close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Furkân Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve kâlû mâli hâżâ-rrasûli ye/kulu-tta’âme veyemşî fî-l-esvâki(ﻻ) levlâ unzile ileyhi melekun feyekûne me’ahu neżîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve bu ne çeşit peygamber dediler, yemek yiyor, sokaklarda geziyor; ona bir melek indirilseydi de yanında bir korkutucu olsaydı ya;
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Bu nasıl Peygamberdir ki, bizim gibi yiyip (içiyor, bizim gibi giyiniyor) ve çarşı pazarda gezip dolaşıyor!.. Ona kendisiyle birlikte uyarıcı bir melek de indirilmeli değil miydi?" demişlerdir (diyeceklerdir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar bir de şöyle diyorlar: “Bu ne biçim peygamber ki, bizler gibi yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor? O'na kendisiyle birlikte, uyarıcı olarak görünür bir melek gönderilseydi ya.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“- Böyle peygamber mi olur? Bizler gibi yemek yiyor, çarşılarda, panayırlarda bilgi ve becerisini kullanarak dolaşıyor. Ona bir melek indirilmeli, kendisiyle birlikte, o da sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcılık görevi yapmalıydı.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dediler ki: "Bu Peygambere ne oluyor ki yemek yiyor çarşılarda dolaşıyor. Ona kendisiyle birlikte uyarıcı olacak bir melek indirilmeli değil miydi?
Ali Bulaç
swap_vert close
Dediler ki: 'Bu elçiye ne oluyor ki, yemek yemekte ve pazarlarda dolaşmaktadır? Ona, kendisiyle birlikte uyarıcı olacak bir melek indirilmesi gerekmez miydi?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de şöyle dediler: “- Bu peygambere ne oluyor? Yemek yiyor, çarşılarda yürüyor. O'na bir melek indirilse de beraberinde bir davetçi olsa ya! (Meleğin O'nu tasdiki ile hak peygamber olduğunu bilsek ya).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve dediler: “Bu ne biçim peygamber! Yemek yiyor, çarşı pazarda dolaşıyor. Onunla beraber, uyarıcı olması için ona bir melek indirilmeli değil mi idi?”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kâfirler bir de şöyle dediler: “Bu ne biçim peygamber! Bizler gibi yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor! Ona bir melek indirilseydi de kendisiyle birlikte o da uyarıcı olsaydı!”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyorlar ki :«Ne oldu bu Peygambere? Yemek yiyor, pazarlarda geziyor, ona bir melek indirilse de, yanında birlikte kocundursa ya !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Yine onlar) dediler ki: “Bu ne biçim resuldür ki, (bizim gibi) yemek yiyor ve çarşıda pazarda geziyor? Ona, kendisi ile birlikte uyarma görevi yürüten bir melek indirilseydi ya!” 
Bkz. 6/8, 17/92İsra suresinin 17/94. ayetiyle bu ayetin muhtevası aynıdır. Peygamber hayatın içinde olmasaydı insanlara nasıl rehberlik ederdi? İnsanlarla aynı ortamı paylaşmayan, onların yediğinden yemeyen, giydiğinden giymeyen, onlarla beraber tasalanmayan, mutlu olmayan, vahyin uygulanmasında rol almayan bir insan nasıl peygamber olabilirdi? Peygamberlerin diğer insanlardan tek farkı elçi olarak seçilmiş olmaları ve Allah’tan vahiy almalarıdır. Peygamberler diğer insanlardan farklı olmamalı ki insanlara örnek olabilsin. Normal insanlardan farklı ya da üstün bir insan ümmetine nasıl örnek olabilir?  
Cemil Said
swap_vert close
Zâlimler: "Bu rasûl kimdir ki ta’âm ider, pazarlarda dolaşır, bir melek nâzil olub ânınla berâber vaz’ itmeli idi"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
7,8. Şöyle dediler: "Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, sokaklarda gezer? Ona, beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilseydi ya! Yahut, kendisine bir hazine verilseydi, veya besleneceği bir bahçe olsaydı ya!" Bu zalimler, inananlara: "Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Dediler ki: “Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de, bu onunla beraber bir uyarıcı olsaydı ya!”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Dediler ki: “Bu nasıl peygamber! Yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor. Ona bir melek indirilmeli ve kendisiyle birlikte o melek de uyarıcılık görevi yapmalı değil miydi?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar (bir de) şöyle dediler: Bu ne biçim peygamber; (bizler gibi) yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor! Ona bir melek indirilmeli, kendisiyle birlikte o da uyarıcı olmalıydı!
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve dediler, "Nasıl olur da bu elçi yemek yiyor ve çarşılarda dolaşıyor? Kendisiyle birlikte uyarıcı olarak bir melek inseydi ya!"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şöyle dediler: "Bu ne biçim peygamber ki, yemek yer, sokaklarda gezer? Ona, beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilseydi ya!"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de «bu Peygambere ne oluyor? dediler: yemek yiyor ve çarşılarda yürüyor, ona bir Melek indirilse de maıyyetinde yaver bir savulcu olsa ya!
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yine onlar) dediler ki: “Bu ne biçim bir peygamber ki, (bizim gibi) yemek yiyor ve çarşıda pazarda geziyor? Onunla beraber, (bize) uyarıcı olması için bir melek gönderilmeli değil miydi?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Dediler ki: “Bu nasıl bir resûl ki, yiyor-içiyor, çarşı-pazar dolaşıyor. Ona bir melek indirilseydi de onunla birlikte uyarıcı olsaydı ya!”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Yine) dediler: «Bu, nasıl peygamber? (Bizim gibi) yemek yiyor, çarşılarda yürüyor! Ona bir melek indirilib de (bu suretle) maiyyetinde (kendisini tasdıyk eden) bir inzarcı (yasakçı) bulunmalı değil miydi»?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bir de (onlar) şöyle dediler: “Bu nasıl peygamber ki, yemek yiyor, çarşılarda geziyor. Ona bir melek indirilmeli de onunla berâber (o da) bir korkutucu olmalı değil miydi?”(3)
(3)“O Zât-ı Mübârek’in (Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm’ın) tamâm-ı mâhiyeti ve hakīkat-i kemâlâtı (hakīkī yüksek makāmı ve ahlâkı), siyer ve târihe geçen beşerî ahvâl ve etvâra (insânî hâllere ve tavırlara) sığışmaz.Meselâ: Hazret-i Cebrâîl ve Mikâîl, iki muhâfız yâver hükmünde Gazve-i Bedir’de yanında bulunan bir Zât-ı Mübârek’i, çarşı içinde bedevî bir Arabla at mübâyaasında (alış-verişinde) münâzaa etmek(tartışmak), bir tek şâhid olan Huzeyfe’yi şâhid göstermekle görünen etvârı içinde sığışmaz. İşte yanlış gitmemek için, her vakit mâhiyet-i beşeriyeti (kişiliği) i‘tibâriyle işitilen evsâf-ı âdiye (sıradan vasıflar)içinde başını kaldırıp, hakīkī mâhiyetine ve mertebe-i risâlette (peygamberlik makāmında) durmuş nûrânî şahsiyet-i ma‘neviyesine bakmak lâzımdır. Yoksa, ya hürmetsizlik eder veya şübheye düşer.” (Zülfikār, 19. Mektûb, 10)Ayrıca bakınız; (sahîfe 128, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (yine) dediler ki: “Bu ne biçim elçidir ki, (bizim gibi) yemek yiyor ve çarşıda pazarda geziyor? Ona, kendisi ile birlikte uyarma görevi yürüten bir melek indirilseydi ya!”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Dediler ki “Bu Elçi nasıl bir elçidir ki, yemek yiyor ve pazarlarda dolaşıyor. O’nun yanına bir melek indirilseydi de, o melekle beraber insanları uyarsaydı ya.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bir de dediler: " Bu nasıl elçi böyle? Yiyor, içiyor, sokaklarda dolaşıyor. Ona bir melek gönderilmedi de onun yanında uyarıcılık etmeli değil miydi,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar dediler ki bu peygamber niye yemek yer? Niye pazarlarda dolaşıp alışveriş eder? Ona bir melek gönderilip de onunla beraber Allah azabıyle korkutmalıydı [²].
[2] Yani melek onu tasdik etmeliydi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şöyle dediler: “Bu ne biçim elçidir; yemek yiyor, çarşıda pazarda dolaşıyor. Ona kendisiyle beraber bir uyarıcı görevi yapacak bir melek indirilmesi gerekmez miydi?”
Kadri Çelik
swap_vert close
Dediler ki: “Bu peygambere ne oluyor ki yemek yemekte ve pazarlarda dolaşmaktadır? Ona, kendisiyle birlikte uyarıp korkutucu olacak bir melek de indirilseydi ya!”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu tür iftiralarla bir yere varamayacaklarını anlayınca, “Bu nasıl Peygamber ki!” diyorlar, “Sıradan ölümlüler gibi yiyip içiyor, basit insanlar gibi ihtiyacını sağlamak için sokaklarda, çarşılarda gezip dolaşıyor! O gerçekten Peygamber olsaydı, ona Allah tarafından, gözlerimizle görebileceğimiz bir melek gönderilmeli ve onunla birlikte bizi uyarmalı değil miydi?”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dediler ki: “Bu ne biçim Rasûl? Yemek yiyor, Çarşılar’da yürüyor. Keşke ona bir melek indirilseydi ya! Böylece onunla birlikte bir uyarıcı olurdu”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ayrıca diyorlar ki: " bu ne biçim Tanrı elçisi ki, yemek yiyor, çarşı pazar dolaşıyor. Halbuki yanında uyarıcı bir melek olmalıydı,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar cevap olarak; “Kendine Allah’ın elçisiyim diyene ne oluyor ki bizim gibi çarşıda pazarda geziyor, yiyor içiyor. Hâlbuki gerçekten elçi olsaydı bizlerden üstün olurdu. Bizler gibi yemez içmez, çarşıda pazarda dolaşmazdı. Yanında O’na şahit olacak, O’nu destekleyecek bir melek de yok. Yanında kendisiyle birlikte uyarıcı olarak melek de olmalı değil miydi?”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Kâfirler) şöyle dediler: “Bu ne biçim elçi! Yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor! Kendisine bir melek indirilip [*] o da onunla uyarıcı olmalı değil miydi?
Melek peygamber beklentisiyle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:8; Hicr 15:7; Mü’minûn 23:24; Fussilet 41:14; Zuhruf 43:53.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar (bir de): “Bu ne biçim¹ Peygamber; (bizler gibi) yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor. Ona, kendisiyle birlikte uyarıcı olarak bir melek indirilse, olmaz mıydı?” dediler.
1 (مَالِ هَذَا)’nın (مَالِهَذَا) şeklinde yazılması gerekir. Fakat ilk nüsha Kur’an’da ayrı yazılmış olduğu için böyle yazılmaya devam edilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama onlar yine de şöyle diyorlar: “Bu nasıl peygamber ki [diğer ölümlüler gibi] yiyip içiyor, çarşı-pazar dolaşıyor? Onunla beraber bir uyarıcı olarak [görünür] bir melek gönderilseydi ya!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bir de: – Bu nasıl bir elçi? Yiyor, içiyor, çarşı pazar dolaşıyor. Mademki o bir elçi hiç olmazsa ona bir melek verilmeli ve onunla beraber uyarmalıydı! Diyorlar. 6/8, 11/12, 15/6- 7, 25/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine: “Bu nasıl elçi böyle? Yiyip içiyor, çarşıda pazarda dolaşıyor![³⁰⁸⁸] Ona bir melek indirilseydi de beraberinde o da uyarıp dursaydı ya![³⁰⁸⁹]
[3088] Normal insan olmayı küçümseyen bir tasavvurun sonucu olarak… Kur’an bu tasavvuru açıkça reddeder. Allah Rasûlü bölge insanının bu tasavvurunu yıkmak için mücadele etmiştir. Bir gün Medine döneminde huzuruna çıkartıldığında dizleri heyecandan titreyen bir adama, “Neden titriyorsun! Ben de senin gibi kurutulmuş et yiyen bir ananın doğurduğu insanım!” demişti. [3089] Melek peygamber istemekle zımnen kendi hallerine bakıp insan soyundan umut kestiklerini itiraf etmiş oluyorlardı.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Kafirler) "Bu nasıl peygamber? Bizim gibi yemek yiyor (ihtiyaçlarını gidermek için bizim gibi) çarşı-pazar dolaşıyor. Ona bir melek indirilmeli değil miydi? Ki o melek; (onun peygamber olduğuna şahitlik eder ve) bizi azapla uyarırdı.
Osman Fırat
swap_vert close
Dediler ki: "Bu ne biçim Resuldur ki yemek yer, çarşıda pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de, bu onunla beraber bir uyarıcı olsaydı ya!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve dediler ki: «Bu Resûl için ne var ki, yemek yiyor ve çarşılarda yürüyor ona bir melek indirilmeli değil mi idi ki, artık O'nunla beraber bir korkutucu olsa idi!»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yine: “Ne oluyor bu Peygambere, böyle Peygamber mi olur: Yemek yiyor, çarşı pazarda dolaşıyor! Bari yanında heybetli bir melek olsaydı da etrafındaki insanları korkutup uyarıda bulunsaydı! ” [21, 8; 23, 24; 6, 9; 17, 9]
Müşriklerin zihniyetine göre, insanlar üzerinde etkili olmak için beşer değil de, beşer üstü bir varlık, hiç değilse güçlü bir kral olup yanında, istediği her şeyi yaptıracağı heybetli bir melek bulunmalıydı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dediler: "Bu elçiye ne oluyor ki yemek yiyor, çarşılarda geziyor? Ona kendisiyle beraber uyarıcı olacak bir melek indirilmeli değil mi?"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Müşrikler: "Böyle rasûl olur mı ki yemek yir ve sokaklarda gezer. Ne içün onunla berâber nezir olmak üzere melek nâzil olmadı"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Şunu da dediler: “ Bu nasıl elçi? Yiyor, içiyor, çarşıda pazarda dolaşıyor. Ona bir melek indirilseydi de uyarıcılık işinde ona eşlik etseydi olmaz mıydı?
Şaban Piriş
swap_vert close
-Bu ne biçim peygamber? dediler. Yemek yiyor, pazarda dolaşıyor... Ona bir melek indirilseydi de onun yanında uyarıcı olsaydı ya?!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir de “Bu nasıl peygamber?” dediler. “Yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor. Kendisiyle beraber bir uyarıcı olmak üzere ona bir melek indirilseydi ya!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şunu da söylemişlerdir: "Ne biçim resuldür bu; yemek yiyor, sokaklarda yürüyor. Üzerine bir melek indirilmeli, beraberinde özel bir uyarıcı olmalı değil miydi?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyittiler “nedür işbu yalavaç yir ŧa'amı daħı yürir bāzārlarda! nişe indürilmedi andın yaña firişte ola-dı anuñ-ile ķorķıdıcı?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyitdiler kāfirler ki: Niçün bu peyġamber yimek yir bizüm gibi vebāzārlarda yürür biz yürügen gibi? Niçün özine bir ferişteh inmedi ki özi‐y‐le yol gösterici ola‐y‐dı?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Müşriklər) dedilər: “Bu necə peyğəmbərdir ki, yemək yeyir, bazarları gəzib dolaşır? Məgər ona özü ilə birlikdə (insanları Allahın əzabı ilə) qorxudan (və onun həqiqi peyğəmbər olduğunu təsdiq edən) bir mələk göndərilməli deyilmi?
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they say: What aileth this messenger (of Allah) that he eateth food and walketh in the markets? Why is not an angel sent down unto him, to be a warner with him.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And they say: "What sort of a messenger is this, who eats food, and walks through the streets? Why has not an angel been sent down to him to give admonition with him?(3060)
3060 This is another objection: 'He is only a man like us: why is not an angel sent down, if not by himself, at least with him?' The answer is: angels would be of no use to men as Messengers, as they and men would not understand each other, and if angels came, it might cause more confusion and wonder than understanding in men's minds. Cf. 21:7-8, 17:94-95. The office of an angel is different. A teacher for mankind is one who shares their nature, mingles in their life, is acquainted with their doings, and sympathises with their joys and sorrows.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالُوا
ve dediler
مَالِ
ne (biçim)
هٰذَا
bu
الرَّسُولِ
resul
يَاْكُلُ
yiyor
الطَّعَامَ
yemek
وَيَمْش۪ي
ve dolaşıyor
فِي الْاَسْوَاقِۜ
çarşılarda
لَوْلَٓا
değil miydi
اُنْزِلَ
indiril- meli
اِلَيْهِ
ona
مَلَكٌ
bir melek
فَيَكُونَ
ki olsun
مَعَهُ
berabe- rinde
نَذ۪يراًۙ
bir uyarıcı
Onlar bir de şöyle dediler: "Bu ne biçim resuldür ki (bizler gibi) yemek yiyor ve çarşı pazarda dolaşıyor! Ona, kendisiyle beraber uyarıcı olsun diye bir melek de indirilmeli değil miydi!"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
طَعَام
İsim
ط ع م
Yemek, yiyecek, doyurma
مَشَى
Fiil-I
م ش ي
Yürüdü, gezip dolaştı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سُوق
İsim
س و ق
Çarşı, bacaklar, gövde
لَوْلَا
Tahdid edatı + Şart edatı
لَوْلَا
olmamış olsa, olmasa, keşke, eğer olmasaydı
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
نَذِير
İsim
ن ذ ر
Uyarıcı