close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Furkân Sûresi 6. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul enzelehu-lleżî ya’lemu-ssirra fî-ssemâvâti vel-ard(i)(c) innehu kâne ġafûran rahîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Onu, göklerde ve yeryüzünde gizli olanları bilen indirdi; şüphe yok ki o, suçları örter, rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Onu (Kur’an’ı), göklerde ve yerde gizli olanı (bütün sırları) bilen (Allah) indirmiştir. (Tüm bilimlerin şifresi ve yararlı bilgilerin özeti Kur’an-ı Kerim’dedir.) Doğrusu O, (tevbekâr mü’minleri) çok Bağışlayandır, çok Esirgeyendir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: “Göklerin ve yerin bütün sırlarını bilen Allah indirdi O'nu. Doğrusu O, çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayandır.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Onu, Kur'ân'ı göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. O kullarını koruma kalkanına alan, çok bağışlayan ve engin merhamet sahibidir.” de.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/9; 17/9; 21/8; 23/24.  
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Onu göklerdeki ve yerdeki gizliliği bilen (Allah) indirdi. O çok bağışlayan, çok rahmet edendir."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Onu, göklerde ve yerde gizli olanı bilen (Allah) indirmiştir. Doğrusu O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm, onlara) de ki: “- Kur'an'ı, göklerde ve yerdeki bütün esrarı bilen Allah indirdi.” Gerçekten Allah Gafur'dur= çok bağışlayandır, Rahîm'dir= çok merhametlidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Göklerdeki ve yerdeki bütün gizlilikleri bilen Allah, onu indirmiştir.(*) (O, bütün iyilikleri ve kusurları bilendir. Fakat) O, çok bağışlayan ve çok acıyandır.
(*) Kur’anın sayısal bazı özellikleri gösteriyor ki, Kur’anı indiren Allah, sonsuz bir ilim sahibidir. Yoksa o düzeni tutturmak mümkün değildir. (Bak. Kur’anda Ahenk kitabı)  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Kur'ân'ı, göklerde ve yerdeki sırları bilen Allah indirmiştir. Şüphesiz Allah, çok affedicidir; çok merhametlidir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Onu göklerin, yerin sırrını bilen Allah indirdi, odur yarlıgayan, odur bağışlayan da»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Onu göklerin ve yerin bütün sırlarını bilen (Allah) indirdi! Doğrusu O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.” 
Bkz.14/38, 20/7  
Cemil Said
swap_vert close
Sen ânlara di ki: "Semâvât ve arzın esrârını bilen bu kitâbı inzâl iyledi gafûr ve rahîmdir."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Onu, göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, merhamet edendir."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) De ki: “O kitabı göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Onu, göklerin ve yerin sırlarını bilen Allah indirdi. Doğrusu O çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) De ki: Onu göklerde ve yerdeki gizlilikleri bilen Allah indirdi. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Onu, göklerin ve yerin gizliliklerini bilen indirmiştir. O, Bağışlayandır, Rahimdir."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey Muhammed! De ki: "Onu, göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, merhamet edendir."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: onu, o göklerde ve Yerde sirri bilen indirdi, hakikaten o, rahim bir gafûr bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm, o kâfirlere) de ki: “Onu, göklerin ve yerin bütün sırlarını bilen (Allah) vahyetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Onu, göklerin ve yerin sırrını bilen indirdi. Kuşkusuz O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Onlara) de ki: «Onu göklerde ve yerdeki ğaybı bilen (Allah) indirdi.» Şübhesiz ki O, (bilhassa mü'minleri) çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) De ki: “Onu, göklerde ve yerdeki sırrı (gizlilikleri) bilen (Allah)indirmiştir.(2) Şübhesiz ki O, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.”
(2)“İslâmiyet ve şeriat, öyle bir tarzda muhît (kuşatıcı) ve mükemmeldir ve öyle bir sûrette kâinâtı kendiyle berâber ta‘rîf eder ki, onun mâhiyetine (ne olduğuna) dikkat eden elbette anlar ki: O din, bu güzel kâinâtı yapan Zât’ın, o kâinâtı kendiyle berâber ta‘rîf edecek bir beyannâmesidir ve bir ta‘rifesidir.Nasılki bir sarayın ustası, o saraya münâsib bir ta‘rife yapar. Kendini vasıflarıyla göstermek için, bir ta‘rife kaleme alır; öyle de, din ve şeriat-ı Muhammediyede (asm) öyle bir ihâta (kuşatıcılık), bir ulviyet(yücelik), bir hakkāniyet (haklılık) görünüyor ki, kâinâtı halk (yaratan) ve tedbîr edenin kaleminden çıktığını gösterir. Ve o kâinâtı güzelce tanzîm eden kim ise, şu dîni güzelce tanzîm eden yine odur.” (Zülfikār, 19. Mektûb, 92)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) De ki: Onu (Kur’an’ı) "Göklerin ve yerkürenin (evrenin, varlık âleminin) bütün sırlarını bilen (Allah) indirmiştir! Şüphesiz O, bağışlayandır, (çok) merhamet edendir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Bu Kur’an, göklerde ve yerdeki bütün gizlilikleri bilen Allah tarafından indirilmiştir. O bağışlayan ve merhametli olandır.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: " Kur’an’ı bildiren O Allah’tır ki yerlerde, göklerde bütün bilinmezleri bilir. O, yarlıgayıcı, esirgeyici olandır."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara de ki Kur/an/ı göklerdeki ve yerdeki esrarı bilen Allah inzâl etmiştir. O, yarlıgayan, bağışlayandır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Onu göklerdeki ve yerdekilerin bütün sırlarını bilen indirmiştir. Muhakkak ki O, Gafûr’dur, Rahîm’dir.”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Onu, göklerde ve yerde gizli olanı bilmekte olan (Allah) indirmiştir. Kuşkusuz O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Müslüman, onlara de ki: “Onu Muhammed veya bir başkası uydurmuş değil, tam tersine, göklerin ve yerin bütün gizliliklerini bilen Allah göndermiştir! Ve samimi bir yaklaşımla Kur’an’ı incelediğiniz zaman, siz de bunu açıkça göreceksiniz. Öyleyse, kibir ve inâdı bırakın da, gelin Rabb’inizin merhametine sığının! Tövbe etmek için hâlâ geç kalmış sayılmazsınız. Unutmayın ki, Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Onu Yer ve Gökler’deki Sırr’ı (Gizem’i) biliyor olan indirdi. Gerçekten O, rahîm gafûrdur”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm de ki: " Kuran’ı, göklerin ve yerin esrarını bilen Allah indirmiştir. O, engin hoşgörülü bir sevgi deryasıdır. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara de ki; “Size okuduğum ayetleri yerlerin göklerin sahibi olan, onların hepsini yöneten Allah gönderdi. Allah her şeyi bilendir. Üstelik merhamet sahibi, bağışlayandır. Yaptığınız iftiralardan, söylediğiniz yalanlardan vazgeçin! Belki o zaman bağışlanma imkânınız olur!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Onu (Kur’an’ı) göklerde ve yerdeki gizliliği bilen (Allah) indirmiştir. Şüphesiz ki o çok bağışlayandır, çok merhametlidir.”
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Onlara: “Onu göklerin ve yerin bütün sırlarını bilen (Allah) indirdi. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir.” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Göklerin ve yerin bütün sırlarını bilen (Allah) indirdi onu! Doğrusu O, çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki onlara: – “Bu Kuran’ı göklerin ve yerin bütün sırlarını bilen Allah indirmiştir. Çünkü O, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz bir rahmetin sahibidir. 2/97, 26/192, 27/6, 15/49, 39/53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Onu, göklere ve yere ait bütün sırları bilen (Allah) indirdi: zaten O, tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.”[³⁰⁸⁷]
[3087] Yani: vahiy O’nun insana olan merhametinin ve bağışının bir ürünüdür.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: "Onu, göklerde ve yerdeki gizlilikleri bilen (Allah) indirdi. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "O’nu göklerin ve yerin bütün sırlarını bilen (Allah) indirdi. Doğrusu O, merhamet eden ve bağışlayandır!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «O'nu o zât indirmiştir ki, göklerde ve yerde olan gaybı bilir. Şüphe yok ki O, çok yarlığayan, çok merhamet edendir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Onu, göklerdeki ve yerdeki bütün sırları bilen Yüce Allah indirdi. O, gerçekten gafurdur, rahîmdir. ” (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur).
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Onu, göklerdeki ve yerdeki gizleri bilen indirdi. O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Onı, göklerde ve yerde bütün sırlara vakıf olan inzâl itmişdir. O, tevbe idenlere gafûr, kullarına rahîmdir."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki: “Onu; göklerde ve yerdeki bütün sırları bilen Allah indirmiştir. O, çok bağışlar, ikramı da boldur.”
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-O'nu göklerdeki ve yerdeki sırları bilen indirmiştir. Çünkü O, bağışlayan ve merhamet edendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sen de ki: Onu, göklerin ve yerin bütün sırrını bilen indirdi. O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şöyle söyle: "Onu göklerde ve yerdeki sırrı bilen indirmiştir. Kuşkusuz O, Gafûr'dur, Rahîm'dir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit: “indürdi anı ol kim bilür ġaybı göklerde daħı yirde.” bayıķ ol oldı yarlıġayıcı raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Ḳur’ānı indürdi ol Allāh ki bilür gizlü sırları göklerde ve yirlerde. Taḥḳīḳ ol günāhlar baġışlayıcıdur, raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) De: “Onu (Qur’anı) göylərin və yerin sirrini bilən (Allah) nazil etmişdir. Həqiqətən, O, (mö’minləri) bağışlayandır, rəhm edəndir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say (unto them, O Muhammad): He Who knoweth the secret of the heavens and the earth hath revealed it. Lo! He ever is Forgiving, Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "The (Qur´an) was sent down by Him who knows the mystery (that is) in the heavens(3059) and the earth: verily He is Oft-Forgiving, Most Merciful."
3059 The answer is that the Qur'an teaches spiritual knowledge of what is ordinarily hidden from men's sight, and such knowledge can only come from Allah, to Whom alone is known the Mystery of the whole Creation. In spite of man's sin and shortcomings, He forgives, and He sends His most precious gift, i.e., the revelation of His Will.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
اَنْزَلَهُ
onu indir- miştir
الَّذ۪ي
O ki
يَعْلَمُ
bilir
السِّرَّ
sırrı
فِي السَّمٰوَاتِ
göklerdeki
وَالْاَرْضِۜ
ve yerdeki
اِنَّهُ
muhak-kak O
كَانَ
olandır
غَفُوراً
Ğafûr
رَح۪يماً
Rahîm
(Resulüm!) De ki: "O (Kur'ân)ı göklerin ve yerin (tüm) sırrını bilen (Allah) indirmiştir. Muhakkak ki O, Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir)."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
سِرّ
İsim
س ر ر
Gizlilik, sır
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli