close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Furkân Sûresi 5. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve kâlû esâtîru-l-evvelîne-ktetebehâ fehiye tumlâ ‘aleyhi bukraten ve asîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve bunlar, evvelce gelip geçmiş olanlara dair masallar, onları başkasına yazdırıyor, sabahakşam ona okunup duruyor dediler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve yine derler ki: "Bu (Kur’an’ı) bir başkasına yazdırmış olup (ezberlemesi için) kendisine sabah akşam okunup tekrarlanan, geçmişlerin uydurduğu masalların (benzeri şeylerdir)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yine onlar derler ki: “Bu ayetler, eskilerin masallarıdır, onları başkasına yazdırıyor, sabah akşam kendisine okunup duruyor!”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“- Kur'an öncekilerin maksatlı olarak yazdıkları masallarıdır. Yazdırılan metinler sabah akşam ona okunuyor.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yine dediler ki: "(Bunlar) öncekilerin masallarıdır. O onları yazdırmıştır ve sabah akşam kendisine okunmaktadır."
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve dediler ki: 'Bu, geçmişlerin uydurduğu masallardır, bir başkasına yazdırmış olup kendisine sabah akşam okunmaktadır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şöyle dediler : “- Kur'an ayetleri, evvelkilerin masallarıdır. Onları (Muhammed (s.a.v.) yazdırtmış da, sabah akşam onlar kendisine okunuyor.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve: “Eskilerin efsaneleridir, onları bolca yazmış, sabah-akşam ona okunuyor” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kâfirler, “Kur'ân âyetleri, öncekilerin masallarıdır. Onları kendisi yazdırmıştır. Bunlar sabah-akşam kendisine okunmaktadır” dediler.
Besim Atalay
swap_vert close
Yine derler ki: «Onun bu yazdırdığı, eskilerin masalları, akşam sabah kendisine okunur»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Ve Kur'an ayetleri, öncekilerin masallarıdır. Onları kendisi yazdırmıştır. Bunlar (ezberlemesi için) sabah-akşam kendisine okunmaktadır” dediler.
Bkz. 16/24, 83/13  
Cemil Said
swap_vert close
4, 5. Küfr idenler "Bu kitâb Muhammed’in uydurdığı bir yalandır, başka kavimler de ânın te’lîfine yardım itmişler, bunlar evvel gelenlerin esâtîridir. Sabah akşam imlâ iderek yazdırmışdır." didiler. İşte ânların zâlimâne iftirâları budur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Kuran öncekilerin masallarıdır; başkalarına yazdırıp sabah akşam kendisine okunmaktadır" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“(Bu Kur’an, başkalarından) yazıp aldığı öncekilere ait efsanelerdir. Bunlar ona sabah akşam okunmaktadır” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yine dediler ki: “Bunlar, onun başkalarına yazdırdığı, sabah akşam kendisine okunan eskilerin masallarıdır!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yine onlar dediler ki: (Bu âyetler), onun, başkasına yazdırıp da kendisine sabah-akşam okunmakta olan, öncekilere ait masallardır.  
 Bu âyette, bazı kâfirlerin, Kur’an âyetlerinin önceki kavimlerin masallarından ibaret olduğu, Hz. Peygamber’in bunları başkalarına yazdırdığı ve ezberlemesi için kendisine sabah-akşam okunduğu yolundaki ifadelerinden sözedilmektedir. Tefsirlerde genellikle tercih edilen bu mana esas alındığında, âyetin dikkat çekici bir hususa işaret ettiği görülür, ki bu, Hz. Peygamberin ümmî olduğunun yani okuyup yazma bilmediğinin münkirlerce de bilinmekte ve kabul edilmekte oluşudur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Dediler, "Yazıp durduğu şey evvelkilerin masallarıdır; gece gündüz kendisine dikte edilmektedir."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Kur'ân öncekilerin masallarıdır; başkalarına yazdırmış da sabah akşam kendisine okunmaktadır" dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
«Ve o evvelkilerin esatıyrı, onları yazdırtmış da sabah akşam kendisine onlar okunuyor» dediler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve (yine) dediler ki: “(Bu Kur’ân) evvelkilerin masallarıdır, onları (başkasına) yazdırmış da sabah akşam onlar kendisine okunuyor.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve “O, onun yazdırdığı ve sabah akşam¹ ona okunan evvelkilerin masallarıdır.” dediler.
1- Devamlı, her zaman, gün boyu.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Şöyle) dediler: «(Bu âyetler) onun başkasına yazdırıb da kendisine sabah akşam okunmakda olan, evvelkilere aaid masallardır»!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve dediler ki: “(Bu âyetler) evvelkilerin masallarıdır; onları (başkasına) yazdırmış da sabah akşam onlar kendisine okunuyor.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (yine) dediler ki: "Öncekilerin masallarıdır bu. Onu kendisi yazmış. Yazmak için sabah akşam ona birileri tarafından dikte ediliyor. *
(*) Not: Gerek bu ayetten gerekse aşağıdaki tefsir metinlerinden anlaşıldığı gibi Hz. Peygamberin hem okuma yazması vardı hem de kendisi de Kur’an ayetlerini yazıyordu. Çünkü (اكتتبها) ‘’iktetebeha’’nın anlamı, bizzat kendisi yazıyordu, eğer (استكتبها)‘’istektebeha’’şeklinde, yani üzerinde bir işi talep etme harfi olan (س )’’sin’’olsaydı, o zaman Hz. peygamber bunun başkası tarafından yazılmasını talep ediyordu şeklinde bir anlam çıkardı. Yani Hz. peygamber Kur’an’ı hem yazıyor hem de yazdırıyordu. Ama o, eski kitapları yani Tevrat ve İncilleri okumuyor ve bunlardan alıntı yapmıyordu. Zaten bu kitaplar İbranice olduğu için Hz. Peygamber ne okuyabiliyor ne de anlayabiliyordu. İşte kaynaklara göre; Tevrat’ı Arapçaya ilk kez tercüme eden 10. yüzyılda Bağdat’ta yaşayan Yahudi din adamı Saadya Gaon’dur. Tevrat’ın Arapça’ya ilk çevirisinin Sura Akademisi’nin başkanı Saadiya Gaon tarafından X. yüzyılda yapıldığı kabul edilir. Yani Hz. peygamber döneminde Arapçaya tercüme edilmiş bir Tevrat yoktu. Onun tercümesi Hz. peygamberin vefatından iki buçuk asır sonra olmuştur. Ayrıca Mesudî’nin bildirdiğine göre Kitabı Mukaddes de (İncil) Hz. Peygamberin vefatından 241 yıl sonra tercüme edilmiştir. İşte Mesudi şöyle diyor: a. Eski Ahdi ilk tercüme eden Hanîn b. İshak en-Nasturî’dir. (Ö: 260 h./873 m.) Bu ilk Arapça tercüme “et-Tercümetu’s-sebînıye”den yapılmıştır. (a.g.e) Bu nedenle Hz. Muhammed’in kitab-ı Mukaddes olan (Tevrat ve İncil’i) okuyup onlardan alıntı yaptığının iddiası, tamamen asılsız ve mesnetsizdir. Zaten Hz. Peygamber, ümmi idi, yani kitap ehli değildi, o kitaplarla ilgilenmiyordu. Kur’an’daki ümmi kelimesi de bunu ifade ediyor. Ama kendisine gelen vahyi ezberliyor, yazıyor, yazdırıyor ve insanlara tebliğ ediyordu. Ayrıca ‘’Bu, öncekilerin masallarıdır’’ iddiası’ günümüzde özellikle ateist ve deistler tarafından devam ettirilmektedir. Kurân’ın eski Sümer yazıtlarından, ehli kitabın kaynaklarından derleme olduğu iddia ediliyor. Oysa Hz. Peygamber ne sümer dilini ne de İbraniceyi biliyordu. Bu nedenle tam aksine Kur’ân’ın kadim anlatımlarla ortak yanlarının bulunması hepsinin (Tevrat, İncil ve Kur’an) bir tek kaynaktan (Allah’tan) geldiğinin kanıtıdır. Kur’an bu anlatımları yeniden düzenleyerek yepyeni bir anlatımla dosdoğru bir şekilde sunmaktadır. Zaten kaynaklara göre Hz. Peygamberden önce veya zamanında İbraniceden tercüme edilmiş bir Tevrat veya Kitab-ı Muhaddes’ın nüshası da yoktu. Dolayısıyla İbranice bilmeyen Hz. Peygamberin Tevrat ve Kitab-ı Mukaddes’ten alıntı yapması da mümkün değildi... Bu nedenle Hz. Peygamber (a.s.m)’in Tevrat ve İncil’den istifade ederek Kur’an’ı ortaya koyduğuna dair iddia ne tarihî gerçeklerle ne de o iki kitabın muhtevasıyla izah edilebilir! Hem ayetle ilgili aşağıdaki tefsir metnine, hemde Arapçaya kitab-ı Mukaddes’in tercüme edildiği tarihle ilgili Britannica Ansiklopedisinin Arapçasına da bkz: اكتتبها ؛ هذه صيغة الافتعال من " الكتابة " ؛ أي " كتبها وجود كتابتها " ؛ وهذا كلام يحتمله معنى " اكتتبها (زهرة التفاسير) وقال الشهاب: وممن ذهب إلى أنه (ص ) كان يحسن الكتابة، أبو ذر الهروي وأبو الفتح النيسابوري وأبو الوليد الباجي من المغاربة. وصنف فيه كتابا، سبقه إليه ابن منبه.... (تتفسير البيضاوي - محاسن التأويل - تفسير النسفي ) "اكتتبها" كتبها لنفسه وأخذها - والإملاء : هو الإملال وهو إلقاء الكلام لمن يكتب ألفاظه أو يرويها أو يحفظها . وتفريع الإملاء على الاكتتاب كان بالنظر إلي أن إملاءها عليه ليقرأها أو ليحفظها ( التحرير والتنوير ) لا توجد أي دلائل مؤكدة على وجود ترجمة للكتاب المقدس بالعربية قبل الإسلام.ولكن بعد وجود الكثير من اليهود والنصارى بين المسلمين تحت الحكم الإسلامي في القرن السابع ,ظهرت الحاجة إلى وجود نسخ بالعربية.أول واهم نسخة هي التي قام بترجمتها (سعادة بن يوسف ) 892 - 942 ميلادية. المصدر: › ترجم الكتاب المقدس للعربية ؟ ( حسب الموسوعة البريطانية )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Bu (Kur’an) önceki toplumların kaleme alıp yazdığı, sonra sabah akşam ona (elçiye) başkaları tarafından yazdırılan masallardan başka bir şey değil” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bir de şunu dediler: " Bunlar eskilerin masallarıdır. Onları başkalarına yazdırmış, erte akşam ona okuyup belletiyorlar."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar «— Bu Kur/an eskilerin masallarıdır ki peygamber onları yazdırmıştır. Ezberlemesi için sabah, akşam kendisine okunur» [¹] dediler.
[1] Yani kendisine Kur'an öğretiliyor. Vaktiyle namaz yalnız sabah ve akşam vakitlerinde farz olmakla bu iki vakitte Müslümanlar huzur-u risalette toplanırlar, nâzil olan âyetleri yazarlardı. Yahut sabah ve akşam âyetler ona vahiyolunur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yine diyorlar ki: “Bu başkalarına yazdırıp, sabah akşam kendisine okunan öncekilerin masallarıdır/efsaneleridir.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve dediler ki: “(Bu,) Geçmişlerin uydurduğu masallardır, bir başkasına yazdırmış olup kendisine sabah akşam dikte ettirilmektedir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve insafsızca iftiraya devam ederek, “Bu Kur’an, önceki milletlerin efsânelerinden, masallarından başka bir şey değildir; Muhammed, —kendisi okuma yazma bilmediği için— onu başkalarına yazdırmış; bu hikâyeler, gece gündüz ona okunup duruyor. Bu yüzden hepsini ezberden okuyabiliyor!” diyorlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“İlk Öncekiler’in yazdırtılmış hikâyeleri; sabah akşam ona okunarak yazdırılıyor!” da dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Dahası: " bu sözler, Muhammed'in zaman zaman kendisine söylenenleri yazıya döktüğü eski masallardır " dediler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar yalanlarına iftiralarına devam ettiler. Dediler ki; “Yabancı bir grup ona sabah akşam geçmişlerin masallarını yazdırarak okutuyor. Onun bize okudukları ona öğretilen geçmiştekilerin masallarıdır!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Müşrikler) “Bu (ayetler, başkasına) yazdırıp sabah akşam kendisine okunmakta olan öncekilerin masallarıdır!” dediler.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Yine) o (kâfirler): “(Bu Kur’an,) onun başka birine yazdırıp da kendisine sabah-akşam okunan, saçma sapan masallardır.” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ayrıca, “Onun, sabah akşam kendisine okunsunlar diye yazdırdığı ⁷ eskilerin masalları, efsaneleridir bu!” diyorlar.
7 Çünkü, kendisinin okuma yazma bilmediği (ümmî) bu inkarcı çağdaşlarınca bilinen bir husustu.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Yine onlar: “Bu Kuran, ezberlemesi için sabah akşam kendisine okunan öncekilerin efsanelerinden başka bir şey değildir” dediler. 16/24, 23/83, 27/68, 83/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve; “Bu, sabah akşam[³⁰⁸⁵] (ezberlemesi için) kendisine okunsun diye, başkalarına yazdırdığı eskilerin efsaneleridir” dediler.[³⁰⁸⁶]
[3085] Yani: “..sürekli..” [3086] Anlaşılan o ki, bu iftirayı atan kimseler de Allah Rasûlü’nün yazma bilmediği gerçeğini göz ardı edemiyorlardı.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve; "Onun okuduğu ayetler evvelkilerin yazmış oldukları uydurma masallardır onları (kitap ehline) o yazdırıyor, sabah akşam gidip onları ezberliyor. (Sonra da bizlere gelip onları okuyor da) diyebildiler. (Böylece Allah’ın Elçisini, yalancılıkla suçladılar)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve dediler ki: "Yazılanlar evvelkilerin masallarıdır, sabah akşam onlar kendisine yazdırılıyor."
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve dediler ki: «(O) Evvelkilerin yazmış oldukları uydurmalardır. Onları yazdırmıştır. Artık onlar O'na sabah ve akşam okunuyor.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ayrıca: “Onun söyledikleri, kendisi için yazdırtmış olduğu ve sabah akşam kendisine dikte ettirilen önceki nesillerin efsanelerinden başka bir şey değildir” dediler.
Müşrikler Hz. Peygamber (a.s.)’dan 40 yaşından sonra her yönü ile mükemmel bir eser görüp onu Allah’ın kelamı kabul etmeyince kaynak aramaya mecbur kaldılar. Az çok yazı çiziştiren bir iki azatlı köleden başkasını bulamadılar: Addas, Yesar ve Cebr. Halbuki bunlar gibi yüzlercesi bir araya gelse bile Kur’ân’a benzeyen bir eser ortaya koyamazlardı. Diğer taraftan, eski efendilerine rağmen onların Hz. Peygamberin safına katılmaları düşünülemezdi. Onun yanında yer almaları, canlarından daha değerli gördükleri bir hakikat bulduklarını gösterir. Hem öğretmiş olsalar, çıraklarına bağlanıp teslim olabilirler miydi? İşte daha bunun gibi gerekçeler sebebiyledir ki Kur’ân onların bu iddialarını “kesin bir yalan söyleyip zulmediyorlar.” diyerek kestirip atmıştır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dediler: "Evvelkilerin masalları, onları yazmış, sabah akşam onlar kendisine yazdırılıyor."
Yahut: Yazmak istedi, sabah akşam kendisine imlâ ediliyor (yazdırılıyor).  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve "Kur'ân Muhammed'in yazdırdığı, ezberlemek içün sabah akşam okutdığı geçmiş akvâma 'âid efsanelerdir" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir de şunu dediler: “Bunlar eskilerin masallarıdır[*]; yazdırtmış, ve sabah akşam ona okutturuluyor. ezberletiliyor.”
[*] أَسَٰطِيرُ (Satır) Kuranın öğrettiği Kavramlar proğramında işlenmişti.  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Öncekilerin masalları.. Onu birisine yazdırmış, sabah akşam kendisine okunuyor, dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yine dediler ki: “Bu eskilerin efsaneleridir ki, onu başkasına yazdırmıştır; sabah akşam kendisine okunur.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dediler ki: "Öncekilerin masallarıdır bu. Birilerine yazdırdı onu. O ona sabah-akşam birileri tarafından yazdırılıyor."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyittiler kāfirler “ilergilerüñ meŝeleridür yazındı muḥammed anı pes ol oķınur anuñ üzere irte daħı gice.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyitdiler: Evvelki ümmetlerüñ taṣni‘leridür, yazdurdı anı. Pes ol oḳunur özi üstine ṣabāḥda ve ‘aṣrda.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar həmçinin: “Bu, qədimlərin əfsanələridir (yalan sözlərdir). O (Muhəmməd) onları (yəhudilərə) yazdırtmışdır; (əzbərlənməsi üçün) səhər-axşam (Muhəmmədin) özünə oxunur”, - dedilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they say: Fables of the men of old which he hath had written down so that they are dictated to him morn and evening.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And they say: "Tales of the ancients, which he has caused to be written: and they are dictated before him morning and evening."(3058)
3058 In their misguided arrogance they say: 'We have heard such things before: they are pretty tales which have come down from ancient times; they are good for amusement, but who takes them seriously? When the beauty and power of the Revelation are pointed Out, and its miracle as coming from an unlearned man, they again hint at other men who wrote them, though they could not produce any one who could write anything like it.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالُٓوا
ve dedi-ler ki
اَسَاط۪يرُ
masallarıdır
الْاَوَّل۪ينَ
öncekilerin
اكْتَتَبَهَا
onu yazdırmış
فَهِيَ
ve o
تُمْلٰى
okunuyor
عَلَيْهِ
kendisine
بُكْرَةً
sabah
وَاَص۪يلاً
ve akşam
Ayrıca onlar dediler ki: "(Bu âyetler) Öncekilere ait masallardır. (Muhammed) Onları (başkasına) yazdırmış da sabah akşam onlar kendisine okunuyor."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَسَاط۪ير
İsim
س ط ر
Masallar
اَوَّل
İsim
ا و ل
İlk, önce, birinci, başta, evvel
اِكْتَتَبَ
Fiil-VIII
ك ت ب
Yazdırdı
هِيَ
Zamir
هِيَ
O (bayanlar için kullanılır)
اَمْلٰى
Fiil-IV
م ل و
Mühlet verdi, okudu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
بُكْرَة
İsim
ب ك ر
Sabah, erken, gündüzün başlangıcı
اَصِيل
İsim
ا ص ل
Akşam