İşte (Ey Resûl, sana Mekkeli müşrikleri) böylece düşman yaptığımız gibi, (senden önce de) her nebinin karşısına suçlulardan bir düşman çıkarmıştık. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin (sana) yeter.
Bkz. 6/112-113“Her nebinin karşısına bir düşman çıkarmıştık” ifadesi, insanların iradesini ellerinden alarak, sadece peygamberi ve toplumunu sınamak için düşman haline getirdik demek değildir. Allah, insanlara özgür iradelerini kullanarak kendi tercihlerini seçme özelliği vermiştir. Zaten böyle bir irade vermeyip tercihi kendisine bıraksaydı kimsenin zalim olmasına müsaade etmezdi. Nitekim “(Kul kendine zulmetmedikten sonra,) Allah, kullarına asla zulmetmek istemez.” (Mü’min 40/31) buyrulmuştur. “Düşman çıkarmak” söylemi, “her nebinin karşısına düşman olarak birileri mutlaka çıkmıştır” demektir. Çünkü nebi bozulan düzeni değiştirmek için gelmiştir. Bu da demektir ki nebi doğrudan ve ilk muhatap olarak düşmanın karşısına çıkarılmıştır. Yani düşman zaten vardı, hazır olan düşmanın karşısına mücadele verecek ve gerekirse savaşacak bir elçi gönderilmiştir. Ayrıca bu elçinin işi o kadar zor ki, taraftarını da askerini de düşmanın içinden seçip çıkaracaktır.