunu açıklaması bilimsel bir mucizedir. Fakat bir patlamayla tüm maddenin sürekli genişleyen bir şekilde Evren’i oluşturduğu bir ortamda Evren’in gaz haline mahkûm olmaması, Allah’ın maddenin içine koyduğu yasalar çerçevesinde bu gazdan yıldızların, gezegenlerin, insanların, manolyaların vs. her şeyin oluşması da yine yüce Allah’ın ayrı bir yaratılış mucizesidir. المراد من قوله {وَقَدَّرَ فِيهَا أَقْوٰتَهَا فِى أَرْبَعَةِ أَيَّامٍ } مع اليومين الأولين، ...الأيام التي ذكر هي مع خلق الأرض: يومين لخلق الأرض، ويومين لتقدير الأقوات لأهلها والأرزاق فيكون أربعة، ثم ذكر لخلق السماوات يومين، فإذا جمع يكون ستة أيام، (تأويلات أهل السنة) قوله تعالى: {في أربعة أيام} يريد باليومين الأولين، وهذا كما تقول: بنيت جدار داري في يوم وأكملت جميعها في يومين، أي بالأول. (المحرر الوجيز في تفسير الكتاب العزيز – تفسير المراغي) وقوله: {سَوَاءً للسائِلِينَ} اختلف أهل التأويل في تأويله، فقال بعضهم: تأويله: سواء لمن سأل عن مبلغ الأجل الذي خلق الله فيه الأرض، وجعل فيها الرواسي من فوقها والبركة، وقدّر فيها الأقوات بأهلها، وجده كما أخبر الله أربعة أيام لا يزدن على ذلك ولا ينقصن منه (جامع البيان في تفسير القرآن – الفيروزابادي – تفسير الكشاف - تفسير الجلالين) قوله: {فِيۤ أَرْبَعَةِ أَيَّامٍ} تقديره: في تَمَام أَرْبَعَةِ أيام باليَوْمَيْنِ المتقدمين. قال الزجاج: في تتمَّة أربعة أيام، يريد بالتتمة اليومين. وقال الزمخشري: في أربعة أيام فلذلك المدة خلق الله الأرض وما فيها كأنه قال: كل ذلك في أربعة أيام كاملة مستويةً بلا زيادة ولا نُقصانن (اللباب في علوم الكتاب) ثم (جعل فيها رواسى من فوقها وبارك فيها وقدّر فيها أقواتها (فى تمام (أربعة أيام (.. أى فى يومين آخرين يضافان إلى اليومين اللذين خلق فيهما الأرض، فيكون المجموع أربعة أيام.. وليس واردًا أن يكون خلق الرواسى وتقدير الأقوات قد استغرق أربعة أيام (كتاب شبهات المشككين  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yeryüzündeki dağları arzın üzerine yerleştirmiş, yeryüzünde pek çok bereketli rızıklar var etmiş ve dört günde, yeryüzünde bulunanlar için ihtiyaçlarını planlamıştır. (Bu bilgiler) araştırıp soranlar için böyledir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah yeryüzünde ulu dağlar yarattı. Oraya bolluk verdi. Orada arayanlar için tam dört günde azıklar yasadı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O, yerin üstünde ulu ve muhkem dağlar yarattı, oraya çok hayır ve bereket koydu [⁹], orada olanlara münasip olan azıkları miktar-ı muayyen üzere takdir etti. Bunları tastamam dört günde yarattı. Bu da [¹⁰] soranlar içindir.
[9] Irmak çok, ekin çok, ağaç çok, yiyecek, çok, içecek çok.[10] Yeri, yerdekilerini kaç günde yarattı diye soranlara dört gün cevabı verilsin, yahut azıklara muhtaç olanlar için, azık isteyenler için tam dört günün tetümmesinde azıkları takdir etti.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
O, dört evrede/günde; yeryüzünde yükselen sağlam dağları [revâsiye] var etti. Orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada (rızık) arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti.⁴
4 Krş. A’râf, 7/56; Yûnus, 10/3  
Kadri Çelik
swap_vert close
O, yeryüzünün üstüne sabit dağlar yerleştirdi. Orada bereketler yarattı ve onda tam dört günde dileyenler (canlılar) için eşit bir şekilde rızıklar takdir etti.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah yeryüzünü yarattıktan sonra, üzerine sarsılmaz dağlar yerleştirdi, orayı sayısız nîmet ve bereketlerle donattı ve canlıların gıdalarını meydana getiren temel maddeleri isteyen herkesin eşit olarak faydalanacağı şekilde —önceki iki günle birlikte— toplam dört günde takdir etti, ölçüp ayarladı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onun üstünden orada ağır baskılar yaptı; orayı bereketlendirdi. İsteyenler için eşit düzeyde olmak üzere dört günde / dönemde / mevsimde azıklar takdir etti.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, yerküreyi üstten demirledi / eksenledi, sonra hayırladı /hayırlı olsun deyip ivme verdi. Sonra yeryüzündeki gıda dağılımını, talebi karşılaması için dört mevsime göre ayarladı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah dört günde yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı. Yeryüzünde bolluk bereket meydana getirdi. Yaşamak için gerekli yiyecekleri içecekleri yarattı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O, yere üzerinden ağır baskılar yerleştirmiştir. [*] Orada bereketler yaratmış ve orada tam dört günde (dönemde) isteyenler için eşit gıdalar belirlemiştir.
Yerin içine ağırlıklar yerleştirilmesiyle ilgili bkz. Ra‘d 13:3; Hicr 15:19; Nahl 16:15; Enbiyâ 21:31; Neml 27:61; Lokmân 31:10; Kâf 50:7; Mürselât 77:27.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Allah) yeryüzünü üzerinden (dağlarla) sâbitledi,¹ orada bereketler yarattı ve yi-ne orada arayanlar için geçimliklerini² eşit şekilde³ dört zaman diliminde takdir etti.⁴
1 Ravâsî: Kelime olarak, sabitlemek, demir atmak kökünden türemiştir ve “sabit ve köklü” anlamındadır. Mecazen “sabit ve köklü dağlar” anlamında kullanılmıştır. Kur’an’da dokuz yerde geçer.2 Yani, sular, madenler, bitkiler ve hayvanlar gibi bereketler yarattı. Hatta bitkilerin ve hayvanların yaşamak için muhtaç oldukları yağmur ve diğer her türlü ihtiyaçlarını da miktarlarıyla tayin edip biçimine koydu.3 Bu âyete göre; yeryüzünde Allah’ın yarattığı ve insanların emeği karışmayan doğal kaynakların insanlar arasında eşit şekilde kullanılması gerekir. Yani yeryüzünün tüm doğal kaynaklarında insanların eşit şekilde hakları vardır. Bugün bu kaynaklar kâfirler tarafından şairin dediği gibi; “Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul, Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul, Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa, Yaşasın kefenimin kefili kara borsa...” şeklinde paylaştırılmakta ve eşit paylaşılmamasının zulmünü ise en çok fakir ülkelerin insanları ve Müslümanlar, çekmektedirler.4 Evvelki iki de içinde dâhil olmak üzere dört zaman diliminde… Buradaki “dört gün” ifâdesi; 1- Yaratmak fiili için “zarf tümleci” olarak kabul edilirse âyetin tercümesi: “...ve yine orada arayanlar için geçimliklerini eşit dört mevsimde, takdir etti.” şeklinde olabilir. Aslında bu anlam daha uygun görülmektedir. Zira burada bu mana daha açık ve siyaka daha uygundur. Çünkü Arzın bereket ve rızıkları her sene bu dört mevsim içinde yetişir, miktarıyla biçimini bunlar içinde alır, bütün araştıranlar için müsavi olmak üzere dört gün. Zira her yerde rızk isteyenlerin hepsinin rızkı bu dört mevsim içinde yetişir, rızıklar müsavi olmazsa da günler müsavidir. Dört mevsim, hepsi için dörttür. 2- “Zarf-ı müstekar” olarak kabul edilirse anlamı: “Yeryüzünü “iki zaman diliminde” yarattı demek olur. Yani bu zaman dilimlerinin birisinde, Madenler ve dağlar, diğerinde de bitkiler ve hayvanlar yaratıldı anlaşılır. En doğrusunu Allah bilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
O, [arzı yarattıktan sonra,] üzerine [kuleler gibi] sarsılmaz dağlar yerleştirdi, ona [sayısız] nimetler bağışladı ve oradaki geçim araçlarını onları arayanlar arasında eşit şekilde paylaştırdı: ⁹ [ve bütün bunları] dört evrede ¹⁰ [yarattı].
9 Yani, ilahî adalet ilkelerine göre, yoksa beşerî “eşitlik” ya da “ihtiyaç” kavramlarına göre değil.10 Hemen hemen bütün klasik müfessirler, bu “dört evre”nin önceki ayette zikredilen “iki”yi de kapsadığında hemfikirdirler: “ve bütün bunları … yarattı” şeklindeki parantez içi ifadelerin sebebi budur. 12. ayetteki “iki evre” ile birlikte toplam temsîlî sayı altıya yükselir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah yeryüzünü sabit ve sağlam dağlarla perçinledi ve orayı bereketli ve yaşanabilir bir hale getirdi. Canlıların istek ve ihtiyaçlarını giderebilmeleri için (önceki iki evreyle birlikte) dört evrede de oraya bir düzen tesis etti. 16/15-16, 78/7
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O arz üzerine sarsılmaz dağlar yerleştirdi ve ona bereket bahşetti; dahası oranın besinlerini, ora sakinlerinden talep edenler arasında dengeli[⁴²³⁸] bir biçimde takdir etti: (bütün bunlar) dört evrede gerçekleşti.[⁴²³⁹]
[4238] Zımnen: Keyfî ihtiyaç tanımına ve beşerî oran eşitliğine göre değil. [4239] Bu rakam 9. âyette geçen iki evreyi de kapsar. 12. âyetteki iki evreyle birlikte toplam altı evre eder ki, A’râf 54’te sözü edilen “altı aşama” budur. Âyetin “yeryüzünde bitkilerin dört mevsimde yetişmesini takdir etti” şeklinde okunması mümkünse de, bağlamla uyuşmakmaktadır. Kâinatın yaratılış evrelerinin toplamı olan 6 rakamına, Yaratıcının ‘sermayesi’ olan “yokluk”u temsil eden 1’i eklersek, 7 rakamına ulaşırız. Bu rakam ise zımnen varlığın sürekli yaratılışına, diğer bir ifadeyle “yaratılışın sürekliliğine” delâlet eder (Bkz: 25:59, not 72’ün devamı).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ki O, yeryüzünde sabit dağlar yerleştirdi, orada bereketler (denizler, ırmaklar vs.) yarattı. (İlerde geçim derdine düşüp rızık) Araştıracak olanlar (hayvanlar) için -eşit olmak üzere- (her biri geçimini sağlayabilsin diye) azıklarını (bitkileri, yerin yaratılması dahil) dört günde, takdir etti.
Osman Fırat
swap_vert close
Yerin, üstüne (yüksek) dağlar yaptı. Ve O’na bereketler koydu ve ondaki ihtiyaç ve rızıkları isteyenler için dört günde takdir etti.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve orada, onun üstünden sabit dağlar yaptı ve orada bereketler vücuda getirdi, araştıranlar için müsâvi olmak üzere onun azıklarını dört gün içinde takdir buyurdu.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O, yerin üstünde yüce dağlar yarattı, orayı bereketli kıldı ve orada ihtiyaç sahipleri için gıdalarını, bitkilerini ve ağaçlarını tam dört günde takdir etti, düzenledi.
Yerde yaratılan bereketlerden maksat, yüz binlerce yıldan beri en küçük canlıdan, yüz binlerce canlı türüne mensup hadde hesaba gelmeyen yaratıkların faydalandığı hava, su, madenler, bitkiler ve hayvanlar gibi kaynaklardır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Arza, üstünden ağır baskılar (sağlam dağlar) yaptı. Onda bereketler yarattı ve onda arayıp soranlar için gıdalarını (bitkilerini ve ağaçlarını) tam dört günde takdir etti (düzene koydu).
Âyetteki "èÇÁ ää"ÇÆäêæ (sevâen li's-sâilîn): rızkı arayıp soranlar anlamına gelebildiği gibi, arzın yaratılışını soranlar anlamına da gelir. sevâ' düz, eşit demektir. Tefsîrler bunu "Ç"ÊèÊ "èÇÁ istevet sevâen" şeklinde bir cümle olarak "eyyâm"ın sıfatı kabul ettiklerinden, biz bunu "tam" kelimesiyle çevirdik. Kabul etmek lâzımdır ki bu ibârenin anlamını biz de dahil, hiçbir çevirmen doğru dürüst verememiştir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Arzın üstündeki dağlar ve insân ve hayvân ve mezrû'ât gibi esbâb-ı bereketi ve onların mukadder rızıklarını da iki günde yaratdı ki suâl idenler içün dört günde tamam oldı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Üstten dibe doğru sabitleyen oturaklı dağlar yerleştirip yeri (içini) bereketlendiren ve her türden nimetin gıdalarının ölçüsünü dört günde oluşturup araştıranlar (arayanlar) için dengeli bir şekilde yayan O’dur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Dünya üzerinde sabit dağlar var etmiş ve onları bereketlendirmiştir. Arayanlar için orada, eksiksiz olarak, dört günde/mevsimde gıdalar takdir etti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O, dört günde yerin üstünde sabit dağlar yarattı, onu bereketli hale getirdi ve rızık arayanlar için azıklarını ihtiyaca uygun şekilde takdir etti.(2)
(2) Veya, “Yerin üzerinde sabit dağlar yarattı, onu bereketli hale getirdi ve azıkları takdir etti. Soranlar için: Bütün bunları dört günde yaptı.” Bu, sâilîn sözcüğü ile “rızık arayanların” değil de “soranların” kastedilmiş olması durumuna göredir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O, yeryüzüne, denge ve dayanıklık sağlayan dağları üstünden yerleştirdi. Onda bereketlere vücut verdi. Ve onda, azıklarını dört günde takdir edip düzenledi. İsteyip duranlar için eşit miktarda olmak üzere...
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķıldı anuñ içinde berk durur ŧaġlar anuñ üstinde. daħı bereket virdi anuñ içinde daħı endāze eyledi anuñ içinde rūzįlarını dört gün içinde ya'nį seşenbe çiharşenbe berāber śorıcılar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı yaratdı yir üstinde yüce ṭaġları. Daḫı bereket virdi, ḫayrını çoḳ eyledi.Daḫı ehline taḳdīr itdi ḳuvvetlerini dört gün içinde berāber ṣoran kişilere.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O, yer üzündə möhkəm durmuş dağlar yaratdı, onu bərəkətli etdi və (Allahdan ruzi) istəyənlər üçün bərabər olaraq orada yer əhlinin ruzisini dörd gündə (mövsümdə) müəyyən etdi. (Yaxud yerin və yer üzündə olanların neçə gün ərzində yaradıldığını soruşanlar bilsinlər ki, Allah onların hamısını birlikdə dörd gündə xəlq etdi).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He placed therein firm hills rising above it, and blessed it and measured therein its sustenance in four Days, alike for (all) who ask;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He set on the (earth), mountains standing firm,(4471) high above it, and bestowed blessings on the earth, and measure therein all things to give them nourishment in due proportion, in four Days,(4472) in accordance with (the needs of) those who seek (Sustenance).(4473)
4471 Cf. 13:3 and 16:15 , n. 2038. High above it: the highest mountains are 29,000 feet above sea level, and the lowest depths of the bottom of the ocean are 31,600 feet below sea level, so that the vertical difference between the highest and lowest points on the solid crust of the earth is about 11.5 miles. The highland areas are the main sources of the water supply in all the regions of the earth, and vegetable and animal life depends on water supply. 4472 See n. 4470 above. 4473 Sa'ilin may mean either (1) those who seek, or (2) those who ask or enquire. If the former meaning-is adopted, the clause means that everything is apportioned to the needs and appetites of Allah's creatures, If the latter, it means that the needs of enquirers are sufficiently met by what is stated here.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَجَعَلَ
ve kıldı
ف۪يهَا
orada
رَوَاسِيَ
sabit dağlar
مِنْ فَوْقِهَا
üstünden
وَبَارَكَ
ve bereket verdi
ف۪يهَا
oraya
وَقَدَّرَ
ve takdir etti
ف۪يهَٓا
orada
اَقْوَاتَهَا
gıdalarını
ف۪ٓي
içinde
اَرْبَعَةِ
dört
اَيَّامٍۜ
gün
سَوَٓاءً
eşittir
لِلسَّٓائِل۪ينَ
soranlar için
O, yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdi, orada bereketler meydana getirdi ve dört günde (dört safhada) orada (rızık) arayanlar için ihtiyaçlarına uygun gıdalar takdir etti.
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
رَوَاسِيَ
Etken fiil
ر س و
Sabit dağlar
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
فَوْق
İsim
ف و ق
Üstünde, yukarıda
بَارَكَ
Fiil-III
ب ر ك
Bereketli kıldı, mübarek kıldı, bolluk verdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَدَّرَ
Fiil-II
ق د ر
Takdir etti, ölçtü biçti, tayin etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَقْوَاتٌ
İsim
ق و ت
Gıdalar
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْبَعَة
İsim
ر ب ع
Dört
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
سَوَٓاء
İsim
س و ي
Eşit, dümdüz, orta yol
سَٓائِل
Etken fiil
س ا ل
İsteyen, soran, sorup isteyen