Hal böyleyken, yine de O’nu bırakıp, hiçbir şey yaratmayan, tersine kendileri yaratılmış bulunan; ⁴ ne kendilerinden bir darlığı uzaklaştıracak ne de kendilerine bir yarar sağlayacak güce sahip olmayan; ne ölüm üzerinde, ne hayat üzerinde, ne de ölümden sonra kalkış üzerinde herhangi bir etkisi bulunmayan birtakım düzmece tanrılara kulluk ediyorlar.
4 Yani, ya hayal mahsulü birtakım düzmece tanrıların mücessem “timsaller”i şeklinde, ya kişileştirilen tabiat güçleri şeklinde, ya tanrılaştırılan insanların kişiliğinde, ya da tamamen hayal ve tasavvurlarda yaşatılan birtakım mücerret unsurlar halinde.