close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Furkân Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lekad edallenî ‘ani-żżikri ba’de iż câenî(k) vekâne-şşeytânu lil-insâni ḣażûlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun beni Kur'an'dan saptıran, hem de bana tebliğ edildikten sonra saptıran odur; ve Şeytan, insanı yardımcısız, horhakir bir halde bırakıverir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Çünkü o, gerçekten bana (Rabbimden) gelen Zikir’den (Kur’an-ı Kerim’den) sonra, (dünyalık hırsı ve Din istismarıyla) beni (aldatıp) saptırmış oldu. (Ve zaten) Şeytan da insanı ‘yapayalnız ve yardımsız’ bırakandır" (diye pişmanlık göstereceklerdir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçekte bana uyarıcı, hatırlatıcı mesaj geldikten sonra, beni Allah'ı hatırlamaktan o uzaklaştırdı. Zaten şeytan, işte böyle yalnız ve çaresiz bırakır insanı.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Andolsun ki, Kur'ân bana geldikten sonra, beni, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur'ân'dan, şeriattan, Allah'ı zikirden ayırıp uzaklaştırarak, başıma buyruk hale getirip, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihime imkân sağladı. Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler insanı yüzüstü bırakıp rezil ediyor.”
bk. Kur’ân-ı Kerim, 14/22; 33/66-68; 59/16.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun o beni, bana geldikten sonra zikirden (Kur'an'dan) saptırdı. Şeytan da insanı yalnız ve yardımsız bırakır."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Çünkü o, gerçekten bana geldikten sonra beni zikirden (Kur'an'dan) saptırmış oldu. Şeytan da insanı 'yapayalnız ve yardımsız' bırakandır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Vallahi, o sapıttı beni zikirden, (Allah'ı anmaktan ve Kur'ân ahkâmına bağlanmaktan), bana Kur'ân gelmişken... Şeytan, insanı helâke düşürendir.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Mesaj ve bilgi bana geldikten sonra, o beni ondan saptırdı” der. Şüphesiz şeytan, insanı böylece ümitsiz ve mahrum bırakır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Çünkü Kur'ân bana gelmişken, gerçekten o, beni Kur'ân'dan uzaklaştırdı. Şeytan, insanı yüzüstü bırakıp rezil rüsvâ eder.”
Besim Atalay
swap_vert close
Bana öğüt gelmiş iken, şeytan beni azdırdı, şeytan insanları horlayıcıdır !»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Andolsun ki, Kur'an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan, insanı (rezil ederek) yalnız ve yardımcısız bırakır (diyerek pişmanlığını dile getirecek ama bu pişmanlığı bir işe yaramayacak)”.
Bkz. 33/66-67  
Cemil Said
swap_vert close
27, 28, 29. O vakit zâlim elinin üstünü ısıracak ve "Kâşki rasûle ittibâ’ idüb ânın yolunı ta’kîb ide idim. Eyvâh kâşki filânı dost ittihâz itmeye idim. Kitâb bana gösterilmiş oldığı halde o beni şaşırtdı. Şeytân insân içün bir hâindir." diyecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
27,28,29. O gün, zalim kimse ellerini ısırıp: "Keşke Peygamberle beraber bir yol tutsaydım, vay başıma gelene; keşke falancayı dost edinmeseydim. And olsun ki beni, bana gelen Kuran'dan o saptırdı. Şeytan insanı yalnız ve yardımcısız bırakıyor" der.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Andolsun, Kur’an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Meğer bana uyarıcı mesaj geldikten sonra, o dost bildiğim kişi bu mesajdan beni saptırmış!” İşte şeytan insanı (böyle) çaresizlik içinde yapayalnız bırakır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Çünkü zikir (Kur'an) bana gelmişken o, hakikaten beni ondan saptırdı. Şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yüzüstü bırakıp rezil rüsvay eder.  
 27-29. âyetlerin Ukbe bin Ebî Muayt hakkında nâzil olduğu belirtilmektedir. Rivayete göre Ukbe, verdiği bir ziyafete Resûl-i Ekrem’i de dâvet etmişti. Hz. Peygamber, şehâdet getirmedikçe yemeğinden yemeyeceğini söyleyince Kelime-i Şehâdeti söylemiş; fakat müşriklerin ileri gelenlerinden Ubey b. Halef’in gönlünü hoş etmek için bilâhare sözünden dönmüş ve gidip Hz. Peygamber’e hakaretlerde bulunmuştu.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Beni, bana ulaşan mesajdan saptırdı. Gerçekten, şeytan insanı yarı yolda bırakır."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Çünkü zikir (Kur'ân) bana gelmişken o, hakikaten beni ondan saptırdı. Şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yapayalnız ve yardımcısız bırakmaktadır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Vallahi o sapıttı beni zikirden, bana gelmiş iken, öyle ya Şeytan insana çok hızlânkâr bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yemin olsun ki, bana gelen, zikirden (Kur’ân’dan) beni o uzaklaştırdı.” Zaten (ins ve cin) şeytan (ları) insanı (aldatıp, sonra da) yüzüstü, yalnız bırakandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ant olsun ki bana öğüt geldiği halde, beni o sapıttı.” Şeytan, insanı yalnız ve yardımsız bırakır!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Andolsun ki beni zikirden, hem o (bir devlet gibi) bana (Allah tarafından) geldikden sonra, o sapdırdı. Şeytan insanı (başına bir belâ gelince) yapayalınız ve yardımsız bırakandır».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Yemîn olsun ki, (o) bana geldikten sonra beni Zikir'den (Kur'ân'dan), saptırdı.” Şeytan ise, insanı (işte o gün, böyle) yardımsız bırakır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Zikir (doğru yolu gösteren Kur’an) bana gelmişken (o izinden gittiğim kimse) hakikaten beni ondan saptırdı. Zaten şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yüzüstü bırakıp rezil rüsvay eder. *
(*) Bu ayetler her ne kadar bazı kimseler (örneğin: Übey b. Half veya Ukbe b. Ebî Muayt) hakkında indiği söylense bile verdiği mesaj geneldir. Çünkü 27. ayette (يوْمَ يَعَضُّ الظَّالِمُ عَلَى يَدَيْهِ)‘’zalim kimse (….pişmanlığından) iki elini (parmaklarını) ısırdığı o günde, şöyle diyecektir…’’ deniliyor. Yani bütün zalimlere vurgu yapılmaktadır. Bu nedenle ayeti tahsis etmek, ayetin kullandığı ifadeye terstir. Yani ayetin measajı geneldir. İşte dünya hayatında iman yerine inkârı, kulluk yerine isyanı tercih ederek ve elçinin davetine sırt çevirerek, insanlara her türlü zulüm ve kötülük yapan kimseler kıyamet günü çok pişman olacaklar, üzülüp kederlenecekler ve pişmanlıklarından ellerini ısıracaklardır. Burada “elleri ısırmak” ifadesi duyulan pişmanlığın derecesini göstermektedir. Yaşarken elçinin yanında bir yol tutmuş; ona iman ve itaat ederek bir ömür sürmüş olmayı isteyecekler. Âhlar, vâhlar, keşkeler birbirini kovalayacak. Kur’an ve onu tebliğ eden elçi düşmanlarını dost edinmiş olmamayı çok arzulayacaklar. Çünkü kendilerini Kur’an’dan, elçiden ve bunların öğrettiği şekilde Allah’ı zikirden alıkoyan onlar olmuştu. Fakat bu pişmanlıkların bir faydası olmayacak. Mahşerin sert ve belâlı dalgaları içinde Allah’ın rahmetinden ümidini kesmiş, yapayalnız ve yardımcısız bir hâlde kalacaklardır…  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Bana geldikten sonra, Kur’an’dan (zikirden) beni o saptırdı. Şeytan insanı doğru yoldan uzaklaştırıp, yalnız bırakıyor” diyecekler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki öğütleyici Kur’an bana geldikten sonradır ki o beni sapıttırdı. İşte Şeytan insanı böyle yüzüstü bırakır."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
27, 29. O gün, zalim nedametinden ellerini ısırıp diyecek ki: «— Keşke peygamberle beraber hak yolunu tutsaydım, eyvah bana! Ne olurdu da filânı dost edinmeseydim! * Bana Kur/an veya iman gelmişken o, beni ondan saptırdı. Şeytan insanı yalnız bırakır».
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Andolsun, zikr/Kur’an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı rezillikler/perişanlık [hazûlen] içinde yüzüstü bırakıveriyormuş.” (der).
Kadri Çelik
swap_vert close
“Çünkü o, gerçekten bana gelmiş bulunduktan sonra beni zikirden (Kur'an'dan) saptırmış oldu. Şeytan da insanı yapayalnız ve yardımsız bırakandır.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Uyarı ve öğütlerle dolu olan Kur’an tam da bana ulaşmışken, beni nasıl da ondan saptırdı!” İşte şeytan, insanı en zor anında böyle yapayalnız ve çaresiz bırakır!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun ki bana geldikten sonra Zikir’den beni saptırdı! Şeytan İnsan’ı yüzüstü (yardımsız) bırakandır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Dilimin ucuna kadar gelen Söz'den etti beni. Demek şeytan, insanı yüzüstü bırakırmış " diyecek.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Benim dost bildiklerim beni yoldan çıkardı. Allah’a inanıp yasalarına uyarak hayat yaşayacağıma, kendi yasalarına uydurdular. Beni Allah’ın yasalarına göre yaşamaktan alıkoydular. Kendi ilkelerinin, kendi yasalarının, Allah’ın ilkesinden, Allah’ın yasalarından daha üstün, daha güzel olduğunu söyleyerek kandırdılar. Beni Allah’ın gönderdiği ayetlerden saptırdılar. Allah’ın ayetlerini okumadım, anlamadım! Ayetlere göre yolumu çizmedim! Başkaları ayetleri okuduğunda dinlemedim! Okuyanları engelledim! Beni yoldan çıkaran dostlarımın süslü sözleri hep ayetlerin önüne geçti. Bana şeytanca yaklaşıp yalanlarıyla beni uçuruma sürüklediler. Şimdi de yapayalnız ve yardımcısız bıraktılar!" diyecekler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
[Zikr] (Kur’an) bana geldikten sonra (o kişi) beni şüphesiz (Kur’an’dan) saptırmıştır. (Meğer) şeytan(laşmış olanlar) insanı yüzüstü bırakırmış.” [*]
Bu ayetlerde Hz. Muhammed’i ve Kur’an’ı dost edinmenin önemine, insanları Kur’an’dan uzaklaştıranların da şeytanlaşmış insanlar olduklarına dikkat çekilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Bana zikir,¹ geldikten sonra o (şeytan), beni ondan alıkoydu.” (der.) Zâten şeytan, insanı (hep) yüzüstü bırakır.
1 Yani, Kur’an’ın mesajı...  
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçekte, bana uyarıcı, hatırlatıcı mesaj geldikten sonra, beni [Allah’ı] hatırlamaktan o uzaklaştırdı!” Zaten, Şeytan [işte böyle] yalnız ve çaresiz bırakır insanı. ²²
22 “Şeytan” teriminin buradaki anlamıyla ilgili bir açıklama için bkz. 2:14 hk. 10. not; ayrıca 15:17 hk. 16. notun ilk yarısı ve 14:22 hk. 31. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
And olsun ki o, bana gelen Kuran’dan beni uzaklaştırdı. Demek ki şeytan, insanı böyle yüzüstü bırakıp, rezil ediyor. 4/119- 120, 8/48, 14/21- 22, 59/16
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu, bana vahiy ulaştıktan sonra[³¹¹⁰] beni ondan uzaklaştırdı.”[³¹¹¹] Evet,[³¹¹²] zaten (kişiyi vahiyden) uzaklaştıran her tür şer güç[³¹¹³] insanı işte böyle yüzüstü bırakır.
[3110] Vahiy ulaştıktan sonra mazeret kalmaz (Krş: “ve onun ulaştığı kimseleri” 6:19). Âyetteki “ulaştıktan sonra” vurgusu, 26. âyette yer alan “kâfirler”in niteliğini ve çevirimizi açıklar. [3111] Bu âyetler, sadece Allah’tan ummaları gereken şeyleri başkalarından —ki bunlar nebiler, âlimler ve sâlihler de olabilir- umanların yaşadıkları derin düş kırıklığını tasvir eder. [3112] Bu cümle kendinden öncesinin bir devamı olarak okunabileceği gibi, Allah’a atfen de okunabilir (Râzî). İkinci şık ibâreye daha uygundur. [3113] Lafzen: “Şeytan..” Şeytanın türetildiği şetane “uzak oldu” anlamına gelir. Burada dile getirilen şeytanın “kendisini dost tutan kimseyi vahyin çizgisinden saptıran kişiler” (Âyet 27, 28 ve âyetin başı) olduğu açık. Bu örnekte îmâ edilen insan şeytanları olsa da, eş-şeytandaki belirlilik, bu işlevi gören “her tür”ü kapsar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Andolsun ki, -Kur'an'ın gösterdiği doğru yoldan- beni o saptırdı" diyerek feryad edecektir. (Evet, ey insanlar biliniz ki) Şeytan insanı -başına bir bela geldiğinde- yapayalnız ve yardımcısız bırakandır. (Onun için Rabbinizi unutup da, sakın onu ve avanelerini dost edinmeyin)
Osman Fırat
swap_vert close
Gerçekten, bana hatırlatıcı (Kur’an) mesajı geldikten sonra, beni ondan (Kur’an’dan) saptırdı... Zaten, Şeytan İnsanı (işte böyle) yalnız ve çaresiz bırakandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Andolsun ki, beni zikirden sapıttırdı, (o zikir) bana geldikten sonra ve şeytan insan için yardımcı olmayıp (onu) zelilâne bir halde terkeder olmuştur.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
27, 28, 29. O gün zalim, parmaklarını ısırır “Eyvah! der, keşke o Peygamberle birlikte yol tutsaydım. Eyvah! Keşke falanı dost edinmeseydim! Vallahi bana gelen öğütten (Kur'ân'dan) beni o uzaklaştırdı. Zaten şeytan, insanı (işte böyle uçuruma sürükleyip sonra da) yüzüstü, yalnız bırakır. ” [59, 16; 14, 22; 33, 66-68]
Süleyman Ateş
swap_vert close
O beni, bana gelen Zikirden saptırdı. Zaten şeytan, insanı yapayalnız ve yardımcısız bırakır."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Beni, bana Kur'ân ve rasûlün nesâyihi geldikden sonra yolumdan şaşırtdı. Ve bana şeytân oldı" dirler. Şeytân insânı hor ve zelîl kılıcıdır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O, beni bu[*] doğru bilgiden (Kur’ân’dan) uzaklaştırdı. Hem de bana kadar gelmişken. Bu Şeytan insanı böyle yüzüstü bırakır.”
[*] elif lam'lı olduğu için zamir eklendi  
Şaban Piriş
swap_vert close
Andolsun ki bana gelen zikir'den beni o saptırdı. Şeytan, insanı yapayalnız bırakıp, rezil ediyor.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Bana gelen öğütten o beni uzaklaştırdı.” İşte, Şeytan insanı böyle ortada bırakıverir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Zikir/Kur'an bana geldikten sonra, o saptırdı beni ondan. Şeytan, insan için bir rezil edicidir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“bayıķ azdurdı beni ķur’ān’dan andan śoñra kim geldi baña. daħı oldı şeyŧān ādemiyı terk eyleyici.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ beni azdurdı ögütden, baña geldükden ṣoñra. Daḫı şeyṭān ādemoġlına rüsvāy idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun ki, Qur’an mənə gəldikdən sonra məni ondan (Qur’ana iman gətirməkdən) o sapdırdı. Şeytan insanı (yoldan çıxartdıqdan, bəlaya saldıqdan sonra) yalqız buraxar (zəlil, rüsvay edər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He verily led me astray from the Reminder after it had reached me. Satan was ever man's deserter in the hour of need.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"He did lead me astray from the Message (of Allah. after it had come to me! Ah! the Evil One is but a traitor to man!"(3085)
3085 The seductive wiles of the Evil One are merely meant for snares. There is fraud and treachery in them. The deceived ones are left in the lurch after the way of escape is made impossible for them  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَقَدْ
andolsun gerçekten
اَضَلَّن۪ي
beni dalâlete düşürdü
عَنِ الذِّكْرِ
zikirden
بَعْدَ
sonra
اِذْ
o vakit ki
جَٓاءَن۪يۜ
bana geldi
وَكَانَ
zaten oldu
الشَّيْطَانُ
şeytan
لِلْاِنْسَانِ
insanı
خَذُولاً
yüzüstü bırakan
"Andolsun ki (iman edenler için bir) Zikir (olan Kur'ân) bana geldikten sonra o beni dalâlete düşürdü." Zaten şeytan, insanı (uçuruma sürükler sonra da) yüzüstü bırakır.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَضَلَّ
Fiil-IV
ض ل ل
Dalâlette bıraktı, dalâlete düşürdü, saptırdı, dalâlete sürükledi, boşa çıkardı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
شَيْطَان
İsim
ش ط ن
Şeytan
اِنْسَان
İsim
ا ن س
İnsanlar, insanlardan olan, kabile
خَذُول
Sıfat
خ ذ ل
Yüzüstü bırakan